Saadet Partisi Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Balıkesir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Milletvekili Karaduman, il başkanlığında yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin gündeminin erken seçim olmadığını ülkenin asıl gündeminin yoksuzluk ve işsizlik olduğunu ifade etti. 

Geçtiğimiz gün Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, İl Başkanlığı’na ziyaretlerde bulundu. Yaptığı ziyarette açıklamalarda bulunan Milletvekili Karaduman Türkiye’nin her alanda ciddi bir krizde olduğunu söyledi. Türkiye’nin sadece ekonomide değil sağlık, eğitim, dış politikada ve ulaşımda da çok ciddi sıkıntılarının olduğunu vurgulayan Abdulkadir Karaduman şu şekilde konuştu: “Türkiye’de son dönemde erken seçim tartışmalarının yoğun bir şekilde siyasetin gündemini meşgul ettiği bir süre zarfı içerisinde Saddet Partisi hangi ittifakta yer alacaktır sorusunun cevabı; Saadet Partisi geçtiğimiz ay itibariyle başlatılan geçim ittifakında kendi pozisyonunu ve duruşunu konumlandırmaktadır. Bugün Saadet Partisi’nin durduğu yer bizzat geçim ittifakının merkezidir. Niçin bunu söylüyorum? Çünkü bugün Türkiye her alanda ciddi bir krizle karşı karşıyadır. Sadece ekonomide değil, eğitimde, dış politikada, sağlıkta, ulaşımda her alanda çok ciddi krizlerle ülkemiz karşı karşıya bırakılmıştır. Bugün ülkemizin gündemi açlıktır, ülkemizin gündemi yoksuzluktur, gençlerimizin gündemi işsizliktir. Sefalet ve intihar vakaları bugün ülkemizin geldiği noktayı görmek açısından asıl gündemidir. Dolayısıyla bugün açlığı, yoksuzluğu, işsizliği, sefalet ve yaşanan intiharları ortadan kaldırmayacak hiçbir gündemi Türkiye’ye fayda getirmeyeceği de açıkça ifade etmek isterim. Ülkemizin sorunlarının çözümüne matuf olmayan her gündemi insanımızın gündemiyle bağdaşmayan her gündemi suni bir gündem olarak değerlendiriyoruz. Ülkemiz açken hamaset üretenlerin, ülkemiz yoksullukla mücadele ederken popülizm yapanların ülkemizin sorunlarına çözüm üretemediği açık bir şekilde ortadadır. Dolayısıyla bugün sorun üretenlerin çözüm üretmesini beklemek de beyhude bir çabadan başka hiçbir şey değildir. Özellikle pandeminin de etkisiyle ekonomide yaşanan pandemi öncesi kriz, pandemi ile birlikte ekonomik bir buğrana dönüşmüştür. Her ne kadar bu pandemi, yaşanan bu krizde etkili olmuş olsa da ülkemiz 19 yıldır her alanda bir pandemi yaşamaktadır. 19 yıldır ülkemiz ekonomide bir pandemi dönemi, eğitimde bir pandemi dönemi ve her alanda dış politikada, ahlaki kalkınmada da ciddi bir pandemi dönemi yaşamaktadır. Bütün bu süreçlerin sebebi ülkeyi yöneten iktidarın yönetim kapasitesini ve yönetim becerisini açıkça söylüyorum ki kaybetmiş olmasıdır. Bugün ekonomide de yaşanan bu sorunlar sadece pandemi döneminin üretmiş olduğu sorunlar değil, 19 yıldır ülkenin faizci kapitalist anlayışla yönetilmiş olmasıdır. Üretime dönük olmayan, yatırıma dönük olmayan, tarıma, ihracata, gelir dağılımında adalete yönelik uygulanan ekonomi politikaları değil, 19 yıldır tüketime, betona, faize, ranta, ithalata, gelir dağılımında adaletsizliğe dayalı uygulanan ekonomi politikaları işte bugün yaşadığımız sefaletin, açlığın, işsizliğin ve her gün güne intihar haberleriyle uyanmamızın sebebidir. Bütün bunların neticesinde gelinen nokta itibariyle TÜİK’in açıklamalarına göre işsizlik yüzde 13 seviyelerine ulaşmış ve genç işsizlik ise yüzde 25 seviyelerine ulaşmıştır. Bu verilerin de doğruluğunu yansıtmadığını üzülerek ifade etmek istiyorum. Özellikle üniversite mezunu olan gençlerin kendilerine verilen diplomaların birer işsizlik sertifikası haline getirildiği bir ortamdan bahsediyoruz. Her gençten 1’i olarak ifade edilmiş olsa da gerçekte her 3 gençten 1’inin işsizliğe mahkum edildiği, iş bulamadığından dolayı da üniversite döneminde eğitime devam etmek için temin ettiği eğitim kredilerini de ödeyemediği için icraya düşmüş olan 300 bin tane gencin varlığı bugün ülkemiz için en ciddi problemlerden bir tanesidir. Bugün kendi ülkesinde bir gelecek göremediği için başka ülkelerin vatandaşı olma hayali kuran gençlerin varlığı ve böylesine bir tablo gençlerimiz için en büyük beka problemidir. Bütün bunların sebebi bahsettiğimiz gibi uygulanan yanlış politikalardır.”


“FAİZCİ VE RANTİCEYİ BU DÜZENE SON VERİLMELİ”
Ülkede pandemi de olsa, kriz de olsa her yıl değişmeyen faizci anlayışını gördüğünü dile getiren Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, yaptığı açıklamalarda yap işlet devret konusuna da değindi. Karaduman: “Özellikle son dönemde yap işlet devret modeliyle birlikte kamu özel iş birliği adı altında yürütülen yatırımlar aslında son dönemdeki ekonomi anlayışının neye tekamül ettiği açıkça ortaya koymaktadır. Elbette biz de ülkemize havalimanının yapılmasından, yolların yapılmasından, hastanelerin yapılmasından memnun oluruz, bunlar bizi rahatsız etmez. Ama bütün bunlar yapılırken devlete bile isteye zarar ettiriliyorsa, devletin kaynaklarını belirli yandaş müteahhitlere peşkeş çekmek için bu yatırımlar yapılıyorsa ve bunun faturası da halka kesiliyorsa o zaman bu soyguna karşı çıkmak bizim insanlık vazifemizdir. Bayburt’ta bir havalimanı 1 yıl için 2 milyon yolcu garantisi veriliyor ancak Bayburt’un nüfusu 80 binse bizim buna dur dememiz gerekiyor. Özellikle yanı başımızda Kütahya’da yapılan Zafer Havalimanı için 2019 yılında yüklenici firmaya 1 milyon 200 bin yolcu garantisi veriliyor. 1 milyon 200 bin bir yana dursun, sadece 62 bin kişi bu havalimanını kullanıyor ve bunun için 2019 yılında 6 milyon dolar devlet zarara uğratılıyor, yapılan anlaşmalar neticesinde toplam devlete 200 milyon dolara bu havalimanı zarar ettiriliyor. Havalimanının toplam değeri 50 milyon dolar dolayısıyla bu yapılan yatırımlar ülkemizin bu hale gelmesine sebep oluşturmaktadır. Özellikle her yıl istinasız kriz de olsa, pandemi de olsa, salgın da olsa değişmeyen faizci anlayışı da hep birlikte görüyoruz. Ülkede kriz olduğunda insanlarımız sefalete mahkum olur, onlara sabır terkin ederler. Ülkede hastalık olunca vatandaşa şükür terkin edenlerin aslında faize vermiş oldukları ödenekleri hiçbir yıl aksatmadan bile isteye her yıl arttırmalarını da büyük bir ibretle takip ediyoruz. İktidara gelinen 2003 yılında 58 milyar lira bütçeden faize para vermişti. 2021 yılında bu 180 milyar liraya çıktı. 2002 yılından gelinen 2021 yılına kadar 1 trilyon 232 milyar lira bu ülkenin kasasından alınıp faizcilere teslim edilmiştir. Faizci ve rantiyeci bu düzene son vermeden ülkede yaşanan bu yoksuzluğu ortadan kaldırmak mümkün değildir. Özellikle Türkiye’nin kasasından 1 günde 75 milyon lira faize aktarılıyor ve bu saat başı faize ödenen para 3 milyon dolar karşımıza çıkıyor. Bu ülkenin kasasından her bir saatte 3 milyon dolar paranın faize ve rantiyeye her yıl artarak düzenli bir şekilde arttığını görüyoruz. Özellikle son dönemde tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunların ve bu çerçevede de çok ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu da hep birlikte görüyoruz. Balıkesir’de buğday üretimi ciddi seviyelerdeydi. Özellikle 2001 yılında 1 ton buğday 22 tane çeyrek altın ederken, 2021 yılında 1 ton buğday 2 tane çeyrek altın ediyor. 20 tane çeyrek altın nereye gittiyse bu yoksuzluğun sebebi de budur. Ülkemizin asıl gündemi seçim değil geçim meselesi olduğunu vurgulamak isterim” dedi. 
İl Başkanlığı’nda yapılan konuşmalarının ardından il yönetimi ile birlikte esnaf ziyaretine çıkan Milletvekili Karaduman, vatandaş ve esnafların sorunlarını dinleyerek çözüm bulmaya çalıştı.