BAKIŞ

Bazı insanların yaşam tarzı kötülükten beslenme üzerine kuruludur. Karşındaki insan mutlu oldu mu üzülür. Herkesin mutsuz olmasını isterler. Ellerinde yetki varsa kesinlikle olumlu olarak kullanmazlar. Hepe birilerinin ideallerine engel olurlar ve o gün sevinç içinde evlerine gider ve huzur içinde uyurlar. Yaptıklarının doğru olduğuna o kadar inanmışlardır ki, ikaz edenlere aldırış etmezler. Dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneden bu kişiler toprak olup gittiklerinde herşey bitmiş olacak zannetse lerde işte herşey o zaman başlıyacak. Almış oldukları kul hakları bir bir ortaya dökülecek ve ben bunuda mı yapmışım diye hayrete düşecekler.
Bu konuyu yazmamın sebebi ise şu: Bizden yaşça büyük ve uzun yıllar okul müdürlüğü yapmış bir abi ile konuşuyoruz. Anlattıkları yazmam gerekirdi. İşite konuya buradan geldik.
Abimiz, İmam-Hatip’i bitirdikten sonra Ayvalık'a imam olarak atanıyor. Çok güzel geçiriyor. Sabah namazından çıktıktan sonra cami cemaatinden gelen kişilerle sıcak ekmek alıp, peynirle deniz kenarında yiyorlar. Çay içiyorlar. Sonra saat 10.00’a kadar sandalla kürek çekiyorlar. Hayatımın en güzel  8 ayını orada geçirdim diyerek sözlerine devam etti. Hedefimde Hukuk Fakültesi vardı. Zamanın müftü yardımcısından izin istedim. Bana izin vermediğimi gibi engel oldu ve bu hayalimi yıktı. İzin isteme sebebim dershaneye gitmek ve ona göre uygun bir yere nakil edilmek di. Yapmadı. Ben çok üzülmeme rağmen bulunduğum yerde sınavlara hazırlandım ve maalesef Hukuk Fakültesi’ni  0.5 puanla kaçırdım.
Daha sonra öğretmen oldum. Müdür olarak atandım. Sonra bir baktım o kişi Milli Eğitime Müdür Yardımcısı olarak atanmış. Çok şaşırdım. Birgün görev icabı yanına gittiğimde bu anlattığım konuyu hatırlattım ve hakkımı helal etmiyorum dedim. Aradan yıllar geçti ve bu kişi vefat etti.
Bu gerçek bir olay ve şahısları yakından tanıyorum. Bu yüzden isim vermedim. Zaten vefat eden kişinin kendini savunma gibi bir durumu olamayacağını takdir edersiniz.
Konuyu özetleyecek olursak, bizden bir şey isteyen birinin isteğini yapabilecek durumda ve yetkide isek yapalım. O kişiler çok önemli bir şey sizin önemli olmayabilir. Siz yinede kişilerin önemli gördüğü şeyleri önemseyin ve yardımcı olun. İnsanların hayallerini yıkmayın ve öbür dünyada birde bu işler için hesap vermeye çalışmayın.

/////

ÇOCUKLARINA
SAPLANTI YAPANLAR

Bazı ailelerde özellikle anneler çocuklarına saplantı yapıyor. Bunun sebebi kendilerine tabi olmaları ve ayrılmalarını istememeleridir.
Saplantı akıl sağlığı problemlerinin habercisidir. Bu anneler, hem kendi üzerlerinde hemde çocukları üzerlerinde denetimi sağlamak için önlemler alırlar. Yaklaşımlı çok ölçülüdür.
Çocukları olan ilişkilerinde ihtiyatlı ve ölçülüdürler.
Çok mantıklı konuşurlar ve çocuklarını etkilerler. Ancak; çocuk dediklerini yapmazsa sert görünüşlü olabilirler ve bilgiçlik taslarlar. Duygusal hareket etmezler. Mantıklı hareket ederek çocukları etkilemek isterler.
Çocukları ile konuşurken onların taşkınlıklarına göz yumarlar ve kendileri asla taşkınlık yapmazlar. Duygularını saklamayı tercih ederler ve çevreye de egemenlik kurmak için gayret ederler. Çocuklar her şeyi yerli yerine koymalı ve onun dediklerini yapmalıdır. Bu anneler temizliğe düşkün olurlar. Tertip ve düzen on numaradır. Herşeyi dadik olarak yapmak isterler. Çocuklarından da bunu beklerler.
Çocuklarının doğruluğuna ve dürüstlüğüne önem verirler. Çok tutumlu olurlar ve hiçbir şeyi paylaşmak istemezler. Varları yokları çocuklarıdır ve kendilerini onlar için feda etmeye hazırdırlar. Onlardan aynı şeyleri beklerler.
İşte bu saplantılar aşırıya kaçmaya başladığında da ortaya sorunlar çıkıyor ve akıl sağlığı tehlikeye giriyor, Bu yüzden çocuklarımıza saplantılı bir şekilde yaklaşmak yerine bazı şeyleri oluruna bırakmak en iyi değil mi?