Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bilecik’te yaptığı konuşmada, “Memleketi ‘tek cephe’ yapmak istiyorsunuz, öyle diyorsunuz. Memleketi tek cephe yapmak için Öcalan'a ihtiyacınız yok! Memleketi bir cephe yapmak için terör karşısında milletinizle cephe olmaya ihtiyacınız var. Tek cephe olacaksınız milletinizle cepheleşin!” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde partisinin il başkanlığınca düzenlenen ‘Halk Buluşması’ programına katıldı.

Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:

“Bugün Bilecik'teyiz. Her gün memleketin bir köşesindeyiz. Çevreden merkeze bir siyasi iradeyi memleketin ufkuna doğru her geçen gün büyütmekteyiz.

Adım adım, köşe bucak, köy, ilçe, il demeden dağ, taş gezerek bir memleket umudunu merkeze doğru her gün büyütmekteyiz. Bilecik'teyiz. Kuruluşun mayalandığı şehirdeyiz. Bu şehirde sözün ne anlama geldiğini bilenlerdeniz. Bu şehirde başlamanın, bu şehirde söz verip sözle yola koyulmanın omuza ne hedef düşürdüğünü tarihten ihtişamla tecelli ederiz. Bizim Türk milleti adına varlık bulduğumuz bütün değerlerin üç kıta yedi iklime yetebilmesi için mayalandığı yerdeyiz, bin yıllardır bu topraklardayız...

TÜRK MİLLETİ İÇİN BAŞLIYORUZ…

Şeyh Edebali'nin diyarında, Osman Gazi'nin gözünü ufuklara diktiği diyardayız. Bölene, parmak sallayana, kızana sevgiyle mukabele edeceğim, kızana kırgın olana, dargın olana yetebileceğim diyorsanız burada yaslanacağınız maneviyat erleri vardır. Bu şehir yeniden memleket için Türk milleti için başlıyoruz diyenlerin sırtını yaslayacağı bir büyük dağdır…

ATATÜRK’ÜN PLAN YAPAN TÜRK FOTOĞRAFI!

Arkamda Mustafa Kemal Atatürk'ün en sevdiğim kalpaklı fotoğrafı var. Türkler zorda oldu mu kalpağın tedavi ettirdiği şeyi bilirim. İş başa düştü mü Türk'ün başında kalpak vardır. Atatürk'ün en sevdiğim fotoğrafıdır. Bu plan yapan bir Türk'ün fotoğrafıdır. Koca bir imparatorluk kabuğuna çekilmek zorunda kalmışken, yeniden memleketi ayağa kaldırmaya kavli olan Osmanlı'nın son erkanı harbi, vatanın her tarafına, Yemen'den Trablusgarp'a, Balkanlardan Kafkaslara vatan hakkını tutmaya çalışırken, herkes vatan için bir şey yapmaya çalışırken, herkesin hissesine bir şey düşmüş.

YENİDEN PLAN YAPMANIN VAKTİ GELDİ!

Yeniden Türk milleti adına plan yapmanın vakti geldi. Yeniden plan vakti geldi. Türk milleti için bir araya gelmenin vakti geldi. Bir ve beraber olmanın vakti geldi. Türk milleti için üretimin vakti geldi. Türk milleti için eğitimde dünyayla bilek güreşi yapacak muhtevanın vakti geldi. Türk milleti için ahlaklı olmanın, Türk milleti için gayretli olmanın, alın teri dökmenin, Türk milleti için sen ben davasına kaybedecek bir günümüz yok diye 86 milyon aile olmanın vakti geldi.

YÜZDE 100 OLACAK BİR 86 MİLYON

Türk milleti için ayyıldızlı al bayrağının altında, ‘ben varım’ diyen herkesi bir parti mensubu değil, bir millet mensubu diye sarıp sarmalamanın vakti geldi. AK Parti'nin 51'e, muhalefetin de 49'a bölündüğü yerde yüzde 100'ün vakti geldi. Memleketi ayağa kaldırının vakti geldi. Her şeyi yerli yerliye oturtmanın vakti geldi. Haramı helali karıştıranların, memleketin alın terini faiz lobilerine kaptıranların, 86 milyonluk milletimizin alın terini faiz lobilerinin cebine akıtanların bayrağını teslim etme vakti geldi.

Memleketi adaletle kalkındırma vaadinde olanların, memleketi adaletle kalkındıramayanların adalete ve kalkınmaya memleketi teslim etme vakti geldi. Milliyetçi hareket etmek mesuliyeti altında yaşayanların, bu uğurda zindan görenlerin, çile çekenlerin, ülküsünün mürüvvetini görememiş bir nesle, ağzına kadar dolu bir hazine, bereketli topraklar, üretim imkanları, dünyanın en saygın ekonomisi, dünyanın en saygın üniversiteleri, dünyanın en kuvvetli parası, dünyanın en itibarlı pasaportunu veremeyen ve bugün bize parti kurmak mesuliyetini bırakan arkadaşlarımızdan bayrağı teslim alma vakti geldi. Cumhuriyeti halkla buluşturacaklardı. Cumhuriyeti koruyamadılar. Cumhuriyeti muhafaza etme yükünü üstümüze almanın vakti geldi. Güya Kürt'ü koruyacaklardı. Güya Kürtlerin hakkı için savaştıklarını iddia ediyorlardı. Kürt'ün başına bela, Kürtlerin başına dert oldular. Kürtlerin başına gelmiş en büyük yük oldular. Bölücülerin elinden Kürt'ü kurtarmanın vakti geldi.

“YAŞAMAK İÇİN SUNULAN ŞARTLARA RAZI DEĞİLİZ”

Memleketi ayağa kaldırın diye ümitle durduk arkanızda. Her seçim istediğinizden fazlasını vermek düştü hissemize, millet olarak. İstediniz verdik. Her istediğinizde daha fazlasını verdik. Umutla verdik, duayla verdik. Bugün yapamazlarsa yarın yaparlar dedik. Mazeretlerinizi gördük, mazeretleri varsa bir daha yapsınlar diye size her seçim istediğimizden daha fazlasını verebildik. 24 yıldır arkanızda durduk. Bize yaşamak için sunduğunuz bu şartlara razı değiliz. Size dualarla verdiğimiz irademizle, sandıkla almaya karar verdik, vakti geldi.

Faiz neden ödeniyor biliyor musunuz? Ayaklarını yorganlarına göre uzatmadıkları için. Gelirlerinden çok giderleri olduğu ve bunu umursamadıkları için. 'Harcayalım para buluruz, harcayalım sonra hallederiz, harcayalım sonra elden çıkarma bazı imar değişiklikleri ile rant oluştururuz' dedikleri için, ailesini tefeciye düşürmüş baba durumuna düştüler. Milletlerini tefeciye düşürmüş baba durumuna düştüler. 750 milyar dolarımızı dünyanın faiz lobilerinin cebine indirdiler.

Adaletin bir sürü ithamın altında örselendiği günlere şahit oluyoruz. Onları ortadan kaldıramıyorlar. Siz şiir okudunuz, zindana girdiniz. Sizin ülkenizde hiç kimse fikrinden dolayı zindana girmemelidir. Siz inancınızdan dolayı örselendiniz, sizin yönettiğiniz ülkeden hiç kimse inancından dolayı örselenmemelidir. Sizin çocuklarınız itildi kakıldı, siz yönettiğiniz ülkede hiç kimsenin çocuğunu itip kakmamalısınız.

MİLLET İRADESİNE SAYGISIZLIK!

Yolsuzluk bizim dönemimizde olursa, biz yolsuzluk yaptığına inandığımız belediye başkanlarını dinlendiriyoruz. Ama muhalefetin belediye başkanlarının yapıp yapmadıklarını öğrenmek için bile onların hepsini toplayıp cezaevine atıyoruz.' Tayyip Erdoğan millet iradesi mağdur edilince milletin sinesinde açtığı yaranın kudreti ile iktidar olmuş bir adamdır. Yani sen seçilmiş bir belediye başkanı olarak şiir okudun diye zindana girdin, şiir okudun diye, belediyeni elinden aldılar diye bu millet, 'Benim irademi benim elimden alana cezasını veririm' dediği için, millet iradesini tanımayanlara cezasını verdiği için sen 24 yıldır iktidardasın. Yolsuzluk araştırırken belediye encümenleriniz fazla diye kanundan doğan haksız hakkınızı kullanmaya heves ederseniz millet iradesine saygısızlık yapmış olursunuz.

 

CUMHURBAŞKANI DA MEMNUN DEĞİL PARTİSİNDEN!

 

Sözümün kastını bile anlamayanlara bir kere daha söylüyorum. Tayyip Bey, Alalet ve Kalkınma Partisi'nde memnun değil! Ben memnun değilim muhalefet partisiyim. O Cumhurbaşkanı oldu memnun değilim. Sıfatları bol Sayın Cumhurbaşkanı’nın… Hem başkomutanım hem cumhurbaşkanım hem Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı. Cumhurbaşkanlığı makamından; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanlığına bir takım değerlendirmelerde bulunuyor Sayın Cumhurbaşkanım. Asgari ücretliye verilen parayı beğenmiyor. Ben beğenmedim, o da beğenmiyor.

İKİ BLOKA İTİRAZ EDEN ANAHTAR PARTİ

Diyorum ki; eğer memlekette sorun diye saydıklarımıza Tayyip Bey de ben de aynı şeyi söylüyorsak o zaman ikimiz de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin memleketi kötü yönettiğine mutabıkız. Beğeniyorsa demesi lazım ki memlekette çözülecek sorun yok. 24 yıldır iktidarda tutuyoruz, iktidara yeni gelmeye çalışıyormuş gibi program açıklıyor. Ben oradan anlıyorum ki iktidara yeni gelmeye çalışıyormuş gibi çözmeyi vaat ettikleri sorunları çözemediler. Biz şimdi Tayyip Bey'in 2002'de söylediklerini söylemek zorunda kalarak Anahtar Parti’yi kurduk. Şimdi ne yapacağız? Cumhuriyet Halk Partisi'nin ana bloku muhalefet olarak kapatmaya heves ettiği, iktidarın da ben gidersem mahvoldunuz diye tehdit etmek imkanını bulup avantaja çevirdiği iki blok var. Bu iki blok, bu iki tahtaravallı arasında Türk milletine yol olsun diye Anahtar Parti’yi kurduk.

 

 

 

 

TERÖRİSTLE TEK CEPHE OLUNMAZ!

 

Memleketi ‘tek cephe’ yapmak istiyorsunuz, öyle diyorsunuz. Gerekirse teröristlerle bile görüşürüz diyorsunuz. Bize diyorsunuz ki memleketi tek cephe yapacağız, cepheleşmeye son vereceğiz, gerekirse Öcalan ile bile konuşacağız, komisyon göndereceğiz, müzakere edeceğiz diyorsunuz. Memleketi tek cephe yapmak için Öcalan'a ihtiyacınız yok! Memleketi bir cephe yapmak için terör karşısında milletinizle cephe olmaya ihtiyacınız var. Tek cephe olacaksınız milletinizle cepheleşin!

Memleket adaletle tek cephe olur. Memleket nezaketle tek cephe olur. Memleket merhametle tek cephe olur. Teröristle yürüyerek tek cephe olunmaz. Öcalan’a kurucu önder diyerek tek cephe olmaz.

 

Diyarbakır'a gidince Kürtçü, Yozgat'a gidince Türkçü, İzmir'e gidince Atatürkçü olanlara sesleniyorum. Memleketin her karışında Türk milletinin şerefli evlatlarıyız. Her yerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her yerde Türk Bayrağı, her yerde 86 milyonluk aziz milletimize bizim ailemiz diyebiliyoruz. Ben burada Öcalan'a terörist diyorum, Diyarbakır'da da diyorum, Hakkari'de de diyorum. Ben Trabzon'da dediğimi Hatay’da da diyorum. Diyarbakır'da dediğimi İzmir'de diyorum. Yutkunmuyorum! Devlet deyince, devletin adını söylüyorum: Türkiye Cumhuriyeti Devleti… Bayrak deyince, tek bayrak demiyorum, Türk bayrağı diyorum!

Çin Seddi'nden Adriyatik'e kadar uzanan coğrafyada binlerce yıldır ismiyle merhameti, ismiyle adaleti, ismiyle nezaketi, ismiyle insanlığı buluşturabilmiş şerefli bir millet. Adını söyleyin Türk Milleti! Milletinizin adı Türk milletidir.

DEVLET AKLIDIR ANAHTAR PARTİ!

Devletin her şeyi koruma iradesi varsa gece gündüz yollardayız… Devletin her bir kuruşunu koruyacağız, söz veriyoruz. Devletin malını mülkünü canımızdan aziz bileceğiz. Çocuklarımız yurt dışına gidiyorlarsa, giderlerse gitsinler demeyeceğiz. Yurt dışına gitmiş her evladımızın elinden kalbinden tutup onları gelebilecekleri bir ülkeye getireceğiz, burada yaşatacağız. Devlet aklıdır Anahtar Parti. Millet hakkıdır Anahtar Parti.

(Anahtar Parti İl Başkanlığı)