Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

DEMOKRASİYE GEEEEEL…

Zeki Doğan

Zeki Doğan

244 Yıllık bir maziye sahip ABD’de bugüne dek böyle bir şey görülmedi. Joe Biden karşısında kaybettiğini bir türlü kabul etmeyen Donald Trump, koltuğunu terk etmemek için bin dereden su getirdi. Seçimde hileler ve usulsüzlükler yapıldığını, hatta oyların çalındığını öne sürdü. Resmi olmayan sonuçlara göre Biden‘in seçimi kazandığı açıklandığında ise, bir rivayete göre Washington’da golf oynuyordu.

Hoş, daha seçim kampanyaları devam ederken Trump bu seçimi “ya kendisinin ya da kendisinin kazanacağına emindi.” Seçimi kaybetmesinin tek yolunun hileye başvurulması olduğunu her daim tekrarlıyordu.

Biden daha sakindi. The Daily Show‘da ünlü komedyen Trevor Noah‘ın “Trump’ın görevde kalmakta ısrar etme ihtimalini hiç düşündünüz mü?” sorusuna net yanıt vermiş, “Evet bunu düşündüm” demişti. Devamında, Trump‘ı ordunun devreye girerek koltuğundan uzaklaştırabileceğini savunmuştu. Seçim sonuçlarının adaylar tarafından değil seçmenler tarafından belirleneceğini belirten Biden,  “Bu seçimde karar verecek olan Amerikan halkıdır. ABD hükümeti Beyaz Saray’da yetkisiz olarak bulunanları dışarı çıkarmaya muktedirdir.” demişti.

Peki, şayet Trump görevi terk etmekte ısrar ederse neler olabilirdi? Kolluk Kuvvetlerini devreye sokmayı denese bu demokrasi açısından hiç de hoş karşılanmazdı. Bir diğer konu da şuydu. ABD’de askeri personel siyasî liderlere değil, anayasaya bağlılık yemini ediyorlardı. Bu nedenle Genelkurmay Başkanı Mark Milley net tavrını ortaya koymuş ve şöyle demişti. “Ordu bu seçimlerde herhangi bir rol oynamayacaktır.”

Sonra ne mi oldu? Zor da olsa Trump seçimi kaybettiğini kabul etti. Ekibine talimat vererek Biden‘in geçiş takımıyla uyum içinde çalışmalarını söyledi. Biden‘ın geçiş sürecini başlatmak için imzalanması gereken belgeleri vermeyen Emily Murphy isimli memura evrakları vermesi için talimat verdiğini açıkladı. Fakat tüm bunlardan sonra yine Twitter‘in başına oturarak bayatlamış iddialarına devam etti. Seçimin hileli olduğunu ve itirazlarına devam edeceğini yineledi. ” Sahte oylara boyun eğmeyeceğiz” ifadeleriyle seçimi kaybetmenin acısını unutamadığını belgeledi.

***

Gürcistan‘da buna benzer bir eylem 31 Ekim’de düzenlenen genel seçimlerden sonra yaşanmıştı. Seçim sonuçlarını kabul etmeyen muhalefet partilerin taraftarları başkent Tiflis‘te protesto gösterileri yapmış, seçimlerin şaibeli olduğunu dile getirmişlerdi.

***

Afganistan‘da 20 Nisan 2019’da yapılması plânlanan Cumhurbaşkanlığı seçimi, iki kez ertelenmiş, 28 Eylül 2019’da yapılmıştı. 14 Cumhurbaşkanı adayının yarıştığı seçimin ardından yapılan yoğun itirazlar nedeniyle 19 Ekim’de açıklanacağı duyurulan kesin olmayan sonuçlar 22 Aralık’ta açıklanmış, Afganistan Seçim Komisyonu, Eşref Gani‘nin Cumhurbaşkanı seçildiğini duyurmuştu. Sonuçlara itiraz eden Abdullah Abdullah, seçimi kendisinin kazandığını iddia etmişti. Hatta Eşref Gani ile Abdullah Abdullah ayrı ayrı yemin törenleri dahi düzenlemişlerdi. Sonra oturup anlaştılar.  Anlaşmaya göre, Abdullah Abdullah, Afganistan Ulusal Yüksek Uzlaşma Konseyi Başkanlığı görevini yürütecek ve kabinenin yarısını belirleyecekti. Ayrıca Taliban ile Afganistan hükümeti arasında yapılması plânlanan barış görüşmelerini de yürütecekti.

***

Kırgızistan‘da 4 Ekim’de yapılan seçimlerin sonuçlarını kabul etmeyen ve şaibeli olduğunu iddia eden 12 siyasi partinin taraftarları, düzenledikleri gösterinin ardından Cumhurbaşkanlığı ve Parlamentoyu işgal etmişti. Polisin protestoculara gaz ve ses bombalı müdahalesi sonucunda 1 kişi yaşamını yitirmiş, 590 kişi yaralanmıştı.

***

Anımsayın, 2016 yılında Gambiya’da 22 yıldır iktidarda kalan Devlet Başkanı Yahya Jammeh, kaybettiği seçim sonuçlarına itiraz etmiş, seçimlerin yenilenmesi çağrısında bulunmuştu. Jammeh, “Bağımsız Seçim Komisyonu’nun bağımsız, dürüst ve güvenilir olduğuna inanarak sonuçları kabul etmiştim. Şimdi bir bütün olarak baktığımda ise seçim sonuçlarını reddediyorum.” diyerek makamını terk etmeyeceğini açıklamıştı. Fakat daha sonra zorlanarak da olsa koltuğunu Adama Barrow‘a teslim etmişti.

***

Tüm bu olayları mantık süzgecinde değerlendirdikten sonra aklıma “Mahkeme Kadıya Mülk Değildir” sözü ve bir fıkra geldi. Şöyle ki;

Kadı Efendi haftanın bir günü çarşıda dolaşır, alışverişi kendi eliyle yaparmış. Tabi alışveriş dediğime bakmayın canım.  Çarşıda onun parası geçmezmiş. Daha karşıdan göründüğünde esnaf el pençe divan durup meyvenin sebzenin en güzelini hazır eder, evlerine kadar taşırlarmış. Kasap’a girdiğinde hazırol vaziyette kendisini karşılar, “aman haşmetlim neden zahmet ettiniz. Ben etin en güzelinden bir paket yapar, evinize yollarım” dermiş.

Mahkeme Kadı’ya mülk değil ki; gel zaman git zaman kadı yaşlanıp emekli olmuş. Fakat artık ne esnaflar ne de kasap kendisine ettiği ol iltifatları etmiyorlarmış. Bir gün manavın tezgâhından domates seçmeye ve özenle kesekâğıdına yerleştirmeye başlamış. Manav dışarıya fırlayarak Kadı Efendinin eline vurmuş. “Tezgahtan mal seçmek yasak.” diye azarlamış. Kadı’nın ağzı açık kalmış. Kasaba girmiş, kasap da yüzüne bakmamış. Şaşkın bir vaziyette kendisini dışarıya atmış. Olanları bir köşede seyreyleyen bir derviş kadıya şöyle seslenmiş.

“Kerameti kendinde sanıyordun değil mi Kadı Efendi? Oysaki marifet sende değil cübbedeydi. Cübbe gitti, keramet bitti.”

***

Yani şu cübbe ne menem bir şey yahu? Bir giyen çıkarmak bilmiyor. Sözde demokrasi, hak, hukuk ve adalet timsali koskoca ABD‘nin Gürcistan, Afganistan, Kırgızistan ve Gambiya‘dan ne farkı kaldı?

Doğrusu Taaa 1700’lü yıllarda, “Kelimenin tam anlamıyla gerçek bir demokrasi hiç bir zaman varolmadı ve varolmayacaktır.” diyen Jean Jacques Rousseau‘ya hak vermeye başladım.

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
YAŞA(YAMA)MAK! - 31 Aralık 2020
SOKAK İSİMLERİ - 29 Aralık 2020
“VAR” MI, “YOK” MU? - 28 Aralık 2020
SANSÜR - 24 Aralık 2020
OMURGA - 21 Aralık 2020
EKMEKNAME - 18 Aralık 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete