Ali Ahmet Pehlivan (Çapraz) /Zeytinburnulu Ali Ahmet Çapraz
Erdek İlçesinde 1884te dünyaya geldi. Babası Erdekli Ahmet Efendi, annesi Amasyalıdır.
Küçük yaşta babası ölünce İstanbul’daki Tophane Askeri Okuluna yatılı öğrenci olarak verildi. Daha Sonra Zeytinburnu Askeri Fabrikasında çalıştığı zamanlarda güreşle tanıştığı için Zeytinburnulu Ahmet” diye anıldı.
İlk güreş ustası meşhur Çolak Mürteza Pehlivan’dır. (1867-1947) Mürteza Pehlivan 50 okka yan, 65 kg, Ali Ahmet ise 75-77 kg olduğu için onun iyi bir pehlivan olabileceğini düşünerek onu çalıştırmaya karar verdi. Ali Ahmet bu sırada Tophanede öğrenciydi.
Bunun için önce iyi bir kısbet sahibi olması gerekiyordu. Bu konuda iyi bir ün yapmış olan Nazif Hoca’ya diktirmeye karar verdiler. Çok ihtiyar olan Nazif Hoca bu işi bırakmasına rağmen Mürteza Pehlivan’ın hatırı ve Ali Ahmet’in yetenekli bir genç olduğuna kanaat getirerek kısbeti dikti.
27 Nisan 1903te yapılan Çatalca Panayırında Babanakkaşlı Eyüp (Ünlü) Pehlivan ve aynı köyden Nuri Pehlivan’ını yenerek 1. Oldu.
27-29 Nisan 1904 te yapılan Hayrabolu Panayırında Başpehlivanlıkta ilk rakibi Kaşıkçılı Halil Pehlivanı yendi Diğer iki rakip Çorlulu Kara Mustafa ile Pomak Hüseyin yenişemediklerinden 1. Oldu.
-
- Kasım 1905te Gemlik Umurbey’de Koç Mehmet ile başa çıktılar ama yenişemediler.
1905te Hayrabolu Panayırında yine Başpehlivan olduktan sonra 4-6 Mayıs 1906da yapılan Kırkpınar Güreşlerine katıldı.
1. Gün Yanbolulu Ahmet Pehlivan ve Rumelili Ferhat’ı yendi.
2. Gün rakibi olan Yanbolulu Ahmet’i bir daha yendi.
3. gün yapılan güreşler sırasında Başpehlivanlık güreşinde rakibi olan Ferhat Pehlivanı paça kasnak oyunu ile yenerek Başpehlivan oldu.
Daha sonra diğer yerlerde yapılan güreşlerde de Başpehlivan oldu ve Kara Ahmet gibi ünlendi.
Bu şekilde ünlenen Ali Ahmet Pehlivan Selanik’te Başçınar Bahçesini işleten Yahudi Mişon tarafından Selanik’e çağrıldı. Burada yapılan güreşlerde Tekirdağlı Sarı Hafız’ı 1 saatte yenerek Başpehlivan oldu. Sebeplili Hüseyin burada başaltında 1. Oldu.
Bundan sonra Bulgaristan sınırındaki Doğu Rumeli’deki Nevrokobi’de Maarif yararına düzenlenen güreşlerde Kırcemalli Hüseyin Pehlivanı yenerek Başpehlivan oldu.
6-8 Ağustos 1908 de yapılan Kırkpınar Güreşleri’nde Başpehlivanlıkta güreşti, rakibi Şumnulu Mahmut Pehlivan ile yenişemediler ve 2. Gün karşılaştılar.
Ali Ahmet Yıldız Güreşlerinin yapıldığı sırada sıtmadan ve mide ülserinden rahatsızlandı. Bir süre daha güreşmeye devam ettiyse de bu hastalık sebebiyle güreşi bırakmak zorunda kaldı.
1. Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) askerlik görevini İstanbul’da yaparken Çömlekköylü Kara Emin ile birlikte Yakup Şevki’nin hapishanede tabancalarını zorla aldılar.
Ali Ahmet, İstanbul, Selanik, Bursa ve Balıkesir’de birçok güreşler yapmıştır.
Devrinin başpehlivanlarının hemen hepsiyle güreşmiş ve genellikle galip gelmiştir. Yalnız Kızılcıklı Mahmut ve Madaralı Ahmet güreştiği bilinmemektedir. O bir gazeteciye:
-“Nen Nakkaşlı Eyüp Pehlivanı yenmekten usandım, o yenilmekten usanmadı” demesine karşılık Eyüp Pehlivan bir görüşmemde, 1946) bana konuyu açarak onun galibiyetlerine itiraz etmemiş ancak:
-“Ahmet o kadar pehlivandı da ben 55 yaşına kadar güreştiğim halde o niçin genç yaşta güreşi bırakıp aramızdan ayrıldı. Tabii kendisini koruyacak kişiler hayatta kalmamıştı” demişti.
Ali Ahmet, Kırkpınar’da ve diğer güreşlerde kazandığı başarılarla azmin, zekânın, bilginin, idmanın ve çevikliğin kaba kuvvetten önce geldiğini ispat etmiş eşi az bir pehlivandır. O “Ustaların ustası” payesine layık bir pehlivandır.
Güreşi bıraktıktan sonra bir süre kahvecilik yaptı. Daha sonra memleketi Bandırma’ya (Erdek) giderek baba ocağında son günlerini geçirmek istedi. Babasından kalma eve başkaları sahip çıkmıştı. Geri alamayınca evi yaktı. Bundan dolayı hapse girdi. Hapisten çıktıktan sonra Bandırma’da 1955 te öldü. Mezarının bulunduğu kabristanlık sonradan kaldırıldığı için kemiklerinin nereye taşındığı bilinmemektedir.
Yurtdışı Güreşleri
Bulgaristan, Romanya’da güreşler yapmıştır. [1]
[1]Atıf Kahraman Cumhuriyete Kadar Türk Güreşi c 2 sf 182-186 Kültür Bakanlığı Yayınları Ankara 1989

Yorum yapın