Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Türkiye Cumhuriyet ve demokrasi ile yönetilen bir ülkedir. Cumhuriyet nedir? Demokrasi nedir? Cumhuriyet: Ulusun egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler içinde seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir. Demokrasi: Siyasi denetimin doğrudan doğruya halkın. Ya da seçtiği temsilcilerin elinde bulundurduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun. Tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi.  Şimdi bir şeyi yaparken isteseniz de istemeseniz de bu yapılacaktır. Denilmesi hem cumhuriyete hem de demokrasiye uygun değildir. Ancak bu tek adam yönetimine uygundur. Kanal İstanbul’un yapılmasına karşı çıkan milyonlar varken. Kurumların temsilcileri bu yapılacak Kanal İstanbul’a karşı iken ben yaparsam olur denilemez. O zaman Kanal İstanbul için yapılacak tek bir yol vardır. Referanduma başvurmaktır. Bu kanalın olumlu bir yanını söyleyen yok. Yalnız yapılmasını isteyenler var. İktidar partisinin ve ittifak yaptıkları partinin yöneticileri var. Belki AKP ve MHP içerisinde istemeyen milletvekilleri de vardır. Bu iki partinin tabanı da istemiyor. Bu kanal projesinin içerisinde. Trakya bölgesin deki Petrol ve doğalgaz yataklarının olduğu iddiası da var. Yani yeraltı varlıklarımızın da. Bu proje ile birlikte yap işlet modeli ile yabancıların eline geçeceğidir. Bunun ötesinde İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan damarların yok olacağı. İstanbul’un su sıkıntısı ile karşı karşıya kalacağını uzmanla söylüyor. Bu kanalın deprem pay hattını tetikleyeceğini de uzmanlar söylüyor. Fakat bakan bey sanki milletin aklı ile alay eder gibi. Bahçelerdeki havuzlarda depremi tetikler diyor. Bunu kinayi bir şekilde söylüyor. O kadar tarım alanını yok olacağı söyleniyor. Ve bu kanal arazisinin yabancılar tarafından alındığı iddia ediliyor.   İktidar olarak biz milletimizin isteklerin yapıyoruz diyorsunuz. Pekiyi millet bu kanalın yapılmasını istemiyor.   AKP sözcüsü “böyle önemli konularda referandum yapılmaz” diyor. Sayın sözcüye bir soru soralım.  Başkanlık sistemine geçmek önemli değil miydi? Neden o zaman referandum Yaptınız? Tabi bu kanal için referanduma gitseniz. İstanbul’un sorunu diye yalnız İstanbul halkına sormak için referandum yapılması gerekiyor. İstanbul da iki defa seçime girdiğiniz Bir İmamoğlu var. Birincisinde o kadar olumsuzluklara rağmen AKP adayına 15 bin fark yaptı. Cumhur ittifakı ayağa kalktı. Bütün seçim kuralları çiğnenerek ikinci seçim yapıldı. Bu sefer fark 800 bine çıktı. Şimdi referandum düşünmüyoruz deniliyor. Bu kanal İstanbul sorunu olmaktan çıktı. Ülke sorunu haline dönüştü. O zaman ülke genelinde bir referanduma gidilsin. İmamoğlu ile yarışmış olmazsınız. Millet ittifakı ile yarışırsınız. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Deniyor öyle değil mi? Bu kanal meselesi de ülke sorunu haline geldiyse? Ülke genelinde referanduma gidilsin. Egemenlik elinde olan millet karar versin. Şayet bu ülke cumhuriyet ve demokrasi ile yönetiliyorsa. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin ise? Tek çıkar yol ülke genelinde referanduma gitmektir. İsteseniz de istemesiniz de bu kanal yapılacak diyorsanız? Millete rağmen yapılacak demek değil midir? Bunun faturası AKP ye çıkacaktır. Bunu da bilesiniz. Yap işet modeline yapacak bulamaz isek. Kendi imkanlarımızla yapacağız deniyor. Kendi imkanlarımızla yapmaya gücümüz varsa? Neden tank palet fabrikası Katara verildi? Bu fabrika stratejik önem taşıyan bir fabrikadır. Bu kanal için Kime ne söz verildi? Ve ne karşılığında bu kanal yapılacak. Bunu bu milletin bilmesi hakkıdır. Montrö anlaşması ile boğazlardaki etkinliğimiz elimizden giderse ne gibi sorunlarla karşılaşacağımız düşünüldü mü? Yeri geldiğinde bilim adamlarından bahsedersiniz. Şimdi bilim adamlarının söylemleri neden dikkate alınmıyor? Çünkü onlar bu işlerin uzmanıdır. Bu işlerde ehil olanlardır. Peygamber efendimiz bir hadisinde bir işe başlarken istişare ederek başlayın diye buyuruyor. Birde şunu buyuruyor. İşi ehline tevdi ediniz diyor. Yanlışla yola devam etmektense? Yanlıştan dönmek yiğitliktir. Ülke ve millet için menfaat ne ise o yapılmalıdır. İktidar bu kararını bir daha gözden geçirmelidir. Son pişmanlık hiçbir zaman bir işe yaramaz.  Saygılarımla.

Türkiye laikti, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu Varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ