Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

DEPREM AKTİVİTEMİZ OLDUKÇA YÜKSEK

DEPREM AKTİVİTEMİZ  OLDUKÇA YÜKSEK

MADEM BALIKESİR 1. SINIF DEPREM BÖLGESİ,

O ZAMAN ŞİMDİDEN HAZIRLIKLI OLMAK ŞART

 

Balıkesir Jeoloji Mühendisleri Odası daha önceki iddialarını tekrarlayarak “Balıkesir’deki tehlike İstanbul’dan yüksek!” dedi. Bilimsel verilere dayandığını belirttiği iddiasının arkasında durdu. Bilimsel çalışma yapmadan kendi kişisel fikrin beyan edilmesinin yanlış olduğuna vurgu yapıldı.

 

HABER MERKEZİ

 

Konumuz, dersimiz  deprem. Balıkesir’de kırılmayan Gökçeyazı fay hattı nedeniyle 7.2 şiddetinde deprem olabilir mi?

Bu fay hattını 3 Eylül 2019 günü manşet haber yapan DEMOKRAT’ın yayını ses getirmişti. Çünkü kimsenin bu fay hattının bu halde olduğundan haberi yoktu!

Aylar sonra Balıkesir Jeoloji Mühendisleri Odası Gökçeyazı fay hattı ile ilgili bir açıklama yapmış, ancak Paleosismolog ve Jeolog  Dr. Ramazan Demirtaş, Oda’dan yapılan bu açıklamayı ‘tutarsız’  ve “tam bir bilimsel saçmalık’ olarak nitelendirmişti.

Bunun üzerine; 10 Aralık gününde 24 saatte irili ufaklı 120 sarsıntının yaşandığı Balıkesir ile ilgili bir açıklama daha yapıldı. Bu hayati ve ciddi konunun bir kez daha arkasında önemle duruldu.

OLAY NASIL GELİŞMİŞTİ?

Hatırlanacağı üzere; Balıkesir depremi sonrası 7.2 büyüklüğünde bir depreme hazırlıklı olunması yolundaki açıklamaları Paleosismolog ve Jeolog  Dr. Ramazan Demirtaş ‘tutarsız’  ve “tam bir bilimsel saçmalık’ olarak değerlendirilmişti. Ancak TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Balıkesir İl Temsilciliği, Balıkesir’deki yerellerde sadece  DEMOKRAT’ın aylar öncesinden verdiği haberi de doğrulayan son bir açıklama yaptı. “Balıkesir İl ve İlçelerinin Deprem Tehlikesi Yüksek. Her Bölgeye Özgü ve O Bölgenin Sorunlarını Çözmeye Yönelik Deprem Risklerinin Azaltılması Planlarının Yapılması Gerekli” ifadesini kullandı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Balıkesir İl Temsilcisi Kemal Yenigün, 10 Aralık depremi sonrası Temsilcilik olarak yaptıkları açıklamasının arkasında olduklarını  vurguladı.

Jeoloji Mühendisleri Odası Balıkesir İl Temsilciliği’nin Balıkesir’im.net’e yaptığı açıklaması aynen şöyle:

“10 Aralık 2019 tarihinde, Balıkesir-Altıeylül’de, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasthanesi’nin verilerine göre peş peşe Mw: 5 ve Mw:4.6 büyüklüğünde depremler oldu. Deprem Balıkesir Kent Merkezi ve ilçeleri başta olmak üzere, çevre il ve ilçelerin tamamında hissedilmiş, halkımızı korku ve paniğe sevk etmiştir. Balıkesir (Altıeylül), depremlerinin olduğu yer, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Türkiye Diri Fay haritasında; Gelenbe Fay Zonu ile Simav Fay Zonu’nun kesişim noktalarında, Gelenbe Fay Zonu’nun kuzeyine yakın bir yerde olmuştur. Bu bölgede daha büyük depremler üretecek fay hatları bulunmaktadır.

 

Balıkesir’in Deprem Tehlikesi;
İstanbul’dan ve birçok İlden daha Yüksek!

1999 Marmara depremlerinden sonra geçen 20 yıllık süreçte, çoğu bilim insanları Marmara Denizi içinde meydana gelebilecek olası depremin, İstanbul kenti üzerine etkileri konusuna yoğunlaşmış bulunmaktadır. Aktif tektonik kuşak içinde yer alan ülkemizde toplumun bilgilendirilmesi ve depremlere karşı hassasiyetin artırılması konusunda yapılan bu çalışmalar olumlu karşılanmaktadır. Bu kapsamda, Balıkesir ve ilçeleri değerlendirildiğinde Balıkesir Merkez, İlçe ve bazı kırsal mahalleler içinden geçen diri faylar bulunmaktadır.

Balıkesir Merkez, İlçe ve mahalleleri sadece Marmara Denizi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolu üzerinde olacak depremden değil; Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolu üzerinde olacak depremlerden de etkilenecektir. Bu nedenle tarihsel/aletsel dönemlerde İlimizdeki birçok antik yerleşim kentinin depremlerle yıkıldığı, can ve ekonomik kayıpların yaşandığı için terk edildiği bilinmektedir. Bu depremlere bakıldığında, Balıkesir İlinin deprem tehlikesi, deprem aktivitesi oldukça yüksek olduğunu ve İstanbul da dâhil birçok İl’e göre daha yüksek olduğu görülmektedir.

DEPREM ÜRETME POTANSİYELİNE SAHİP FAYLAR

İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı, MTA Genel Müdürlüğü, Dokuz Eylül Üniversitesi ve birçok üniversite ve araştırma merkezinden bilim insanının, Balıkesir ve çevresinde deprem araştırmaları kapsamında yürüttüğü jeolojik, jeoteknik ve paleosismolojik araştırmalar yapmıştır. Yapılan bu araştırmalar sonucunda, Balıkesir ve çevresinde yer alan diri faylar üzerinde yapılan araştırmalar gerek tarihsel, gerekse aletsel dönemde meydana gelen depremlere ilişkin önemli bilgiler elde etmişlerdir. Bu bilgiler doğrultusunda Kuzey Anadolu Fayı’nın güney koluna ait fay segmentleri, Yenice-Gönen Fayı, Edremit Fay Zonu, Balıkesir il merkezinden geçen Havran-Balıkesir Fay zonu ve güneydeki Simav Fayı, Bekten Fayı, Gelenbe Fayı, Pazarköy Fayı, Manyas Fayı, Evciler Fayının deprem üretme potansiyeline sahip alanlar olarak belirlemişlerdir.

2015 yılında gerçekleştirilen “Balıkesir Kent Sempozyum”unda ve Odamız tarafından, Mart-2019’da gerçekleştirilen “Balıkesir’in Afet Durumu ve Yönetimi Çalıştayı”, Balıkesir bölgesinde yer alan ve deprem üreten fay hatları ve zonları üzerinde yapılan jeolojik ve paleosismolojik çalışmalar anlatılmış, hazırlanan bildiriler kitabında makaleler yayınlanmıştır. Söz konusu yayınlarda; Edremit Fay Zonu (Sözbilir vd..2016) ve Havran-Balıkesir Fay Zonuna (Sözbilir vd..2016b ve Sümer vd.,2018) ait Hendek Tabanlı Jeolojik ve Paleosismolojik çalışmaların sonuçları elde edilen bulgular uluslararası dergilerde de yayınlanmıştır.

6.5’DAN BÜYÜK 7.2’YE KADAR..

Yapılan jeoloji ve paleosismoloji çalışmaları sonucunda; Balıkesir- Gökçeyazı fay segmentinde depremlerin tekrarlama aralığının 1000 yıl olarak kabul edildiği, bu fayın 2000 yıldır kırılmadığı ve kırıldığında Mw:6.5’den büyük, Mw:7.2 büyüklüğe kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğu belirtilmektedir. Bu yüzden; Balıkesir Gökçeyazı fayının tehlikesine dikkat çekmemiz gerekiyor.

Başta merkezi yönetim ile ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek odaları ve birey olarak toplumun her kesiminin öncelikle afet zararlarının azaltılması konusunda kendimize düşen görev ve sorumluluklarımızı hiç vakit kaybetmeden yerine getirmemiz gerekiyor. Ülkemizin her bölgesine özgü ve o bölgenin sorunlarını çözmeye yönelik deprem risklerinin azaltılması planlarının yapılması gerekmektedir.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak açıkladığımız görüşlerimiz; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, üniversiteler ve bilim insanlarının bu konuda yaptıkları bilimsel çalışmaları da derleyerek, halkımızı ve yerel yönetimlerimizi uyarmak ve bilgilendirmek amacıyla kamuoyu ile paylaşıyoruz. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasının temel sorumlulukları arasındadır.

BİLİMSEL ÇALIŞMA YAPMADAN…

Depremler, konusunda da doğru bilgilerin halkımıza iletilmesi son derece önemlidir. Bu anlamda herhangi bir bilimsel çalışma yapmadan, ya da bilimsel çalışmalara dayalı olmadan, kendi kişisel fikirlerini söyleyen, halkımızı ve yerel yöneticileri yanlış bilgilendirerek, yanlış yönlendirmeye sebep olacak açıklamaların yapılması, yapılacak zorunlu olan çalışmaları aksatacak ve gerekli önlemlerin zamanında alınmamasına sebep olacaktır.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak; afetlere karşı güvenli, yaşanası güzel bir ülke için gerçekleri söylemeye, Bilimle, Emekle, İnatla ve Umutla ifade etmeye devam edeceğiz..

 

 

4 Ay önce bu konuya sadece Demokrat yazmış, manşet atmıştı. İşte o haber:

GÖKÇEYAZI FAY HATTI TAM İKİ BİN YILDIR KIRILMAMIŞ!

Bu Balıkesir-Edremit fayı çok tehlikeli bir fay. Prof. Dr. Sözbilir’e göre Balıkesir’den geçen bu fay kırıldığında 6.5’ten daha büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip. 7.2’ye kadar da çıkabiliyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaptıkları çalışmalar kapsamında, bin yılda bir kırılması gereken Balıkesir Gökçeyazı fay segmentinin, 2 bin yıldır kırılmadığına dikkat çekerek, “O fay her an kırılabilir çünkü kırılma zamanı geçmiş. Tehlikeli bir fay. Balıkesir’den geçen fay kırıldığında 6.5’ten daha büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip. 7.2’ye kadar çıkabiliyor” dedi.

‘HER AN KIRILABİLİR’
Prof. Dr. Sözbilir, Türkiye’nin kara kısmında şu ana kadar tespit edilen 500 fayın 100 tanesinin Batı Anadolu’da olduğunu, bunların da özellikle Balıkesir, Aydın, Muğla, Milas, Bodrum’da yer aldıklarını vurguladı. İzmir’in deprem master planının revize edilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Sözbilir, tespit edilen fay hatlarının da 1/1000 ölçekli imar haritalarına işlenmesi, buna göre bölgelerin yapılaşmaya açılması gerektiğini söyledi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) yürüttüğü Paleosismoloji Projesi kapsamında Balıkesir- Edremit fayı üzerinde de çalıştıklarını ifade eden Hasan Sözbilir, şunları söyledi:
“Çalışmalar kapsamında fayları keserek içine baktık ve bu fayın yaklaşık bin yılda bir kez yıkıcı deprem ürettiğini tespit ettik. Burada Gökçeyazı segmenti var. O segment 2 bin yıldır kırılmıyor. Normalde bin yılda bir kırılması gereken bir parça, 2 bin yıldır kırılmıyor. O fay her an kırılabilir çünkü kırılma zamanı geçmiş. Tehlikeli bir fay. Balıkesir’den geçen fay kırıldığında 6.5’ten daha büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip. 7.2’ye kadar çıkabiliyor. Bu da zarar verecek, can ve mal kaybına neden olacak. O fayın imar haritalarına işlenmesi gerekiyor. Ondan sonra zon boyunca yapılaşma kontrol edilecek.”
Prof. Dr. Sözbilir, tabakadaki değişimleri ölçen bir sensörün geliştirilmesi halinde depremlerin tıpkı hava durumu gibi tahmin edebileceğini de sözlerine ekledi.

 

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ