Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

Reklam

 

(Önceki bölümden devam)

 

3- Hüseyin BAL ve Zekeriya KARAKOÇ’a tehdit ve şantaj (Karizma’nın yağmalanması)

İKİ ÜNLÜ KUYUMCUNUN YAĞMALANMASI OLAYI

Karizma Halı Saha Kompleksini belediye arazisine yap-işlet-devret modeli ile yapan Zekeriya KARAKOÇun mali yönden zor durumda olduğu için olay tarihinden önce Hüseyin BAL’dan para aldığı ve bu parayı ödeyemediği için Karizma Halı Saha Kompleksi’nin %70 gizli ortağı olduğu, Hüseyin BAL’ın önceden Balıkesir Dursunbey ilçesinde kuyumculuk yaptığı, daha sonraki yıllarda Balıkesir’e taşınıp emlakçılık yaptığı,

BAL’A YAPTIĞI TEHDİDİN ARDINDAN

BÜYÜK VURGUN GELİYOR 

Şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın işyeri komşusu olan Zekeriya KARAKOÇ’a zaman zaman “Senden ne kadar para aldı, seni fazla sıkıntıya soktu mu?” gibi Hüseyin BAL ile ilgili bilgiler sorduğu, Mart 2010 yılında Dursunbey’de cinsel istismar olayından dolayı 20 kişinin tutuklandığı, bu olayla ilgili haber Yeni Balıkesir Gazetesindeki haberde “Balıkesir savcısı, Balıkesir emniyet müdürü, Balıkesir Valisi uyuyor mu, Balıkesir’in en büyük tefecisi şehrimize geldi” diye Hüseyin BAL’ı ima eden üç kez ayrı zamanda spot duyurudan sonra İsmail KOCA’nın Hüseyin BAL’ın işyerine gelerek “patronum Emin BOLDAN’ın selamı var, ben reklam alacağım sizden, ancak böyle düzelir aramız” dediği, aksi takdirde aleyhine karalayıcı haberler yapacaklarını söyleyerek tehdit ettiği, Hüseyin BALI ın da “Tamam neyse vereyim” diye karşılık verdiği ve yanında getirdiği makbuzlardan bir tanesine reklam bedelini ödediğine dair imza attığı anlaşmaya göre 12 ay boyunca Baloğlu Emlak’a reklamının yayınlanacağını kararlaştırdıkları, meblağ olarak 10.000 TL yazdırdığı, bu meblağı 3 ay içinde ödemeye söz verdiği, bu tarihten sonra sadece 10 gün boyunca Baloğlu Emlak şeklinde ebatlarında reklamının yayınlandığı, 3 ayın sonunda Hüseyin BAL’ın 5.000 Euro’yu bizzat Mehmet Emin BOLDAN’a verdiği, Mehmet Emin BOLDAN’ın 3 gün sonra “cezan 15.000 Euro oldu” diye 5.000 Euro’sunu iade ettiği, müşteki Hüseyin BAL bu tarihten sonra herhangi para ödemediğini beyan etmişse de;

Zekeriya KARAKOÇ’un beyanına göre Hüseyin BAL’dan 50.000 TL para aldığı ve ondan sonra Hüseyin BAL aleyhine herhangi bir yazı yazmadığı, Yeni Balıkesir Gazetesi’nin Hüseyin BAL aleyhine spot duyurulardan sonra yazı yazmamasının Zekeriya KARAKOÇ’un beyanını doğruladığı (aksi takdirde Hüseyin BAL aleyhine yayınların devamının geleceği, Hüseyin BAL aleyhine yayın devam etmediğinden dolayı Zekeriya KARAKOÇ’un beyanının doğru olduğu),

BAL’DAN 50.000 LİRAYI ALDIKTAN SONRA KARAKOÇ’UN BATTIĞI,

İFLAS ETTİĞİ HABERİNİ YENİ BALIKESİR’DE YAYINLIYOR

Müşteki Zekeriya KARAKOÇ’un kuyumculuk yaptığı, Karizma Halı Saha Tesisi’nin müsteciri olduğu, Hüseyin BAL’ında bu tesisin %70 oranında gizli ortağı olduğu, müşteki Zekeriya KARAKOÇ’un 27/04/2010 tarihinde kalp ameliyatı olduğu, şüpheli Mehmet Emin BOLDN’ın Yeni Balıkesir Gazetesinde Karizma Halı Saha ile ilgili küçük bir haber yaptığı, bu durumu müştekinin yeni ameliyat olması ve Karizma Halı Sahanın %70 gizli ortağı olması sebebiyle Hüseyin BAL’dan bahsettiğini düşündüğü

24/12/2010 tarihindeki manşettinde “son durak tefeci” diye yine Hüseyin BAL’I işaret ettiği, ancak bu tarihlerde Hüseyin BAL’dan 50.000 TL aldıktan sonra..

KERAMETİ KENDİN EMİN, İKİ ORTAĞI

BİR DE BİRBİRİNE DE DÜŞÜRÜYOR!!!

28/12/2010 tarihinde müşteki Zekeriya KARAKOÇ’un iflas ettiğine dair birinci sayfada haber yaptığı, müşteki beyanında; “Mehmet Emin BOLDAN, benim hakkımda bu şekilde yalan haberler veya bir kısmı doğru haber yaparken bundaki amacı.. Hüseyin Bal Karizma Halı Sahanın tamamını almak istiyordu ve bunun için de Mehmet Emin BOLDAN’a 50.000 TL para verip benim aleyhimde yazdığını biliyorum. Buna ilişkin bir belgem yoktur. Ancak bunu çevremdeki ilişkilerimi kullanarak öğrendim” dediği, müştekinin bu düşüncesini bu anlaşma olayından sonra Hüseyin BAL hakkında spot duyurular yapıldığı halde aleyhine hiçbir haber yapılmaması aksine Hüseyin BAL ile müşteki Zekeriya KARAKOÇ arasında Karizma Halı Saha nedeniyle oluşan husumette müşteki Zekeriya KARAKOÇ aleyhine haberler yapıldığı, olayın bu şekilde gelişiminin müştekinin aldığı bilgilerin doğru olduğunu gösterdiği, bu haberler nedeniyle müştekinin çok zarar ettiği 13 dairesinin satıldığı ve çok zor duruma düştüğü, müştekinin şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’a rastladığında “niye böyle yapıyorsun?” dediğinde” Emin: “sen.. nereden geldiğini çok iyi biliyorsun” diye cevap verdiği, müştekinin de Hüseyin BAL’a giderek “bu haberler senden çıkıyor, seni şikayet edeceğim” dediği ertesi gün Mehmet Emin BOLDAN işyerinin önünden geçerken gülerek el salladığı ve “artık bitti” diye söylediği ve bundan sonra da aleyhine yazı yazmadığı, bu gelişen olaylarda Hüseyin Bal’ın Mehmet Emin BOLDAN’Ia istediği menfaati sağladığını ve Hüseyin Bal’ın istediği şekilde Zekeriya Karakoç’u yıpratıcı haber yaptığı, ancak Zekeriya Karakoç’un Mehmet Emin BOLDAN’a menfaat sağlamadığı,

18 Aralık 2010 tarihinde Karizma’nın kara kaderi. Bu tesisin hikayesi Ergenekon’u aratmaz.

20 Aralık 2010 tarihinde Karizma’nın kara kaderi. Bu karar Belediye Meclisi’nden nasıl çıktı? Sonra neler oldu? Şimdi kimlerin ellerinde? 

Aralık 2010 tarihinde Karizma’nın kara kaderi. Gençlere semt sahasından, Karakoç’a, O’ndan tefecilerin eline… Altınoluk’ta dubleks daire!!

Aralık 2010 tarihinde Vicdanınız rahat mı? Tezgah Sami Gökdeniz’in ikinci belediye başkanlığı döneminde kuruldu… Gençlere semt sahası, Başakspor’a hibe derken Karakoç’a 

Karizma oldu… Son durak tefeci.. 

Aralık 2010 tarihinde Organize İşler Bunlar! Belediye Meclisi’nden Başakspor’a diye çıktı ama altın tabakta Karakoç’a sunuldu.

Aralık 2010 tarihinde Şimdi iptal şart oldu! Hem belediyeye 56 bin TL kira borcu taktı, hem de ihaleyi kaptı. Şimdi gözler Karizma’da! Sıkışan Karakoç “kirayı 2.750’den 5.000’e çıkarayım..” diye Belediye’ye dilekçe verdi 

31 Aralık 2010 tarihinde İçinize sindi mi? Balıkesir her yer 10-15 kat artarken sudan ucuza giden Karizma’yı konuşuyor!

03 Ocak 2011 tarihinde Karizma ihalesinde son bomba! Gizli tanık, Emniyet Müdürlüğü’ne giderek ne anlattı? 

05 Ocak 2011 tarihinde Ok: Almadan imzalamam. Başkan Ok “Karakoç, Karizma Spor

Center’daki bina ve tesisleri Belediye’ye devretmedikçe yeni sözleşmeyi imzalamam” dedi.

Karizma’nın sadece %30’u Karakoç’un. Karakoç İNŞ. Turizm LTD. ŞTİ’nin %30’u Zekeriya Karakoç’a, %70’i ise Hüseyin Bal’a ait. Yani bu durumda Karakoç’un Belediye’ye şirketin karar defterin karar alınmadan müdür yetkisiyle muvafakat vermesi ayrı bir hukuki duruma yol açacak.

4- Nefes Bahçe ve Yeni Sanayi Sitesi Kooperatifi’ne şantaj olayı 

Müşteki Öner KAVAK’ın Balıkesir Yeni Sanayi Sitesinin ana yol cephesinde bulunan taraftaki kafenin kiracısı olduğu, kafesinin isminin de Nefes Bahçe olduğu, kafenin suç tarihinde 100.000 TL civarındaki kira borcunu Yeni Sanayi Sitesi Kooperatifi yönetimine ödemediğini, bunu 2010 yılı başında öğrenen Mehmet Emin BOLDAN yanında oğlu Sedat ve İsmail KOCA da olduğu halde yönetimin başkanı İrfan GÖKMEN’İ makamında ziyaret ederek kooperatifin bünyesinde bulunan ve kiraya verilen benzin istasyonları ve kafelerle ilgili kira bedelleri, ihale süreçleri, işletme kazançları gibi bilgileri sorduğu, İrfan GÖKMEN’in de bu özel bilgileri veremeyeceğini, bu özel bilgilerin sanayi il müdürlüğünde bulunduğunu, oradan takip edip alabileceklerini söylediğinde Mehmet Emin BOLDAN’ın “başkan sen bunları söylüyorsun ve vermiyorsan seninle bundan sonra başka türlü de görüşürüz, sen kendini sayfalardan takip edersin, seninle sayfalarda görüşürüz” diye tehdit ettiği, diğer şüpheliler Sedat BOLDAN ve İsmail KOCA’nın da Mehmet Emin BOLDAN’ı destekleyici sözler söyledikten sonra 

“görüşürüz” diye onların da tehditte bulunduğu, kooperatif başkanı İrfan GÖKMEN’in bu görüşmeden sonra Nefes Bahçe’nin işleticisi Öner KAVAK’I arayarak “Mehmet Emin 

BOLDAN’ın “Nefes Bahçenin size borcu var, neden bunu koruyorsunuz?” diye söylediğini ve bu

konuyu da haber yapabileceğini söyledikten sonra mağdur Öner KAVAK, Mehmet Emin BOLDAN’a reklam adı altında ödeme yaptığı, mağdur olarak alınan beyanında kendisinin

böyle bir ödeme yapmadığını, ancak Koket Çiçekçilik’iğin de sahibi olduğunu, reklama ihtiyacı olduğu için Yeni Balıkesir Gazetesi’nde 500 TL’lik reklam verdiğini beyan ettiği, halbuki bilirkişi heyetinin gazete nüshalarında yaptıkları incelemede sadece 09/06/2010 tarihinde bir adet 9, sayfada reklamın yayınlandığı, (tahmini değeri 200 TL KDV olan) dolayısıyla müştekinin reklama ihtiyacı var ise neden ilk sayfada bir kere reklamının yayınlandığı, dolayısıyla bu durumun reklam ihtiyacıyla açıklanamayacağı, reklama ihtiyacı olan şirketin en azından belli periyotlarla reklam yayınlatarak umduğu faydayı elde edebileceği, Müştekinin 500 TL ödediğine ilişkin beyanından daha büyük bir meblağı ödediğinin düşünüldüğü, (295 TL + 236 TL’lik iki fatura bulunduğu) şüpheli Emin ve Sedat BOLDAN, İsmail KOCA, kooperatif başkanı İrfan GÖKMEN ile görüştükten iki ay sonra İrfan GÖKMEN’İ karalayıcı ve aşağılayıcı haberlerin Yeni Balıkesir Gazetesi’nde manşetlerde pek çok kez yer aldığı halde Nefes Bahçe olayı aleyhine olumsuz yayın yapmadığından mağdur Öner KAVAK’ın şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın talep ettiği miktar tespit edilemeyen meblağı Mehmet Emin BOLDAN’a ödediği,

5- Veranda Cafe’ye şantaj olayı 

Müşteki Eser KARABULUT’un Balıkesir Merkez Edremit yolu çıkışında bulunan Karahallılar A.Ş.’ye ait olan Opet benzin istasyonu yanındaki Veranda Cafe’nin işletmecisi olduğu, müşteki Eser KARABULUT’dan önce cafenin bazı bölümlerine yaptığı ilavelerin ruhsatsız olduğu bunu belediyeden (muhtemelen İsmail KOCA’nın itiraflarına göre Yusuf ÖZENÇ ve Tuna AKTÜRK’ten İsmail KOCA aracılığı ile) öğrenen şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın 2011 yılı Nisan ayında müşteki Eser KARABULUTu arayarak “sizin cafenin ruhsata aykırı bazı durumları varmış haberimiz var bunları biliyoruz” diye telefonla müştekinin beyanına göre imalı bir şekilde söylediği, müştekinin Mehmet Emin BOLDAN’ı gıyaben tanıyıp niyetinin şantajla para koparmak olduğunu anlayarak, cevaben “buranın sahibi Karahallılar, muhatabanız ben değilim, Karahallılar” diye cevap verdiği, bu görüşmeden sonra müştekinin cafenin mülkiyetinin sahibi Karahallılar A.Ş.’nin yetkilisi ile görüşüp olayı anlattığında cafenin metrajlarında ruhsata aykırı durum olduğu ve bu aykırılığı belediyenin gidermek için belediye ile görüştüklerini Karahallılar A.Ş.’den öğrendiği, müştekinin Mehmet Emin BOLDAN ile telefonla görüşmesinden 3-4 hafta sonra şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın çalışanı şüpheli NURAY ARSLAN (ÖZKANER)’i gönderdiği, Nuray’ın müştekiye “reklam çalışması yapabilir miyiz?” diye teklifte bulunduğu, müştekinin de “şu an durumum müsait değil” diye kabul etmediği, bu süre zarfında da Karahallılar A.Ş.’nin Veranda Cafenin ruhsata aykırı bölümlerini ruhsat alma işlemlerini devam ettirdikleri, şüpheli Nuray ARSLAN’ın (ÖZKANER) müşteki ile görüşmesinden 2-3 hafta sonra tekrar müştekinin işyerine geldiği, müştekiyi bulamadığı için müştekinin telefonunu alıp müştekiyi arayarak görüşme talebinde bulunduğu müştekinin “başka zaman görüşelim” diyerek reddettiği, bir hafta sonra tekrar arayarak ısrarcı olduğu bunun üzerine müştekinin reklam vermeyi kabul ettiği, yaptıkları görüşmede 400 TL’ye orta sayfada 10 cm x15 cm ebadında bir ay süre ile yayınlanmak üzere Veranda Cafe’nin reklamının yapılması konusunda anlaştıkları, bir ay sonra ruhsat işlemleri tamamlanmadığı için aynı şartlarda bir ay daha reklamın yapılmasına karar verildiği, bu reklamların 19 Mayıs 2011’den gazeteye operasyon yapıldığı 6 Ağustos tarihine kadar orta sayfada yayınlandığına dair müşteki beyanda bulunmuşsa da bilirkişiye yaptırılan incelemede Verande Cafe ile ilgili 2011 yılında muhtelif tarih ve ebatlarda 80 reklam yayınlandığı tahmini bedelinin 5000 TL + KDV olduğunun rapor edildiği, bilirkişi raporuna göre müştekinin şüphelilere ödediği meblağın daha yüksek olduğu, ancak bu durumu gizlediği kanaatine varıldığı,

Bu olayda şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın kendisi bizzat müştekiye şantajda bulunup, çalışanı şüpheli Nuray ARSLAN (ÖZKANER) aracılığı ile menfaati reklam görüntüsü altında tahsil ettiği,

(Deliller: İddia, müşteki Eser KARABULUT beyanı, şüpheli İsmail KOCA’nın ikrarı, Yeni Balıkesir Gazetesinin 19 Mayıs 2011 tarihinden 6 Ağustos 2011 tarihine kadar yayınlanan nüshaları, Karahallılar A.Ş.nin yetkilisi Erkan KARAKÖSE, İbrahim Onur ARIKAN beyanları, bilirkişi raporu)

6- İzzet GÜNEŞ’e şantaj olayı 

Müşteki İzzet GÜNEŞ’in Balıkesir ilinde 18 yaşından küçük kızları başka erkeklere pazarladığı iddia edilen Zeki Emengen ve arkadaşlarının teknik takibinde suç görüşmesi olduğu için yapılan operasyonda gözaltına alınan 27 kişiden biri olduğu ( Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/14725 Sor.2011/347 İdd.No 30/11/2011 tarih Balıkesir 2.Ağır Ceza Mahkemesi) gözaltına alınan kişilerin isimlerini çalışanı İsmail KOCA’dan alan şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın listeyi inceleyerek menfaat temin edebileceği muhtemel kişilere baktığı, inceleme sonucunda önceden tanıdığı ve Balıkesir ilinde galericilik yapan müştekiden bu olayı kullanarak şantajla para temin edebileceğine karar verip, bu olayın mağduru C.D. ve R.A.’yı gazetesine çağırıp mülakat yaptığı bu görüşmeyi de kayda aldığı, bu görüşmeden sonra şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın kendisini İsmail KOCA olarak tanıtıp İzzet GÜNEŞ ile aşağıda dökümü verilen telefon görüşmesini yaptığı, 30/03/2011 tarih ( Ek 82 no’lu ) tapede ;

İsmail (Emin) : Tamam şimdi bu şeyle ilgili eeeeeeeeee… bu gözaltı olayı ile ilgili haber yapıyorum onunla ilgili bir görüşünüz varsa eeee… onu almak isterim. 

İzzet : Hiç bi görüşüm yok. Hiçbir görüşüm yok. Bizim ismimiz yazılmış amaaaaa.. İşte ifade…..Bizim telefon düşmüş Emin.

İzzet:Efendim

İsmail (Emin):Gazetelerde isminiz yok şu an sizin. 

İzzet: Yok yok gazetelerde yok, şeyde de yok yani bir eeeeee gözaltına da alınmadım

İsmail (Emin):Hee.. 

İzzet:Bi ifadeye başvurdular yani.

İzzet:Yok dedim ben o şahısları tanımam Zekiylen de 3-5 yıldan beri tanışırım, eeee.. böyle bir şeyim de yok

İzzet: Evet onla ilgili bir şey sordular telefon görüşmesi düşmüş ondan

İzzet:Hı hı şey eeee İsmail

İzzet: Herhangi bir şey benim ismimi geçirmeyin, ben.. Emin Bey bizim eeee yıllardan beri dostumuz böyle ufak tefek şeylerde telefon düşer, işte her türlü bizim bu gevezeliğimiz..

İsmail (Emin) :Ama son kararı Emin bey verir veya Sedat bey var oğlu. 

İzzet: Şimdi tamam da onu, madem sen görüş haber müdürüsün

İsmail (Emin) Yok yarın çıkarcaklar 

İzzet:Yarın mı çıkarcaklar?

İsmail (Emin): Evet 

İzzet:Tamam ben Emin Beyle……

İsmail (Emin):eeee Emin bey çocuğu okuldan alınca gazeteye uğruyo, ona söyleyelim o kendisi karar versin 

İzzet: Arasın beni ya

İsmail (Emin) :Tamam oldu izzet ağbi..

Alıntı yapılan tapeden de anlaşılacağı üzere şüphelinin müşteki İzzet’i gazetenin haber müdürü İsmail KOCA adını kullanarak telefonla arayıp konuyu kısaca anlatıp izah ettikten sonra “gözaltı ile ilgili haber yapıyoruz da, onunla ilgili bir görüşünüz var mı, varsa almak isterim, yarın gazetede haber çıkacak da” diye söyleyip müştekiyi bu şekilde tehdit ettiği, bu olaydan birkaç gün sonra müştekinin beyanına göre şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın çalışanı muhtemelen reklamcılarından birisi müştekiyi arayarak tarım dergisi çıkardıklarını bunun için “sponsor olur musunuz” diye müştekiye teklifte bulunduğu müştekinin bedelini sorduğunda 3.000 TL olduğunu söylediği ancak müştekinin bunu kabul etmediği, bu görüşmeden sonra müştekinin şüphelinin işyeri olan Yeni Balıkesir Gazetesine mercedes aracıyla gelip sekretere müştekinin beyanına göre bir kısmı 200 TL – 300 TL’Sİ gazete abonelik parası olduğu iddia edilen ve üzerini bayram tebriği ilanı yapmaları için toplamda 500 TL parayı bırakarak gazeteden ayrıldığı (muhtemelen meblağın daha yüksek olduğu, mağdurun bunu diğer mağdurlar gibi gizlediğinin düşünüldüğü, bilirkişi raporuna göre müşteki adına ve Güneş Otomotiv adına bayram tebriği ve ilan bulunmadığı), müştekinin beyanına göre de şahsen tanımadığı şüphelinin kendi aleyhine haber yapmaması için korkusundan 1995 yılındaki Kurtdere Güreşleri ağalığından bu yana aboneliği devam ettirdiği ve çocukların cinsel istismarı fuhşa teşvik etmek insan ticareti suçundan numarası verilen dosya kapsamında gözaltına alındığında bunun Mehmet Emin BOLDAN tarafından haber yapılmaması için mağdurun beyanına göre 500 TL ödeme yaptığı ve bu soruşturma kapsamında başka şahısların haberleri yapıldığı halde bu nedenle müştekinin haberinin yapılmadığı, iddia, 30/03/2011 tarih ( Ek 82 no’lu ) tape, İsmail KOCA’nın ikrarı, bilirkişi raporu ile sabit olduğu,

7- Dr. İbrahim KIZILAY’a şantaj olayı: Müşteki İbrahim KIZILAY’ın Balıkesir’de psikiyatri uzmanı olarak Atatürk Devlet Hastanesi’nde görev yaptığı, ayrıca suç tarihinde özel muayenehanesinde olduğu ve muayenehanesinde MORA isimli sigara bıraktırma cihazı ile sigara tiryakilerine sigarayı bıraktırma işlemi de yaptığı, 2010 yılı Haziran ayında Yeni Balıkesir Gazetesi’nden reklam için bayanın geldiği, müştekinin 150 TL’ye reklam verdiği bu reklamın normal bir reklam anlaşması olduğu ancak bu olaydan 3-4 gün sonra Yeni Balıkesir Gazetesi’nden müştekinin ismini bilmediği gazete çalışanı gelerek önceki reklam anlaşmasının yanlış olduğunu söyleyip müştekinin verdiği 150 lirayı iade ettiği,

Bir süre sonra Sedat BOLDAN’ın müştekiye arayarak halini hatırını sorduğu müştekinin de kısa bir süre önce 150 TL’ye reklam verdiği ve çalışanların geri gelip parayı iade ettiği olayı anlatıp şaşkınlık duyduğunu söylediği, şüpheli Sedat BOLDAN’ın “onları boşver, bizim daha büyük projelerimiz var yüz yüze konuşuruz” diye söyledikten iki üç gün sonra Sedat BOLDAN diğer şüpheli İsmail KOCA ile birlikte müştekinin muayenehanesine gittikleri, müştekiye birinci sayfadan ayrı dört sayfadan ibaret ek yapacaklarını bu ekin dizaynının tamamen müştekiye ait olacağını, o gün gazetenin müştekiye ait olacağı (müştekinin reklamı mahiyetinde manşet ve ek) bedelinin de 3.000 TL olduğunu söyledikleri, müştekinin de çok fazla para kazanmadığını söylerek reklam vermeyi düşünmediğini söylediğinde şüpheli Sedat BOLDAN ve İsmail KOCA’nın hoşnutsuz bir şekilde yanından apar topar ayrıldıkları, 

Müştekinin menfaat karşılığı isteyen kişiye rapor verdiğini ihbarını tanık Mecit BAŞOL’dan öğrenen Mehmet Emin BOLDAN’ın kendi çalışanı Halil BALGÜN’ü Mecit BAŞOL ile birlikte müşteki İbrahim KIZILAY’ın muayenehanesine gönderdiği Halil BALGÜN’ün üzerinde ses kayıt cihazı da bulunduğu müşteki İbrahim KIZILAY’Ia rapor alma konusunda Mecit BAŞOL’da olduğu halde görüştükleri, müşteki İbrahim KIZILAY’ın 150 TL muayene parası karşılığı rapor vermeyi kabul ettiği ve Halil BALGÜN’e sınırda zeka geriliği ve yaygın anksiyete teşhisiyle %33 oranında özürlü olduğuna ilişkin 17/08/2010 tarihinde rapor verdiği, daha sonra yine çalışanı Aziz YILDIZ’a yaygın anksiyete bozukluğu %25 oranında özürlü raporunu 24/08/2010 tarihinde verdiği, şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın bu durumu ihbar eden Mecit

BAŞOL’a toplamda 100 TL ödeme yaptığı, şüpheli Mehmet Emin BOLDAN’ın çalışanları Halil BALGÜN ve Aziz YILDIZ’ın raporları bu kişilerin müşteki ile görüşme ses kayıtları ile dosya hazırladığı,

Bu olaydan epey bir süre sonra şüpheli Sedat BOLDAN ve İsmail KOCA müşteki İbrahim KIZILAY’ın tekrar yanına gelerek ellerinde bir dosya olduğunu, suretinin de kendilerinde olduğunu söyleyip Halil BALGÜN ve Aziz YILDIZ’ın özürlü raporuna ilişkin belgeleri göstererek raporun sahte olduğunu, bu insanların namazında niyazında olduklarım alkol almadıklarını hap kullanmadıklarını bu olayı gazetede manşet yapacaklarım böyle bir sahteciliğin kabul edilemeyeceğini çok büyük yanlış yaptığını müştekiyi tahrik edecek tarzda ve tehditvari bir şekilde söyledikleri, bu olaydan 3-4 gün sonra, 18/02/2011 tarihinde “saldırgandır ısırabilir” manşetiyle “psikiyatrist Kızılay, heyete soktuğu Halil BALGÜN’ü böyle tanıttı” manşet haberiyle gazetenin çalışanları Halil BALGÜN ve Aziz YILDIZ’ın usulsüz aldığı raporları konu eden ayrıntılı haber yaptığı, haber çıktıktan sonra müştekinin gazeteyi arayarak Mehmet Emin BOLDAN ile görüşmek istediği, sekreterin müştekinin telefonunu Sedat BOLDAN’a bağladığı, Sedat BOLDAN’a “neden böyle bir haber yaptınız? Bana şantaj yaptınız, üç bin lira reklam parası verseydim o haber gazetede yayınlanmazdı” dediğinde Sedat BOLDAN’ın “pislik yapma” diyerek müştekinin telefonunu yüzüne kapattığı, bu şantaj olayında şüphelilerin müştekiden menfaat temin edemediği,

(Deliller: İddia, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 24/08/2010 tarihli Aziz YILDIZ, 17/08/2010 tarihli Halil BALGÜN raporu, İsmail KOCA’nın ikrarı, 18/02/2011 tarihli manşet haber ve tüm dosya kapsamı)

8- Şükrü BAKIR’a şantaj olayı

(28/10/2010 tarihli tape ve tanık Selvinaz AYDIN’ın beyanı)

Müşteki Şükrü BAKIR’ın Bakır İnşaat isimli inşaat şirketi bulunduğu, kamu ihalelerine de girdiği, aldığı kamu ihalelerinden 23 Nisan İlköğretim Okulu’nun çatısının rüzgarda uçması nedeniyle her olayı menfaate dönüştürme konusunda fırsat arayan ve çıkan fırsatları istisnasız değerIendirilen Mehmet Emin BOLDAN’ın bu olayı menfaate dönüştürme konusunda hemen harekete geçtiği, 

Şüpheli Sedat BOLDAN Şükrü Bakır’la 28/10/2010 saat 15:04’de ( ek 7 ) tapede;

SEDAT: Şeyi soracam sana bu 23 Nisan ilköğretim Okulunun çatını kim yaptı?

ŞÜKRÜ: Ben yaptım

SEDAT: Sen mi yaptın? 

SEDAT: Uçuyomuş o abi! 

ŞÜKRÜ:Uçuyo değil, orda teknik başka bir problem var!

ŞÜKRÜ:Yani müteahhitle da da idareyle alakalı bir şey değil o, teknik bi problem var orda

SEDAT:Anladım Şükrü Abi o zaman müsait bir zamanda şey yapta….. 

SEDAT:Eee.. gazeteye uğra da.. 

SEDAT:Bunu peder senin yatığını öğrenmeden sen söyle sen anlat 

SEDAT:Mebran mebran işlerini..

ŞÜKRÜ:Tamam tamam

SEDAT:Çünkü gündemine aldı şu anda onu.. ben sana bi sorayım dedim, sende yapıyon ya böyle ufak tefek onarım monarım işlerini. 

ŞÜKRÜ:Ben akşam üstü uğrarım, orlarda mı baban?

SEDAT:He burlarda burlarda.. 

ŞÜKRÜ:Tamam akşamüstü Susurluk’tayım ben şimdi.. Gelince uğrarım.

kayıtlı görüşmede, 23 Nisan İlköğretim Okulunun çatısının sürekli uçtuğunu, bu konuyu babası Mehmet Emin BOLDAN’Ia görüşüp çatıyı kendisinin yaptığını anlatmasını söylediği, şüphelilerin telefonlarının dinlendiğine inandıkları ve 2000 yılındaki Mehmet Emin BOLDAN’ın benzer konulardan tutaklanmasından çıkardıkları derslerle reklam adı altında para almak istedikleri kişi olan Şükrü BAKIR’ın 23 Nisan İlköğretim Okulu’nun çatısının uçtuğu haberini yapacakları örtülü tehdidi ile reklam anlaşması yapmaya zorladıkları, verilen tapeden anlaşılması nedeni ile bu kapsamda müştekinin mağdur olarak alınan beyanında; gönüllü reklam anlaşması yaptığını beyan edip aylık 500 TL taksitle şirketinin reklamının yapılması konusunda Yeni Balıkesir Gazetesiyle anlaşma yaptığına dair beyanda bulunmuşsa da;

28/10/2010 saat 15:04’de Sedat BOLDAN ile yaptığı görüşmede Sedat BOLDAN’ın, mağdur Şükrü BAKIR’ın yaptığı 23 Nisan İlköğretim Okulu çatısının uçma olayını Mehmet Emin BOLDAN’ın gündemine aldığı, gazeteye gelip görüşürsen diye söylediği ve mağdurun Mehmet Emin BOLDAN’Ia görüşmesi konusunda Sedat BOLDAN’la mutabakata vardığı bunun bu olayın haber yapılmaması karşılığında Mehmet Emin BOLDAN ile reklam anlaşması yapmayı kabul ettiği manasına geldiği,

Tapeden de anlaşılacağı üzere Mehmet Emin BOLDAN’ın şantajla reklam anlaşması için uyguladığı klasik bir yöntemi müştekinin bildiği ve kabul ettiği, daha sonra Mehmet Emin BOLDAN ile reklam anlaşması yaptığı, ancak Kasım ayında müştekinin taahhüt ettiği bedeli ödememesi nedeniyle Yeni Balıkesir Gazetesi çalışanı Özlem DEMİROĞLU ve Selvinaz AYDIN arasında 29/11/2010 saat 14:45 ( ek 29 ) tapede, Bakır İnşaatın ücretinin neden alınmadığı Selvinaz tarafından Özlem’e sorulduğu, Özlem’in de Şükrü BAKIR’I bayram öncesi aradığında “bayram sonrası öderim” dediği ve bayram sonrası da para tahsil etmeye giden olmadığı için ödeme olmadığını belirttiği, müştekinin bu husus sorulduğunda aylık 500 TL’lik reklam anlaşmasını kendi rızası ile önceden yaptığını, 1.500 TL’lik üç aylık birikmiş reklam borcu olduğunu, bunu da ödemediği için gazete çalışanları arasındaki konuşmaların bu hususa ilişkin olduğunu, bu meblağı da Mehmet Emin BOLDAN’ın Sındırgı ilçesinin bir köyünde kayınpederinin evine 1.500 lira civarında bir tamirat yaparak borcunu ödediğine dair beyanda bulunduğu (bilirkişi heyetinin gazete nüshalarının incelenmesinde 2010 yılı 20 mart 2010 tarihine kadar müştekinin düzenli reklam verdiği, bu tarihten sonra 8 eylüle kadar reklam vermediği, 08 eylül ile 12 kasımda onuncu sayfada 8×8 ebatında Bakır İnşaatın reklamı bulunduğu, dolayısıyla üç aylık birikmiş reklam borcunun olmadığının sabit olduğu),

Bu şekilde müştekinin de diğer pek çok müşteki gibi mağduriyetini gizlediği

(bilirkişilere yaptırılan incelemede müştekinin imalat toplamının 2.700 TL, Şenol DURMUŞ’un imalatlarının toplamı 12.800 TL, kimin yaptığı belirlenemeyen imalatlarının toplamı 3.500 TL olduğu rapor edilmiştir.)

Rapora göre de müştekinin şüpheliye sağladığı menfaatin daha yüksek olduğu ve reklam anlaşması ile ilgisi olmadığı, müştekinin ..partisinden il genel meclisi üyesi olduğu, 12/02/2010 tarihinden 20/03/2010 tarihine kadar düzenli olarak reklam verdiği, bu tarihten sonra sadece 08/09/2010da bir adet reklam verdiği, müştekinin Sedat BOLDAN ile 28/10/2010 tarihinde görüşmesinden sonra sadece 12/11/2010 tarihinde onuncu sayfada 8×8 ebatında küçük bir reklamı bulunduğu, dolayısıyla müştekinin beyanında geçen üç aylık birikmiş 1.500 TL reklam borcu için görüştüklerine ilişkin beyanının doğru olmadığı, Müştekinin Mehmet Emin BOLDAN’a reklam anlaşması adı altında menfaat sağladığı için söz konusu ilköğretim okulunun çatısının uçma olayını Sedat BOLDAN ‘ın babası Mehmet Emin BOLDAN’ın gündemine aldığını belirtmesine, olay yerinin fotoğrafı çekilip haberin hazırlanmasına rağmen haber yapılmadığı, haber yapılmama gerekçesi olarak da telefon kayıtlarında teknik problem olan mebran yapılmasını gösterdikleri ama bu problemi anlatmak için neden illa da gazete merkezine gelmesi gerektiğinin açıklanmadığı, şantaj pazarlığında teknik takibi bertaraf etmek için şüphelilerin bu tarz uygulamayı kural haline getirdikleri, 

(Deliller: İddia, müşteki beyanı, yukarıda belirtilen tapeler, bilirkişi raporları) –  (SÜRECEK)

 

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ