Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

ÖLÜM CEZASI (MI?)

Alp Kaan

Alp Kaan

Yine gündeme geldi.

İçimizin kaldıramadığı toplumsal şiddet olaylarının artması nedeniyle gösterilecek tepki veya alınacak tedbir sadece “idam cezası”nı gündeme tekrar taşımak mı olmalı?

Gündeme gelse de olmaz ki.

Çünkü…

Birincisi devlet “intikam” kastı güdemez.

İkincisi hukuk devletinde idam cezası olmaz.

Ne kadar isyan edersek edelim sonuçta idam da bir yargılama sonucu verileceğine göre yargılama hatalarının olması muhtemeldir.

Milyon idam yaparsınız, biri yanlıştır. Tüm sistem göçer.

Devlet altında kalır.

Keza, artık çağımızda idam; evrensel hukuk normları, insan hakları kriterleri kapsamında tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür.

Bazı ABD eyaletlerindeki örnekleri “örnek almak” tümüyle yanlıştır.

Hele hele Türkiye’nin idamı kaldırma sürecine bakın.

Türkiye Cumhuriyeti devleti, Apo gibi bir teröristi dahi idam etmedi.

Şimdi artarak patlayan toplumsal şiddet, kadın cinayetleri ile gündeme gelse de idamın karşılığı yine de idamı geri getirmeyi gündeme taşımak olmamalı.

İdam getirseniz de cinayetler bitecek mi?..

Ki, aslolan caydırıcılıksa eğer idam bile o manyaklar için kurtuluştur belki.

Onun yerine hiçbir affa tabi olmayan müebbet hapsi uygulayacaksınız, infaz kurallarından ayrı düzenleme yaparak “ömür boyu” tanımlamasını adam gibi, ömür boyu uygulayacaksınız.

İşte o ceza, aslında cezalandırıcı olur.

Suç işliyorsan, başkasının hayatına böyle kastediyorsan sen de ömrünün kalanını dört duvar arasında geçireceksin o kadar.

Kaçarın yok.

Gün yüzü görmesin diye söylenir ya; gün yüzü göstermeyeceksin.
Ama şimdi idamı geri getirmeyi konuşmak…

Bile tehlike.

İdamın geri gelmesi Türkiye’yi nereye götürür?

Hangi tercihi kabul anlamına gelir?..

Hangi dünyaya sokar?

Avrupa Birliği yolu zaten sıkıntılıyken ve Avrupa bize hep uzakken, idamı getirelim ne olursa olsun diyebilir miyiz?

Böyle bir anlayış, Avrupa Birliği’ni de bir kenara koyun, çağdaş ve ideal gelecek hedeflerinden tümüyle vazgeçmek demektir.

Siyasilerin, toplumdaki tepkiyi hukuk normları çerçevesinde değil de, hepimizin içinde bulunduğu ruh halindeki isyanımızı ön plana alarak kamuoyunu tatminsel söylemleri; bir bakıma hukuk ile gerilik, çağdaşlık ile üçüncü dünya ülkesi olma arasındaki sırat köprüsünden geçmek gibi bir ikilemdir.

Türkiye, ne olursa olsun yüzünü evrensel çağdaşlığa dönmüş bir ülkedir.

Ne olursa olsun, ne kadar karanlık çıkarsa çıksın karşımıza hedefimiz modern dünya olmalıdır.

İdamın kaldırılmasından sonra durup durup, ortama göre, pozisyona göre, olaylara göre “idamı getirelim” demek günlük tepkimeyi soğutabilir belki ama uluslararası arenada sıkıntıdır.

İmaj kaybıdır.

Evrensel çağdaş hukuktan uzaklaşmaktır.

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
HASET İLE FESAT - 23 Ekim 2019
KAÇINCI HARAKİRİ? - 22 Ekim 2019
KRAMP - 21 Ekim 2019
KIN-KINA-KINAMA-KINALI - 14 Ekim 2019
BARIŞ PINARI - 12 Ekim 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
tanıtım filmi
internet haber