Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

REŞİT GALİP

Hüseyin Gündoğdu

Hüseyin Gündoğdu

Rodos doğumlu olup, 17 yaşındayken, İtalyanlar Trablus Savaşı sırasında Rodos’u işgal ederler. Bu acı ile İzmir’e gelir, Ticaret Lisesi olarak eğitim veren Fransız Kolejinden mezun olur. İstanbul’da Tıbbiye’ye kayıt olur. Balkan Harbine katılır ve yaralanır. Kafkas Cephesine katılır. 1917 yılında Tıbbiye’yi bitirir. Milli Mücadeleye katılır. Aydın ve Denizli de çarpışır. Sahra Hastanelerinde hekim olarak görev yapar. 

1923 yılında, Mustafa Kemal Atatürk’le Mersin’de tanışır. Halkevlerinin kuruluşunda aktif rol alan ve 1925 yılında Aydın Milletvekili olmuş. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin yönetiminde yer almıştır. ‘’Yıllarca okullarımızda okutulan andımızın yazarıdır. ‘’ 

1932 yılında gerçekleri savunan, zoru görünce eğilip bükülmeyen bu mangal yürekli devrimciyi, yeri geldiğinde Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine bile kafa tutabilen, gerektiğinde sonuna kadar eleştirebilen bu kişiyi, Milli Eğitim Bakanlığına atayabiliyor. 

Mustafa Kemal Atatürk’le 1923 yılında Mersin’de tanıştığında, Türk Ocağı’nın açık hava toplantısında konuşmacılardan biri olan 25 yaşındaki Reşit Galip: 

Kürsüye çıkar ve parmağı ile Mustafa Kemal Atatürk’ü işaret ederek ‘’sen’’ der. 

‘’ Sen Gazi Paşa, sen bu milletin yalnızca kurtarıcısı, yalnızca kahramanı değilsin, sen bunlardan çok daha büyüksün, çünkü sen bu milletin ferdisin, senin asil büyüklüğün, bütün o büyüklere rağmen ‘milletin ferdiyim’ diye övünmendedir. 

Bu millet geçmişinde de hakikaten kahramanlar görmüştür, mağlubiyetleri galibiyetlere çevirdiler, milli hudutları zafer içinde genişlettiler, dâhiler çıktı, bozulan devlet işleyişini düzelttiler, fakat onların, o sultanların o vezirlerin hepsi, o kadar mağrur oldular ki, artık kendileri bu milletin bir bireyi saymayı, kendileri için alçalma, hakaret saydılar. 

Milletin kemikleriyle kurulmuş, kanları ile sıvanmış saraylarda, malikanelerde yaşamayı tercih ettiler. Bu kanlı kemik yığınları üzerinden milletlerine hakaretle baktılar. Milleti hayvan sürüsü, kendilerini de bu sürüye güdecek, gökten inmiş vücutlar sandılar. Yani artık bu milletin bir ferdi olmak istemediler. 

Halbuki sen… Evrensel şanların şereflerinle beraber yine içimizdensin. Yine ‘ben bu milletin ferdiyim’ diyorsun. Dertleşmek için yine gelip bizi buluyorsun. İşte bu nedenle büyüksün, işte bu nedenle her büyükten daha büyük oluyorsun. Bu milletin ferdi olmakla iftihar eden sen Gazi Mustafa Kemal Paşa bin yaşa’’ dedi. 

Bu yazı 13.03.2021 tarihinde Üstad Yılmaz Özdil’in yazısından alıntıdır. 

Danıştay tarafından ANDIMIZ’ı kaldıran kararını kabul etmiyorum. 

 ANDIMIZIN 1997 HALİ:

Türk’üm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türk’üm diyene!

 

Başta Andımızın yazarı Reşit Galip olmak üzere Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygı ile yad ediyorum. 

Bizlere düşen görev, Atatürk ve arkadaşlarının emaneti olan başta Cumhuriyet olmak üzere tüm eserlerine sahip çıkmak, yaşatmak ve yüceltmektir. 

Hepinize sağlık ve mutluluk diliyorum. 

Dip Not: Başta Balıkesir olmak üzere, korona vaka sayısında hızlı artış var. Bizlere düşen sorumluluk önerilen tedbirlere harfiyen uymaktır. Sağlığınız için, sağlıklı kalmanız için lütfen dikkat… 

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Sadettin dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş Sayın Hüseyin hocam
    Ellerinize sağlık👏🏻👏🏻

  2. Ramiz kurnaz dedi ki:

    Elinize sağlık 👋👋👋

BİR YORUM YAZ
gazete