Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

ATATÜRKÜ ANDIK

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Atatürk’ün aramızdan ayrılışının yıldönümünü dolayısıyla Atatürk’ü andık. Atam sen yalnız aramızdan ayrıldın. Her an, her gün dilimizde ve gönlümüzdesin. Ruhun şad mekânın cennet olsun. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.

Atatürk’ü unutturmak için neler söylemediler ki? İki ayyaş dediler! Atatürk dinsiz dediler! Hele o dinci geçinenler, kafir dediler! Din düşmanı dediler! Atatürk’ü unutturmak için kitaplardan çıkardılar. Kahramandı, vatanı kurtardı, büyük komutandı, diye Atatürk’ü öven sözleri kitaplara yazmayacaksınız dediler. Kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletini yok saymak için 1919 tarihini ret ettiler. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletinin tarihini yok saymak için 1919 tarihini ret ettiler. Çünkü bu tarih Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yazıldığı tarihtir. 1919 tarihinden önceki tarih Osmanlı tarihidir. Onlar Atatürk’ü unutturmak için ne gerekiyorsa yaptılar. Kitaplardan çıkarılmasının amacı gelecek nesiller Atatürk’ü tanımasın bilmesin yalnız kendilerinden bahsedilmesini sağlamak içindir.

Ne kadar unutturmaya çalışırlarsa çalışsınlar, Atatürk’e sevgi o kadar artıyor. Kitaplardan öğrenmesinler diye kitaplardan çıkardılar. Fakat öyle bir hata yaptılar ki? Şimdi aileler çocuklarına Atatürk’ü öğretiyor. Yaptıklarını öğretiyorlar.

Atatürk sevgisi çığ gibi büyüyor. Muhabbet kuşlarına bile Atatürk’ü öğretiyorlar. Küçücük çocuklar bile Atatürk şiirlerini okurken ağlayarak okuyorlar.

Bu nasıl sevgidir böyle içten gelen böyle bir sevgi kimseye nasip olmaz.

Dünya bile asrın en büyük lideri seçti. Biz ders kitaplarından çıkarıyoruz. Bazı ülkeler Atatürk’ü ders kitabına koyuyor. Ankara’ya gittiğimde Anıtkabir’e de gittim. Gerçi Ankara’da görev yaparken defalarca gitmiştim. Fakat bu son gidişimde sabahın erken saatinde Anıtkabir’e girmek için sıraya girdim. Sırada arkamda bir aile vardı. 5-6 yaşlarında bir de çocukları vardı. Çocukları nereden duydu ise “bir gün beni Anıtkabir’e götürün ben Atatürk’ü göreceğim” diye tutturmuş. Sırf çocuğun isteğini yerine getirmek için Çanakkale’den Ankara’ya gelmişler. Çocuk heyecandan yerinde duramıyordu. İçeriye girdik merdivenlerden çıktık. Mozolenin yanına yaklaşırken insan öyle bir heyecanlanıyor ki? Bunu anlatmak mümkün değil. Ne kadar unutturmaya çalışırlarsa çalışsınlar, ne deselerse desinler, Atatürk sevgisini milletin gönlünden çıkaramayacaklar. Atatürk bir söyleminde “İki tane Mustafa var. Birisi benim, ikincisi de sizlersiniz” demiştir. Atatürk’ün askerleriyiz. Söylemi buradan gelmedir. Atatürk “benim iftiharım Türk olmaktı” demiştir. Bu söylem “Atatürk Türk değildir” diyenlere itlaf olunur.

Ne oldu? Devir mi değişti? Bazı kişiler birden Atatürkçü oluverdiler. Atatürk’ü övmeye başladıkları gibi “gelecek nesillere Atatürk’ü iyi öğretmeliyiz” demeye başladılar. Evet ülkenin kurtuluşu Atatürk’ün açtığı yoldan yürümekle mümkündür. Nasıl Atatürk cemaatlerin ülke işlerine karışmamasını başardı ise bizde ayni yolu izlemeliyiz.

Bu Türk milletine kimse Atatürk’ü unutturamaz. Unutturamayacaktır da!

Çünkü Atatürk sevgisi çığ gibi büyüyerek geliyor. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Dünyanın iltifatına mazhar olmuş bir dünya liderini hiç kimse unutturamaz.

Ben kendi adıma söyleyeyim; bana dünyaları verseler Atatürk sevdasından vazgeçiremezler. Çünkü adım Türk adı ise, özgürce bir vatan toprağına yaşıyorsam, ibadetimi özgürce yapabiliyorsam, bunları Atatürk sayesinde yapabilmekteyim. Yabancı bir ulema şunu söylüyor: “Atatürk Türkler’e Allah’ın bir lütfudur.” Belki de öyledir. Allah bilir. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere!  Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ