Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

TABİAT VE KIŞ

Aslan Torun

Aslan Torun

Kışın ortasında yaşamın bir mola yerindeyim. Pandemi kısıtlaması olduğu için yine ev hapsindeyiz.Zaman zaman çok güzel lapa alpa kar yağıyor.Çoktandır çok büyük bir arzu ve sabırsızlıkla beklediğimiz kış nihayet gelebildi.Yani mevsim asıl olması gereken yere gelmiş oldu.Daha on beş gün önce yaşadığımız Mayıs sıcaklığı herkesi şaşkınlığa sevk etmişti.Küresel ısınma ve iklim değişikliği derken dünyanın çivisi çıktı.Ne kış kışlığını yapıyor ne yaz yazlığını yapıyor,iklimler ve havalar bile şaşırdı.Bir bakıyorsunuz dünyanın bir tarafında kuraklık her tarafı yakıp kavururken, başka bir tarafında yağmur, fırtına, hortum ortalığı yerle bir ediyor.Ülkemizde bütün bunlardan nasibini alıyor.Bilhassa şehirler iklim değişikliğinden daha çok etkileniyor..Hatta iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın korona virüsünden daha tehlikeli olduğunu söyleyen uzmanlar bile var.Hızlı betonlaşmanın değişen mevsim şartlarından dolayı bazen güzel güzel kar yağarken çoğu kez de puslu ve kirli havanın ve kararan bulutların etkisiyle kurşuni bir ağırlık çöküyor şehirlerin üstüne.Ormanları yeşilliği, ovayı dağı bayırı yeşilin her tonunu yaktık, yıktık, kendi kendimize dünyayı yok ettik.Dağı taşı ovayı tepeyi dereyi her yeri beton yığını yaptık.Her tarafa tepelere ovalara güzel tabiat dokusunun üstüne her yıl artarak dikilen betonarme binalar adeta bir hançer gibi saplanıyor.Tabiat birçok yerinden bıçaklanmış gibi hem ince ince kanıyor,hem de derin derin inliyor, sanki acı çekiyor.Bütün bu yapılanmanın sebebi insanların tabiatın içinde ya da yakınında bir yer tutma arzu ve tutkusu.Zamanla dağın tepenin eteğine denizin gölün kıyısına yeşil alanlara sessiz huzurlu ya da güzel olan her yere habis ur gibi etrafını kemiren yapılar boca etmek gibi kötü alışkanlıklar edindik.Güzellikleri yaşamak,zevkine keyfine varmaktan çok güzellilerken pay almak,hiç kimseden geri kalmamak gibi korkunç bir ihtirasın içindeyiz.Nerede yeşillik varsa yaktık yıktık başına vurduk dünyayı kendi ellerimizle bitirdik.Modernleşmek ve tabiata hükmetmek gibi başta masum gibi görünen bu korkunç katliamın insanı, insanlığı getirdiği son nokta burasıdır.
İnsanoğlu tabiatın bir parçasıdır, onun sahibi değildir. Bizler modernlik dolmuşuna binerek tabiatı ele geçirmeye ona hükmetmeye, onu kafamıza ve keyfimize göre kesip biçmeye, betonlaşmasına cüret ederek tamiri mümkün olmayan çok büyük hatalar yaptık. Bindiğimiz dalı kendi elimizle kestik dal büyük bir çatırtıyla kırıldı, kırılıyor ve biz de düşüyor, düşmeye devam ediyoruz. Bunun en güzel örneği ülkemizin en çok yağmur alan bölgesi Doğu Karadenizin en yüksek yeri olan Gürcistan sınırında ki köyümde bile ormanların yok edilme noktasına geldiği için ve katlettiğimiz doğal tabiat güzelliğinin yok edilmesi sebebiyle bizim çocukluğumuzda 3-4 metre kar yağdığı halde son yıllarda yağmurların azaldığı ve kar yağışının hemen hemen bitme noktasına geldiğini üzülerek izlemekteyiz. Durum her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.
Bu gün geldiğimiz nokta ne kadar acı ve kötü. Adını koyalım veya koymayalım gerçek bu. Hepimiz eski güzellikleri ve eski tabiatı, yine tabiatımız gereği deliler gibi özlüyoruz. Ama tabiatla ilgili algımız o kadar bozuldu, o kadar tahribata uğradı ki tabiat özlemiyle yaptığımız şeylerle tabii olan her şeye ciddi zararlar verdik, tabiatı adeta yok ettik. Tabiatın bu içler acısı hali insanın kendi iç aleminde geldiği yerin dramatik bir fotoğrafı gibi önümüzde durmaktadır.
Ne yazık ki bunca yaşadığımız fırtına ve felaketlerden hala ders almamış gibi fırsat bulursak körfezi, denizlerimizi, Kaz dağlarını, Balıkesir ovasını, Bursa ovasını ülkemizin daha nice güzelliklerini, Uzungölü, Ayder yaylasını göğe komşu toprakların tabiat harikası Artvinimizde ki Cerettepeyi ve yine Gürcistan sınırında ki Papart ve Akdamla köyü ormanlarını yok etmekten geri durmuyoruz.
Ne diyelim kendimiz ediyor kendimiz buluyoruz.Bilmem ki ne zaman akıllanırız?Sağlık ve esenlik dileklerimle.

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
TABİAT VE KIŞ - 27 Şubat 2021
HAYATTAN NE ÖĞRENDİM? - 13 Şubat 2021
YİNE ERMENİ MESELESİ - 1 Şubat 2021
MESUT ÖZİL VATANINDA - 30 Ocak 2021
YENİ YILA GİRERKEN - 5 Ocak 2021
ZAMAN VE DEĞERİ - 1 Ocak 2021
DAHA - 19 Aralık 2020
YİNE PANDEMİ - 12 Aralık 2020
İNSAN HAKLARI GÜNÜ - 10 Aralık 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete