Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

VİZYON, MİSYON, LİYAKAT, ESTETİK..

Alp Kaan

Alp Kaan

Çok konuşulan bazı kelimelere yakından bakalım mı?

Ne kadar biliyoruz anlamlarını?

Vizyon ne misal?

Misyon?

Liyakat diyoruz da liyakat ne?..

Şehircilikte estetik?

Mesela 1000 yıllık köprüye bir tadilat yapıyoruz köprü çöküyor!

Antik kentten kalma bir eseri yenilerken(!) pimapen pencere takıyoruz!!

Vizyonumuz bu deniyor.

Misyonununuz bu kadar mı diye eleştiri geliyor.

Şirketler veya sivil toplum kuruluşları veya siyasiler “vizyonumuz bu misyonumuz bu” derler, ne kadar biliyoruz bunları?

Vizyonun pek çok anlamı var ama bize göre basit ve akılda kalanı: “Gelecek resmi”.

Liderlerin, idarecilerin vizyonu olmalı.

Gelecek resmini nasıl kurguluyorlar, hayalleri ne?.. Ama vizyon hayal değil kuşkusuz.

Planlı, öngörülü, hedef koyarak o hedefe akıl ve çalışma ile ulaşma…

İşte vizyon bu kabaca.

Uçmadan, ayakları yere basarak geleceği kurgulama, gelecekte ulaşılması istenen yer.

Liderlerin vizyonu iyi olmalı ki ardındakiler de aynı yolda gidebilsin.

Peki misyon?..

Misyon kuruluşun, firmanın, örgütün, topluluğun kurulma amacı demek en kısa tanımıyla. “Bu şirketi neden kurduk, faaliyetlerimiz ve amacımız ne” dediğimizde işte karşımızda misyon.

Bir partinin misyonu ne?.. Türkiye’deki partilerin tüzükleri misyon, o misyonlar aslında ne kadar farklı?..

TDK, misyon için “bir kimse ya da kurula verilen özel görev” diyor.. Eh işte tam ifade mi bilemesek de kabul edilebilir bir tanımlama.

Türkiye’de “derin darbe” almış “liyakat”ı nasıl tanımlıyoruz?

Layık olma, yaraşma, uygunluk, yaraşırlık olarak karşımıza çıkıyor en yalın hali.

Türkiye; kamusal alanda son yıllarda liyakat açısından çok büyük sorun yaşıyor.
Gün geçmiyor ki kamuoyu gündemine liyakatın nazara alınmadığına dair örnekler düşmesin!

Dışişlerinden tutun yargıya, eğitimden tutun üniversitelere…

Üniversiteler kişiye özel öğretim üyesi alımı yapıyor daha ne olsun?

Olması gereken değil de olmaması gereken atamalar yapılıyor.

Liyakata, uygunluğa değil de yalakalık ve kimin adamı olduğuna(!) bakılıyor.

Eğitimmiş, tecrübeymiş, bilgiymiş, doğrulukmuş, dürüstlükmüş…

Hak getire.

Sapla saman karışıyor.

Düne kadar liyakata önem verenler bir bakmışsınız, siyasetin çarkları içinde hiç de liyakata uygun olmayan yollara girmişler.

Estetik?

Kent estetiği diye daire başkanlıkları var da şehirlerimiz ne kadar estetik?

Ne kadar tarihe ve kent kültürüne uygunuz?

Tarihi eser yanına AVM dikiyoruz.

Antandros kalıntılarının olduğu bölge yazlıklarla dolu!

Estetikten bihaberiz..

Kentler çirkin, ruhsuz.

2019 vizyonu ve misyonu bu mu olmalı acaba düşünmeden edemiyor insan da liyakat arka kapıdan çıktı mı elde ne kalacak ki?..

Kumaşın kötüsünü tercih ederseniz güzel elbise dikilebilir mi?

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
O’NSUZ ASLA! - 22 Ocak 2020
ŞAŞIRDIK MI?.. - 21 Ocak 2020
FAİZ Mİ, CAİZ Mİ? - 20 Ocak 2020
HÖDÜK(*) - 17 Ocak 2020
WINTER IS COMING - 15 Ocak 2020
TARİFSİZ REZALET! - 13 Ocak 2020
GAZETECİ - 11 Ocak 2020
İCRA - 9 Ocak 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ