PERSPEKTİF

Tok olan dünyada aç yok zannedermiş. Aç olanda dünyada ekmek yok zannedermiş.  İki türlü açlık vardır. Birisi karnı aç olan. İkincisi de aç gözlülük denen açlık vardır. Tok hiçbir zaman açın halinden anlamaz. AKP genel başkanı ülkede açlık varmış. Onları da siz doyuruverin diye muhalefet ile dalga geçiyor. Bu açlığı hafife almaktır.  Bunun nedeni çevresinde açlığın ne demek olduğunu bilmeyenler ile çevrili olduğundandır. Açlık hafife alınacak bir mesele değildir. Af edersiniz! Aç köpek fırın deler söylemi boşuna söylenmiş bir laf değildir. AKP’nin amblemi olan ampul nereye bakıyor? Yukarı bakmıyor mu? Bu ampul ışığı nereye verir?  Yukarı doğru ve etrafına verir. Böyle bir ampul ışığı aşağıya verir mi? Işığı aşağıya doğru vermeyeceğine göre! Aşağıdakilerin durumunu fark etmeleri mümkün değildir. Karnı aç olan bulduğunla yetinmek durumundadır. Fakat birde aç gözlüler vardır. Doymak bilmezler doymak bilmedikleri içinde bunlara Allah gözünüzü doyursun derler. Karnı aç olanlar asgari ücretle geçinmeye çalışırlar. Bir somun ekmek bulduklarında şükür ederler. Fakat aç gözlüler ise hep bana rap bana derler. Her gün kimin nerelerden maaş aldığını görüyoruz. 3-4 yerden maaş almayı bir marifet zannederler. Bunun adına aç gözlülük denir. Amma bunun ne biçim bir sorumluluk olduğunu düşünmezler. Bu karnı aç olanlar var ya? Karınları açlıktan her guruldadığın da. Aç gözlülerden bir hak almaya sahibi olurlar.  AKP genel başkanı açlık var diyorlar diyor. Bu açlık olayını Tayyip Erdoğan’a çevresindekilerden bir kişini söylemiş olacağını veya söylediğini tahmin etmiyorum. Çünkü oradakilerin hepsi tuzu kuru olanlar. Bunların hiç birisinin halk arasına çıkıp da dolaştıkları yoktur. Sarayda durum nasıl görünüyorsa dışarının da öyle olduğunu zannediyorlardır. Ve sarayın çevresin de olanların karınları tok olduğu için açın halinden anlamazlar. Şayet asgari ücretle çalışmış olsalar. İşte o zaman açlığın ne demek olduğunu anlarlar. Sarayın çevresini aç gözlüler kaplamış. Çünkü emekli maaşları var. Birde sarayda görev yaptıkları için dolgun maaş alıyorlar. Buda yetmiyor başka kurumlardan maaş alıyorlar. Birisi şöyle bir itirafta bulundu. Ben aldığım parayı fakirlere dağıtıyorum demişti. Merak ediyorum? Hangi fakirlere veriyor? Bu ülkede asgari ücretin altında binlerce maaş alanlar var. Onlardan birisine yardım ediyor mu acaba? AKP genel başkanı açlar varsa onları da siz doyuruverin diyor. Pekiyi doyurmayı yapmak isteyen belediyelere yardım etmelerine yardımcı olmak için. Vatandaşların belediye hesabına yatırdıkları paralara neden el kondu? Hesapları donduruldu? Bu paralar geçim sıkıntısı çeken ailelere verilmesi neden önlendi? Açlık hafife alınacak bir mesele değildir. Olay bir kişinin aç kalma olayı değil. Çoluk çocuk bir ailenin aç kalma meselesidir. Saraydan her şey güzel görünüyor olabilir. Halk arsında dolaşarak açlıkla boğuşanlar gözlenerek öğrenilir.  Muhalefete o açları da siz doyuruverin demek devlete yakışmaz. Millet vergiyi ne için veriyor. Devlet sorunlarını gidersin diye veriliyor. Aç gözlülere 3-4 maaş verin diye verilmiyor. Bir daha söylüyorum açlık hafife alınacak bir olay değildir.  Aç köpek fırın deler sözü yabana atılacak bir söz değildir. Saygılarımla.

Türküm, doğruyum, çalışkanım, ilkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere!  Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENLERE!