1) Şerif Ünal Yüreğil/1914-1977 Yağlı/1946,1949 Kırkpınar Başpehlivanı 1946 Kırkpınar Baş 1.[1] 1949 Kırkpınar Baş 1. Sındırgılı Şerif kendisini şöyle anlatıyor: 01.07.1914da Sındırgı’da doğdum. -1929da- 15 yaşında güreşe başladım. -1937 den itibaren- boy, boy yükselerek dokuz yıl güreştikten sonra 1946 da başpehlivan oldum. 1946 da rakibimi yenip finale yükselmiştim. Çolak İsmail ile Ahmet Güreşiyordu. Ben galip gelenle güreşmek için bekliyordum. Onlar yenişemeyince hakem heyeti beni 1946 yılı Kırkpınar başpehlivanı ilan etti. 11 yaşında güreşle tanışan öksüz ve yetim büyüyen Şerif’i o zamanın ağaları Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a götürmüşler ve onun teşvikiyle güreşlere devam etmiştir. Mahalli güreşlerde sırtı yere gelmeyen Şerif, 17,18 yaşlarında baş güreşmeye başlamıştır. 9 yıl içerisinde bütün boylarda başarı sağlayarak 1946 da ve 1949 da Kırkpınar başpehlivan olmuştur. Zamanın Sındırgı Belediye Başkanı Mehmet Varol kendisine bir arsa vermiş ve köyden Sındıgı’ya inmesine sebep olmuştur. Günümüzde Sındırgı-Akhisar yolu üzerindeki kavşakta “Şerif Pehlivan’ın Kahvesi” vardır. Tekirdağlı Hüseyin ile iki gün üst üste güreşm,işve bir güreşte 11 kg vermiş ama yenilmemiş, onu çok takdir etmiş ve onunla yaptığı her güreşte en az 5 kg vermiştir. Yine 1936 da Taksim Kışlası içinde yapılan güreşlerde Molla Mehmet’ikazkanadı ile yenmiş 9 kg vermiştir. Kırkpınar başpehlivanlığı yanında Sındırgı’nın her türlü gayreti göstermiş, mahalli güreşlerde “Yüreğilli Şerif”, dışarıdaki güreşlerde “Sındırgılı Şerif” diye salvatlanmasını istemiştir. İstanbluda karakucak seçmelerinde “Balıkesirli Şerif pehlivan” diye salvatlanınca, hakem heyetine karşı gelerek, -“Ben Sındırgılıyım, “Sındırgılı Şerif” diye salavatlamazsasnız er meydanına çıkmam” demiştir. Mehmet Ali Yağcı gibi bir pehlivanı yetiştirmiştir.
Yutdışı Güreşleri Serbest karakucak güreşte Avusturya gençler 1. Olmuştır.[2] 1937 Kırkpınar Güreşleri’nde Başaltı Boyunda Hamdi Babaeskili İbrahim ile Sındırgılı Şerif’te Manisalı Halil ile bir saatten fazla zamanda ve ek verilen 15 dakikada yenişemediler. Hakem heyeti kura ile eş değiştirdi. Bu defa Gönenli Manisalı Halil’i paça kesme oyunuyla yendi. Şerif ile Halil normal zamanda yenişemeyince hakem heyeti onlara on beş dakika daha zaman verdi ama yine yenişemediler. Bunun üzerine Hamdi 1. Şerif ile Halil de 2. İlan edildiler.[3] 1944 Kırkpınar Güreşleri’nde Babaeskili Mustafa Küçük’e yenildi. 1946 yılında Kırkpınar başpehlivan olduğu yıl, Kırkpınar’da önce babaeskili Mustafa’yı 4 saatte kazkanadı oyunu ile yendim. İkinci güreşte Karacabeyli Hayati’yi beni kündelerken paçadan kesmek oyunu ile yendim. Bu arada Düzceli Çolak İsmailile İstanbullu Ali Ahmet yenişemediler. Benim onlardan galip gelen ile güreşmem gerekiyordu. Ben başpehlivan oldum.[4] 1947 Kırkpınar Güreşleri’nde Babaeskili Mustafa ile yenişemeyince, Manisalı Halil ile yenişemeyen Hayrabolulu Süleyman ile eşleşti ve künde ile yenilmiştir. [5] Kırkpınar Başpehlivanı Sındırgılı Şerif Pehlivan Hakem Heyetini –Kırkpınar tarihinde ilk defa eşler kura çekilerek belirlendiğinden- şikâyet ediyor. 1946 Kırkpınar Güreşleri’inde yaşanan tasız olaylardan sonra ad geçen pehlivan Türk Hava Kurumu Başkanlığı’na hitaben bir yazı yazar. Buna göre: Sayın Türk Hava Kurumu Başkanlığı’na “Arzu hürmetle selamlarımı sunar, iki ellerinizden sıkarım. 1946 yılının Türkiye Başpehlivanı Sındırgılı Şerif ağabeyciğim, arz edeceğim söz bundan ibarettir. Kırkpınar güreşleri hakkındadır. Geçen yıl hakem heyetinin yanlış hareketleri sizinbtarfınıdan bilinmektedir. Fakat kendi kanaatlerimize göre hakem heyetinde İrfan Bey olmasaydı, bu yanlışlıklar olmazdı. Onun için bütün pehlivanlar İrfan Bey’den nefret etmişlerdir. Hakem heyetinin içinde yer almasını istemiyoruz. Bizimnistediğimiz hakem heyeti başhakem olmak üzere Kırklareli Milletvekili Şevket Ödül, eski başpehlivanlardan Manisalı Rıfat’ın mutlaka olması gerekir. Bunları resmen davet edip ilan etmelisiniz. Bunlar hakem heyetinde olmadığı zaman aşağıda adları yazılı olan pehlivanlar Kırkpınar Güreşleri’ne katılmayacaklardır.
Başpehlivanlar Başaltı Pehlivanları Orta Boy Pehlivanları -------------------- ------------------------ --------------------------- Sındırgılı Şerif Manisalı Abdullah Kırkağaçlı Mehmet Manisalı Halil Sındırgılı Gacar İbrahim Akhisarlı Abdullah Karacabeyli Hayati Sındırgılı Tepeli İbrahim Koldereli … Kara Hüseyin Sındırgılı Katrancı Halil Manisalı Fahrettin Lüleburgazlı Ali Ahmet Hayrabolulu Süleyman
İmza Türkiye Başpehlivanı Sındırgılı Şerif[6] Bu mektuba nasıl cevap verildiğini tesbit edemedik. Ancak Kırklareli Milletvekili ve Kırkpınar’ın Cumhuriyet Devri Kurucularından Şevket Ödül’ün CHP Genel sekreterliği’ne yazmış olduğu raporu görüyoruz.[7] 1948 Kırkpınar Güreşleri’nde Şerif Pehlivan ile Hayrabolul Süleyman herkesin sabrını tüketecek şekilde hareket ediyorlardı. Babaeskili Mustafa künde atmak isteyen Manisalı Halil’i yendi. Babaeskili Şerif ile Mustafa’nın kapışmasını beklerken onlar hareketsizliğe devam edince hakem heyeti onları diskalifiye edildiler. Babaeskili 1, Manisalı da 2. İlan edildi.[8] 1949 Kırkpınar’ında ilk turda hakem heyetine giderek 1948 yılı Kırkpınar başpehlivanı Babaeskili Mustafa ile güreşmek istediğimi söyledim. Hakem heyeti benim teklifimi kabul etti ve ikimizi eş yaptılar. Güreşe başladık rakibim, savunma güreşi yapıyordu. Ben de oyun uygulamak için fırsat kolluyordum. Kendimi bitkin düşmüş gibi göstererek onu güreşe teşvik ettim. Gölgeye doğru kaçar gibi yaptım o da benim kısbetimin kasnağından çekmek istedi. Ben de bütün gücümle yüklenerek döndüm ve tek boyunduruk kazkanadı ile yendim. [9] İkinci güreşimde Babaeskili İbrahim ile kapıştık. Bir saat güreştikten sonra onu da künde ile yendim. Üçüncü güreşimde Hayrabolulu Süleyman ile eşleştik. Bir buçuk saat güreştikten sonra onu da künde ile yendim. Dördüncü güreşimi Gönenli Kara Hüseyin ile yaptım. Benim üç galibiyetimden sonra onun iki galibiyeti olduğu için yenişemezsek beni galip ilan edeceklerini anlayınca bana pes etti, ben 1949 Kırkpınar başpehlivanı oldum. Güreş hayatımda en heyecanlı ve hiç unutamadığım hatıralarımdan biri 1936 da Taksim Kışlası içinde yapılan güreşlerde Molla Mehmet’i kazkanadı ile yendiğim güreştir. Kilitli ellerimi hakem heyeti açtı. Bu güreş dokuz kilo düşmeme sebep oldu. En takdir ettiğim pehlivan Tekirdağlı Hüseyin (Alkaya) dir. Her güreşimizde bana beş kilo verdiriyordu.[10] 1949 Kırkpınar Güreşleri’nde GönenliKara (Arap) Hüseyin’le Karacabeyli hayati, Sındırgılı Şerif ile Babaeskili İbrahim dün yenişemedikleri için bugun Pazar günü güreşere devam edilecekti. Ancak Karacabeyli er meydanınaçıkmayınca Şerif’le İbrahin güreşmeye devam ettiler. Kara Hüseyin onların galibini bekledi. Şerif rakibini yendi. Sonra Kara Hüseyini de yenince başpehlivan oldu.[11]
1950 Kırkpınar 2.
Bu yıl Karacabeyli Hayati, Düzceli Çolak İsmail ve Manisalı Halil ortalıkta görülmedikleri için güreşlere katılmayacakları anlaşıldı. Ali Ahmet, Kara Hüseyin, Hayrabolulu Süleyman, Sındırgılı Şerif, babaeskili İbrahim, manisalı Abdullah ile İzmitli Enver ve mecmi er meydanına çıktılar. Şerif ilk turda Babaeskili Mustafa’yı kazkanadı ile yendi, 2. Turda Ali Ahmet’i yendi. Finalde Hayrabolulu Süleyman ile yaptığı güreşte 4 saatte yeniş olmayınca çekilen kurayı kaybederek 2. Oldu. [12]
1951 Kırkpınar 2.
İlk turda Babaeskili İbrahim’i ters paça ile yendi. Gelenekler gereği yeniş sırasına göre İrfan Atan ile güreşmesi gerekirken, İrfan Atan hakem heyetinin önüne kura çekilmesini istedi, kura çekilmezse Necmi Yıldız ile güreşmek istediğini söyledi. Hakem heyeti kura çekilmesine karar verdi. Çekilen kura sonunda İrfan Atan Necmi Yıldız, Şerif Ünal Çolak İsmail ile eşleşti ve bir saatten fala devam eden güreşte yeniş olmayınca hakem heyeti yarım saatte daha süre verdi. Uzatmada Çolak İsmail’i çangal ile yenerek Necmi Yıldız’ı künde atarken yenen İrfan Atan’ın rakibi oldu. Finalde 37 yaşındaki Şerif Ünal ile 23 yaşındaki İrfan Atan akşam saat 20.ye kadar yenişemedi. Hakem heyeti güreşi durdurdu ve İrfan Atan’ın Şerif Ünal’a göre daha atak güreştiğini değerlendirerek İrfan Atan 1, Şerif Ünal da 2. İlan edildi. [13]
1953 Kırkpınar 5.
İlk turda Sındırgılı Şerif ile Adapazarlı Orhan Çakar güreşi akşam karanlığına kadar bitmeyince güreş Pazar gününe bırakıldı, fakat yenişemediler ve berabere kalıp 5. Oldular.[14]
1954 Kırkpınar 2.
İlk turda Lüleburgazlı Ali Ahmet’i kılçıkla yendi. 2. Turda Hayrabolulu Süleyman kısbeti çıkmak üzere iken pes etti. Üçüncü turda tur atladı. Finalde 40 yaşındayken 24 yaşındaki Samsunlu İbrahim Karabacak ile karşılaştı. Hakem heyeti, “Sındırgılı Şerif 20 dakikada rakibini yenemezse İbrahim Karabacak 1. Şerif Ünal 2. İlan edilecektir” şeklinde kararını açıkladı. Bunun üzerine mikrofonun yanına gelen Sındırgılı Şerif, -“Ben bu Kırkpınar meydanında iki defa Başpehlivan oldum. Şu yumruk kadar delikanlı hepimizi doyuran güreşler yaptı. Ben bu halimle bu genci yenersem iftihar duyamam. Bu yüzden benden çok galibiyeti hak eden Samsunlu İbrahim Karabacak’a Başpehlivanlığı bırakıyorum. Başpehlivanlık ödülü de Başbakanın gönderdiği saat ödülü de ona helal olsun” diyerek güreşi bıraktı ve 2. Oldu. Seyirciler onu coşkuyla alkışladı. [15] 1954 Kırkpınar Güreşleri’nde Samsunlu İbrahim Karabacak İhsan Yıldırım’ı BEŞ ADIM TAŞIYARAK –ÜÇ ADIM KURALI İLE- YENDİ. Finalde de karşılaştığı 40 yaşındaki Sındırgılı Şerif’in “Ben bu çayırda iki defa başpehlivan oldum. Şu yumruk kadar delikanlı hepimizi doyuran güreşler yaptı. Şimdide takatsiz düştü” diyerek onun başpehlivan ilan edilmesini istedi ve ben ikinciliğe razıyım” dedi.[16] İbrahim Karabacak bu sırada İstanbul’da askerdir. İzin almadan Kırkpınar Güreşleri’ne katılır. Bütün rakiplerini yendikten sonra finalde Sındırgılı 1946, 1949 Kırkpınar Başpehlivanı ile güreşir. Güreş hayli uzar. Şerif Pehlivan, İbrahim Karabacak’ın elini kaldırır, elini öptürür, o da İbrahim Karabacak’ın alnından öper ve “Bu delikanlı bana bu kadar dayandıysa bu yılın başpehlivanlığını o hak etti” der. Bu konuşma Türkiye Radyolarından canlı yayınlanır. İbrahim Karabacak’ın komutanı, “Bu bizim İbrahim mi” der. Yanındakiler, “Evet” derler. Komutanı, Edirne’den İstanbul’daki birliğine dönünce, ona: -“Niçin böyle yaptığını” sorar. O da, Komutanım izin vermezsiniz diye, böyle yaptım” der. Komutanı, -“İbrahim sen izini hak ettin. Sana 90 gün izin veriyorum” der. İbrahim Karabacak’ın ailesi, İbrahim bizim Samsun’da 88 gün kaldı ama 8 gün eve uğramadı” der.[17] 1956 Kırkpınar Güreşleri’nde Sabri Kılıçaslan’ı yenrek 5. Oldu.[18] 1957 Kırkpınar Güreşleri’nde, Egeliler Grubunda: Manisalı Niyazi Güreşen, Sındırgılı Şerif Ünal ve Mehmet Ali Yağcı, Şaban Filiz ve Bandırmalı Kara Hasan Acar; Adapazarlılar Grubunda: İrfan ve Adil Atan Kardeşler, Koca Sabri, Rahmi Keskin, Mustafa Filiz ve Babaeskili İbrahim yer aldı. Başpehlivan Samsunlu İbrahim Karabacak: -“Hiçbir grupta yer almadığını” söyledi ise de Egeliler ile beraber hareket edeceği tahmin edildi. İrfan Atan, Doktorların: -“Karaciğer rahatsızlığı yüzünden güreşmesinin mahsurlu olacağını” söylemelerine karşılık: -“Ne pahasına olursa olsun er meydanına çıkmak için buraya geldim. Fazla antrenmanım yok ama inşallah başpehlivan olacağım, daha doğrusu olmak için çalışacağım” dedi. İbrahim Karabacak da: -“Er meydanı Kırkpınar’a yine geldim. Yarın başlayacak güreşlere büyük bir iştahla formda katılacağım. İnşallah başpehlivan olacağım tek amacım budur” dedi. Hakem heyeti en güçlü pehlivanlardan Babaeskili İbrahim 47 ve Düzceli Çolak İsmail’i 40 yaşında oldukları için bir miktar ödül vererek güreşmemelerini sağladı. Başpehlivanlık için İrfan ve Adil Atan Kardeşler ile İbrahim Karabacak favori gösterilirken en çok İrfan Atan ile İbrahim Karabacak güreşi merak ediliyordu. Sındırgılı Şerif Pehlivan da ilk turda Hüseyin Bostancı’yı yendi. İkinci turda Şaban Filiz’e yenilerek elendi.[19] 1917 yılında Yüreğil beldesinde doğmuş, Sındırgılı Şerif Pehlivan I. Dünya Savaş’ında babası Hamit’i kaybettiği için yetim kalmıştır. Kendisini annesi Meryem bakıp büyütmüştür. 11 yaşında güreşe başlamıştır. 13-15 yaşlarında devamlı güreşmiştir. O dönemin ağaları büyük pehlivanı Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a götürmüşlerdir. O’nun icabetiyle güreşe devam etmiştir. Mahalli güreşlerde sırtı yere gelmeyen Şerif Pehlivan’ın 17-18 yaşlarında başaltı ve başa güreşmeye başlamıştır. Özelikleri ve başarıları: 1) İlk centilmen pehlivanlık ödülü. 2) En güzel peşrev ödülü. 3) Tekirdağlı Hüseyin’le iki gün üst üste güreşmiştir. 4) Bir güreşte 11 kg.vermiş yine yenilmemiştir. 5) Göğüs kafesi en geniş pehlivandır. Kurtdereli’den daha geniş olduğunu Kurtdereli kendisi söylemiştir. 6) Serbest karakucak güreşte Avusturya gençler I. 1943’de 3. olmuştur. 7) 1946,1949 Kırkpınar I. O zamanın ödülü olan altın saati almıştır. Daha sonra Sındırgının tanıtımı için her türlü gayreti göstermiştir. Kendisini Balıkesirli değil SINDIRGILI ŞERİF diye tanıttırmıştır. Mahalli güreşlerde “Yüreğilli”, İl dışı güreşlerde “Sındırgılı Şerif” diye anons ettirmiştir. Hatta İstanbul Karakucak seçmelerinde kendisi Balıkesirli diye anons edilince –itiraz edip- “Ben Sındırgılıyım” demiştir. ”Beni Sındırgılı Şerif diye anons etmezseniz güreşi bırakırım” diyerek hakem heyetine karşı gelmiştir. “Sındırgılı Şerif” olarak kendisini andırmıştır. Yıllarca başa güreştikten sonra, ölünceye kadar çırak yetiştirmiştir. Kule hakemliği yapmıştır. Mehmet Ali Yağcı gibi bir başpehlivan yetiştirmiştir. Sındırgının Pehlivan yatağı olmasına vesile olmuştur. [20] Sındırgılı Şerif, 11,12 Haziran 1944 Cumartesi, Pazar günü yapılan Ankara Güreşleri’nde Babaeskili İbrahim, Gönenli Kara Hüseyin, Manisalı Halil ile başa çıkmış, cazgır kendisini, “Ankara’da bahar, her taraf latif, Bu gördüğünüz pehlivan Sındırgılı Şerif.”
Diye salavatlarmış. Gönenli Kara Hüseyin, Manisalı Halil’e yenilir. Babaeskili İbrahim de Sındırgılı Şerif’e pes eder. Meydan Manisalı Halil ile Sındırgılı Şerif’e kalır. Şerif kasten olduğu belli, birkaç defa alta yatıyor. Üçüncüde Hali rakibini arkadan sımsıkı çapraza aldı. Halil vurduğu çaprazla alttaki rakibini küreğe getirmek isterken çok kuvvetli olduğunu ispat eden Şerif, çevik ve sert Halil’in çaprazını bırakmasına meydan vermeyecek kadar ani bir kirpi yumuluşu yapıverince. Manisalı’nın ağırlık merkezi öne kayması sebebiyle fizikteki “Atalet kanunu” gereği kollarını çaprazdan ayıramadığı için kendi kolları kendi gövdesini çekiverdiği için, başı aşağı düşüp ayakları yukarı kalkınca. Bütün endamıyla havada tersine bir kavis çizerek pat diye, sırtüstü boylu boyunca, hala yerde yumulan Şerif’in önüne salıverdiği zaman, Sındırgılının el ayak oynatmadan, bir sihirbazlık yapmış gibi, bu yenişini bütün seyirciler sırrı anlaşılamamış bir hayranlıkla alkışlamış. Bu arada teknik hakem İrfan Dergin, hapörler önünde konuşana ilan etmesi için emir veriyor, -“Sındırgılı Şerif, rakibini olağanüstü bir teknikle yendi.”[21] Bu güreşlerde onu ve büyük ortayı kazanan Sındırgılı Halil’i ki Akhisar’a yerleşen Halil Yener’dir- yetiştiren Manisalı Rıfat pehlivan yan hakem olarak görev yapmıştır. Sındırgılılar’ın bu başarıları üzerine, -“İlerde ne Sındırgılılar göreceksiniz” dediği zaman, oradakiler, -“Sen Sındırgıyı, Anadolu’nun Deliorman’ı (“Türk Güreşi”nin en önemli pehlivanları Deliormanlıdır.) yapacaksın diye takıldılar. [22] &nbs

Yorum yapın