Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

GERÇEKLEŞMİYOR

Erhan Yırcalı

Erhan Yırcalı

“İstediğim Hiçbir şey Gerçekleşmiyor”

Her insanın istediği ve gerçekleşmeyen şeyler vardır hayatında. Her istediğinin gerçekleşmesi zaten mümkün değil. Tabii, birde ne istediğin önemli. Olmayacak şeylere kafayı takıp istersen sonra o kafa bozulur gider. Hayal kırıklığı insanı zor günlere götürür. Gerçekleri fark etmek hayatınızı ona göre düzenlemek çok önemlidir. Sen neysen osun. Bunu kabul etmen gerekir ve umut çok önemlidir. İnsan umudunu ve isteğini kaybetmemelidir. İnsan umudunu kaybederse ölümü düşünmeye başlar. Her şeyi aklınla sen belirleyebilirsin. Bazı insanların hayatları süresince istedikleri hiçbir şey gerçekleşmeyebilir. Ne istiyorsunuz da olmuyor? O da ayrı bir konu.

NELER İSTENİYOR?

Sınavların bitmesi, okulun bitmesi, iş, evlilik, para, uzun ve sağlıklı yaşam, kilo vermek, kilo almak, İnci’de profiterol, ayakkabı, ev, araba, hep sevdiğim yemeklerin yapılması gibi… Bunları çoğaltmak mümkün. İnsanların yaşadıkları yere göre istekler farklı farklı olur. Çölde susuz kalan birinin tek isteği su içmektir. Günlük dertlerle uğraşırken küçük istekler ardı ardına gelir. Büyükleri ise akşam yatağa yattığımızda isteriz.

Yazıyı yazarken aklıma gelen bir şeyi aktarayım. Yıllar önce İstanbul Beyoğlu İnci’de profiterol yemiştim. Benimde şu anda ki küçük isteğim bu. Umarım pandemi biran önce biter de yeme imkanı buluruz.

NOT:  İnci Pastanesi, bulunduğu binadan tahliye edilmesinin ardından Beyoğlu Mis Sokak’taki yeni yerinde yeniden açıldı

/////

DİŞ KİRASI

“Kısmetinde olanın kaşığında çıkar.”

Eski Ramazan iftarlarının âdetlerinden biri de “diş kirası”dır. Misâfirler, ev sahibine veda ederken, bir miktar para veya değerli bir hediyelik eşya verilerek uğurlanırlardı. “Diş kirası” denilen bu hediyenin zarif gerekçesi, davetlilerin o gece zahmet edip gelerek ev sahibinin sevap kazanmasına neden olmasıdır. Tabiî işin aslı, bu vesile ile muhtaçlara yardımda bulunmak, onları sevindirmektir. Bu sadece Müslüman Türklere mahsus bir âdettir.

Fatih Sultan Mehmed Hân dönemi sadrazamlarından Mahmud Paşa, tarihimizin ünlü cömert ve hayırseverleri arasındadır.

Her vesileyle yoksullara yardım etmekten zevk alan Mahmud Paşa, Ramazan ayı geldiğinde kesenin ağzını büsbütün açardı. Hele, konağında verdiği iftar ziyâfetleri; buradaki ziyâfetin, başka zengin evlerinde rastlanmayan bir özelliği olduğu için dillere destandı…

Onun sofrasında oruç açanlar, diş kirasına ilâveten her akşam mutlaka ikram edilen nohutlu pilavın gelmesini ve dişlerine takılma ihtimali olan sert bir sahte nohut yakalama ümidiyle dört gözle beklerlerdi. Çünkü Paşa, kazanlarda pilav pişirilirken, içine nohut biçimi verilmiş altınlar da attırırdı.

İşte bu hadise, hâlâ hemen herkesin bildiği ve kullandığı bir atasözümüzün doğmasına sebep olmuştur: “Kısmetinde olanın kaşığında çıkar.”

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete