Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

GÜNMARSİFED 7. Genel Kurulunu Yaptı

GÜNMARSİFED 7. Genel Kurulunu Yaptı
Reklam

GÜNMARSİFED Güney Marmara Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu Balıkesir’de üye derneklerin ve delegelerinin katılımı ile 7. genel kurulunu yaptı.

Tüzel kişilik kuruluşunu 2014 yılı içinde gerçekleştirilen Güney Marmara Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu; İsa Tamer ÇELİK Başkanlığında 7. Genel kurulunu Balıkesir’de gerçekleştirdi.

GÜNMARSİFED Genel Kuruluna; BASİAD, ÇASİAD, BANSİAD, BİSİAD, BAGİAD ve BANGİAD Başkanları ile federasyon genel kurul delegeleri katılım sağladılar.

Genel kurulda gündem maddelerinin yanında çeşitli ekonomik gelişmeler ele alınarak değerlendirildi. Çanakkale Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Semih Başaran Haziran ayı içinde Çanakkale’de geniş katılımlı ulusal bazda KOBİ ZİRVESİ düzenleyeceklerini söyledi. BASİAD Başkanı Abdullah Bekki ve BAGİAD Başkanı Emrah Bilcanlı derneklerine üye işletmelerde uygulanmak üzere Güney Marmara Kalkınma Ajansına sundukları projeler hakkında bilgilendirme yaptılar. Biga Sanayi ve İşadamları Derneği Başkanı İsmail Özer ve Bandırma Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı Cengiz Küçükköseleci şehir ekonomileri ve dernek faaliyetleri ile ilgili bilgilendirme yaptılar.

Toplantıda bir konuşma yapan GÜNMARSİFED Başkanı İsa Tamer Çelik: “Ülkenin gündemi o kadar yoğun ki yılda bir kez bir araya geldiğimiz genel kurullarda dahi ekonomiye, işlerimize direkt yapma imkanımız ortadan kalkıyor.

Özellikle 2020 yılı ile birlikte ülkemizin bütününü ilgilendiren ve hiç kimsenin yorumsuz, sessiz kalamayacağı pek çok olumsuz gelişme ile yüzleşmek durumunda kaldık.

İdlib’de meydana gelen çatışmalarda şehit düşen askerlerimizi, rahmetle anıyorum.

Ailelerine ve büyük Türk Milleti’ne başsağlığı diliyorum.

Van’da meydana gelen çığ felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Sabiha Gökçen Havalimanı uçak kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum.

24 Ocak Cuma gecesi yaşanan Elazığ depreminde, hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına ve ailelerine başsağlığı diliyorum.

Depremle ilgili en önemli unsur hazırlıklı olmaktır. Balıkesir, Çanakkale, Bandırma, Biga; hepimiz deprem tehdidi ile karşı karşıyayız. Şehirlerimizin yapılaşmasındaki yer seçimleri, inşaat kalitesi, kurumlarımızın görevlerini eksiksiz yapmaları hayati önemdedir.

Hayli yoğun gelişmelere tanıklık ettiğimiz bir yılda, GÜNMARSİFED Yönetim Kurulu olarak ülkemizin gündemindeki en önemli konularla ilgili görüşlerimizi kamuoyuyla paylaştık, geleceğimizi etkileyecek konularda da çalışmalarımızı sürdürdük, tartışmalar başlattık.

Anlaşıldı ki; 2020’li yıllar hareketli bir dönem olacak. Yine de bu kadar hızlı ve dramatik bir giriş beklemiyorduk. İran Devrim Muhafızları komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi, bölgemizin nasıl bir istikrarsızlık potansiyeli barındırdığını gösterdi. Hiç kuşkusuz Ortadoğu’nun da, Türkiye’nin de ve aslında dünyanın da, bir savaşa tahammülü bulunmuyor.

Bu gerginliklerin çok büyük maliyetlerinin olabileceğini, düşürülen Ukrayna uçağı ve yaşanan sivil can kaybında da gördük. Aynı şekilde, Filistin sorununda, ABD Başkanı Trump tarafından Filistinliler dikkate alınmadan açıklanan plan, sorunu daha da ağır hale getirmiştir.

Çin’de ortaya çıkan Koronavirüs birkaç gün içinde tüm dünyayı etkileyen ve başetmek için küresel işbirliğini gerektiren bir sorun halini aldı. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Riskler Raporunda, ilk defa bu yıl, ilk beş riskin de çevresel olduğu açıklandı. Avustralya’daki yangınlar, iklim krizinin hiç ama hiç hafife alınmaması gerektiğini gösterdi. Çeşitli araştırmalarda, iklim değişikliği nedeniyle, önümüzdeki otuz yıl içinde, Türkiye’nin su fakiri bir ülke konumuna düşeceği öngörülüyor. En kurak şehirlerden bazıları ülkemizde olacak. Kuraklığın su kaynakları, tarımsal üretim, nüfus kaymaları üzerindeki etkilerini nasıl engelleyeceğimizi belirlemeliyiz. Özellikle bir tarım bölgesi olarak Güney Marmara’nın bu konuya özel önem göstermesi gerekir.

Bütün bu konular, uluslararası işbirliği ve birlikte çalışmanın ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor. Özgürlüklerin, temel hakların gelişimi ve korunması, giderek artan ekonomik dengesizliklerin giderilmesi, krizlerin iç savaşlara ve büyük insani dramlara dönüşmeden çözülmesi, iklim değişikliği ile etkin mücadele, uluslararası toplumun geniş işbirliği ile üstesinden gelebileceğimiz konulardır.

Ekonomide, bir nebze daha iç açıcı haberlerle bu yıla başlıyoruz. Geçen yıl iç talepte gördüğümüz daralma, bu yıl yerini hafif toparlanmaya bıraktı. Tüketimde hareketlenme olduğunu görüyoruz. İnşaat başta olmak üzere, krizden derin şekilde etkilenen sektörlerde ise toparlanma daha uzun zaman alabilir. 2019’u, sıfırın biraz üzerinde, cüzi sayılacak bir büyüme hızıyla kapatıyoruz.

2020 yılında istihdam sorunumuz açısından yeterli olmayacaksa da daha yüksek bir büyüme bekliyoruz. Bu büyümenin bileşenleri, kamu harcamalarındaki artış ve özellikle kamu bankalarının bilançolarındaki genişlemeden oluşuyor.

Diğer yandan faizlerin düşmesi ile özel bankaların da tüketici kredi talebi karşılamaya başladığını görüyoruz. Geçmiş tecrübelerimizden de biliyoruz ki, sadece kredi genişlemesi ile büyüme sürdürülebilir değil. Bu tür büyümeler, verimlilik artışı getirmiyor. Yalnızca talebi artırarak ekonominin ısınmasına, yükselen enflasyon ve borç sorununa yol açıyor.

Bu yıl krizin yaralarını sarıyor olduğumuz için, bu etkiler belki hafif olacak belki de kısa vadede olumsuzluğa dönüşmeyecek. Ancak uzun vadeli etkileri iyi değerlendirmeliyiz. Aynı yanlışları, bir daha tekrarlamamalıyız. Makul bir programın uygulanabilmesi için, uygun koşulların var olduğunu düşünüyoruz. Önümüzde yaklaşık 4 senelik seçimsiz bir dönem var.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşına bir ara verildi. Her ne kadar uluslararası finans kuruluşlarının bu yıl dünya için öngördüğü büyüme tahmini, bir nebze düşürüldüyse de, dünya ekonomisinde veya finansal piyasalarda bir duraklama veya daralma beklenmiyor. Türkiye ekonomisinin gerek duyduğu kaynakları bulması açısından önemli bir etken de, etrafımızdaki jeopolitik gelişmelerdir.

Ekonomiyi, hepimiz açısından daha fazla refah üretir, işsizlik derdine deva olabilir hale getirmek için yapılacaklar, büyük oranda bellidir. Bunları benimseyip, disiplinli şekilde uyguladığımız taktirde, ekonomiyi sürdürülebilir büyüme patikasına sokmak mümkündür.

Uzun vadeye bakmak ve buna uygun politikaları bir an önce devreye sokmak zorundayız. Dünya ekonomisi bir benzeri 19. yüzyılın ortalarından itibaren görülmüş köklü bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü kavramak ve ona göre hareket etmek zorundayız. Önümüzdeki dönemde; iklim değişikliği ve Avrupa Birliği bünyesinde giderek öne çıkan yeşil ekonomi politikası hem ekonomi hem siyasette belirleyici olacaktır.

Kadınların toplumsal hayata eşit şekilde katılmaları, enerjilerini ve bilgi-becerilerini özgürce kullanabilmeleri modern ve uygar bir toplum olmanın gereğidir. Kadınların, onları ikinci planda bırakmak, ezmek, baskı altında tutmak, cahil bırakmak için sürdürülen tüm çabalara rağmen toplumsal hayata giderek daha aktif şekilde katılmalarına mutlulukla şahit oluyoruz. Kadınların eğitim, iş yaşamı ve yönetime katılımının önündeki engellerin kaldırılması, demokratik, ekonomik ve sosyal gelişim açısından zorunludur. Bu konuda daha fazla harekete geçilmesine ihtiyaç var. Kadınların önünde yaşamsal bir engel oluşturan, kadına karşı şiddetin de en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Eğitim, insan kaynağının niteliğini belirleyen en önemli konu ve aynı zamanda kalkınmanın taşıyıcı gücü. “Nitelikli eğitim” Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin de önemli bir parçası. Eğitim sisteminden başlayarak, özgür düşünceyi, cinsiyet eşitliğini ve sosyal sorumluluğu ön plana alan toplumlarda, bireyler daha yaratıcı ve girişimci olur; ülkeler de daha güçlü olur. Nitelikli ve kapsayıcı eğitim, toplumda eşitsizliklerin giderilmesine ve yoksulluğun önlenmesine de katkı sağlar.

Bu süreçte üye derneklerimiz de önemli organizasyonlara imza atıyor. BASİAD’ın genel kurul sonrası önemli bir organizasyonuna bu akşam katılım sağlayacağız. ÇASİAD Haziran ayı için KOBİ ZİRVESİ adı altında önemli bir etkinliğe hazırlanıyor. BANSİAD ve BİSAD ın son birkaç ay içinde çok önemli organizasyonlarına katılım sağladık. BAGİAD önemli toplantılar organize ediyor ve Kalkınma Ajansı proje hazırlıkları yapıyor.

28 Mart 2020, Cumartesi günü Bursa’da “MARSİFED 2. Ticaret Köprüsü” etkinliği düzenlenecek. Toplantının amacı; federasyonlar çatısı altında bulunan derneklerimiz mensubu iş insanlarının bir sinerji yaratarak toplanmaları, bu sayede birbirlerini tanımaları ve birbirlerinin ticari aktivitelerini yakından takip edebilmeleridir.

Toplantıya, MARSİFED Üye Dernekleri (BUSİAD, NİLSİAD, GESİAD, ESİAD, HOSABSİAD, BİSİAD, İGİAD, BUİKAD, BUMİAD, ORSİAD), TRAKYASİFED Trakya İş Dünyası Federasyonu ve DOĞUMARSİFED Doğu Marmara ve İş İnsanları Federasyonu üyeleri ile Federasyonumuz GÜNMARSİFED üyeleri davetlidir. Federasyonumuz bu organizasyonda MARSİFED ile işbirliği yapmaktadır. Bu önemli organizasyona her birinizin katılımı büyük kıymet taşımaktadır. Birlikte olmayı ümit ediyorum.” dedi

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ