Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

VARLIK BARIŞI TAMAM DA…

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Kim ne derse desin dünya futbolunun merkezi Brezilya‘dır. Futbolcu yetiştirme ve pazarlamada üzerlerine yok. Zaten Brezilya Futbolu salt gişe gelirleri, forma satışları, loca-kombine gelirleri, reklâm ve yayıncı kuruluştan gelecek paralarla dönmüyor. Örneğin Flamengo Kulübünün Manchester United’dan 10 misli daha çok taraftarı var. Fakat gişe ve forma satışından elde ettiği gelirler Manchester United‘in gelirlerinin yanında devede kulak kalıyor. Ülke yoksul. Halk zamanı olsa da futbola ayıracak parası olmadığı için stadyumların önünden geçmiyor. Bu büyülü oyunun âdeta din olarak algılandığı Brezilyadaki seyirci ortalaması, futbola yeni yeni ısınan ABD‘den bile düşük durumda.  Bu da ülkedeki ekonomik buhranı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Herşeye rağmen Brezilya futbolunda büyük bir organizasyon ve plânlama olduğunu unutmayalım. Onlarda bizdeki gibi profesyonel futbol yaşamına son verdikten sonra bir TV kanalında işe başlayıp 7/24 “cak cak cak” diye konuşan futbolcu eskilerine rastlanmıyor. Peki, ne mi yapıyorlar? Futbola noktayı koyar koymaz bulundukları şehirde futbol okulları açıyorlar. Konuşarak vakit harcayacaklarına icraat yapıyorlar. Yetenekli gençlerin açığa çıkmasında etken rol oynuyorlar. Yani öyle sanıldığı gibi Brezilyada futbolcu sokakta yetişmiyor. Belli bir plân ve program dâhilinde ehil insanlar tarafından bulunuyor, geliştiriliyor ve dünya futboluna kazandırılıyor.

Brezilyada futbol alt yapısı o kadar gelişmiş durumda ki; birçok kulüp franchise sistemiyle alt yapı okullarını belirli bir maddî bedel karşılığında bağımsız yatırımcılara pazarlıyorlar. Yani bayi sistemi ile çalışıyorlar. Ülkenin önde gelen futbol kulüplerinin her birinin lisans verdiği yüzlerce futbol okulu harıl harıl futbolcu yetiştiriyor.  Dünyanın spor dalında kurulmuş en büyük şirketlerinin Brezilyada şubeleri var. Örneğin biri yaşayan efsane Pele‘nin isim haklarını satın almış. Birçok ürün ve reklâm çalışmasında Pele ismi öne çıkarılarak futbolu ticaretin en önemli aracı haline dönüştürmüşler. Menajerlik şirketleri, squat ekipleri, simsarlar ve kulüp yöneticileri bu futbol ülkesini komşu kapısı yapmış durumda.

Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezinin (CIES) hazırladığı rapora göre, 2019 yılında Brezilya bin 600 futbolcu ihraç ederek dünya futbolunun ihracat şampiyonu olmuş.  Hem de bu futbolcuların yüzde 74’ü transfer oldukları ülkelerin en üst düzey takımlarında forma giyiyorlarmış. Fransa, bin 27 futbolcuyla ikinci, Arjantin 972 oyuncuyla üçüncü sıradaymış. 26 Futbolcusu yurt dışında oynayan Türkiye ise 186 ülke arasında maalesef 86. basamakta yer alıyormuş.

***

Reinier Jesus Carvalho, Clube de Regatas do Flamengo’da ışıl ışıl parlamaya başlayınca dünya devi Real Madrid‘in dikkatini çekti. Harika çocuk olarak adlandırılan ve 10 numara pozisyonunda oynayan Jesus, FIFA’ın küçük oyuncuların 18 yaşına kadar transferini yasaklayan maddesi nedeniyle 2020 Ocak ayına kadar bekledi. 18 Yaşına bastığında 30 milyon euroya eflatun-beyazlılara imza attı. Akabinde 2 yıllığına kiralık olarak  Borussia Dortmund‘a transfer oldu. Koronavirüsü atlatıp sahalara döndüğünde piyasa değerinin 100 milyon euroyu aşması işten bile değil. Düşünebiliyor musunuz?  Elin 18 yaşındaki futbolcusu kulübüne 30 milyon euro kazandırarak Real Madrid gibi dev bir kulübe transfer olurken, bizim 17’lik 18’lik futbolcularımız pişmeleri için (ne demekse) uzun süre kenarda bekletiliyorlar. Sonra da “bunun yaşı geçti” denilerek emekliye ayrılıyorlar.

***

Futbolumuzun son beş yılını göz önüne aldığımızda dudaklarımızı uçuklatacak verilerle karşılaşıyoruz. Bakınız sadece üç büyüklerin 2015 ilâ 2020 yılları arasındaki yabancı transfer hovardalığı ne kadar biliyor musunuz? Fenerbahçe‘nin kasasından çıkan para 215 milyon euro, Galatasaray‘ın 209 milyon euro, Beşiktaş‘ın ise 178 milyon euro.  Bu üç kulübümüz son beş yılda 110 yabancı transfere imza atmışlar. Bunların birçoğu doğru dürüst forma giymese de alacaklarını tıkır tıkır tahsil etmişler. Bonservis-kiralama bedelleri, yıllık ücretler, maç başılar ve bonuslarla birlikte 3 büyük kulübün kasasından son 5 sezonda çıkan toplam bedel 602 milyon euro. Bunlara sözleşmesi devam eden futbolcuların gelecek sezonlarda alacakları ücretleri de dâhil ederseniz akıl alacak gibi değil. İşin trajikomik yönü ise şu.  Son 5 sezonun yabancı futbolculara en çok para harcayan kulübü Fenerbahçe bu süreçte hiç şampiyonluk sevinci yaşayamamış. En az para harcayan Beşiktaş ise iki kez şampiyon olmuş.Tezata bakar mısınız?

***

Anımsarsanız yakın bir geçmişte İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi TBMM’ye sunulmuştu. 43 Maddeden oluşan paketin en dikkat çekici kısmı, miktarı ne olursa olsun yurt dışından döviz getirenden vergi alınmayacağının açıklanmasıydı. Yani yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet gibi ekonomik ve sermaye piyasası araçlarını Türkiye’ye getirenlerle,  yurt içinde döviz, altın, menkul kıymeti bulunanlar şayet bunları resmi defterlere kaydettiği takdirde 30 Haziran 2021’e kadar sıfır vergi avantajından faydalanacaklar. Bence bu paketin daha önce de beş kez uygulanan ve kamuoyunda “Varlık Barışı” olarak bilinen kısmına küçük bir ilâve yapılmalıydı.  Türk futbolunda yabancı transferler en az beş yıl yasaklanmalı, Türk futbolcu ve teknik adamlarla yabancı para üzerinden sözleşme yapmak ise kıyamete dek engellenmeliydi. Bu şekilde “Varlık Barışı” daha büyük bir anlam kazanır, sadece üç büyük kulübün son beş yılda 602 milyon euroyu sokağa atmasıyla varlık barışının ruhu birbiriyle çelişmezdi.

Bir taraftan “Varlık Barışıyla” gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasını düşüneceksiniz, diğer taraftan borçları paçalarından akan spor kulüplerinin hala döviz cinsinden transferlere imza atmalarına seyirci kalacaksınız.

Brezilya örneği karşımızda duruyor. Ekonomik olarak zor durumdaki bu ülkenin sadece futbolcu ihracatından ekonomisine kattığı döviz cinsinden karşılığının 20 milyar eurodan fazla olduğu konuşuluyor. Bunun da Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya katkısı yüzde 5’miş. Peki, bizim yabancı futbolcu transferleriyle çöpe attığımız paraların döviz cinsinden karşılığı ne kadar?

“Varlık Barışı” tamam da, futboldaki bu anlamsız savurganlığa kim dur diyecek?

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
YAŞA(YAMA)MAK! - 31 Aralık 2020
SOKAK İSİMLERİ - 29 Aralık 2020
“VAR” MI, “YOK” MU? - 28 Aralık 2020
SANSÜR - 24 Aralık 2020
OMURGA - 21 Aralık 2020
EKMEKNAME - 18 Aralık 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete