Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

TÜRKÇE PROJEM

Çetin Korkmaz

Çetin Korkmaz

Sayın Valimiz, 20 İlçe Kaymakamımız, Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlarımız, Milli Eğitim Müdürlüklerimiz bu proje umarım hoşunuza gider.

Kim bilir kim el atacak bu projeme, kim bilir belki de her hafta yazdığım bu köşemde eski bir yazı olarak kalacak yine. Belki birkaç duyarlı vatandaş güzel bir yazıydı teşekkür ederiz diye mail gönderecek.

Ama olsun ben yine de bu haftaki köşemi bilgilendirici satırlarla doldurmak istiyorum.

Nereden esti bu proje diyenlere sözüm; tatil beldelerine gidiyorum bütün Restaurantlarda ki (Lokanta) tabelalar yabancı, mönüde (Yemek Listesi) Türkçe bir yemek adı yok, adisyonunuz (hesap kâğıdı) var mı deseler afallar kalır insan. Plajda  (kumsal) mısır satan adam bile corn, corn (mısır) diye bağırmakta.

Eee orası turistik yer değil mi? Olacak o kadar diyeceksiniz. Aslında bana kalırsa oda olmaz ama hadi diyelim oldu. Olmaz ama hadi, tatil yeri olduğu için dünyanın en köklü dillerinden biri olan Türkçe’mizi katlettik.

Gel bakalım tatil beldelerinden şehrimize, çoluk çocuğumuzu geçtim büyüklerin ağzında bile hellolar, yesler, çavlar cirit atmakta. Gelecekte Türkçe’mizi tercüme ettireceğiz alimallah. O kadar kısıtladık ki konuşmalarımızı mesaj diliyle konuşmaya başladık, slm, nbr, kib, aeo gibi söylemler türedi dilimizde.

Türkçe Öğretmeni değilim ama. Vekiller heyetimizin adı kabine, mebusumuz parlamenter, usulümüz metot, asgarimiz minimum, seçeneğimiz alternatif, karmaşamız kaos, müdürümüz direktör, teşkilatımız organizasyon, kurultayımız kongre, içtimaimiz sosyal, meselemiz problem oldu. Bunlar sadece bazıları okurlarım, üstüne düşüp bir hafta çalışsak sanırım şu an kullandığımız kelimelerin yarıdan fazlasının yabancı menşeli olduğunu tespit ederiz.

Geçenlerde internette şöyle bir yazı gördüm; “Babaanneme; bana supangle yapmayı öğretir misin? Diye sordum” koskocaman kadın iki gündür bana sûbhanekeyi ezberletmeye çalışıyor.” Gülünecek mi yoksa ağlanacak mı? Bu duruma.

  1. Yüzyılın ortalarında ilk adımı atılan bir dilin gramerini ve tüm türlerini günümüzde bırakın kendilerini tüm dünya öğrenip, konuşurken daha benim doğum yılım olan 1975 yılında vefat eden Arif Nihat ASYA’nın, 1983 yılında vefat eden Necip Fazıl KISAKÜREK’ in şiirlerini anlayabilmek için bir sözlük almamız lazım yanımıza. Şöyle birde Osmanlı’nın sadece son dönem şairlerinin şiirleri için sanırım Osmanlıca dersleri almamız gerekecek.

Dünyanın en zengin kelime hazinesine sahip olan dilimiz neden yabancı terimlerin kurbanı oluyor? Bir nesne için dilimiz de belki de 5 kelime varken, kelime dağarcığı kısıtlı olan ve icat edilen cihazların uzun adlarının baş harflerini nesneye isim diye koyan dili niye normal yaşamımızda kullanıyoruz. Teknolojik konuşma adına onu kullanan ülkemiz insanlarına sesleniyorum.

Müstahak mı bize bu, Orta Asya’ dan gelmiş cihana hakim olan Osmanlı torunlarının göreceği gün müydü bu. “Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtar­malıdır.” diyen Cumhuriyetimizin kurucusu Kemal Atatürk’ün bu konuya ne kadar önem verdiği alenen ortadadır.

Evimizden çıkıp yürüyerek çarşıya gidiyoruz, dükkanın ad tabelasında shop yazısı dev gibi, az daha ilerle showroom, az daha derken cafe, az daha lojistik, az daha photo, az daha shopping, az daha damping. Bu nedir Allah’ım diyorum, yabancı ellerde gibiyim. Bu yetmiyormuş gibi birde yanlış yazımlar var. Bir örnek vereyim mesela; Eğitim veren kuruluş dersin birde, dershane yazacağına dersane yazmış koskocaman. Bunlar gibi gözümüzün içine sokarcasına görsel tabelalar varken memleketimde, biz ve çocuklarımız tabii böyle konuşacağız.

İşte proje bu; Adı: (BAL-TÜRKÇE) İlçelerimizde dâhil Balıkesir’imizde hiçbir yabancı kelime kalmaksızın tüm tabelalar değişse güzel olmaz mı? Cafe yerine çay salonu, dinlenme yeri dense. Restaurant yerine yemek salonu, lokanta yazsa. Dünyaca ünlü marka dükkânlarının koskoca isimleri küçük yazılsa asıl dükkân sahibinin koyduğu Türkçe isimleriyle yazılıp anılsa. Balıkesir’de yabancı bir tane bile kelime göze çarpmasa olmaz mı? Bu benim bir rüyam olmaktan çıksa ve çoğumuzun onaylayacağı bu projeyi biri hayata geçirse olmaz mı?

Ve bir gün, önce Balıkesir, sonra tüm Ülkem, daha sonra tüm dünya Türkçe yazsa ve konuşsa. Bu fikir herkesin fikri olabilir, fakat kimse önce kendinden başlamadı, bu başlangıcı Balıkesir’imizin yapmasını isterim. Bu umutla yaşadım, bu umutla yaşlanmak istemiyorum. Çünkü yaşlanmadan bu bilince tüm Türkiye’nin ulaşmasını istiyorum.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
EMİR KİPİ - 10 Aralık 2019
İLLA ÖLMELİ Mİ? - 29 Kasım 2019
KİMSESİZ - 1 Kasım 2019
BIKTIĞIMIZ SORULAR - 2 Ekim 2019
YAK Bİ CIGARA - 24 Ağustos 2019
YAK Bİ CIGARA - 22 Ağustos 2019
KULLARI KULLANIYORUZ - 15 Ağustos 2019
YANDIK ALLAH - 27 Temmuz 2019
İNSANLAŞAN DÜNYA - 12 Temmuz 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ