Anadolu Selçukluları’na Bağlı İlk Beylikler

Eretnaoğulları

           

           

Eretna Bey, kız kardeşini meşhur İlhanlı komutanı Emir Çoban’ın oğlu Emir Demirtaş’a’ vermiştir.

           

Halası ile Karamanoğulları’nın atası Nure-Sufi bey ile evliydi.

           

Erkek kardeşi Barak Bey’in oğlu Mutahharten Bey Yıldırım-Timur mücadelesinde Timur’un safında önemli rol oynamış. 13735-1404 arasında Erzincan Bey’i olarak görev yapmıştır.[1]

 

                       

Kadı Burhanettin

 

           

Kadı Burhanettin, Dulkadıroğlu Suli Bey’in kızı ile evliydi. Suli Bey’in hem damadı hem de kayınpederiydi. Kız kardeşinin oğlu olan Şeyh Müeyyed, Kayseri Valisi iken 1396da ölmüştür.

           

Kızlarından Habibe Selçuk hatun Dulkadıroğlu Suli Bey ile evlenmiş ve 1447 de ölmüş. Mısır Hatun ise Dulkadıroğlu Mehmet Bey ile evlenmiş.[2]

             

                       

Karamanoğulları

 

           

Karamanoğulları, oğuzların kaçar boyu beylerinden olan Alaattin Sadettin Bey’in oğlu Nure-Sufi Bey’den inmişledir. Nure Sufi Bey, Eretna Bey’in halası ile evliydi.[3]

           

Devletin kurucusu olan Nure Sufi Bey Konya Ereğli’de hüküm sürerken ölmüş ve mut’a bağlı Sinanlı yakınlarında değirmenlik mevkiine gömülmüştür. Yerine geçen oğlu ve hanedana adını veren Kerimiddin Karaman Bey, başkenti Ermenek’e götürmüş ve 3. Kılıç Aslan’ın kızı ile evlenmiş, 8 oğlan bırakmıştır.[4]

 

                       

Aydınolulları

 

           

Yıldırm Beyazıt Aydınolu İsa Bey’in kızı Hafsa Hatun ile evlenmiştir.[5]     

 

  

                       

Germiyanoğulları

 

           

Denizli’de egemen olan İnançoğulları, Germiyanoğulları handanındandır.

           

Beyliğin kurucusu Kerimeddin Ali-Şir Bey, Muzafferiddin Bey’in oğlu ve Ali-Şir Bey’in torunudur. O ve halefi ve oğlu Yakup Bey, Batı Anadolu’nun Türk fatihlerinin başında gelir. Yakup Bey’in yerine oğlu Mehmet Bey geçmiştir. Diğer oğlu Musa Bey, 1370e doğru ölmüştür. Kızı İnançoğullarından Aslan bey ile evlenmiştir.   

           

Mehmet Bey’i oğlu Süleyman Şah takip etmiştir. Süleyman Şah hem Aydınoğlu Umur Bey’in kızı hem de Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’in kızı Mutahhara Hatun’la evlenmiştir. Mutahhara Hatun’dan olan kızı Devlet Hatun, 1381 de Yıldırım Beyazıt ile evlenmiş 1413 te ölmüştür.[6] 

 

                       

Aydınoğulları

 

           

Aydın Bey, Mehmet Bey’in oğludur. Yerine oğlu Mubarizeddin Gazi Mehmet Bey geçmiştir. Aydın Bey’in diğer oğulları Osman Bey, Hamza Bey, Karaman Bey, Hasan Bey ve adını bilmediğimiz daha bir prens, kızı da Sultan Şah Hatun’dur. Hasan Bey’in kızı Şah Sultan Hatun, Halil Bey ile evlenmiş, bu evlilikten Huri Hatun’la İbrahim Bahadır Bey doğmuştur. İbrahim Bey, Aydınoğullarının Bademiye Valisi olmuş 1345te ölüp Birgi’ye gömülmüştür. İşte son Aydınoğlu olup “İzmiroğlu” diye tanınan Cüneyt Bey , bu İbrahim Bahadır Bey’in oğludur, yani anne tarafından aydın hanedanına mensuptur.

           

Mehmet Bey’in yerine sırasıyla 3 oğlu Gazi Bahaattin, Umur Bey (Paşa), Hızır Bey ve İsa bey geçmiştir.          

           

Umur Bey’in 3 kızı olmuştur.

           

Cüneyt Bey’in oğulları Beyazıt, Kurt Hasan ve Hamza Beylerdir. Kızı Arnavut beylerinden Andula ile evlenmiştir.[7]

 

                    

    Menteşeoğulları

 

           

Menteşe Bey, Elbistan Bey’in oğlu ve kuru (Veya) Kara Bey’in torunudur. Yerine oğlu Mesut Bey geçmiştir. Kızı Aydın Fatihi Sasa Bey ile evlenmiş, diğer oğlu Kirman Bey, Föke (Finike) Beyi olmuştur. 

           

Ankara Savaşı’ndan sonra Mehmet Bey, tekrar bey olmuş, yerine oğlu İlyas bey geçmiştir. Kızı Aydınoğlu 2. Umur bey ile evlenmiştir. [8]

 

           

Mevlana, Karanan’da (Larende) iken 21 yaşında 1228de Şerafettin Semerkandi’nin kızı Gevher Hatun ile evlendirildi.[9]

 

                       

Karesioğulları

 

           

Beyazıt Paşa, Karesioğlu Yahşi Bey neslinden Emir Mustafa Bey’in kızı Sitti Hatun ile evlidir. Adı geçen Sıtti Hatun adına kayıtlı olan İnegöl’ün Kozluca Köyü’ndeki arazi kızı Hatice Hatun’a intikal etmiş. Bu arazi daha sonra 2. Murat ve Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli vezirlerinden Çandarlı Halil’in kızı İl-aldı Hatun’a satılmıştır. İl-aldı Hatun, Beyazıt Paşa’nın kardeşi Hamza Bey’in oğlu Mehmet Bey’den olan torunu Hamza Bali’nin eşi olup, İnegöl’e bağlı olan bu köyü evlada kalma şartlı (evladiyet) üzere vakfetmiştir.[10]

 

                                   

Osmanlıların Anadolu Beyleri İle Kız Alıp Vermesi

           

                       

Kız Almak

 

           

Germiyanoğlu Mehmet Bey’i oğlu Süleyman Şah takip etmiştir. Süleyman Şah hem Aydınoğlu Umur Bey’in kızı hem de Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’in kızı Mutahhara Hatun’la evlenmiştir. Mutahhara Hatun’dan olan kızı Devlet Hatun, 1381 de Yıldırım Beyazıt ile evlenmiş 1413 te ölmüştür.[11] 

1378de ise Germiyan Beyi Süleyman Şah ana tarafından Mevlana’nın torunu olan kızı Devlet Hatun’u Sultan I. Murat’ın oğlu Yıldırım I. Beyazıt’a verdi. Gelinin çeyizi olarak da Kütahya, Tavşanlı, Emet (Eğrigöz), Simav ve çevresini Osmanlılara bıraktı. Bu suretle bu günkü Kütahya vilayetinin tamamı ve Afyon ilinin büyük bir kısmı da Osmanlı topraklarına katıldı. Süleyman Şah da Kula’yı başkent yapıp buraya çekildi. Osmanlılar artık Rumeli’deki fetihler için büyük bir ihtiyaç olan Türk nüfusuna da kavuşmuş oluyorlardı.[12]    

1. Murat 1381 Sonbaharı veya Kışında şehzade Beyazıt ile –ağabeyi- Süleyman Paşa’nın kızının düğünü için Edirne’den Bursa’ya geldi. Düğün 1382 İlkbaharında büyük bir törenle gerçekleşti.[13]

           

Düğün sırasında önemli diplomatik anlaşmalar yapıldı. Germiyandan, Karaman ülkesine sınırı olan bölge, Kütahya, Simav, Emet (Eğrigöz), Tavşanlı ve zengin Gediz Şaphanesi çeyiz olarak şehzadeye verildi.[14] 

           

Yıldırım Beyazıt, 1381 yılı dolaylarında Germiyanoğlu Süleyman Çelebi’nin kızı Sultan Hatun ile evlendi ve hanımının çeyizi olarak Osmanlılara bırakılan topraklara sancak beyi tayin edildi.[15]

           

Germiyanoğlu Yakup Bey’in annesinin babası Umur Bey’in kardeşi Süleyman Bey’in kızı  ile Beyazıt Paşa’nın kardeşi Hamza Bey’in oğlu Çelebi Mehmet’in evli olması ile ilgilidir. Yani iki emir de Osman Han’ın Savcı Bey adlı oğlunun soyundan gelen kişilerle kurulan evliliklerle birbirlerine olan yakınlıklarını pekiştirmişlerdir.                                          

Yakup Bey’in erkek çocuğu olmasına rağmen topraklarını Osmanlı padişahına vasiyet ettikten sonra Kütahya sancağına Timurtaş Paşa oğlu Umur’un oğlu Osman Bey’in sancak Bey’i olarak gönderilmesi tesadüf değildir.[16]  

Yıldırım Beyazıt, Germiyan Hükümdarı “Şah Çelebi” veyahut Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hatun ile evlendi. Şah Çelebi kızına çeyiz olarak Kütahya Simav, Eğrigöz ve Tavşanlı’yı verdi. Osmanlı Devleti evlilik yoluyla sınırlarını genişletmiş oldu.[17] 

Damat Süleyman Paşa’nın (1385-1392) kızlarından birisini de Sultan I. Murat aldı. Bu himaye ile Osmanlı nüfuzu Yeşilırmak’ın Karadeniz’e döküldüğü çevreye kadar uzanmıştı. (Bezm-u Rezm 203, 387)[18]

1378 de ise Germiyan Beyi Süleyman Şah ana tarafından Mevlana’nın torunu olan kızı Devlet Hatun’u Sultan I. Murat’ın oğlu Yıldırım I. Beyazıt’a verdi. Gelinin çeyizi olarak da Kütahya, Tavşanlı, Emet (Eğrigöz), Simav ve çevresini Osmanlılara bıraktı. Bu suretle bugünkü Kütahya vilayetinin tamamı ve Afyon ilinin büyük bir kısmı da Osmanlı topraklarına katıldı. Süleyman Şah da Kula’yı başkent yapıp buraya çekildi. Osmanlılar artık Rumeli’deki fetihler için büyük bir ihtiyaç olan Türk nüfusuna da kavuşmuş oluyorlardı.[19]    

Yıldırım Beyazıt Germiyan Beyi Süleyman (Şah Çelebi) Şah’ın Kızı ile Evlendi. Bu evlilikle Osmanlılar gelin Devlet Hatun’a çeyiz olarak verilen, Kütahya, Simav, Emet  (Eğrigöz) ve Tavşanlı’yı sınırlarına kattı.[20]

Germiyan prensesi devlet Hatun’un türbesi Yeşil Kümbet civarındaki meydancıktadır ve halk arasında yanlış olarak “Hindu Hatun Türbesi” diye anılır. Hâlbuki kitabesinde “Devlet Hatun” adı ve Çelebi 1. Mehmet’in anası olduğu murahhastır (Açıktır). Bazı kaynaklarda da “Sultan Hatun” ve “Devletşah Hatun” şeklinde de söz edilir.[21] 

 

           

Dulkadıroğlu Süli Bey’in üç kızı vardı. Bunlardan;

 

Büyüğü Rahatoğullarından (Sivas) Ali Bey ile,

Ortancası adı Burhanettin ile,

Küçüğü de Yıldırım Beyazıt ile evlenmiştir.

Süli Bey’in yerine geçen Halil Bey oğlu Nasurittin Mehmet, Kadı Burhanettinin kızı Mısır Hatun ve Rahatoğlu Ali Bey’in kızı ile evlenmiştir.

Mehmet Bey’in yerine geçen Süleyman Bey 1454de öldürülmüştür. Kardeşleri 1500de ölen Elbistan Beyi Rüstem olup kızı Şems Hatun’dur. Davut Bey ve 1440larda ölen feyyaz beydir. Üç de kız kardeşi vardır. Bunlardan Emine Hatun, Çelebi Sultan Mehmet ile evlenmiş ve bu evlilikten 2. Murat dünyaya gelmiştir.[22] Diğer kızı, Mısır-Suriye Türk Devleti Sultanı Çakmak ve diğeri de Memluk emirlerinden Cane Bey Sufi ile 1437de evlenmiştir.[23]        

 

Candaroğlu Damat Süleyman Paşa’nın (1385-1392) kızlarından birisini de Sultan 1. Murat aldı. Bu himaye ile Osmanlı nüfuzu Yeşilırmak’ın Karadeniz’e döküldüğü çevreye kadar uzanmıştı. (Bezm-u Rezm 203, 387) [24]

Esasen anne tarafından Osmanoğlu olan –Candar oğlu- İsfendiyar Bey, güzelliğiyle meşhur kızını II. Murat’a verdi. Düğün 1424 de Bursa’da yapıldı.[25]

Osmanlılar bu üç beylikle sıkı akrabalık bağları kurmuştu. II. Murat’ın annesi –Çelebi I. Mehmet’in eşi- Dulkadır beyi kızıdır. [26]      

Çelebi 1. Mehmet Dulkadıroğlu Süli Bey’in kızı Emine Hatun ile evlendi.[27]

Germiyanoğlu 2. Yakup eniştesi Yıldırım Beyazıt’a –kız kardeşi- Devlet Hatun ile evlenmesi sonucu verilen eski Germiyan başkenti Kütahya ile civarını işgal etti.[28]

Yıldırım Beyazıt, Aydın Bey’i İsa’nın kızı ile evlendi.[29]

Yıldırım Beyazıt, Dulkadıroğlu Alaüddevle Bozkurt’un kızıyla evlendi.[30]

Selim, (Yavuz) ana tarafından Dulkadıroğluydu.[31]

Timur’un Anadolu’dan ayrılmasından sonra Dulkadır Beyi Nasıreddin’in kızı ile evlenen Çelebi 1. Mehmet, o günden beri Dulkadır Beyi ile ittifak yapmıştı. Bu defa yanında onun kuvvetleri de vardı.[32]

 

                       

Çelebi 1. Mehmet, Dulkadıroğlu Süli Bey Kızı Emine Hatun ile evlendi.[33]

 

2. Murat İsfendiyaroğlunun kzı Halime (Hatice) Hatun ile evlendi. [34]

2. Murat Kastamonu-Sinop Beyi İsfendiyar’ın kızıyla evlendi. [35]

2. Murat Dulkadıroğlu’nun kızı Alime Hatun ile evlendi.[36]

 

           

Fatih’in Anası

 

Osmanlı padişahları arasında hakkında Türk ve yabancı birçok yazarlar tarafından en çok eser verilen kişi, Fatih sultan Mehmet olduğu halde, bu büyük hükümdarın ansının, kim olduğu bugüne kadar hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilememiştir. Bunun sebebi; fatih Sultan Mehmet ve 2. Beyazıt zamanında yaşayan en eski Osmanlı tarih yazarlarının Fatih’in ansından hiç bahsetmemeleridir. Ayrıca Bizans tarihçileri de Fatih’in anası ile ilgili bir isimden bahsetmezler. Onun için Fatih’in anası hakkında o devir olayları gözden geçirilmek suretiyle tahmini bir hükme varma yolu tutulmuştur. Fakat çok defa bu inceleme tam anlamıyla yapılamadığından veyahut da bazı batılı tarihçiler tarafından çeşitli amaçlar güdülmesi yüzünden doğru bir sonuca varılamamıştır.

Biz bu yazımızda eski bilgilerle, yeni incelemeleri inceden inceye gözden geçirmek suretiyle doğru sonuca varmaya çalışacağız.

1) Fatih’in anasının adını yazan Osmanlı tarihçileri içinde en eskisi Hoca Saadettin (1536-1599) Efendidir. Hoca Sadettin “Tacüt Tevarihi”inde “Sultan (2.) Murat İsfendiyar Oğlunun kızını nikâhla Hatunluğa kabul eyledi; hatta fatih-i İstanbul Sultan Mehmet Han ol kızdan vücuda gelmiştir” der. Bu ifadeyi ele alan yazarlar İsfendiyar Oğlunun kızı Hatice Âlime Hatun’u Fatih’in anası olarak kabul ederler. Hâlbuki Hatice Âlime Hatun’un durumu ince bir araştırmaya tabi tutulduğu zaman, bunun Fatih’in anası olma ihtimali hayli zayıflamaktadır.

2) Âlime Hatun için araştırmaya başlamadan önce Fatih’in anası ile ilgili başka iddialara da bakmak gerekir. Bazı tarihçiler, (2.) Murat’ın Sırp kralının kızı olan hanımı Maria’yı (Despina) Fatih’in anası olarak göstermeye çalışırlar. Bu iddiayı ileri sürerken Fatih’e ait olduğu söylenen fermanda görülen, ”Seyyidetül havatinilmesihiye anam Despina Hatun” ibaresine dayanmak isterler. H 863-M 1459 tarihli bu fermanın tuğrasının Fatih’e ait olması meselesi ayrıca bir tartışma konusu olmakla beraber, ferman yüzde yüz Fatih’e ait olsa bile söz konusu ifadenin üvey analar için de kullanılması mümkündür. Fakat Maria’nın Fatih’in anası olamayacağını gösteren önemli deliller vardır. Onlar da şuur:

Fatih Sultan (2.) Mehmet’in 1451 de tahta çıktığı zaman Maria’yı saraydan uzaklaştırdığında yerli yabancı bütün kaynaklar ortaktır.

Maria’nın Osmanlı sarayından ayrıldıktan sonra Bizans İmparatorundan evlenme teklifi aldığı, fakat ret ettiği ömrünün sonrasını Serez’de Yezevo malikânesinde geçirdiği bilinmektedir. 

Fatih’in saltanatının ilk yıllarında Maria sağdır. Padişahın öz annesini –İstanbul- memleket dışına çıkarmasının akıl ve mantık dışı bir olay olacağı yönü bir tarafa bırakılsa bile, Maria’nın 1451 ve takip eden yıllarda sağ olduğunun bilinmesi, bu kadının Fatih’in anası olamayacağı göstermektedir.

Zira Fatih’in anasının Bursa’daki türbesinde görülen tarih, H 853-M 1449 dur. Demek ki büyük hükümdarın anası daha tahta çıkmadan önce ölmüştür.

Maria’nın Fatih’in anası olamayacağını gösteren bunun gibi ikinci bir kuvvetli delil de onun Sultan (2.) Muratla evlenme tarihidir ki 1433, 1435 ve 1438 olarak belirtilir. Fatih en geç 1432 (Mart) de dünyaya geldiğine göre Maria Fatih’in anası olamaz.

3) Bundan başka Fatih’in anasının Stella adında bir İtalyan kızı veya

4) Korsanlar tarafından esir edilip Sultan (2.) Murat’a takdim edilen bir Fransız prensesi olduğunu söyleyenler varsa da, bunlar hiçbir dayanağı olmayan masalvari gülünç şeylerdir. Bunların üzerinde durmaya değmez.

5) İncelediği eserlerde Fatih’in anasına rastlayamayan Hammer de, büyük hükümdarın cariyeden doğmuş olduğunu ileri sürerek şu görüşü ortaya koyar: (2.) Murat, Sinop hâkimi İsfendiyar Beyin kızı ile evliliğinden henüz emen (memede) bir erkek evlat bırakmıştı. Yeni padişah bir cariyeden dünyaya geldiği için biraderinin bir meşru eşten doğmuş bulunmasından dolayı bu şehzadenin daha sonra saltanat iddiasında bulunabilmesi ihtimalinden dolayı (mebni) bir tedbir ve zan (vehim) eseri olarak şehzade Ahmet’i öldürttü. Daha sonra da bu şehzadenin annesini İshak adında biri ile evlendirdi” diyerek söz ettiği bu cariye hakkında başka bir şey söylemez. 

6) Şimdi Âlime Hatun’un Fatih’in anası olup olamayacağı meselesine gelelim. Hoca Sadettin Efendi, âlime Hatun’un fatihin anası olabileceğini yazarken, ihtimal onu, Sultan 2.) Murat’ın adı bilinen eski eşlerinden görmesinden ve Âlime Hatun’un Sultan (2.) Murat’la evlenişini (en kuvvetli ihtimale göre 1424) bu büyük hükümdara uygun bulmasındandır.

Zaten bu yönleri göz önünde tutan başka tarihçiler de çok defa Hatice Âlime’yi Fatih’in anası olarak göstermişler. Sonuçta bu durum rivayet, söylenti (tevatür) halini almıştır. Hâlbuki bazı noktaların karşılaştırılmalı şekilde incelenmesi bizi Âlime Hatice’nin Fatih’in anası olamayacağı sonucuna götürmektedir.

Fatih’in 1451 de babasının ölümü üzerine tahta çıktıktan sonra yaptığı ilk işlerden birisi küçük kardeşi Ahmet’i boğdurmasıdır. Bu şehzadenin beş veya sekiz aylık olup anasını emdiği ve İsfendiyar oğlunun kızı olduğu bütün Osmanlı tarihçileri tarafından bildirilir. Demek ki Âlime Hatun şehzade Ahmet’i 1450 Sonbaharında dünyaya getirmiştir. Yani Âlime Hatun hiç olmazsa şehzade Ahmet’i dünyaya getirdiğinde sağdır. Hâlbuki şehzade Ahmet öldürüldüğü sırada annesinin sağ olduğunu ve Fatih’in bu kadını İshak adında birisiyle evlendirdiğini ayrıca biliyoruz.

Bir padişahın kendi öz anasını hükümdar bulunduğu sırada başka birisiyle evlenmeye zorlaması anlamsızlığı bir tarafa bırakılsa bile, Âlime’nin 1451 de hayatta olduğu bu olaylarla bir defa ortaya konduğundan bunun Fatih’in anası olamayacağı ortaya çıkmaktadır. Yukarıda yazıldığı gibi Fatih’in ansının Bursa’daki mezar kitabesinde ölüm tarihi 1449dur. O halde İsfendiyar oğlunun kızı şehzade Ahmet’i dünyaya getirmeden daha önce Fatih’i dünyaya getiren kadın rahmeti Rahmana kavuşmuştur.

Sırp kralının kızı Maria (Despina) da İsfendiyar oğlunun kızı Hatice Âlime de Fatih’in anası olmadığına göre, acaba tarihte bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılmasına sebep olan Türk hükümdarını dünyaya getiren bahtiyar kadın kimdir? Fatih’in anasının Bursa’da Muradiye Mahallesinde Hatuniye Kümbeti diye bilinen türbedeki kitabe sayesinde büyük hükümdarı dünyaya getiren kadının bazı tarihçilerin iddiasının aksine İstanbul’da değil Bursa’da yattığını ve oğlu padişah olmadan öldüğünü öğrenmekte, ancak adını burada bulamamaktayız. Arapça olan bu kitabede:

“Allah’a hamdolsun bu türbe-i münevvere Mevlana Sultan-ül azam Sultan-zade Sultan (1.) Beyazıt Han’ın oğlu (1.) Mehmet (Çelebi) Han Oğlu (2.) Murat han zamanında (Allah onun mülkünü ebedi kılsın) oğlu ve gözünün nuru Resulullahu Sallallahu Aleyhi Vesellemin ad ortağı (semiyyi) Seyit Necip Sultan (2.) Mehmet Çelebinin emriyle hatunların ulusu, annesi merhume için yapıldı. (Allah onu esası saltanatını devamlı (muhalled) ve devlet ileri gelenleri ve izzetini devamlı kılsın.) H 853 de tamamlandı.” sözleri yazılıdır.

Fatih’in anasının eski tarihlerden ve mezar kitabesinden öğrenemediğimiz adını biz Bursa mahkeme sicillerinden 31, 201 ve 370 sayılı defterlerinin 35,64 ve 40. sayfalarında var olan bir kayıt bize haber vermektedir. Bu kayda göre Fatih’in annesi Hüma Hatun’dur. Bu kadın şehzade Ahmet’in anasıdır.[37]

26/27 Recep=29/30 Mart, Cumartesi/Pazar gecesi, Dünya tarihinin en büyük adamlarından olan İstanbul Fatihi ve 2. Murat’ın oğlu 2. Sultan Mehmet’in Edirne’deki eski Sarayda Dünyaya Gelmesi*    

1427, 1429,1430 ve 1431 tarihleri yazılsa da hepsinde Recep ayı üzerinde ortak görüş vardır. Recep aynının 6-27 arasında da değişik günler belirtilir. Aynı şekilde doğduğu yer konusunda da Bursa, Manisa, Dimeteko ve Edirne olarak da belirtilir. Bu konuda en son inceleme bilgisini veren Prof Süheyl Ünver, Cumhuriyet gazetesinin 16 Teşrinievvel 1943 sayılı nüshasında “Fatih Nerede Doğdu?” Adlı makalesinde iki görüş ortaya koymuş, buna göre, 26 Recep 835, 29 Mart 1432 de, 27 recep 835, 30 Mart 1432 de seher vaktinde saat 08. 04de dünyaya gelmiştir. Sonuç 26/27 Recep Cumartesi gecesini esas almıştır.

 

           

Diğer yandan Fatih’in anası meselesi çok önemlidir.

 

1) Sırp kralı Brankoviç’in kızı Maria ki Fatih tahta çıkınca onu ülkesine göndermiştir.

2) Stella adındaki İtalyan kızı ki Cezayirli korsanlar tarafından esir edilmiş, 2. Murat’la evlenmiş. Bu evlilikten dünyaya gelen 2. Mehmet bundan İtalyanca öğrenmiştir.

3) Bir Fransız prensesinden dünyaya geldiği fikri de Fransız elçisinin hayalhanesinden çıkmıştır. Peçevi Tarihinin 2. c ve Cevri Tarihinin 2 c de bu yabancı iftiralarına cevaplar vardır. Hatta bu Fransız prenses Müslüman olmadığı için Galata’daki türbesi kapanmış ve ruhuna Kuran okunmazmış! Peçevi’ye göre bu, Fransa kralları Osmanlı hanedanı ile akraba çıkarmak gayretidir.

3) Hoca Sadettin’in Tacüt Tevarihi c 1 s 512 de 2. Murat Fatih’in anası Kastamonu-Sinop’ta hüküm süren İsfendiyar Beyin torunu Hatice Hatun’dur. 2. Murat bu hatunla 827-1424 e evlenmiştir.

4) Halil Ethem Bey, “Düvel-i İslamiye”sinde Fatih’in anası “Hatice Hatun’dur” der. Ahmet Tevhid Bey, “Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuasında” çıkan “İsfendiyar oğulları veyahut Kızıl Ahmetliler” adındaki çalışmasında 1500-1501 tarihli vakfiyeye dayanarak Bursa’da yani yeni kaplıca karşısındaki türbesinde meftun olan Hatice Sultan’ın İsfendiyar Beyoğlu İbrahim beyin kızı olduğunu ispat etmiştir.

5) Başka bir rivayete göre 2. Murat Dulkadır oğulları hanesinden Âlime Hatun adında bir kızla evlenmiş ve fatih bu evlilikten dünyaya gelmiştir. 

6) Bursa mahkeme sicillerine göre Fatih’in ansı, “Hüma Hatun”dur. Bunun mezarı Muradiye camiinin kuzey tarafında müze idaresi tarafından istimlâk edilen bir bahçenin içerisindedir ve camiden çarşıya doğru gidilirken yolun sağ tarafına düşmektedir. Bursalıların “Hatuniye Türbesi” dedikleri bu zarif abide camiden yüz (100m) ileridedir.    

7) Turgut Koyunoğlu İznik ve Bursa Tarihi s 152,153 de bu türbeyi Fatih, babası 2. Murat sağ iken ölen anası için 853-1449 da yaptırmıştır. Kitabe Arapça olup üç satırdır ve Kitabe de Fatih’in anasının adı yoktur. Ancak Bursa mahkeme sicillerinin 31,201 ve 370 sayılı defterin 35,64 ve 40. sayfalarında “Hüma Hatun” dur.[38]

Fatih’in annesinin mezarı, Fatih Cami avlusundaki Fatih türbesinin yakınındadır.[39]

 

            Fatih’in Annesi Hıristiyan’dı.

 

Evet, Fatih’in annesi cariyeydi ve Hıristiyan’dı. (1.) Murat’ın annesi Nilüfer Hatun da Rum’du, Bütün Osmanlı hanedanı Nilüfer’den, bir Rum hatundan geliyor. Neye hizmet etmek için bilmiyorum. Ama bazıları, “Türklüğü ileri sürmeyin, karışığız, yani yarı Rumuz” diyor. Sonuçta sultanlar Türk… Onlar da Türklüğünü bilir.[40]

Fatih, doğru gördüğü işleri mutlaka yapmak suretiyle hedefinden şaşmamıştır. İyi bir devlet adamının bütün vasıflarını şahsında toplamıştır. Diplomat, şair ve edip olan fatih Sultan 2. Mehmet, incelendikçe derinleşen, anlamak kadar anlatılması zor bir kişiliktir. Tüm bunlara karşılık bu yüce insanın annesinin Hıristiyan olduğunu belirtenlerin anlatmak istediği Fatih, Selahattin Tansel’in deyimiyle, “Onların anladığı ve anlattığı Fatih’tir.”

Fatih’in annesi ne Hıristiyan ne de Türk olmayan başka bir milletten bir kadındır. 2. Mehmet 1432 de Edirne’de dünyaya gelmiştir. Babası Osmanlı padişahlarının 7. olan Çelebi (1.) Mehmet’in oğlu 2. Murat’tır. Annesi öz ve öz Türk olan İsfendiyar Oğlu İbrahim beyin kızı Âlime Hatice Hatun’dur. Fatih’in adı, Ankara savaşından sonrası “Fetret Devri”nden sonra devleti yeniden kuran dedesi Çelebi (1.) Mehmet’in adıdır. Tahta geçtiği zaman 2. Mehmet diye anıldı. Fakat o tarihe mal olan asıl adını kendi kazanacak ve tarihte “İstanbul’un Fatihi Sultan (2.) Mehmet” diye anılacaktır.

 

            Fatih’in Anası

 

Sırp Despotu Brankoviç’in kızı Prenses Marya güya Fatih’in anasıymış, hâlbuki Fatih tahta çıkar çıkmaz 50 yaşlarında olan üvey anasını babasının yanına göndermiştir.[41]

Fatih’in anası Sırp değil Setella adında bir İtalyan kızı diyenler Fatih’in İtalyancayı bundan öğrendiğini söylerler.

Fatih’in bir Fransız kadından dünyaya geldiğini söyleyenler Türk-Fransız ilişkilerinin bu kadın aracılığıyla geliştiğini ileri sürerler. Bu kadın Müslüman olmadığı için Galata’daki türbesinde Kuran okunmazmış. Bir başka görüşe göre türbedar burada Kuran okunduğunu söyler.

Fatih’in anası Türk prensesi Kastamonu ve Sinop’a egemen olan Candaroğulları hanedanından meşhur İsfendiyar Bey’in kızı veya torunu olan Halime ve daha doğrusu Hatice Hatun’dur.   

Bursa’da yeni kaplıca karşısındaki türbede meftun olan Hatice Sultan’ın İsfendiyar Beyoğlu İbrahim Bey’in kızı olduğunu ispat etmiştir.

Bir başka söylentiye göre de 2. Murat Dulkadır hanedanından Alime Hatun adında bir prensesle evlenmiş ve Fatih işte bu kadından dünyaya gelmiştir.

Bursa mahkeme sicillerinde yapılan incelemelerde Fatih’in anası ‘Hüma Hatun’dur. Bu kadının türbesi Bursa’da Muradiye Cami’inin kuzey tarafında müze müdürlüğü tarafından istimlak edilen bir bahçe içindedir. Camiden çarşıya doğru gidilirken yolun sağ tarafındadır. Bursalıların “Hatuniye Türbesi”, “Hatuniye Künbeti” dedikleri bu zarif abide camiden 100m kadar ileridedir.[42]

2. Murat, Oğlu -2. Fatih- Mehmet’i büyük dayısı Dulkadır oğlu Süleyman Bey’in kızı Sitti Hatun ile evlendirdi.[43]

2. Mehmet (Fatih) Dulkadıroğlu Süleyman Bey’in kızı Sitti Mükerreme Hatun ile evlendi.[44] Yani Fatih, bu aileden nenesinin ailesinden bir kızla evlenmiştir. 2. Beyazıt bu evlilikten “Mükerreme” yahut “Mükrime” Hatun’dan dünyaya gelmiştir.[45] 

2. Murat oğlu Mehmet (Fatih) 1450 kışında Dulkadıroğlu Süleyman Bey’in kızı Sitti hatun ile evlenmesi dolayısıyla Edirne’de muhteşem bir düğün yapıldı.[46]

Dulkadır oğlu Alaüddevle Bozkurt, Fatih’in kayınbiraderi ve şehzade -2. Sofu- Beyazıt’ın da kayınpederiydi.[47]

 Fatih, Karamanoğlu 2. İbrahim’in bir kızı ile 1458 de evlenmiştir. 2. İbrahim’in 7si ana tarafından Osmanoğlu olan 8 oğlu vardı.[48]       

 

           

Cem Sultan’ın Doğumu

 

Fatih’in üzücü maceralarıyla hayat yaşayan veliaht oğlu Cem’in annesi Çiçek Hatun’un milliyeti hakkında çeşitli söylenenler vardır. Rum, Sırp, Fransız, İtalyan olması yanında Macar Kralı Hünyadi Yanoş’un yeğeni olduğu da söylenmiştir.[49]

  

           

Yavuz Sultan Selim’in Doğumu

 

II. Beyazıt, Dulkadır oğlu Alaüddevle Bozkurt beyin kızı Ayşe Hatunla evlendi. Selim ve Korkut dünyaya geldi.[50]

Fatih’in torunu, 2. Beyazıt’ın oğlu olan Yavuz ve Korkut, Amasya’da Dulkadır hanedanından olan Ayşe Hatun’dan dünyaya gelmiştir.[51]

Dulkadıroğlu Mehmet, Yavuz’un dayıoğludur.[52]

Yavuz Sultan Selim –Kanuni’nin annesi- Kırım Hanı Mengli Giray’ın kızı ile evlendi.[53] Bu evlilikten şehzade Süleyman (Kanuni) dünyaya geldi. [54]

Şehzade Şehinşah’ın anası Karaman oğluydu.[55]

 

 

           

Tacettinoğulları

 

1308-1418 Kelkit havzasına egemen olmuşlardır. Doğan Şah’ın yerine geçen oğlu Tacettin Bey Trabzon Rum İmparatoru 3. Alexius dünyaca meşhur kızı Prenses Euddoxia ile evlenmiş, 1387 de öldürülmüştür. Dul kalan Eudoxia daha sonra Bizans imparatoriçesi olmuştur. Eudoxia’nın diğer kız kardeşleri de onun gibi güzellikleriyle ün yapmışlar ve başka Türk beyleri ile evlenmişlerdir.[56]  

 

                       

Rahatoğulları

 

           

Sivas’ta egemen olan bir ailedir. Rahat Bey’in babası Hattab olup, oğlu Kemalettin Ahmet Bey’dir. Dulkadıroğlu Suli Bey’in kızı ile evlenmiş ve kızını ona vermiştir.[57]

 

                       

Dulkadıroğulları

 

           

Dulkadıroğlu Suli Bey, Kadı Burhanettin’in kızı Habibe Selçuk Hatun ile evlenmiştir. Kızları,

           

Büyük kızı Rahatoğlu Alaattin, diğeri kadı Burhanettin, küçüğü de (Devlet Hatun) Yıldırım Beyazıt ile evlenmiştir. 

           

Süli Bey’in yerine Halil Bey’in oğlu Nasıruttin Mehmet Bey, Kadı Burhanettin’in kızı Mısır hatun ve Rahatoğlu Alaattin Ali Bey’in kızı ile evlenmiştir.[58] 

           

Mehmet Bey’in yerine geçen 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                   

Kız Vermek

 

                       

Candaroğulları

 

          

  Adil Bey’in yerine büyük oğlu Damat Kötürüm Celalettin Beyazıt Veli Bey geçti ve 1. Murat’ın ağabeyi, -Rumeli Fatihi- Süleyman Paşa’nın büyük kızı Efzend Hatun ile evlenmiştir.

           

Efzend Hatun’un kız kardeşi olan Sultan hatun ile de Beyazıt’ın büyük oğlu Süleyman Paşa evlenmiştir. Efzend Hatun Sinop’taki Aynalıkadın Türbesinde gömülüdür.

           

Sinop Alaattin Camiinde gömülü olan Beyazıt Bey’in yerine geçen 2. Süleyman da Yıldırım Beyazıt tarafından öldürülmüştür.

           

İskender Bey’in yerine geçen büyük oğlu Tacettin 2. İbrahim Bey, Çelebi 1. Mehmet’in kızı Selçuk Sultan ile evlenmiştir.

           

İbrahim Bey’in kardeşlerinden Kıyamettin Kasım Bey de Çelebi 1. Mehmet’in diğer kızı ile evlenmiştir.[59] 

           

1383 de Candar oğullarının Osmanlı tabiiyetine girmesi de Anadolu birliği için önemli bir adımdı. Sultan I. Murat’ın ağabeyi veliaht şehzade Süleyman Paşa’nın kızı Sultan Hatun, Candar oğlu Süleyman Paşa ile evlendi.

           

Süleyman Paşa’nın babası Kötürüm Beyazıt Bey’in de Sultan Hatun’un ablası Efenzed Hatun’la evlenmesi iki hanedanı birbirine yaklaştırdı.[60]

1. Murat 1381 Sonbaharı veya Kışında şehzade Beyazıt ile –ağabeyi- Süleyman Paşa’nın kızının düğünü için Edirne’den Bursa’ya geldi. Düğün 1382 İlkbaharında büyük bir törenle gerçekleşti.[61]

           

1. Murat kardeşi Süleyman Paşa’nın kızı Sultan Hatun’u Kastamonu Beyi Kötürüm Beyazıt ile evlendirdi.[62]

Candar oğlu İsfendiyar Bey’in büyük oğlu ve veliahdı II. İbrahim Beyle bunun kardeşi II. Murat’ın iki kız kardeşi ile evlendi. Bu suretle iki hanedan çok sıkı bağlarla birbirine bağlandı.[63]

İsfendiyaroğullarından Kızıl Ahmet Paşa’nın çocuklarından Mirza Mehmet, Osmanlı hizmetinde beylerbeyliğine kadar yükselmiş ve 2. Beyazıt’ın kızlarından birisiyle evlenmiştir.[64] 

Karamanoğlu Alaattin Ali Bey, Konya Bey’i iken çıktığı 41 yıl devam eden saltanatı sırasında Orhan Gazi ve 1. Murat’a muasır olmuş ve 1. Murat’ın kızı, Yıldırım Beyazıt’ın kız kardeşi Nefise Sultan ile evlenmiştir. 1398 de kayınbiraderi yıldırım tarafından esir alınmıştır.[65]

           

31 Aralık 1378 de Sultan I. Murat’ın kızı Nefise Melek Hatun, Karaman oğlu damat Alaattin Ali Bey’le evlendi. Bu evlilikten Sultan-zade Mehmet Bey dünyaya geldi. Bu olay Anadolu’nun iki büyük devletini yakınlaştırmaktan çok uzaklaştırdı.[66]

           

Bu evlilikten dünyaya gelen çocuklar hakkında da ayrı görüşler vardır. Mehmet, Oğuzhan, Pir Ahmet, Ali ve Kasım bazılarına göre Mehmet ve Ali; bazılarına göre Mehmet ve Orhan veya Oğuzhan’dır.

           

Mehmet Bey’in bir Selçuklu prensi ile evlendiği ve bu evlilikten İbrahim adlı birinin dünyaya geldiği söylenir. Niğboğlu zaferinden sonra bu İbrahim Bey’in Kara Timurtaş Paşa’yı esir ettiği yazılır.[67]   

           

Karamanoğlu 2. Alaattin Ali Bey, 1398-1402 de Bursa’da oturmuştur, daha önce Niğde Bey’i idi. 1418 de Kahire’ye giderek Osmanlılara karşı Memlük ittifakını aramıştır. 1. Çelebi Mehmet’in damadı olup, kız kardeşi de Yıldırım Beyazıt ile evlenmiştir. Yıldırım, 2. Mehmet, hem eniştesi hem de dayısı olur.[68]

           

Karaman tahtına Alaattin Ali Bey’den sonra 2. Mehmet’in 2. oğlu 2. İbrahim geçmiştir. 2. Mehmet’in büyük oğlu Mustafa Bey, 17 yıl veliaht olmuş, 1414 de Osmanlılara esir düşmüş, 1418de öldürülmüştür.  2. İbrahim’in diğer kardeşleri İsa, Alaattin Ali, Mirza ve 1471 de Edirne’de ölen Karaman beylerdir. Mirza Bey’in oğlu Hacı Hamza Bey’in oğlu Mustafa Bey, 1501 de atalarının tahtını ele geçirmek istemiş, fakat öldürülmüştür.

           

İsa Bey, Çelebi Sultan 1. Mehmet’in damadı olup, 1423-1426 de hak iddia etmiştir. 1426 da Kahire’de bulunmuş, 1430larda Osmanlı hizmetine girip sancakbeyi olmuş, 1437de öldürülmüştür. Çelebi Sultan 1. Mehmet, 2. İbrahim Bey ile kardeşlerinin ikinci derecede amcalarıydı.

           

2. İbrahim Bey de kardeşi İsa Bey gibi Çelebi Sultan Mehmet’in damadıydı. Bu akrabalık Osmanlı-Karaman rekabetini önleyememiştir.[69]  

1383 de Candar oğullarının Osmanlı tabiiyetine girmesi de Anadolu birliği için önemli bir adımdı. Sultan I. Murat’ın ağabeyi veliaht şehzade Süleyman Paşanın kızı Sultan Hatun, Candar oğlu Süleyman Paşa ile evlendi.[70]

 

           

Yıldırım’ın 3. Anadolu Seferi

 

Sebep, Anadolu’da Kadı Burhanettin’in Yıldırım’a rakip görülmesi, Karaman’ı desteklemesi ve Candar oğlu damat 2. Süleyman’ın bu ittifaka katılmasıdır.[71]Candar oğlu İsfendiyar Bey’in büyük oğlu ve veliahdı II. İbrahim Beyle bunun kardeşi II. Murat’ın iki kız kardeşi ile evlendi. Bu suretle iki hanedan çok sıkı bağlarla birbirine bağlandı.[72]

II. Murat üç kız kardeşini –Karaman oğlu- II. İbrahim, İsa ve Alaattin Ali Bey’e vererek damat yaptı.[73]

Karaman Bey’i Mehmet Antalya’yı kuşattığı sırada ölür ve yerine kardeşi Alaattin Ali Bey hükümdar olur. 2. Murat kendisine sığınan Mehmet Bey’in oğulları İbrahim ve kendisine Rumeli’de sancak beyliği verilen İsa Bey’e kız kardeşlerini vererek damat yapar. [74]

           

Sinop kalesinde bulunan Candaroğlu İsmail Bey Fatih’in bir kız kardeşi ile evlenmişti.[75]

Germiyanoğlu Yakup Bey, Yıldırım Beyazıt, Germiyan Hükümdarı “Şah Çelebi” veyahut Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hatun ile evlendi. Şah Çelebi kızına çeyiz olarak Kütahya Simav, Eğrigöz ve Tavşanlı’yı verdi. Osmanlı devleti evlilik yoluyla sınırlarını genişletmiş oldu.-[76] Yıldırım Beyazıt’ın kayın biraderi ve 2. Mehmet’in damadı olan yüksek meziyetlere sahip bir hükümdardı.[77]

 

Yorumlar
Yorum Yazmak İçin Tıkla