Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

TÜRKİYE İTTİFAKI ÇOK GÜZEL İTTİFAKTIR

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Sayın Cumhurbaşkanından önce ısınan demiri soğutma, arkasında  Türkiye İttifakı beyanı geldi.

Bu konuya girmeden önce; ivedilikle şunun sorgulanması gerekir: Bu demiri kim ve kimler ısıttı?

“82 milyonla ittifak yapacağız” denildi. Bu ülkenin vatandaşlarının hepsini bir ittifakta birleştireceğiz demektir. Bu ittifak çok güzel bir ittifaktır. Amma söylem ile icraatta farklılık var. En son olan olaydan başlayalım.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırı yapıldı mı? Yapıldı.. Bu ülke için kara bir lekedir. Saldırgan Çubuk’tan kaçıyor, Sivrihisar’da yakalanıyor. Oğlunun telefonuna emniyet ulaşıyor. “Teslim olun” deniliyor. Herhalde o telefon geldikten sonra teslim oluyorlar, Çubuk’a getiriliyorlar. Ve de serbest bırakılıyorlar. Gözaltına alınan 9 kişide serbest bırakılıyor! İyi güzelde “evi yakın” diyen kadın nasıl bırakılıyor? Ayni kadın kafa gibi taşları arabaya atıyor. Bu cinayete teşebbüs değil midir?  Cinayete teşebbüs eden kişi bırakılır mı? Hadi yumruk vuran serbest bırakıldı. Fakat o yumruk vuran kahraman ilan ediliyor. Buna ne demeli? AKP milletvekili adayı ne diyor. “Kahraman görsünler” deyip elini öpüyor. Saldırgan da “devlet büyüklerime selam ediyorum” diyor. Başka bir AKP belediye başkan adayı da saldırganın yanında onunla birlikte tebrikleri kabul ediyor!

Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a soruyorum: “Bu hareketler demiri soğutur mu, yoksa demiri ısıtır mı?

Demirin nasıl ısıtıldığını saldırganın sözlerinden anlamak mümkündür. Ne diyor: “Haberlerde terör örgütleri ile iş birliği yaptıklarını duydum. O duyduklarım aklıma geldi. Birden sinirlendim. Yumruğu vurdum, pişmanım.”

Saldırgan “devlet büyüklerime selam ediyorum” da diyor.

Bu ne demek?

Kendisine birileri tarafından bir şey söylenmiş ki, bu ifadeyi çok rahatlıkla söylüyor. Kendisine hukuk dili ile dilekçe yazan dahi olmuş yahu! Sağlığının bozuk olduğunu dilekçe ile iletmiş. Bu dilekçeye istinaden gözaltında kalamazmış. Gördüğüm resimlerde hiçte sağlığı bozuk gibi görünmüyor. Gözaltında kalmaya dayanamayacak kadar sağlığı bozuk olan bir kişinin o kalabalığın içinde ne işi var? Ayrıca nasıl Sivrihisar’a kadar geldi. El öptürürken hiç sağlığı bozuk gibi gözükmüyordu. Anlaşılan bu saldırgan koruma altına alınmış. Hatta bir iddia var, o da şu: koruma bile verilmiş.

Şimdi şu soruyu sormadan edemeyeceğim: Bu saldırı iktidarda olanlardan birisine yapılsaydı, dininize, imanınıza bu kişi ve kişiler serbest bırakılır mıydı?

Bana göre; gün yüzü göremezlerdi!

Bu olay toplumu derinden yaralamıştır. Kemal Kılıçdaroğlu olduğu için değil. İnsanlık adına toplumu endişeye düşürmüştür. Saldırgan bile seçim sürecinde söylenenlerin etkisinde kaldığını söylüyor. Demek ki seçim propagandalarında her gün akşam sabah söylenen o illet-zillet kelimeleri ve “Kandil’den emir alıyorlar, teröristlerle birlikteler” söylemleri toplumu hem ayrıştırmış. Hem de son derece germiş. Ayrıştırılmış gerilmiş toplumu bir araya getirmek zor olur. Millet bu söylemler nedeniyle birbiri ile konuşmuyor. Konuşmayı bırakın, selam bile verip almıyorlar. Millet zaten ikiye bölünmüş durumda.

Peki, bunlara sebep nedir?

Cumhur ittifakında olan iki liderin söyledikleri sözlerdir ne yazık ki.. Cumhur ittifakının iki ortağından birisi olan AKP genel başkanı Türkiye ittifakından bahsediyor. Ve “82 milyon bu Türkiye ittifakında olacak” diyor. Cumhur ittifakının diğer ortağı MHP genel başkanı Devlet Bahçeli bu ittifakı kabul etmiyor? Şimdi bu Türkiye ittifakı devlet Bahçelinin kabul etmemesine rağmen kurulacak mı? Devlet Bahçeli “ben erken seçim istiyorum” derse? Erken seçime gidilecek mi? Bu erken seçimde AKP ile MHP ittifak yapabilecekler mi? Çünkü bu iki parti birbirine ihtiyaç duyan durumdalar. Devlet Bahçeli olumsuzluklar var kafamızda diyor. Bu Türkiye ittifakının olabilmesi için önce cumhur ittifakında olmayanların kırılan kalpleri kazanılmalıdır. O da ortamın gerginliğinin giderilmesi ile mümkündür. Kırıcı, aşağılayıcı dil kullanmaktan vazgeçilip yapıcı birleştirici dil kullanılmalıdır. Ayrıştırıcı, bölücü, parçalayıcı dil kullanılmamalıdır. Herkes eteğindeki taşları döküp birleştirici, yapıcı olabilecek. Dostluk elini birbirine uzatmalıdır. Yoksa bu Türkiye ittifakı ancak söylemde kalır. Bunun olabilmesi içinde adaletin bütün kuralları devriye girmelidir. Zaman neyi gösterecek bekleyip göreceğiz. Saygılarımla.

Türkiye Laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığım armağan olsun diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ARTIK BU KADARINADA PES - 18 Temmuz 2019
S- 400 LER - 10 Temmuz 2019
PARTİLİ CUMHURBAŞKANI - 9 Temmuz 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ