Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

ÜLKEDE SORU OLAN OLAYLAR

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Ülkede sorun olan olayların başında işsizlik geliyor. İşsizlik oranı %14 olmuş. Tabi bu bilinenler. Bir de bilinmeyenler var. İş bulmaktan ümidini kesmiş olanlar var. Babasının evinde iş bulmadığı için oturanlar var.

İktidar işsizliğe çare arıyor. İşsizliği önlemenin yolu iş sahası açmaktır. O da üretim yapacak fabrikalardır. Ekonomiye katkıda bulunan fabrikalar satılırsa, işsizliğin artması gayet doğaldır. Bir tütün sektörü vardı. Bu sektörde üretimden ürünün işlenmesine kadar her sahasında işçi çalışıyordu. Tütünün dikilmesinden başlayarak tütünün sigara yapılana kadar her safhasında çalışanlar vardı. Bu sektör bitti.

Gelelim pancar meselesine. Pancarda tütün gibi bir sektördü. Ne oldu bu pancar sektörü? Ülkeden uçtu gitti. Pancarda aynen tütün gibi her evresinde işçi çalıştıran bir sektördü. Pancarın ekim evresini bir kenar bırakalım. Tarladan sökülüp şeker oluncaya kadar geçen süresine bakalım. Pancarı sökmekte işçi çalışıyordu. Fabrikaya taşınmasında taşıyıcılar işçi çalıştırıyordu. Pancarın şeker üretimine gelinceye kadar işçi çalışıyordu. Fabrikaya girdiği evreden şeker olana kadar işçi çalışıyordu. Şekerin paketlenmesinde işçi çalışıyordu. Bir de pancarın artıklarından hayvancılık yapanlar faydalanıyordu. Ne oldu pancar sektörü elimizden uçtu gitti. Bu iki sektörde en 20 milyon kişi çalışıyordu. Hem de devlete yük olmadan. Şimdi bu iki sektörde çalışan işçiler işsiz kaldılar.

Devlet millete balık yemeyi öğretti, balık tutmayı öğretmedi. Balık tutmaya çalışanların önünü kesti. Daha önceki iktidarlar fabrika yapıyordu. Bu fabrikalarda işçiler çalışıyordu. O zamanın muhalefetleri bu fabrikalara kendi adamların alıyorlar diye iktidarı eleştirirlerdi. Keşke şimdi fabrikalar yapılsa da kendi adamların işe alsalar. İşçi çalıştıran bütün fabrikalar satıldı. Şimdi yaratacakları iş sahaları balık tutacak iş sahaları değil. Balık yiyecek iş sahaları açılacaktır. Devletten maaş alacak iş sahalarıdır.

Bu ülkeye üretim yapacak fabrikalar gerekiyor. İşçinin çalışabileceği hiçbir tesis kalmadı. 17 senedir hep satmayı düşündüler. Hiçbir zaman işçilerin çalışacağı tesis yapmayı akıllarını ucunda bile geçirmediler. Tarım işçilerini bile işlerinden çektiler. Devletin birimler açarak çalıştıracağı işçiler devlete yük olmaktan başka bir şey değildir. Ekonomiye katkıda bulunacak tesisler yapılarak burada çalışan işçiler hem devlete yük olmaz hem de işsizlik düşer. Tüketen işçi değil, üreten işçi üretmek zorundayız.

Şimdi gelelim şehir hastanelerine. Geçen hafta içerisinde devlet hastanesine gittim. Ben hastanede şimdiye kadar böyle kalabalık görmedim. Koridorlarda ilerlemek adeta imkânsız. Ülkenin hastaneye ihtiyacı var. Askeri hastanelerin kapatılmasına bir anlam veremiyorum. Sağlık Bakanı artık şehir hastaneleri yapılmayacağını, zarar edildiğini ileri sürüyor. Cumhurbaşkanı ise “milletime faydalı ise varsın zarar edelim” diyor. Zararın faturası millete çıkmıyor mu? Ülkenin hastaneye ihtiyacı varken askeri hastaneler neden kapatıldı? Bu yap işlet usulü fazla geçerli bir usul değil. Yapılanların hepsinden zarar ediliyor. Belki yapılan anlaşmalarda bir yanlışlık var gibi geliyor. Şehir hastanelerinin yapılmayacağını söyleyen sağlık bakanı doğru bir karar verdiği kanısındayım. Bu konu çok su götürür inancındayım. Çünkü cumhurbaşkanı bu konuya sıcak bakmıyor. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ