Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

KODESE GİRECEK!.. OYUN BİTTİ

KODESE GİRECEK!.. OYUN BİTTİ
Reklam

İŞTE AYRINTILAR

YOUTUBER EMİN BOLDAN’IN (BULDAN) CEZASI ONAYLANDI

 BAŞKAN KULA: “TEMİZ BALIKESİR İSTİYORUZ”

 Faruk Kula “Tam 6 sene adliye koridorlarındaydım. Adalet doğru karar verdi. Yüksek mahkeme de onayladı. Hak yerini buldu” dedi. Emin, bazı şikayetçilerden yırtsa da 8-10 davacıdan cezayı yedi.

 

ÖZCAN ÖZAKBAŞ

 İşadamı Faruk Kula; şahsı ve ailesi hakkında hakaret dolu ve yalan, yanlış, tutarsız ve maksatlı yayınlar yapan ve sonrasında kapatılmak zorunda bırakılan Yeni Balıkesir Gazetesi hakkında açtığı mahkemeleri 6 yılın sonunda dava arkadaşları ile birlikte kazandı. Ceza da bugün itibariyle onaylandı.

 

Balıkesir’deki asrın davasına yoğun iş temposu ve yöneticilikten vakit ayırıp her şeyini veren ve 33 duruşmaya da katılıp duruşma kaçırmayan Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula ile birlikte yayın yoluyla aynı akıbete uğrayan, ancak duruşmalar boyunca hep dik duran başta işadamları Hüseyin Finiş (Emin’in 2,5 sene hapis yediği ve zaman aşımından düşen bir önceki tehdit ve şantaj davasında tek başına tüm mağdur işadamlarını ziyaret ederek davalarına dört elle sarılmaları konusunda ikna etmişti), Mahmut Yavuz ve Ahmet Kula, Burhan Özer olmak üzere diğer Balıkesirli işadamları ve esnafı ile birlikte aynı paralelde açılan davalarda davanın 1 numaralı sanığı ve diğer iki sanığa verilen cezalar ile İstinat Mahkemesi yolu açık olmak üzere sona erdi.

 

2011 yılından bu yana neredeyse tüm duruşmalarda bir grup işadamıyla sürekli hazır bulunan Başkan Kula, sanıkların binbir türlü ayak oyunlarına ve mahkemeyi zaman aşımına götürme çabasına rağmen duruşmalarda diğer işadamları ile beraber sukûnetlerini bozmayarak beklemesini bildiler ve uğradığı mağduriyet sonucu emin dahil diğer sanıkların ceza almalarını beklediler.

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’un bile ne hikmetse her gün hakkında aleyhine yazılar yazan ve nedendir bilinmez  Uğur’un doğru dürüst uğraşamadığı davanın 1 numaralı sanığı uslanmaz cukkacı E.B. hakkından hukuk yoluyla başta Faruk Kula olmak üzere diğer dürüst işadamları geldi.

 

Omurgasız duranlar vardı

 

Davada zamanla geri çark eden birkaç işadamının yanında, duruşmaların iyiden iyiye uzaması ve sonuç itibariyle “Acaba ceza almayacak mı?” sorularını gündeme taşırken, diğer davacıların bazılarına da bitmeyen mahkemeler yüzünden bıkkınlık gelmiş, zamanında Balıkesirspor’un anahtarlarının hep gittiği ve adı kentin yedieminine çıkan Faruk Kula ve benaberindeki diğer işadamları kesinlikle geri adım atmamıştı. Herkes hakkını aramalıydı. Çamur at izi kalsın zihniyetine gereken yapılmalıydı. “Abdestimizden şüphemiz yok” diyen Başkan Kula ısrarcıydı. Bu kadar kötü niyet, basın ahlak kurallarıyla bağdaşmayan, basın ilkeleri ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, kendilerini hırsızlıkla, rantçılıkla (!) suçlayan zihniyete, -çünkü Faruk Kula hiçbir yer çevirip satmamıştı, gelir elde etmek kaydıyla bine yapıp satmamıştı, yani rantiye yoktu hayatında- sanığın yaptığı gibi tehdit ve şantajla değil, hukuk yoluyla gereken ders verilmeliydi. Adalet mülkün temeliydi çünkü. Doğrusu da buydu.

 

Gel zaman git zaman, avukat dahi istemediğini yayınlarıyla, söylemleriyle cümle aleme duyuran “ben kendimi savunurum” diyen davanın 1 numaralı sanığı E.B., nedense son duruşmadan bir önceki duruşmasında “avukat isterim” diye tutturmuştu.

 

Oysa niyet belliydi.

Aradan 6 sene geçmiş, 7-8 sene de geçse ne olurdu! Zaman aşımı denilen bir şey vardı. Daha önceki yıllarda kesinleşmiş 2,5 yıl hapis cezası zaman aşımından düşmüş, kendini kendi gazetesinde büyük puntolarla “Beraat ettim” diye manşet atmıştı. Oysa beraat etmemişti!

O zaman aşımına uğrayan dava öncesinde de evinde kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş, bu yüz kızartıcı suç yüzünden Basın Yayın Genel Müdürlüğü Sarı Basın kartları Şubesi sarı basın kartını derhal iptal edilmişti.

Böylece 1 Numaralı sanığı Emin’in Balıkesir ilçelerinde yıllardır yayın yoluyla yaptıkları, toplumun değerlerine bakış açısı ve özel hayatı takip edip, çıkar, cukka ve menfaat sağlama adına yaptığı sözde gazeteciliği de iflas etti.

Mesleğini silah gibi kullanması bardağı taşıran son damla olmuştu. Ancak silah bu kez de geri tepmişti. 1 Numaralı sanık akçeli işleri çok sevdiğinden Balıkesir’de 10.10.2010 etkinlikleri sonrasında bazı girişimlerde bulunmuş, bilhassa organizatör Mehmet Ali Kazaz ile akçeli işler için görüşmüş, amacına ulaşamayınca Vali dahil önüne gelene yayın yoluyla saldırmıştı. Yine Redd-î İlhak isimli bir dergi çıkarmış ve haber bile vermeden koyduğu reklamlara kestiği yüksek meblağlı dayama, salma faturalar işadamları tarafından ödenmeyince etkinlikleri de fırsat bilip akla hayale gelmeyen biçimde hakaret dolu yayınlar yapmış, ayrıca yayın yoluyla tehdit ve şantaja başvurduğu iddiaları şehrin her yerine yayılmıştı.

Son açılan tehdit ve şantaj davasının 1 numarası hakkında açılan davalar sonrasında nasılsa bundan bir şey çıkmaz düşüncesi ile suyu akışına bırakan E.B., Rüştü Saraçoğlu Stadı’nda sezonluk kiraladığı kendine ait özel locasından (!) Fenerbahçe’nin maçlarını bacak bacak üstüne atarak seyretmeye devam etmişti.

Ama kader ağlarını örüyordu.

Şehrin dürüst ve namuslu işadamları ile ileri gelenleri ve en yüksek yöneticileri, hakim ve savcıları ile adeta dalga geçen E.B., 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı öncesi 18 Mayıs günkü duruşmada neredeyse kendini şikayet eden işadamlarını FETÖ ile ilişkilendirmeye (!) kalkışsa da, mahkeme başkanı hakime hanımın sürekli uyarıları sonrası susmak zorunda kalmıştı. Mahkemeden de pişmiş kelle gibi gülerek çıkmıştı. Oysa kendisi yıllar önce Jandarma tarafından zikirlerde basılmış, zikir yaparken gazetecilik görevini yaptığını söyleyip yırtmayı başarmıştı. Bu ve buna benzer yaşadığı olaylar, yediği dayaklar da dahil, her şey burdan köye yol olmuştu!

Sonuç itibariyle 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nden eline verilen karar kağıdında 22 yıl 6 ay hapis ve 122 bin lira para cezası yazıyordu.

Bu çifte ceza hem de ertelenemeyen türdendi!

Yine hapis cezası para cezasına çevrilemiyordu.

Binaenaleyh  zaman aşımına uğratılamıyordu.

Yani dava soncuna göre karar mühürlenmişti!..

Ceza üst mahkemede onaylanırsa % 50’si, yani yarısı hapiste yatılacak, 122 bin lira ise kuruşu kuruşuna ödenecekti. Ödenemezse o da günlük olarak hesaplanarak hapis cezasına eklenecekti.

Geride kalan 6,5 yıllık süreçte artık gözler yüksek mahkemeye çevrilmişti.

Emin; internet sitesindeki tv’sinden Hacivat-Karagöz oynatır gibi her ne kadar ağabeydik-gubidik yayınlar yapsa da,  “Sevinmeyin lan hırsızlar.. Bu dava döner” ve “Sen n’aptın be hakime hanım”  dese de, kararı yine hak, hukuk ve adalet adına ve de “TÜRK MİLLETİ ADINA” diyerek İzmir 6. İstinaf Mahkemesi’ndeki T.C. hakimleri verecekti.

Şeriatın kestiği parmak acımazdı.

Bu; kendinden ömrü boyunca emin olamayan Emin adlı Emin Buldan (Boldan) kendi gazetesinde kendi kendini “Balıkesir’in karizması” diye öven yayınlar yapardı. Zamanında yine gazetesinde memlekete sözde ayar vermek babından Balıkesir’in 4 As’ını seçmiş, Valisinin, Emniyet Müdürünün işadamının- yöneticisinin 3 As’a resmini koymuş, 1 As’a da kendi resmini koymuştu. Hiç değilse sinak asını kendine layık görmüştü. O da bir As’tı yani kendince. Tüm Balıkesir de “analar neler doğurmuş, herhalde bu Emin’in kerameti kendinden menkul olsa gerek” diye sesli düşünerek bıyık altından gülmüştü..

Evet EMİN BOLDAN (BULDAN), sen iki soyadına sahip bir karizmadın kendince, ama artık hayalinde yarattığın karizman iflas etti, bundan böyle..

Çünkü

GOME OVER.. (Oyun bitti)

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
tanıtım filmi