PERSPEKTİF

Peygamber efendimiz (SAV) min. Şu hadisini unutmayalım. “Komşusu aç yatarken, tok yatan bizden değildir” sözünü unutmayalım.   Son bir sene içerisinde ülkede çok şey değişti. Daha önce SMA hastası olan çocuklar için. Birileri yardım ediyordu. Son bir sene içerisinde bu çocuklara yardım kesildi. Çocukları için çare arayan aileler çoğaldı. Bu ailelerin feryadına yürek dayanacak gibi değil. Şahsım adına bu ailelerin feryadını gördükçe içim parçalanıyor. İmkânım dahilinde bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Devlet yabancı ülkelere yardım ediyor. Fakat bu çaresiz ailelere her nedense yardım etmiyor. Allah kimsenin başına vermesin. Bir ailenin çocuğu gözlerinin önünden kayıp gitmesi kadar dayanılmaz bir acı yaşanamaz. Birilerine 3-4 maaş vermek yerine. Bu çocuklara yardım yapılamaz mı? Bu ülke bu çocuklarını tedavi edemeyecek veya ettiremeyecek kadar aciz durumda mıdır? Asla değildir. Suriyeli mültecilere bakılıyor. Kendi canlarımız olan bu çocukların ilaçlarını getirttiremiyor ise burada bir yanlışlık var demektir. Bir kişiyi ölümden kurtarmak bütün insanlığı ölümden kurtarmakla eş değerdedir. Buda bir hadistir. Bu çocuklar bile bile ölüme terk edilemez. Tahmin ediyorum bu ilaç bir lüks araba fiyatından pahalı değildir. Bu SMA hastası çocuklar belki gelecekte bu ülkeye en faydalı olabilecekler içerisindedir. Bunu ancak Allah bilir.  Bu çocukları ölümden kurtarmak bir insanlık görevidir. Haddimi aşarak ülkeyi yönetenlere soruyorum. Sizin torunlarınızdan birisi böyle hasta olsa. Ne yaparsınız? Ben söyleyeyim! Bu teşhis konduğunda. Anında uçakla tedavisi nerede yapılıyorsa hemen gönderir misiniz?  Yoksa bu gariban aileler gibi çaresizliğin kurbanı olmayı kabullenir misiniz? Dayanışma ve yardımlaşma bir insanlık görevidir. Bu ailelerin durumu iyi olsa kimseye minnet etmez. Yoksulluğun, fakirliğin gözü kör olsun. İnsanı çaresiz bırakıyor. Bir senedir insanlığımızı bile unuttuk. Yardımlaşma, dayanışma diye bir şey kalmadı. Buda şunu gösteriyor. Milletin mali durumu bozulmuş. Komşumuzun aç yatığından dahi haberimiz olmuyor. Mevkiler, makamlar, mekanlar gelip geçicidir. Baki olan insanlıktır. Her şeyi unutalım! Fakat hiçbir zaman insanlığımızı unutmayalım. Çocukları SMA hastası olan ailelerin feryadını duymazlıktan gelmeyin. Düşmez kalmaz bir Allah’tır. Kimin ne olacağı hiçbir zaman belli değildir. Yatağa sağlam yatıp da sabah sakat kalmayacağımızın garantisi yoktur. Onun için. Derdi veren Allah dermanını da vermiştir. Derman sana gelmez dermanı sen arayacaksın. SMA hastalığı da böyle bir hastalık. Dermanı var. Fakat dermana ulaşılamıyor. Neden? Maddi durumda dolayı. Bu maddi durumu sağlayacak olan devlettir. Ya dermanı getirecek! Ya dermana gönderecek. Bunun başka bir yolu yoktur. Saldım çayıra Mevla’m kayıra olmaz. Saygılarımla.
Türküm, doğruyum, çalışkanım, ilkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiği hedefe, durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. 
Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenler e! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!