Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

HEYKEL

Zeki Doğan

Zeki Doğan

İçinde yaşadığımız en değerli mekân, ömrümüzün neredeyse yarısını borçlanarak satın aldığımız konutlarımız değil, yaşadığımız kenttir. Hayatımızın belki de en kıymetli anları yaşadığımız kentin caddelerinde, sokaklarında, kafelerinde, sinemalarında, eğlence ve dinlenme alanlarında, çarşı ya da pazarlarında geçiyor. Bu bakımdan kentimiz en değerli mekânımız, evlerimiz ise minik bir kafestir. Buna rağmen konutlarımızın dekorasyonunu yaparken takındığımız duyarlılığı, kentimizin estetiği konusunda göstermiyoruz? Neden?

***

Tarihin bir evresinde bırakılan izler, kentlerin belirli meydan ve yeşil alanlarında heykel görselliğiyle boy gösteriyor. Konumlandırıldıkları alanlara estetik değer kattıkları gibi, orada bulunmalarının nedeni olan o tarihsel süreçteki rollerinin her daim anımsanmasını sağlıyorlar. Kısacası bir taş ya da bronzdan mamul olsalar da, o kent insanlarının gönül bağlarıyla sürekli iletişim halindeler.

Tabi bunun istisnaları da yok değil. Örneğin Auguste Rodin “Düşünen Adam” heykelini felsefeyle özdeşleştirerek meydana getirmiş olsa da, biz bunun bir örneğini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesine koymuşuz. Üstelik bu heykeli orada tedavi gören bir hasta yontmuş. İstediği ücreti alamadığı için yarım bıraktığı eli ise bir başka hasta tamamlayıp taburcu edilmeyi hak etmiş. Felsefe ve delilik kol kola yani. Jack Kerouac haklıymış. Bedenini özgür bırakmaya çalışan ruhların, bilinç suyunu içtikten sonra gerçekleşen varoluşunun özeti bu olsa gerek.

***

Kentimizdeki heykellerin en önemlisi, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün anısına yaptırılan Atatürk Anıtıdır. Av. Nejat Tunçsiper’in başkanlığını yaptığı Balıkesir Anıtı Yaptırma Derneği ile, o yıllarda Balıkesir Belediye Başkanlığı ve Valiliği görevlerini yürüten Zahid Şevket Kırağlı‘yı minnet ve şükranla anıyorum. Bu eserin vücuda getirilmesindeki katkıları asla unutulmayacak.

Fakat üzülerek söyleyeyim ki, özellikle yaz aylarında Atatürk Anıtımızın önündeki geniş tören alanı âdeta bisiklet pistine dönüyor. Kaykay kullananların akınına uğruyor. Arka kısmındaki kaidelerin üzerine zaman zaman istenilmeyen yazılar yazılması can sıkıyor. Anıtın çelenk konulan kısımlarına sere serpe oturup çekirdek çitleyenler görülüyor.

Bir eseri korumak ve kollamak en az inşa etmek kadar önemlidir. Lütfen Atatürk Anıtımızı  tıpkı “Anıtkabir” duyarlılığında koruyalım. Kapsadığı alan içerisinde oyun oynanmasına izin vermeyelim.  Bu düşüncede olanları park içindeki müsait alanlara yönlendirelim.

***

Yakın bir geçmişte Karesi Belediyemizin önüne konulan “Karesioğulları Beyi” heykelinin görsel olarak çok kötü durduğunu söyleyemem. Kendisi yaptırmasa da belli bir bedel harcanarak yapılan bu eseri atıl vaziyetten kurtarıp onaran, ona yeni bir can verip kent yaşamına kazandıran Dinçer Orkan’ı kutluyorum.

Fakat Karesioğulları Beyinin kalkanının üzerindeki Karesi Belediyesi amblemi  insanın içini acıtıyor. Orada Karesioğulları Beyliği’nin Bayrağı olsa daha doğru olmaz  mıydı? Dinçer Başkanın bu konuda yapabileceği bir şey varsa mutlaka yapacağına inanıyorum. 

***

Orhanpınar sokak ile Turan Caddesi arasında kalan üçgen alan, üç kez  Kırkpınar şampiyonu olan başpehlivanımız  Mehmet Ali Yağcı Meydanı olarak biliniyor. Fakat ilginçtir ki, orada şu an Kazdağları’nın simgesi olan Sarıkız heykeli var. Tüm iyi niyetimle düşünsem de bir bağlantı kuramıyorum. Bu Sarıkız heykelinin daha önceden oraya konulmuş olması da bence geçerli mazeret değil. Nasıl konulduysa kaldırılabilir de.  Zira o meydana yakışacak tek heykel, Şampiyon Başpehlivanımız Mehmet Ali Yağcı heykelidir.

***

“Kent estetiğimiz ne âlemde?” başlığıyla yayınlanan köşe yazımda sizlere bir ucubeden söz etmiş, Kurtdereli Mehmet Pehlivan heykelinin önüne konulan çöp kovasının kaldırılması gerektiğini vurgulamıştım. Sağ olsun yetkililer kısa bir süreçte o çöp kovasını Cihan Pehlivanımızın önünden kaldırarak görüntü kirliliğine son verdiler. Duyarlılıkları için Balıkesir halkı adına kendilerine teşekkür ederim.

Bu arada Çamlık Tepesi’ndeki Atatürk Anıtını unuttum sanmayın. Bir başka yazı konusu olacak değerde bulduğum için şu an es geçiyorum.

***

Sonuçta heykeller en önemli mekanımız olan kentlerimize hem estetik, hem de kültürel zenginlik katıyorlar. Sürüp giden yaşam içerisindeki varlıklarını sessiz, sakin ve dingin bir şekilde sürdürseler de, zaman zaman hayatın bir bütünü olarak da algılanabiliyorlar. Yani kentte yaşamak ve yaşanan hayata anlam katmak sadece nefes alıp veren canlılara ait değil ki. Bazen bir ruh, yaşayan bir canlıdan daha büyük bir anlam da ifade edebilir.

Hani Rodin’e “Üstad, bu muhteşem heykelleri nasıl yapıyorsun?” diye sorduklarında “Ben sadece taşın fazlalıklarını atıyorum. Geriye gördüğünüz heykeller kalıyor” demiş ya..

Kent de öyle.  Şekillendirmek için Rodin’i anlamak lazım.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
EVDE KALALIM DA… - 2 Nisan 2020
KARANTİNA - 1 Nisan 2020
TEST - 31 Mart 2020
CEHALET - 30 Mart 2020
ALKIŞ - 26 Mart 2020
EŞİTLİK - 25 Mart 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ