Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

Kerameti kendinden Emin Buldan dosyası

Kerameti kendinden Emin Buldan dosyası

İSMAİL KOCA PATRONU EMİN BULDAN İÇİN ADAMIN HABERSİZ RESİMLERİNİ ÇEKTİRMİŞ!

EMİN’İN ADAMI İSMAİL KOCA, DR. MUSTAFA EROL’A: “ÜNLÜ BİR DOKTORSUN, BİZ HABER YAPTIK MI AYNA GAZETESİ GİBİ YAPMAYIZ, YAPARSAK YER YERİNDEN OYNAR” DEYİP PARA TALEP ETMİŞ!

(Önceki bölümden devam) – KATILAN MUSTAFA EROL ŞİKAYET VE İDDİASINDA: “Ben özel Altıeylül Tıp Merkezinde çalıştığım sıralarda 2010 veya 2011 yılında beni Yeni Balıkesir gazetesinde çalışan İsmail Koca aradı, ” bir bayandan sizin evlilik dışı çocuğunuz varmış, bunu haber yapmak istiyoruz ” dedi, bende ” çocuğum var, ben bekar adamım, bunun haber değeri yok ” dedim, bunun üzerine İsmail Koca imalı konuşarak “biz haber yaparsak herkes duyar, yer yerinden oynar ” dedi, ben bu sözlerden para talep ettiklerini anladım, zaten İsmail Koca’nın patronu olan Emin Boldan’ı Balıkesir’de herkesin bildiği gibi bilirim, kendisi gazetecilik yoluyla tehdit ve şantajla insanlardan para almaktadır, bu sebeple bu imalı sözlerden para istediklerini düşündüm ancak şantajı umursamayarak “ ne yaparsanız yapın ” diye cevap verdim, her hangi bir para da ödemedim, İsmail Koca ile yapmış olduğumuz görüşmeler hep yüz yüze oluyordu, telefonla görüşmüyordu, telefon edip benim nerede olduğumu soruyordu ve yanıma geliyordu, daha sonraki zaman Atatürk Devlet Hastanes’inde çalışmaya başlamıştım, oraya da bir kaç kez geldi, aynı şeyleri ima etti, ” ünlü bir doktorsun, Balıkesir’in tanıdığı bir doktorsun, biz haber yaparsak Ayna gazetesi gibi değil, bin katı sansasyon yaratırız, herkes bu olayı duyar, mesleğiniz ile ilgili sıkıntılar yaşarsınız “ diye üstü örtülü tehditlerde bulundu.

AZİZ HAN DEVREYE GİRİYOR..

Daha önce bu konu Ayna gazetesinde isim vermeden örtülü bir şekilde haber yapılmıştı, bunu da kendisini şikayet ettiğim İsmail Eren Ayna gazetesi çalışanı Aziz Han’a 3.000 TL vererek yaptırmış, ben bu tehditleri umursamadım, bu sebeple Emin Boldan’la da hiç görüşmedim…

ancak kızımın annesi olan Ayşe Gül’ün gazeteye gidip haber yapılması için Emin Boldan ile görüştüğünü duydum, 20 Haziran 2011 tarihinde ” Neşter davası ” başlıklı bir haber yapıldı, ertesi günde ” doktordan kızım var ” diye manşet haber yapıldı, ancak ben buna rağmen kendileri ile görüşmedim, para da vermedim, İsmail benmle görüştüğünde tam yetkili olduğunu söylüyordu, ben kızımın nüfus kaydının Balıkesir’den alınmasını istemedim, annesi ile birlikte Bandırma’ya gittik, Bandırma Nüfus dairesinde işlemlerimizi yaparken birileri fotoğraflarımızı çekti, Balıkesir’e döndüğümde İsmail Koca beni yeniden aradı, fotoğrafları kendisinin çektirdiğini söyledi, yine para talep etti, ancak ben ” yayınlayın ” diyerek para falan ödemedim, benim olay sebebiyle her hangi bir maddi zararım oluşmamıştır, sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır” şeklinde beyanda bulunmuştur.

SEDAT BOLDAN “OTELDE FARE VAR” DİYE HABER YAPMIŞ.. PARA KOPARACAK YA..

KATILAN ÖMER SELAHATTİN KURŞUN ŞİKAYET VE İDDİASINDA: “Ben Balıkesir Beton, Otel Asya ve Kurşunlar A.Ş nin sahibiyim, şirketlerim bünyesinde Pamukçu Termal, Asya Otel’de bulunmaktadır, otelin işlerini oğlum Murat Kurşun takip etmektedir, tam tarihini hatırlayamadığım bir gün Yeni Balıkesir Gazetesinde çalışan Serap isimli bir bayan otele geldi, benimle görüşmek istediğini söyledi, bir dergi çıkardıklarını ve bu dergiden bir sayfa satın alıp alamayacağımızı sordu, sayfanın değerinin de 15.000 TL olduğunu söyledi, biz bunu kabul etmedik, bir haftalık süreç içerisinde Sedat Boldan oğluma telefon ederek sayfa satın alma hususunu bir daha düşünmemizi söyledi, ancak biz yine kabul etmedik, daha sonra otelimiz hakkında 11 ( onbir ) değişik olumsuz haber yapıldı ve her biri birinci sayfadan boydan boya olumsuz haber yapıldı, haberler biz imara uygun yaptığımız halde balık lokantası ve VIP salonunun imara uygun olmadığı hususunda yayınlar yapılmıştı, bir defasında da Sedat Boldan ve bir arkadaşı otelimizin bahçesinde aralarında otelde fare görüldüğü hususunda haber yapmak konusunda tartışıyorlardı, ancak böyle bir haber yayınlanmadı, yukarıda bahsettiğim yayınlardan ikincisi yayınlandıktan sonra oğlumu Sedat Boldan yeniden telefonla aradı, ” bu ihtar yeter mi yoksa devam mı edelim “ tarzında sözler söylemiş, oğlum buna rağmen ödeme yapmayı kabul etmemiş, bunun üzerine dokuz kez daha olumsuz tam sayfa haber yayınladılar, tekzip talebimizi uzun süre sürüncemede bıraktıktan sonra küçük bir şekilde tekzip yayınlandı, Mehmet Emin Boldan’ın gazetesi aracılığı ile Balıkesir’deki iş adamlarından şantaj ve tehditle para sızdırmaya çalıştığını çevreden zaten duyuyordum, mesela Kulalardan, Karahallılardan, Altan Otomotiv’den ve daha bir çok kişiden basın hürriyetini kötüye kullanarak terör estirip çıkar sağladığını duymuştum, ben bütün şantajlara rağmen her hangi bir para ödemedim, bu sebeple maddi bir zararım oluşmamıştır ancak şirketlerimizin hakkında olumsuz haberler çıkarılması sebebiyle manevi zararım oluştu, sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır, oğlum Murat ifadesinde ikinci haberden sonra kendisinin arandığını unuttuğu için ifade etmemiş olabilir, balık restaurant olarak bahsettiğim yer aslında devlet büyüklerinin geldiği zaman kendilerine hizmet verilebilmesi için yaptığımız ayrı bir yerdi, haberler üzerine Belediye bize imar kanununa muhalefetten hakkımızda işlem yaptı, ancak mahkemece işlem durduruldu ve bina yıkılmış değildir, ben 1996-1997 yıllarındaki haberlerle ilgili her hangi bir dava açmadım, bu sebeple sonucunu da bilmiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.

 

KATILAN İZZET GÜNEŞ ŞİKAYET VE İDDİASINDA: “Beni Cumhuriyet Savcılığı ifade için çağırdı, Cumhuriyet Savcısı bana “sen Mehmet Emin Boldan’a para götürmüşsün?” diye soru sordu, bende “evet, benim borcum vardı, onu götürdüm” şeklinde beyanda bulundum, ben Balıkesir ilinde traktör bayiliği yapmaktayım, ben 1996 yılından beri de Yeni Balıkesir gazetesinin abonesiyim, benim abonelik borcum vardı, buna ilişkin faturalarımı da Cumhuriyet Savcılığına ibraz etmiştim, Mehmet Emin Boldan gazetenin sahibidir, ben abonelik parasını gazetede bulunan sekretere bıraktım, Emin Boldan’ı hiç görmedim, benden şantajla para istenmedi, ben kimseden şikayetçi değilim, her ne kadar Cumhuriyet Savcılığındaki beyanım “korktuğumdan gazeteye abone olduğum” şeklinde geçmiş ise de; ben korkumdan abone olmadım, ancak ifadem alınırken bu şekilde beyanda bulunmuş olabilirim, benim sanık olarak yargılandığım cinsel istismara ilişkin davam devam ediyordu, duruşmadan çıktığımda Cumhuriyet Savcısına ifade verdim, Savcı bey bana “para götürmüşsün, kaç para verdin” diye sordu, bende borcum olduğunu söyledim, Savcı bey bana “Emin Boldan ile ilgili istediklerimi söyle, bende seni bu soruşturmadan kurtarayım” diye birşey soylemedi, Savcı beyin her hangi bir baskısı da olmadı, sorduğu sorulara cevap verdim” şeklinde beyanda bulunmuştur. SANIKLAR, MÜŞTEKİLER VE KATILANLARIN 2015/421 ESAS SAYILI DOSYADA VERMİŞ OLDUKLARI SAVUNMA VE İFADELERİ;

SANIK MEHMET EMİN BOLDAN SAVUNMASINDA; “Mahkemeye sunmuş olduğum

13/11/2014 tarihli dilekçemi aynen tekrar ederim, bu dilekçemdeki eksiklerin giderilmesini talep ediyorum, daha önce bu dosyaya bakan mahkeme hakimi Alparslan Demir ile ilgili olarak iş yerinde sekreterime ait ele geçen bir defterde mahkeme hakiminin ismi ve yanında 700-TL yazdığı için biz tüm sanıklar göz altındayken çağrıldık ve avukatların önünde Cumhuriyet savcısının baskısı ile söz konusu hakim ile bağlantı kurulmaya çalışıldı, buna ilişkin bize baskı kuruldu, defter gösterildi, ancak daha sonra söz konusu defter kayboldu, ayrıca daha önce verdiğim dilekçemde belirttiğim üzere müşteki Adem Aslanbay ile ilgili olarak Adil Çelik ile ilgili yaptığım telefon görüşmesinin tapesinin yeniden incelenmesini istiyorum, çünkü söylemediğim sözlerin montajla eklendiğini düşünüyorum, eğer bilirkişi bu sözlerin söylendiğini belirtirse ben savunma yapmayacağım, yine söz konusu tapelerden Arı Yağ olayında satış müdürü Fevzi Car ile yaptığım telefon gorüşmesinin bilirkişi tarafından incelenmesini istiyorum, ben yine söylemediğim sozlerin montajla eklendiğini düşünmekteyim, yine Erhan Akyıldız duruşmada yalan beyanda bulunmuştur, bu tanıkla ilgili tapenin dinlenilmesi durumunda da konuşmanın tanığın anlattığı şekilde gerçekleşmediği anlaşılacaktır, söz konusu iş yerimde yapılan aramada ele geçirilen ve emanete alınan hard disklerin ben tarafıma iade edilmesini istiyorum, ara duruşmada dinlenilen müşteki İsmail Uğur’un da yeniden dinlenilmesini istiyorum, çünkü her iki beyanı birbiri ile çelişmektedir, gerekli görürse mahkeme bu şahsı da dinlesin, yerel gazeteler içerisinde renkli basım yapan gazete ile siyah beyaz basım yapan gazete ya da genel gazeteler içerisinde Posta gazetesi ile Hürriyet gazetesinin reklam fiyatı aynı olabilir mi, ya da 500 tane yazılan gazete ile 25003000 adet basılan gazetenin fiyatı aynı olabilir mi, ayrıca gazeteler aynı reklam fiyatını vermek zorunda mıdır, bunun standart bir fiyatı var mıdır, basın ilan kurulu, resmi bir ilan birim fiyatı belirler, ancak gerçek fiyatı serbest rekabet piyasasında belirlenir, müşteriniz belirlediğiniz fiyatı kabul ederse gelip reklamı verir, ayrıca burada önemli olan reklamın fiyatı değil zor kullanılıp kullanılmadığıdır, İsmail Koca ile katılan Mustafa Koca’nın konuşmalarım bilmiyorum, benim İsmail Koca isimli şahsa bu yönde herhangi bir talimatım ve bilgim yoktur, sanık İsmail Koca’nın da böyle bir şey yapacağına inanmıyorum, iddianamede belirtilen haberler 5 yıllık bir sürece yayılmış haberlerdir, tanık Ferhat Akyol yanımda 2 ay kadar çalışmıştır, daha önceden gerçekleşmiş olan 5 yıllık süreçteki haberlerin ayrıntısını nasıl bilebilir, tanık Ferhat Akyol beyanlarında aleyhe hususları kabul etmiyorum, ayrıca tanığın beyanlarında ismi geçen Gürkan Atıcı ve Tuncer baş komiser isimli şahıslarla ilgili suç duyurusunda bulunulmasını talep ederim, ayrıca jandarma kriminalden gelen raporu iddianame içeriği ile inceleyip beyanda bulunacağım, ben müşteki Mehmet Ali Kazaz’ın dinlenilmesini istiyorum, önemli bir isimdir, beyanı dosya için önemlidir, ayrıca ağır ceza mahkemesindeki dosyada ifadelere ulaşılamadığı söylenmektedir, her ne kadar katılan vekili Balıkesir 2. Ağır ceza mahkemesinin 2014/98 esas sayılı dosyasında benim hakkımda tanık

Ferhat Akyol’un aleyhime beyanda bulunduğunu beyan etmiş ise de, ben böyle bir dosyada yargılanmadım, son gelişmelerden öğrendiğim kadarı ile Av. Adil Çelik dışında bulunan İbrahim Yılmaz Duman, Cemal Lostar, Av. Hasan Demiraslan Vali Yılmaz Aslan tarafından yanına çağırılarak şikayetçi olmaları konusunda baskı yapılmıştır, bu hususta bu şahısların dinlenilmesini istiyorum, bu kişiler daha sonra Akparti il başkanı olan Adil Çelik’in yanına gitmişlerdir, şikayetçi olmaları konusunda baskı yapıldığını ancak şikayetçi olacak bir durum olmadığını söylemişlerdir, Adil Çelik ise “Madem şikayetçi olacak bir durum yok, dik durun” demiştir, sanık İsmail Koca ifadesi alınırken ifadesinin alındığı ilk aşamaları anlatmıştır, itirafçı olmadığını ve kabul etmediğini söylemiştir, şikayetten vazgeçme dilekçesi veren Okan Telaşeli ile İsmet Telaşeli nin ifadesi alınırken iddia makamı olarak görev yapan ve soruşturmayı yapan savcı işçiliğini burda göstermiştir, İsmail Koca’nın ifadesi alındığı sırada ifadeyi yırtmıştır, katibini tanık olarak dinletmiştir, ayrıca tanık Çiğdem’in milyonda bir müşteki İsmet ile görüştüğüm gün orda olması mümkün değildir, tanık Çiğdem’in bir kaydının olup olmadığı hususu da gerekirse sorulsun, tanık Çiğdem’in beyanlarını kabul etmiyorum vazgeçen müştekiler Okan Telaşeli ve İsmet Telaşeli’nin yeniden dinlenmesini istiyorum, dinlenen katılan sanık ve tanık anlatımlarına göre sanıkların müsnet suçu işledikleri sabittir bu nedenle tüm sanıklarınm cezalandırılmalarını talep ederiz ayrıca her bir müşteki açısından ayrı bir suç oluştuğunu düşünmekteyiz gerçek içtima kurallarının uygulanmasını talep ederiz, daha önce mahkemeye sunmuş olduğu gazete küpürlerinden anlaşılacağı üzere sanık Mehmet Emin Boldan’ın suçtan pişman olmadığı ve benzer eylemlere devam ettiği görülecektir bu nedenle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinin talep ederiz, dosya kapsamlı bir dosyadır, normal bir dosya değildir avukatıma süre verilmemesini savunma hakkımın kısıtlanması olarak görüyorum, soruşturma dosyası savcısnın ifade alıp yırtıp tekrar yazdığı bir dosyayı konuşmaktayız, bu dosyanın iki boyutu vardır, birincisi dönemin balıkesir valisi olan ve Fetö’ den tutuklu bulunan vali yılmaz aslan’ ın diğeri de o dönem yayınladığımız yeni balıkesir gazetesindeki haberlerden menfaati zedelenin müştekilerdir, nitekim bu müştekiler şikayetçi oldukları haberlyerden altı ay, 9 ay hata bir yıl sonra sanki adeta vahiy gelmiş gibi emniyetet buluşmuşlar, güdümlü toplu halde ve eş zamanlı şikayette bulunmuşlardır haberlerin çıktıı tarihte bırakın suç duyurusunu hiç bir habere bir tek tekzip rdahi talep etmemişlerdir, ancçak ne zamanki 10/10/2010 tarihinde vali Yılmaz aslan tarafındtan balıkesir etkinlikleri çerçevesinde yeni balıkesir olarak “vali sayesinde para kaçırıyorlar ” başlıklı haberin yapmamız üzerine vali tarafından düğmeye basılmış, önce kendisi benim hakkımda hakaret davası açmlış bu başlıkla ilgili, bu dava 2. Asliye ceza mahkemesinde beraatle sonuçlanmış ve bu beraat kararı şu anki dosyada mevcuttur, müştekilerin pozisyonu maddi gerçek olarak çıkaran geçen ay iki gelişme oldu, dosyanın da esas özü budur zaten, müştekilerden Faruk Kula’nın ve Mahmut Yavuz’un ortağı Adnan Atacan Balıkesir piyasasına 12 milyon lira borç takarak yurt dışına kaçmış halen Baküdedir, alacaklıları perişan haldedir, intahara teşebbüs edenler vardır, bu haberi de şu anda yazan tek gazeteci benim 35 tane gazeteci vardır tek yazan beni ikincisi ise yine müştekileren mahmut yavuz ticaret odası başkanı sıfatıyla yargılandığı Balıkesir ağır ceza mahkemesinde hapse mahkum olmuştur, sayın avukat çok doru söylemektedi ben tahliye olduktan sonra 5 yıl sonra da gerçekten piyasayı dolandırılanları ağır cezada ceza alanları rahtçıları hırsızları yazmaya devam ettim, benim web sitem var devam edicem çok gariptir ve çok manidardır 5 yıldır bunları yazdığım halde tek bir suç duyurusu yoktur, çünkü uygun savcı, uygun emniyet müdürü, uygun vali yoktur, hepsi Fetö’den içeridedir, bu arada soruşturma savcısı hukuk dışı delil toplamıştır, lehe hiç bir delil toplamamıştır, mesleki hiyarerşi örgüt hiyarerşisine zorla el koyma teknik takip tutuklama gibi şeylere gerekçe yapmıştır, ben görevimi yapıyorum işimi yapıyorum yapmayı sürdüreceğim şu anda soruşturma yapan savcının sanık İsmail Koca’nın ifadesini yazdırıp daha sonra yırtıp tekrar yazdırdığı bir davadan yargılanıyorum, bundan utanç duyuyorum yargının neden güvenilirliğinin yüzde 15e düştüğünü bu yaşta yaşadım, 1986 doğumlu oğlumu 12 yaşında iken örgüt üyesi yapan bir savcı ile karşı karşıyayız ben zaten 15 ay tutuklu kaldım, aynen bundan 2000 yılında da aynen bu şekilde suçlanmıştım üç ay tutuklu kalmıştım ancak ceza almamıştım, bu suçla ilgili de 15 ay hapis yattım, gazetem kapandı, zaten amaçta buydu bu sitilde yapmaya devam edeceğim, ancak gerçekten kapsamlı bir dosya hukuk teknik bir olay o nedenle avukat tuttum, ifade yırtım sonradan yazan savcı bir şey daha yaptı, aynı savcı bu soruşturma kapsamında nasıl bir mantıktır ki meslektaş asliye ceza hakimi Alparslan Demir’in ısrarla baskı sorgularıyla örgüt üyesi bizimle bağlantılı şeklinde göstermeye çalışmış, bir defter yok olmuştur ve Allah ne büyüktür ki Alparslan bey bu dosyanın ilk hakimi yapmıştır, başkaca söyleyeceğim bir şey yoktur”

şeklinde beyanda bulunmuştur.

SANIK MEHMET EMİN BOLDAN MÜDAFİ SAVUNMASINDA: “Ben vekaletnameyi yeni aldım dosya kapsamlı olduğu için inceleyemedim bu nedenle esasa ilişkin beyanda bulunmak içir süre verilmesini istiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.

SANIK SEDAT BOLDAN MÜDAFİ SAVUNMASINDA; “Daha önce tensip ara kararında belirtildiği üzere usul ve eksiklikler bulunmaktadır, bu usul ve eksiklikler giderilsin, ayrıca görevsizlik kararı verilmesinden önce tevsi tahkikat talebimiz vardı, bu talebimiz yerine getirilmeden görevsizlik kararı verildi, bu konu ile ilgili süre verilsin, sanık İsmail Koca’nın beyanları doğrultusunda biz de vali Yılmaz Arslan’ın baskı yaptığını düşünmekteyiz, tanık olarak dinlenilmesini talep ederiz” şeklinde beyanda bulunmuştur.

SANIK İSMAİL KOCA SAVUNMASINDA; “10/10/2010 etkinliklerinden hemen önce şu anda Feto’dan soruşturma geçiren eski vali Yılmaz Aslan bizi yanına çağırdı, ben ve Sedat Boldan yanına gittiğimizde bize bu etkinlikler ile ilgili kötü haber yapmamızı istedi, Mehmet Ali Kazaz etkinliği düzenliyordu, “Aksilikler var ancak haber yapmayın” dedi, bende kendisine “Karar merci değilim, muhabirim” dedim, bu talebi daha sonra Mehmet Emin Boldan l a Sedat bey ile ilettik, ancak mehmet Emin Boldan bunu kabul etmedi ve ilgili haberler yapıldı, ertesi gün vali tarafından Sedat boldan telefonla arandı, Sedat Boldan’a kızdığını, tabiri caizse fırça attığını gördüm, emniyette ifadem alındığı 4 gün boyunca bana “Emin Boldan’ı bize ver, seni gönderelim” şeklinde komiser Fatih isimli şahsın beyanları oldu, dönemin KOM şube müdürü olan Ali isimli şahıs bana muhbirlik teklifinde bulundu, ben gözaltında kaldığım süre içerisinde ben çorba içtim, sigaramı içtim, pide yedim, duş aldım, makam odasında sigaramı içtim, göz altinda olan bir kişinin bu işlemleri yapması mümkün müdür, bana sürekli bu süre içerisinde Emin Boldan j ın yapmış olduğunu iddia ettikleri eylemler ile ilgili ifadeleri imzalamamı istediler, yine bizim lehimize emniyete çalışarak muhbirlik yap, ne kadar para istiyorsan verelim dediler, o tarihlerde ben Balıkesir gazetesinde 1.200-TL maaş alıyordum, emniyet ise bana 2.000-TL aylık para teklif ettiler, ancak ben kabul etmedim, savcılık ifademi verdiğim sırada Cumhuriyet Savcısına da benzer ifade vermiştim, ifademi odasında aldı, tutukluydum, daha sonra ifademi alan Cumhuriyet savcısı bir telefon görüşmesi yaptı, ismini biraz önce verdiğim komiserlerden bir kaç tanesi Cumhuriyet savcısının yanına geldiler, içeri girdiler, beni dışarı çıkardılar, 15-20 dk kadar beni dışarı aldılar, ifadeyi alan Cumhuriyet savcısı bana hitaben “Bu ifadeyi kaldıralım, çıkaralım” dedi ve ifadeyi yırtıp attı, bende tutuklu olduğum için herhang ibir tepkide bulunamadım, hem savcı Ali Ceylan’ın, hem zaptı alan katibin, hem de valinin dinlenilmesini istiyorum, ben sanık mehmet Emin Boldan l ın ne demek istediğini anlamadım, ancak ifade etmek istediğim hususlarda beyanda bulundum” şeklinde beyanda bulunmuştur.

SANIK İSMAİL KOCA MÜDAFİ SAVUNMASINDA; “Celse itibari ile talebimiz yoktur, önceden dinlenilen tanık ve müştekilerin yargılamanın esasını etkilemeyecektir, dosya tekemmül etmiştir, karar verilsin, ifadesi bila ikmal gelen katılan Mehmet tezcan’ın Ankara 23. Asliye ceza mahkemesinin 2012/969 talimat dosyasında daha öncesinde verilmiş bir ifadesi mevcuttur, bu adresinden talimatla dinlensin, katılan Yavuz Yayla şikayetten vazgeçmiştir, şikayetten vazgeçmeyi kabul ederiz, katılma kararı kaldırılsın, ayrıca katılan Mahmut Akgün Yavuz Bandırma asliye ceza mahkemesindeki ifadesinde sanıklardan Yusuf ve Tuna dışındakilaerdan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir, işirak halinrde işlenen suçlarda şikayetten vazgeçme tüm sanıklara sirayet eder, bu suretle katılan Mahmut Akgün Yavuz’un da katılan sıfatının kaldırılmasını talep ederiz, ayrıca Jandarma kriminalden gelecek olan yazı cevabın beklenmesini talep ederiz, aleyhe beyanları kabul etmiyoruz, katılan Mustafa Erol daha önce alınan beyanlarında para isteme konusunda bir imadan bahsetmekteyken şu andaki ifadesinde açıkça para istendiğini söylemiştir, kimsenin olmadığı ortamda insanlar daha gerçekçi ve korkmadan ifade verir, müşteki Mehmet Ali Kazaz’ın şikayetten vazgeçmesi nedeni ile verilmiş dinlenilmesine yönelik ara kararından vazgeçilmesini talep ediyoruz, ayrıca Ankara jandarma kriminalden gelen yazı cevabını inceleyip beyanda bulunacağız, tanıık Ferhat Akyol’un ifadesinde ismi geçen Tuncer isimli kişinin soy ismi Eroktay’dır, zaten baş komiser değildi, komiserdi, narkotikte çalışmadı, organize ve mali büroda çalıştığını biliyorum, şu anda tam olarak nerede çalıştığını bilmiyorum, Şanlıurfa’da çalışıyor olabilir, gerekirse bu şahıszların tanık olarak dinlenilmesini istiyoruz, ayrıca tanık olarak dinlenilen Gürkan Atıcı’nın Fetö soruşturması nedeni ile gözaltına alındığını biliyoruz, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/9408 soruşturma no t lu evrakında şüpheli sıfatı ile işlem yapıldığını bilmekteyiz, eski beyanlarımızı tekrarla müvekkilime isnat edilen örgüte üye olma ve şantaj eylemleri temadi eylemlerdir, bu nedenle temadi eden suçlar açısından TCK nun 43 maddesinin uygulanmasına imkan yoktur bu hususun mahkemece dikkate alınmasını talep ederiz, yazılı ve sözlü tüm beyanlarımızı tekrarla müvekkilimizin İsmail kocanın eylemleri gazetecilik faaliyeti kapsamındadır haber yapma yada yapmam adına kimseden menafaat temin etmemiştir, suç örgütü kurma eylemi açısından ise temadi eylemi paylaşma ve palanlı ortaklık unsuru bulunmamaktadır, müvekkilimin suçlamalardan beraatine mahkeme aksi kanatte ise müvekkilin samimi anlatımları gözetilerek TCK unn 221 maddesinin tatbiki, alt sınırdan uzaklaşılmaksızın ceza tayini lehe olan yasal ve taktiri indirimlerin ve lehine TCK nun 50,51 ve 231 maddelerinin uygulanasını talep ederiz” şeklinde beyanda bulunmuştur.

KATILAN MAHMUT AKGÜN YAVUZ BEYANINDA: “Ben hususta daha önce Balıkesir

Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade vermiştim. O ifadelerimi tekrar ederim. Sanıklardan

Mehmet Emin Boldan, Balıkesir İlinde çıkan Yeni Balıkesir gazetesinin sahibidir. Ben, 1995-2013 yılları arasında Balıkesir Ticaret Odası Başkanlığı görevini yürüttüm. Sanıklardan Yusuf Özenç ve Tuna Aktürk, Balıkesir Belediyesi eski Başkan yardımcıları, İsmail Koca, söz konusu gazetede muhabir, Sedat Boldan, Mehmet Emin Boldan’ın oğlu olarak gazete çalışanı ve diğer sanıklar da yine bu gazetede çalışan kişilerdir. Bu gazete, Balıkesir İl merkezinde bulunan esnaflardan, haklarında olumsuz haber yapmamak için para istiyor, vermemeleri halinde ise, haklarında olumsuz haber yapacakları yönünde tehdit ediyorlardı. Ben, Ticaret Odası Başkanı olduğumdan, esnaftan bu yönde çokça serzeniş duydum. Sanıklardan Yusuf ve Tuna’nın, bu yönde bir baskı yaptıklarını duymuş değilim. Bu gazete vasıtasıyla sanıklar, hakkımda olumsuz haber yapmamak için benden para talep etmiş yahut beni tehdit etmiş değillerdir. Ancak, bu gazetede benim ve şirketim hakkımda da olumsuz haberler yapılmıştı, Buna rağmen gazete çalışanları yahut gazete sahibi, benimle irtibata geçerek, bu haberleri

yapmamak için benden para talep etmediler. Ben, gazetenin bu yöndeki eylemleri nedeniyle kendi şirketim nezdinde, bu gazeteye olan abonelikleri bitirdiğim gibi, irtibat halinde olduğum esnafa da aboneliklerini bitirmeleri hususunda tavsiyelerde bulundum. Bu gazeteye reklam vermediğim gibi esnaf arkadaşların da reklam vermemelerini tavsiye ettim. Olay nedeniyle Yusuf ve Tuna dışındaki sanıklardan şikayetçiyim. Davaya katılma iradem devam etmektedir. Olay nedeniyle maddi bir zararım oluşmamıştır. Ancak, benim ve şirketim hakkında yapılan olumsuz haberler nedeniyle prestij kaybı yaşadım” şeklinde beyanda bulunmuştur.

KATILAN MAHMUT AKGÜN YAVUZ VEKİLİ BEYANINDA: “Müvekkilin beyanına bir diyeceğimiz yoktur. Görevli mahkemenin belirlenmesi hususundaki Yargıtay İlamına bir diyeceğimiz yoktur. Müvekkil bakımından, bugüne kadar doğmuş veya doğacak tüm maddi kayıplarımıza ilişkin dava hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirtmek isteriz” şeklinde beyanda bulunmuştur. KATILAN FARUK KULA BEYANINDA; “Sanığın gazeteciliklethir ilgisi yoktur, tehditle ve baskıyla, zorla gazetesine reklam almaktadır, beyanlara bir diyeceğim yoktur, bir an önce dosyanın karara çıkmasını beklemekteyim, dört yıllık bir süre geçmiştir” şeklinde beyanda bulunmuştur.

KATILAN FARUK KULA VEKİLİ BEYANINDA; “Dinlenen tanık emsallerine göre yüksek reklam alındığını beyan etti, yüksek miktarlarda reklem alınarak menfaat temin edildiği ortaya çıkmıştır, bu yönüyle menfaat temini dolaylı olsa da doğrulanmıştır, gerekirse müvekkilimizle görüşüp gerekirse bu konuda tanık dinletebiliriz, tanık Ferhat Akyol yanlı beyanda bulunmuştur, bu nedenle kabul etmiyoruz, diğer tanık ve katılan beyanlarına bir diyeceğimiz yoktur, tanık Ferhat Akyol’un başka dava dosyalarında sanık Emin Boldan ile ilgili örgüt kurduğuna ilişkin beyanları vardır ve daha sonra bu beyanları vardır, buna ilişkin mahkeme dosya numaralarını mahkemeye bildireceğiz, kriminalden gönderilen rapora bir diyeceğimiz yoktur, Biz Balıkesir 2. Ağır ceza mahkemesinin 2014/98 esas sayılı dosyasında belirttiğimiz ifadeler vardı, ancak söz konusu dosya şu anda yargıtay aşamasındadır, ancak sistem üzerinde Yetkisizlik ile gelmesi sebebi ile taranmadığı için ifadelere ulaşamadık, tanık Ferhat Akyol sanık Ergün Gür isimli şahıs ile ilgili yapılan yargılama sırasında soruşturma aşamasında verdiği beyanlarını tamamen kovuşturma aşamasında değiştirerek polis zoru ile alındığını söylemiştir, mahkememizde de benzer beyanda bulunmuştur, biz bu tanığın beyanlarının doğruluğunun tespiti açısından dosyanın incelenmesini talep etmiştik, dosya dört yıldır devam eden bir dosyadır, sanık dilekçesinde üç tane müştekinin baskı gördüğünden bahsetmektedir, dosyamızda onlarca müşteki vardır, yeniden tanık dineletilmesine ilişkin talepler davanın uzatılmasına yönelik taleplerdir, diğer müşteki Mehmet Ali Kazaz’ın dinlenilmesi konusunda takdir mahkemenindir, sanık Mehmet Emin Boldan’ ın ek savunmada bulunmak üzere süre istemesi ve avukat tutmak için de süre talep etmesi bizce uygun değildir davayı uzatmaya yöneliktir, bu güne kadar avukat tutması gerekirdi karar verilmesini istiyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur.

KATILAN MUSTAFA EROL BEYANINDA; “Ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum, aynen katılıyorum, haberlerle ilgili herhangi bir tekzip talebim olmadı, sanık İsmail Koca haber yapılmaması karşısında benden 10.000 TL gibi bir para istedi, sanık Emin Boldan’ın kendisinin bu hususta bilgisi olmadığına ilişkin beyanını kabul etmiyorum, kızımın annesi olan Ayşegül hanımın sık sık gazetede sanık Mehmet Emin Boldan ile görüştüklerini biliyorum, gerekirse kendisinin dinlenilmesini talep ediyorum, aleyhe tanık beyanlarını kabul etmiyorum, İsmail Koca isimli şahıs iş yerime gelip daha önce haber yaptıkları İsmail Eren isimli şahıstan bahsederek onunla ilgili haber yaptıklarını belirtiyordu, bu yönde benimle ilgili

 

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ