Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

SESSİZLİK…

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Riyad Yönetiminden “Ambago Yok” uyarısına rağmen Suudi Arabistan‘da barkod numarası 869 ile başlayan Türk Malı hiçbir ürünün satın alınmaması ile ilgili çağrıların yapıldığı, marketlerde Türkiye’den ithal edilen ürünlerin üzerine “Türk mallarına dokunmayın” yazılı kâğıtların iliştirildiği iddia ediliyor.

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” derler ya hani?

Türkiye’den gönderilen tekstil ve kimya ürünlerinin Kızıldeniz kenarındaki Cidde ve Duba limanlarında bekletildiği, Türk Malı ürünlerin katma değer vergisinin yüzde 5’ten 15’e çıkarıldığı, tıpkı tekstil ve kimya ürünleri gibi yaş meyve ve sebzelerin de gümrüklerde bekletildiği iddiaları olayın ciddiyetini ortaya koyuyor.

İran ve Irak‘ta bir sorun olmamasına karşın, korona virüsü bahane eden Suudi Arabistan‘ın Türk uyruklu kişi ve firmaların kara ulaşımını engellemesi, deniz ulaşımını da engellemeyi düşünmesi ayrı bir sorun. Yani öyle “Aman canım sende” denilecek bir durumla karşı karşıya değiliz. Maalesef 3.3 milyar dolar ihracat yaptığımız Suudi Arabistan pazarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız.  Üstelik bu sorun çözülmediği takdirde ambargonun Suudi Arabistan ile ittifak halinde olan Bahreyn, Umman ve Dubai’ye sıçraması da mümkün.

***

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında son yıllarda yaşanan diplomatik gerilim herkesin malûmu.  Fakat her şeye rağmen yaşanan bu sürecin iki ülkeye bir kazanım sağlamayacağı da çok açık. Fakat Suudi Arabistan, tıpkı Doğu Akdeniz’deki petrol arama çalışmalarında Türkiye‘nin karşısında yer alarak Yunanistan‘la aynı karede poz verdiği gibi bir halet-i ruhiye içinde. Bakınız daha birkaç gün önce 1981 yılında Ahmed Al-Said tarafından kurulan, Suudi Arabistan‘daki 349 şubesiyle en büyük fast-food zinciri olan Herfy, “artık Türk burgeri yerine Yunan burgeri satacağız” duyurusu yaptı.

Şaşırmamak elde değil.

Çünkü bünyesinde Herfy‘nin de yer aldığı Savola Group,  şu an ülkemizde Yudum ve Sırma markalarıyla ayçiçeği, mısır, omega 3 ve kızartma yağlarının yanı sıra, Egemden, Brillo, Cielo ve Afia markalarıyla organik zeytinyağı üreticisi olan önemli bir şirket. Hatta İstanbul Sanayi Odası (İSO) 500 verilerine göre, Türkiye‘nin en büyük 161. sanayi kuruluşu. 2019 Yılında gerçekleştirdiği 142,7 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatının 10’da birini Suudi Arabistan‘a yaptı. Ayvalık‘taki fabrikasında üretip ihraç ettiği ürünlerle Türkiye‘nin en çok zeytinyağı ihracatı yapan şirketi. Neredeyse 45 yıldır ham madde alımlarıyla Türk üreticisini, istihdamı ve ihracatıyla Türkiye ekonomisini destekliyor. Fakat  Yudum ve Sırma gibi bünyesinde yer alan Herfy‘nin, “artık Türk burgeri yerine Yunan burgeri satacağız” açıklaması elbette ki onlar için de büyük sıkıntı yaratıyor. Üstelik Suudi Arabistan‘a ihraç ettiği ürünler de ambargo ile karşı karşıya.

***

Bebek ve Sarıyer‘de gayrimenkul alma girişiminde bulunan Suudi Arabistanlı müşterilerin tüm işlemleri durdurdukları söylentisi bile durumun vahametini ortaya koyuyor. Emlâk piyasasının gözdeleri olan Suudi yatırımcıların sadece İstanbul‘da değil, Bodrum ve Akdeniz’deki gayrimenkul alım girişimlerine de son vermeleriyle emlâk satışları stop etti. İşin diğer yönü de şu. Daha önce Türkiye’den gayrimenkul satın alan Suudi yatırımcılar, artan baskılara boyun eğip daha önce satın aldıkları gayrimenkulleri hızlı bir satış sürecine sokmuş durumdalar. Üstelik 5 milyon dolara satın aldıkları gayrimenkulleri 2 milyon dolara satmayı göze alarak.

Yani ambargo tüm yönleriyle ciddî bir şekilde planlanarak uygulamaya sokulumuş durumda.

***

Peki, World Trade Organization, (Dünya Ticaret Örgütü) bu duruma hangi gözle bakar? WTO, acaba iki ülke arasında var olan “Ticarî Anlaşmaların” yüzü suyu hürmetine çözüm sağlama gayretiyle elini taşın altına sokar mı? Ne yazık ki hiç kimse ne şimdi ne de gelecekte böyle bir ihtimalin gerçekleşmesini beklemiyor.

Hoş, WTO da artık artık işlevini kaybederek her alanda eleştirilen bir yapı haline dönmüş vaziyette. 1999 yılındaki Seattle Konferansı’nda 50 bin aktivist trafından protesto edilen, 2001’de Doha‘da yapılan yoğun eleştirilerden sonra ilaçların faydalarının ticari çıkarlardan önemli olduğunu kabul eden, yoksul ülkelerin ilaç ihtiyaçlarını mecburiyetten de olsa karşılamayı üstlenen, 2003’te başarısız bulunan WTO modelini yaymak için yaptıkları propogandalar karşısında gelişmekte olan ülkelerin tepkileriyle karşılaşan, Gelişmiş Çiftçiler Birliği’nin Kore federasyonunun başkanı Lee Hyung Kae‘nin  protesto amacıyla intihar etmesine sebep olan, yerel pazarları ithalata boğup 40 bin Hintli çiftçiyi borçlarından dolayı intihara sürükleyen,

Kısacası sürekli eleştirilen ve fazla önemsenmeyen bir yapı.

Kendisine bir faydası yok ki, başkasına olsun.

***

Uzun lafın  kısası hem Hatay hem Akdeniz Bölgesindeki yaş sebze ve meyve ihracatçıları, sandıkçılar, ambalajcılar, nakliyeciler ve daha pek çok sektör bu sıkıntılı süreçten negtif etkilenecektir. Bu nedenle acilen “Diplomasi” denilen o akılcı yönteme başvurarak bu olumsuzlukların giderilmesi için adım atılmalıdır.

Aksi takdirde bugün Yunan burgeri, yarın İsrail inşaat şirketleri Suudi pazarına girmekte hiç zorlanmayacaktır.

***

Efraim Halevy der ki; “Diplomasi mümkün kılma sanatıdır.”

Herşey mümkündür de, bu sessizlikte nasıl olacak bu iş?

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
KADINA ŞİDDET! - 27 Kasım 2020
DEMOKRASİYE GEEEEEL… - 26 Kasım 2020
İSTATİSTİK - 25 Kasım 2020
MESLEK HASTALIĞI - 23 Kasım 2020
AGANİGİ-NAGANİGİ - 19 Kasım 2020
BUMERANG - 18 Kasım 2020
HOROZ ŞEKERİ - 17 Kasım 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ