Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

KONAK SOFRALARI

Erhan Yırcalı

Erhan Yırcalı

Osmanlı Devleti zamanında, Ramazan ayında zenginlerin, vezirlerin ve yüksek memurların konaklarında her akşam iftar yapılması âdet hâline gelmişti. Âmirlerin verdiği davetlere mâiyetinin gelmesi icap ederdi.
Ev sâhibini tanısınlar veya tanımasınlar, konağın kapısını çalınca içeri buyur edilirlerdi. Zenginler, kendileri ne yiyorlarsa gelenlere de onu ikram ederlerdi.
Asırlar boyunca Müslümanlar, istiğfâr ve tevbe ederek, duâ ve niyazda bulunarak, itina ile hazırlanmış sofraların başında iftar vaktini beklerlerdi. Allahın emrine itaat ve ibâdet etmenin huzur ve lezzetini yaşarlardı. İftar vakti, duânın kabul olduğu mübârek bir vakit olduğu bilindiği için, Müslümanlar iftar etmeye ve iftar vaktine büyük kıymet verirlerdi.
İftar yemeklerine en fakir evlerde bile dikkat edilir, herkes hâline ve vaktine göre bol ve çeşitli yiyecekler hazırlardı.
Herkes, eşine-dostuna iftar vermeyi büyük bir ibâdet kabul eder, bunun için çırpınırdı. Eski İstanbul’da devlet ileri gelenlerinin konaklarında, Ramazan boyunca iftar vakitlerinde kapılar herkese açılır, her gelen, bu meşhur iftar sofralarında hürmet gösterilerek ağırlanırdı. Oruç, öncelikle hurma, su veya zeytin ile açılırdı.

//////

BİR SAATİNİ BANA AYIRIR MISIN?
Adam eve döndüğünde, 5 yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulur. Çocuk, babasına sorar:
– Hoş geldin babacığım. Sen bir saatte ne kadar para kazanıyorsun?
Yorgun gelen adam sertçe cevap verir:
– Bu senin işin değil!
– Babacığım lütfen.
– Ne olacak? 20 lira…
– Peki bana 10 lira borç verir misin?
Adam iyice sinirlenip bağırır:
– Benim, senin saçma oyuncaklarına veya başka şeylerine verecek param yok! Hadi derhâl odana git!..
Çocuk mahzun mahzun odasına girip kapısını kapatır. Adam sinirli sinirli; “Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder?” diye düşünür. Aradan bir müddet geçtikten sonra sakinleşir. Çocuğuna, belki de gerçekten lâzım olduğunu düşünür. Odasına gidip henüz uyuyamamış çocuğuna der ki:
– Al bakalım istediğin 10 lira! Sana sert davrandığım için üzgünüm, ama yorucu bir gün geçirmiştim.
Çocuk sevinçle babasını kucaklar ve; “Teşekkürler babacığım!” diye sevinir. Yastığının altından diğer buruşuk paraları çıkararak, babasının yüzüne bakar ve yavaşça paraları sayar. Bunu gören adam sinirlenerek yine sertçe sorar:
– Paran olduğu hâlde neden benden para istiyorsun?
– Babacığım, yetmiyordu.
Bu sırada elindeki paraları uzatarak son sözünü söyler:
– İşte 20 lira babacığım. “Bir saatini bana ayırır mısın?..”

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ARKADAŞ - 18 Ocak 2021
KONAK SOFRALARI - 12 Ocak 2021
ASKIDA NE VAR? - 9 Ocak 2021
ŞİFRELİ VASİYET - 8 Ocak 2021
ANLAMADIĞIM ŞEYLER! - 6 Ocak 2021
VOLKSWAGEN - 5 Ocak 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete