Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

MİLLET İRADESİ

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Her konuda millet iradesinden bahseden iktidar değil mi? Millet iradesini acaba biz mi yanlış biliyoruz?

Millet iradesi demek vatandaşların özgür iradeleri ile kullandıkları oyların neticesinde ortaya çıkan tablo demektir.

Millet iradesi ile gelenler millet iradesi ile gider. Bu ayni zamanda demokrasinin bir parçasıdır. Yani seçimle gelen seçimle gider demektir. Millet iradesine saygı göstermek demokrasinin olmazsa olmazıdır.

Seçilmiş kişiler klasikleşmiş yöntemlerle görevden alınamaz. İktidar kendi belediye başkanlarını görevden alamadı, istifa etmelerini söyledi. Görevden alması için mutlaka bir şey ile suçlaması gerekiyordu. Bu yolu tercih etmedi. İstifa etmeyen belediye başkanına ise baskı uygulandı. Balıkesir belediye başkanı basın toplantısında ağlayarak istifa etti. Bazıları da “emir üzerine istifa ettim” dedi.

Doğuda bazı belediye başkanları görevden alındı. Yerlerine kayyum atandı. Suçlanmaları klasikleşmiş terör olayıdır. Artık bu terör olayı ile suçlamak klasikleşmiş bir yol oldu. Seçilmiş bir kişinin görevden alınabilmesi için Suçunun mahkeme kararı ile tescillenmesi gerekir. Millet iradesi ile seçilmiş birisini tehdit ederek görevden alması yanlış bir yoldur.

İstanbul belediye başkanı ezici bir çoğunlukla seçilmiş bir belediye başkanıdır. Bu belediye başkanının klasik yöntem ile görevden alınması ülkeyi gerecektir. Diyarbakır’a gitti, kimlerle görüştü? Görüştüğü kişiler terörist yandaşları demek doğru mu acaba? Muhalefetten birisi doğuya gittiğinde hemen “teröristlerle görüştü” deniyor. Bu Kürt vatandaşlarımıza yapılmış bir saygısızlıktır diye düşünüyorum.

Şöyle gerilere doğru gidip bir gezinti yapalım. Kürt sorunu diye bir sorun iktidarlar tarafından kabul edilmiyordu. Sorun terör sorunu deniyordu. Tayyip Erdoğan böyle bir dönemde İskandinav ülkelerinden birine geziye gitmişti. Orada 5-6 genç Tayyip Erdoğan’ın önüne geçiyor. Tayyip Erdoğan’a “Kürt sorunu ne olacak?” diyorlar. Tayyip Erdoğan “Kürt sorunu diye bir sorun yok” diyor. Sonra bir âlimler gurubu çıktı. Hatırlarsınız bunlar “Ermenilerden özür dilemeye hazırız” diye imza toplamaya başladılar. Bu gurup “biz terör örgütü ile iktidar arasında arabuluculuk yapacağız” dediler. Tayyip Erdoğan ile görüşüp Diyarbakır’a gittiler. Orada kimlerle görüştülerse Ankara’ya döndüler. Tayyip Erdoğan ile tekrar görüştüler. Tayyip Erdoğan bu görüşmenin arkasında Diyarbakır’a gitti. Bitmemiş TOKİ evlerinin anahtar tesliminde vatandaşlara konuşan Erdoğan “Sizin sorununuzu biliyorum. Bu Kürt sorunu benim sorunum. Bunu ben halledeceğim” dedi. “Kürt sorunu yok, terör sorun var” söylemi ondan sonra ortadan kalktı. Yine Diyarbakır’da bir şov düzenlendi. Bu şova Barzani ve Şivan Perver çağrıldı. (Bu zat devlete ‘katil devlet’ diyen zattı.) PKK paçavraları sallandı. Tayyip Erdoğan konuşmasında “Kuzey Irak’daki, Kürdistan’ki vatandaşlarımıza selam gönderiyorum” dedi. Yine konuşmasında “yeni Türkiye’de dağdakilerin evlerinde döndüğünü hapishanedekilerin dışarı çıktığını hep birlikte göreceğiz” diye konuşma yaptı. “Barış yapacağız” dediler. Kandil ve Mahmur Kampı’ndan gelen teröristleri sınırda seyyar mahkeme kurdurarak ülkeye aldılar. Seçimlerde Öcalan’dan yardım istediler. Kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı TRT de programa çıkardılar. Bunların konuştuğu kişiler Kürt vatandaşı mıydı, yoksa terörist yandaşları mıydı? İktidara “teröristlerle konuştunuz” diyen oldu mu? Olmadı değil mi! Pekiyi İstanbul belediye başkanı Diyarbakır’a gitti. Görevden alınan belediye başkanları ile görüşünce neden teröristlerle görüştü deniyor? İmamoğlu’na söylenmedik onur kırıcı söz kalmadı. Yunanlı yakıştırılması yapıldı. Pontus yakıştırması yapıldı. Sisi yakıştırması yapıldı. “Şimdi teröristlere yardım ediyor” yakıştırması yapılıyor. Buna dayanarak da görevden alınması gündeme geliyor.  Kaydedilen belediyelikleri görevden alarak telafi edilmek isteniyor gibi bir halleri var. Kendilerine gelince millet iradesine saygıdan bahsediliyor. Başkasına gelince millet iradesi ortadan kalkıyor.

Ezici bir çoğunlukla belediye başkanlığını kazanmış bir belediye başkanına “seni pejmürde ederiz” nasıl denebiliniyor? Nerede millet iradesi? Nerede demokrasi? Nerede adalet?  “Bu sistemin getirdiği demokrasiyi hazmedemiyorlar” denmesi de biraz abartılmış oluyor. İktidarın doğuda yaptığı konuşmalar Kürt vatandaşlarla oluyor. Muhalefetin yaptığı konuşmalar teröristlerle oluyor. Artık bu kadar da bencillik olmaz. İmamoğlu görevden alınırsa İstanbul ayağa kalkar. Çünkü İstanbul’a çok şey kazandırdı. Her şeyden önce eski belediye başkanının bütün iplerini meydana döktü. Her taraftan yolsuzluklar fışkırıyor. Milletin paraları nerelere girmemiş ki? Daha neler çıkacak Allah bilir. İmamoğlu görevden alındığında AKP aldığı oyun dörtte birini alamaz. Millet iradesine saygısızlık edilmesin. Saygılarımla.

Türkiye laikti, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
tanıtım filmi
internet haber