MENGÜCEKLER Anadolu Fatihi ve Türkiye Devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Danişment Gazi’nin kız kardeşinin oğludur. Bu yüzden Artuk Bey’in fetihlerine varis olmasının kolaylaştığı muhakkaktır.[1]
Sultan 1. İzzettin Keykavus, ana tarafından 2. Kılıç Aslan’ın torunu olan Erzincan Meliki Mengücekoğlu Fahrettin Behram Şah’ın kızı Selçuk Hatun ile büyük bir törenle evlendi.[2]
Selçuklu Sultanları ile karşılıklı evliliklerle dostluklar kuran Behram Şah 1225 te ölünce yerine olu Alaattin 2. Davutşah geçti.[3]
Sultan 1. İzzettin Keykavus Behram Şah’ın kızı ve kendi hala-zadesi Selçuk Hatun ile evlenmesi iki hanedan arasındaki yakınlığı ve dostane ilişkileri daha fazla kuvvetlendirdi. Bu evlilik devrin iktisadi durumu, sosyal ve medeni hayatı bakımlarından önemli bir olaydır. İzzettin Keykavus Selçuk Hatun’u istemek amacıyla Erzincan’a bir elçi göndererek olumlu cevap aldı. Bu karar üzerine ehram Şah her beldeden meşhur terziler ve sanatkârlar getirterek gelinin çeyizini üç ay içinde tamamlamaya çalıştı. Selçuk Hatun’a ağır ipekli elbiseler, mücevherli yüzükler, gerdanlıklar, altın ve gümüş eşya, pek kıymetli hediyeler hazırlandı. Köleler, cariyeler, atlar ve katırlar seçildi. İzzettin Keykavus hazırlığın bittiğini öğrenince Sivas’tan meşhur emirlerin refakatiyle büyük bir düğün alayını Erzincan’a gönderdi. Nikâhı kıymaya Kadı Şerafettin görevlendirildi. Sivas’ta ve Erzincan’da ihtişamlı düğün başladı. Karşılıklı olarak defterler dolusu hediyeler takdim edildi. Behram Şah Erzincan’a gelenlere dağıtılmak üzere 300 hilat, 30.000 dirhem para ve hediyeleri Emir-i Meclis aracılığıyla gönderdi. Gelin alayı Erzincan’dan Sivas’a dönünce şehirde bir hafta devam eden bir düğün yapıldı. Sultan memleketlerine dönen Erzincan beylerine 100 at 100 katır dengi hediyeler 200 at ve katır, 500 hilat ve 70.000 dinar altın hediye ve ihsan etti.[4]
Fahrettin Behram Şah (1168-1225) ve eşi İsmetiye Hatun âlimlere ve din adamlarına çok hürmet ederlerdi. Bahaattin Veled çocuk yaşta olan oğlu Mevlana Celalettin Anadolu’ya gelirken Malatya’dan Erzincan’a geçmiş ve orada onların misafiri olurlar. Misafirler Erzincan Akşehir’ine vardıklarında Sultan’ın ricası üzerine burada yaptırdığı medresede ders verir. Aha sonra Alaattin Keykubat’ın çağrısına uyarak Konya’ya gelirler. [5] Mengücek Gazi’nin ölmesinden sonra yerine geçen oğlu İshak, Danişmentli Melik Gazi’nin kızı ile evlenmişti.[6]
Divriği Mengücekleri
Divriği Mengücekleri Mengücek Gazi’nin torunu Süleyman ile fakat Divriği’deki abide eserler onun oğlu Şahinşah ile başlar. Şehinşah’ın iki oğlu olup yerine Süleyman’ın geçtiği, diğer oğlu İshak’ın ise 13. Asır ortalarında Kayseri’de bulunduğu anlaşılıyor. Divriği Ulu Cami 1228/626 da yapılmış olup, Süleyman’ın oğlu Ahmet Şah’a aittir. Kitabesinde metbu olan Alaattin Keykubat’ın adı da yazılıdır. Divriği Dar-üs Şifası (Hastanesi) Fahrettin Behram Şah’ın kızı ve Ahmet Şah’ın eşi Turan Melek Hatun’a aittir. Ulu Camii’ne bitişik birçok medrese ve türbe de vardır. Ahmet Şah ile anası Fatma Hatun’un 641 Muharrem/Temmuz 1243 tarihli Divriği Mahkemesinde Ulu Camiye ait vakıf ve tescil edilen vakfiye günümüze kadar gelmiştir. [7]
Mengücekoğulları veya Mengücekler devleti, Malazgirt Zaferi yıllarında yani 1071 e doğru başlamış 1252ye kadar 181 yıl devam etmiştir. Devlet, Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı olup, bu bağlılık 2. Kılıç Aslan zamanında daha da artmıştır. Başkenti Erzincan olup daha sonra Kemah’a taşınmıştır. Devletin bir de Divriği şubesi olmuştur. En geniş zamanında Erzincan, Gümüşhane, Giresun, Divriği, Kuzey Tunceli taraflarına egemen olmuşlardır.
Devletin Kurucusu Mengücük veya Mengücek, Gazi Süleymanşah’ın maiyetinde Anadolu’nun fethine katılmıştır. Yerine oğlu Melik İshak geçmiş ve devlet iki şubeye ayrılmış asıl şube Erzincan-Kemah, diğeri Divriği’dir. Onun yerine oğlu 1. Davut onun yerine de oğlu Behram Şah sonra onun oğlu 2.Davut geçmiş ve Erzincan’da saltanat sürmüştür. Behram Şah, Türk asıllı büyük Farsça mesnevi şairi Nizam-i Gencevi tarafından övülmüştür.
Melik Mehmet’in kız kardeşi olan prenses önce Sultan 2. Kılıç Aslan ile evlenmiş (Fakat Danişmentoğlu Zünnûn ile 1159 sonra da Halep Melik’i İsmail Zengi ile 1172 de evlenmiştir.
Behram Şah’ın oğullarından Selçuk Şah Kemah ve diğer oğlu Muzafferettin Mehmet de Şebinkarahisar’ında hüküm sürmüşlerdir. Behram Şah’ın kızlarından Turan Melik Hatun, hanedanın diğer oğlu Muzaffereddin Mehmet de Şebinkarahisar’da egemen olmuştur.
Behram Şah’ın kızlarından biri olan Turan Melik hatun hanedanın Divriği dalından Ahmet Şahla, diğer kızı Selçuk hatun ise Sultan izzettin Keykavus ile evlenmiş, diğer bir kızı da Erzurum Selçuklu Meliki Tuğrul Şah’la evlenmiştir.
Muzafferiddin Mehmet’in kızı ile de 2. Keyhusrev evlenmiştir. Muzafferiddin Mehmet’in oğulları İzzettin Siyavuş, Fahrettin Süleyman, Nasırettin Behram Şah Selçuklu hizmetine girmişlerdir. Divriği dalının kurucusu Melik İshak’ın diğer oğlu Süleyman olup yerine Şehinşah, sonra onun oğlu 2. Süleyman ve daha sonra da bunun oğlu Ahmet Şah ve nihayet sonuncusunun oğlu Melik Salih geçmiştir.[8] Anadolu Fatihi ve Türkiye Devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Danişment Gazi’nin kız kardeşinin oğludur. Bu yüzden Artuk Bey’in fetihlerine varis olmasının kolaylaştığı muhakkaktır.[9]
Saltuklların yerine geçen Selçuklu Sultanlarından Tuğrul Şah’ın eseri olan Erzurum kalesinin kitabelerin birinde Erzincan Mengücek Hükümdarı Fahreddin Behram Şah’ın kızı olan hatuna aittir.[10] .
Sultan 1. Kılıç Aslan’ın oğlu Tuğrul Aslan adına Malatya’yı idare eden anası Hatun, Artuklu Gazi ile evli olarak, Mengüceklere ait olduğu anlaşılan Tunceli (Dersim) ve Palu havalisini işgal ettiler.[11]
Mengücek oğlu İshak, Belek Gazi’nin Haçlılarla karşı savaşa gitmesinden faydalanarak 118 de bu ülkeleri kurtardı. Belek 1119 da haçlı seferinden dönünce Mengücek üzerine yürüdü. Belek Artuklu ordusuna karşı koyamayacağını anlayınca gittiği Trabzon’da buranın dukası olan Konstantin Gabras’tan yardım istedi. Buna karşılık Trabzon ve Canik Hıristiyanlarına karşı da Danişment Oğlu Melik gazi ile de anlaşma yaptı. Bu şekilde ilerleyen Bizanslılar ve Mengücekler karşısında Artuklular ve Danişmentliler de onlara karşı harekete geçtiler. İki taraf Erzincan kuzeyindeki Şıran bölgesinde karşılaştılar. Gabras ve İshak’ın da esir edildiği bu savaşta beş bin Rum da öldürüldü. Gabras 30.000 duka karşılığında kurtulup Trabzon’a gitti. İshak da Danişmentli Melik Gazi’nin damadı olduğu için hiçbir şarta bağlı olmadan serbest bırakıldı ve kayınpederinin nüfuzu altında yaşamaya devam etti.[12]
Erzincan Bey’i Alaattin (Davud-Şah) Süryani kaynaklarına göre 1151 de eşi tarafından yayın kirişi ile boğdurulmuş, Divriği (Dibariği) de bulunan kardeşi Süleyman Şah’ı çağırarak onunla evlenmiş ve ülkeyi onun idaresine teslim etmiştir. Süleyman Şah iki Mengücekli kolunu idare etmiş ancak kendi ülkesi olan Divriği de eğmen olmuş, Erzincan’ı da bağlı olarak idare etmiştir. [13]
Sultan Alaattin Keykubat, Gürcistan fetihlerine başlayınca (1230) onunla dostluk kurmaya çalışan kraliçe Rosudan kızını da Sultan’ın oğluna vadetmişti. Gıyaseddin Keyhusrev tahta çıkınca Maliye Nazırı Şahabettin Müstevfi’yi büyük bir çeyiz ve hazine ile Gürcistan’a gönderdi ve nikâh yapıldı. Gelin büyük bir alay ile Erzincan’a oradan Kayseri’ye doğru yola çıkmıştır. Sultan, melikenin (prenses) yol boyunca istikbali ve tazimi için para saçılmış şehirler ve köşkler ışıklandırılmıştır, gelin bu şenlikler ve musikiler eşliğinde yoluna devam etmiştir. Sultan Gıyasettin Keyhusrev de eşini Kayseri’de karşılamış ve düğün orada yapılmış. Gürcü Aznavurlarına (Bey) birçok hediyeler verilmiştir.[14] Erzurum’daki Çifte Minare Alaattin’in (Keykubat) kızı Hwand Hatun tarafından yaptırılmıştır. Son Erzurum Meliki Cihan Şah’ın bu Selçuklu Sultan’ın damadı olduğu ile ilgili kayıt vardır. Abidenin Hatuniye adını alması da bundandır. Ruslar 1828de Erzurum’u işgal edince Çifte Minare zarar görmüş, mezara da zarar verip kitabesini Rusya’ya götürmüşlerdir. [15]
DANİŞMENTLİLER
Danişmentli Anadolu Türk Devleti Anadolu Selçukluları’na bağlı olarak yaklaşık 1095 ten 1175 Haziran’ına kadar yaklaşık 80 yıl devam etmiş, yani Türkiye Devleti’nin bir parçası olmuştur. Devletin esas sahası Sivas Tokat, Amasya çevresiydi. 1127-1142 arasında 15 yıl genişlemiş, Ankara, Çankırı, Kastamonu, Çorum, Yozgat çevrelerine eğmen olmuştur. 1127 den 1175 Haziran’ına kadar 48 yıl Malatya, 1127den 1173 e kadar 46 yıl da Kayseri Danişmentoğulları’nın olmuştur. Danişmentoğulları 1. Mesut’tan sonra yani 2. Kılıç Aslan zamanında tamamen Konya’ya bağlanmıştır.
Devletin Başkentleri Niksar 1095?-1127=32? Malatya 1127?-1135=8 Kayseri 1135-1142=7 Sivas 1142-1171=42
Devletin kurucusu Emir Gazi Danişment Taylı Bey’in –Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Taylıeli (Taylı Baba) adlı bir köy bulunmaktadır- adı bazı kaynaklarda “Mehmet” bazı kaynaklarda “Ahmet” şeklinde geçmektedir. Danişment Bey Anadolu’nun fethine katılan ve Türkiye’nin kurulmasında rol oynayan büyük komutanlardan birisi olmakla beraber devleti esas itibarıyla Süleymanşah’ın gazabına uğrayıp Anadolu’dan kovulan Artuk (Artık) Bey’in fethettiği Yeşilırmak vadisinde kurulmuştur. Anadolu Fatihi ve Türkiye Devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Danişment Gazi’nin kız kardeşinin oğludur. Bu yüzden Artuk Bey’in fetihlerine varis olmasının kolaylaştığı muhakkaktır.[16]
Danişment Gazi’nin yerine önce Emir=Prens, sonra Melik=Kral unvanıyla oğlu Gazi Bey geçmiştir. Gazi Bey’den sonra devlet iki kola ayrılmıştır. Gazi Bey’in büyük oğlu Melik Mehmet Kayseri, Sivas’ta, küçük oğlu Melik Aynuddevle Malatya’da saltanat sürmüştür. Melik Aynuddevle, 1. Kılıç Aslan’ın oğlu Melik Aslan’ın kızı ile evliydi. Bu Selçuklu prensesi 1152 Haziran’ında oğlunun namına saltanat naibesi olmuştur. Oğlu Melik Alaattin Zu’l-Karnayn’dir. Ondan sonra Melik Alaattin’in 3. Oğlu Malatya’da tahta çıkmışlardır. Artukoğlu Fahrettin Kara Aslan’ın kızı sırasıyla bu 3 kardeş ile evlenmiştir. 1175 Haziran’ında Selçuklular bu dala son vermişlerdir. Bu dalın son hükümdarı Melik Efridûn bu tarihte 18 yaşında ölmüştür.
Esas dalda ise Melik Mehmet’in yerine kardeşi Melik Nizamettin Yağı-Basan geçmiş. Bu kişi 1. Sultan Mesut’a damat olmuştur. 1150 de Yağı-Basan 1164 Eylül’ünde Melik İsmail ile evlenen bu Türkiye devleti prensesi 1174 Kasım’ında öldürülmüştür.
Yağı-Basan’ın yerine Melik İbrahim’den olan torunu Melik Şemsettin İsmail, sonra Melik Mehmet’in oğlu Melik İmadettin Nasırettin Zünn’un da Sultan Mesut’a damat olup, bir de 2. Kılıç Aslan’dan dul kalan Selçuklu prensesi ile evlenmiştir. Zünn’un 1175 Aralık’ından 1173e kadar yalnız Kayseri’de hüküm sürmüş Sivas’ı kaybetmiştir.
Melik Yağı-Basan’ın kızlarından biri Sultan Mesut’un oğlu Melik Şehenşah ile diğerleri de Artukoğlu Fahrettin Kara Aslan’la evlenmiştir. Yağı-Basan’ın 4 oğlu vardı.[17] Fahrettin Kara Aslan Harput’u idare eden oğlu Nasrettin’in 1163 Nisan’ında Erzen Beyi Devlet Şah’ın kızı ile düğününü yaptıktan sonra ordusu ile hareket edip Diyarbakır’ı (Amid) kuşattı. Necmettin Alpı da Şemsettin Sevinç komutasında bir kuvvet gönderip kuşatmaya katıldı. Çünkü şehir eski sahipleri olan İnal oğullarından ihtiyar Cemalettin Mahmut vezir ailesi Nisan Oğulların egemenliğine düşmüş, halkı da onların zulümlerinden ezilmiş bulunuyordu. Artuklular bu müstahkem şehri bir Mağribinin imal ettiği mancınıklar ile dövüyor, demir ile desteklenen kuleler ile savaşı şiddetlendiriyordu. Nisan oğlu Kemalettin de içeriden savaş makineleri kurmuş; halkın savunmaya katılması için onlara birçok vaatlerde bulunmuş, komşu hükümdarlardan da yardım istemişti. Şiddetli kuşatma sırasında Diyarbakır’da yaşayan Hıristiyan ve Yahudileri surlardan dışarı atınca Kara Aslan bunları esir etti. Nisan oğullarının isteği üzerine Danişmentli Yağı-basan yardıma geldi ve barış teklifinde bulundu. Ara Aslan kayınpederinin bu teklifine hiddetlendi, fakat cevap vermeden 1163 Eylül’ünde 558 Şaban kuşatmayı kaldırmaya mecbur oldu. Damadı gelmeyince kızan Sivas hükümdarı Yağı-basan da Harput ve Çemişgezek bölgesinde Kızan, Karsen ve Tell-patrik beldelerini yağma, Sumişki kalesini zapt etti. O Artukluların memleketlerinde köyleri ıssızlaştırarak 10.000 kişiyi de Kemah yoluyla kendi memleketine sevk etti. Fahrettin Kara Aslan’ın büyük oğlu Nasrettin, 1164 te Hısn Keyfa’da ölünce babası çok feryat etti. Necmettin Alpı oğlu İl Gazi, Gevher Hatun ve Şir-Baki’nin başında bulunduğu bir heyeti göndererek mateme ve cenaze törenine katıldı.[18]
Kara Aslan ile Nisan Oğulları arasında devam eden gerginlik de Diyarbakır Kadısı Nasihüddin Hısn Keyfa’ya gelip başlattığı görüşmeler ile halledildi. Aynı yıl 1164 kara Aslan’ın kardeşi Tanza’da öldü ve Necmettin Alpı kardeşi Cemalettin ile Hediye Hatun’u Hani’den gönderip Kara Aslan’a taziyede bulundu.[19]
İl Gazi’nin amcaları hani sahibi Cemalettin ile Bilecik hâkimi Şahabettin Muhammet onu n egemenliğini tanımadılarsa da Hani Emiri bir süre sonra Mardin’e gelip itaatini arz etti. [20]
Sivas İli Gürün İlçesine bağlı İncesu Köyü’nden emekli öğretmen Şahin Akkaya ile eşi Ayşe Akkaya ile Balıkesir ili Sındırgı ilçesi Karaağaç Köyü’nden Hasan Bozkurt ile evli olan Düvertepeli Fatma Bozkurt bizim köyde gelinler yaşları küçük olsa da kayın ve görümcelere abi ve abla denilerek elleri öpülürdü.[21]
Bu da bize gösteriyor ki Sivas’ın bir ilçesinin köyü ile Balıkesir’in bir ilçesinin köyleri arasındaki adetler arasında bir benzerlik vardır.
1121 de Harput, 1123 te ek olarak Halep emiri olmuştur. 6 Mayıs 1124e kadar Büyük Selçuklu Sultanlığına bağlı kalmıştır. 8 Nisan 1123te Kudüs Kralı 2. Baudouin’iğ meydan savaşında yenip esir aldığı için “Gazi” unvanını almıştır.[22]
HISN-KEYFA ARTUKLULARI (SÖKMENLİLER)
Anadolu’nun fethine katılıp Yeşilırmak vadisini fethettikten sonra başkomutan Süleyman-Şah tarafından Büyük Selçuklu Sultanı- Melikşah’a şikâyet edilip Anadolu’dan alınan ve fethedilen yerler Süleyman-Şah’ın dayısı Danişment Gazi’ye verilen Gazi Artuk (Artık) Bey, Anadolu’da 1098 den 1407 ye kadar 309 yıl devam eden bir hanedanın kurucusudur. Bu hanedan 3 dal halinde devam etmiştir. Küçük Hısn-Keyfa Mardin ve Harput
Hasankeyf (Hısnkeyfa) (Sökmenliler) Kurucusuna izafeten, kardeşi İlgazi’ye izafeten İlgazililer
Harput
Artuk Bey, Osmanoğulları gibi Oğuzların kayı boyuna bağlı olup, Eksük,(Eksik) Bey’in oğludur. Anadolu’dan çıkarıldıktan sonra 1086-1091 arasında Kudüs (Filistin Genel Valisi olup Umman’ı fethetmiş. Alpaslan’ın oğlu ve Süleyman-Şah’ın rakibi Tutuş’un maiyetine girerek Anadolu Fatihinin acılı ölümünde başlıca amil olmuştur. 1183 te aldığı Diyarbakır’ı merkez yapmıştır. 1094 te Suruç’u alan Artuklular 1108 de Mardin’i 1121-1185 Silvan’ı (Meyyâfârikiyn) aldılar. Artuk Bey’in Sokman (Sökmen) Hasankeyf (Hısnkeyfa) yerine oğulları İbrahim ve Davut ile Davut’un oğlu Kara Aslan onun yerine de Mehmet ondan sonra da oğlu 2. Sokman ile Mahmut ve Mahmut’un oğlu Mevdud geçmiştir. Yakuti Ali
Bedrüddevle Abdülcebbar oğlu Bedrüddevle Süleyman yerine amcasının oğlu Nuruddevle Gazi Belek geçmiştir.
Belek Bey’in askeri dehası dedesi Artuk Bey gibi gelişmiştir. 1113te 1. Kılıç Aslan ile Emir il Aslan’dan dul kalan Ayşe hatun ile evlenmiş ve 1. Kılıç Aslan’ın oğlu Tuğrul Aslan’ın atabeyi olmuştur. Divriği dalının kurucusu Melik İshak’ın diğer oğlu Süleyman olup yerine Şehinşah, sonra onun oğlu 2. Süleyman ve daha sonra da bunun oğlu Ahmet Şah ve nihayet sonuncusunun oğlu Melik Salih geçmiştir.

Yorum yapın