Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

VATANDAŞIN FERYADI

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Vatandaş feryat ediyor.

Vatandaşın feryadını duyun lütfen.

Genç bir bayan çocuğunu bir AVM’de bırakıp gidiyor.

Bir de pusula bırakıyor: “Kendime bakamıyorum! Çocuğuma bakacak gücüm yok. Çocuğum pişman olmasın.”

Çocuğunun ismini ve kendi ismini de yazmış. Bir annenin en son yapabileceği şey budur. Bir anne iki çocuğunu öldürdükten sonra intihar etmişti. “Ben sersebil yaşıyorum. Çocuklarımın da benim gibi yaşamasını istemiyorum” diye not bulunmuştu.

Bu annelerin feryadını duyan olmamış!

Borcunu ödeyemediği için intihar edenler oldu. Onurlu bir insanın hırsızlık yapması en son çaredir. Fakat hırsızlık olayları her geçen gün artıyor. Soygunlar ona keza tırmanıyor. Alacak verecek yüzünden cinayetler işleniyor. Çarşıda pazarda isyan var. Bunların derdine derman olacak hiçbir girişim yapılmıyor. 3 kilo patatesi 5 liraya alıyorduk. Şimdi kilosu 5 lira. Keza kuru soğanın kilosu 5 liradan aşağı düşmüyor.

Pazarlarda herkesin söylediği tek bir söz var, “Bu ne böyle? Her şeyin fiyatı uçmuş” diyorlar. Satıcı da memnun değil, alıcı da memnun değil. Eskiden alıcılar parayı verirdi, “hayırlı işler” derdi. Şimdi yüzünden düşen bin parça, arkasına biler bakmadan çekip gidiyor.

Duymadığımız çok şey varmış da bizim haberimiz yokmuş. Biz TRT payının yalnız elektrik faturalarından alındığını zannediyorduk. Meğer çok şeyde TRT payı varmış. Bu TRT kendi imkânları ile yayınını sürdüremiyorsa burada bir aksaklık var demektir. Diğer bir sürü kanal nasıl ayakta duruyorsa, TRT de ayakta durabilir. Yalnız elektrik faturalarından aldıklarından başka daha birçok şeylere de TRT payı ödeniyormuş. Dünya’da Türkiye’den başka bu kadar dolaylı vergi ödeyen bir ülke yoktur! Alın size dolaylı yollardan alınan birkaç örnek. Cep telefonu alırken TRT payı ödediğinizi biliyor muydunuz? Araba alırken TRT payı ödediğinizi biliyor muydunuz? Ben TRT payının yalnız elektrik faturalarından alındığını biliyordum.

Şimdi gelelim bir vatandaşın feryadına “40 lira sayaç okuma bedeli mi olur?” diye soruyor. Anladığım kadarı ile elektrik dağıtım şirketleri çalıştırdığı elemanlarının üzerinden de para kazanıyor. Ve bu dağıtım şirketler ayrı oldukları için herkes kendi kafasına göre sayaç okuma bedeli alıyor. Bu vatandaş “40 lira sayaç ödeme bedeli mi olur mu?” diyor! Bir başkası “sayaç okuma bedeli 26 lira olur mu?” diyordu. Elektriğe yapılan zammın %10’nu geri aldılar, fakat başka birimleri artırdılar. Bu sayaç okuma bedeli ile şirketler çalıştırdığı işçi üzerinden de para kazanıyorlar demektir. Bir saat okuma 26 lira veya isyan eden vatandaşın dediği gibi 40 lira olursa, bu toplanan paralar çok yüksek bir meblağ oluşturur.

Vatandaş zamlardan yakınıyor. Fakat AKP genel başkanı “vatandaşı enflasyona ezdirmedik” diyor. Her sene emekliye memura yapına zamlar enflasyonun altında kalmıştır. Enflasyon rakamları ile oynanarak enflasyon farkı az ödenmiştir. Bu senede ayni şey olmuştur. Enflasyondan o kadar şikâyet eden var ki? Anlatılacak gibi değil. Bilhassa emekliler daha çok şikâyetçiler. Mutfaklarda yangın var. Çarşı-Pazar el yakıyor. Resmi açıklanan rakamlar ile piyasa enflasyonu arasında çok fark var. Vatandaşın temel kullanım maddelerine yapılan zamların çok fazla olduğundan şikâyet ediyorlar. Elektrik ve doğalgaz faturalarının çok yüksek olduğu herkes tarafından dile getiriliyor.

Dün AVM’ne gittim. Hiç kimse poşet parası ödemiyor. Evlerinden pazar çantası getirmişler. Poşete para ödemeye kimsenin niyeti yok. Maliyeti 5 kuruşu geçmeyen poşet 25 kuruşa satılıyor. Haydi, bu poşeti koyun bakalım enflasyon sepetine, 5 kuruş poşet, 5 kuruş satıcıya, 15 kuruş devlete, yazıklar olsun. Poşetten gelecek paraya kadar düştü isek ağlanacak halimiz var demektir. Zaten yapılan zammı vergilerle geri aldılar.

Vatandaşın en çok şikâyet ettiği gıda maddelerindeki artıştır. Temel kullanım maddeleri ve gıda maddeleridir. Araba ve beyaz eşyadaki vergi indirimleri konuşuluyor. Bu da fayda etmedi. Esas indirim yapılacak maddeler temel ihtiyaç maddeleridir. Enflasyonu düşürmek için de Üreticinin girdilerindeki fiyatları düşürmektir. Elektrik faturalarından bazı ödemelerin kaldırılmasıdır. TRT payı, saat okuma bedeli, kaçak elektrik bedellerinin kaldırılmasıdır. Dağıtım bedeli sabitlenmelidir.  ÖTV vergisi 1999 Marmara depreminden sonra bu afetten zarar görenlere yardım yapmak için konan geçici vergidir. Bu vergi depremzedelere yardım için konmuştur. Buradan toplanan vergiler başka yerde kullanılamaz. Bu geçici vergiyi AKP kalıcı hale getirmiştir. İktidar bu vergiye cankurtaran simidi gibi sarılıyor. Sık, sık bu vergiye zam yapıyorlar. Her gün bir vergi zammı veya başka bir şeye zam yapılıyor. 31 Mart’a kadar bazı şeyler ertelendi. Amma 31 Mart’tan sonra neler olacağını şimdiden kestirmek çok zor. Saygılarımla.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

 

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete