Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

TEŞEKKÜRLER AYDIN AYHAN

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Malûm kişi el atıp yerle bir etmeden önce, Karesi TV’de ayrı dallarda da olsa aynı kadroda programcı olarak görev yapmıştık. Saatlerimiz çakışmadığı sürece aylarca görüşmediğimiz olurdu. Fakat tarihi bir olay hakkında bilgiye ihtiyacım olduğunda ilk danışacağım kişi de oydu.
Aydın Ayhan’dan bahsediyorum. Balıkesir’imizin tarihine ışık tutan, kendi imkânlarıyla araştırıp yazdığı kitaplarıyla karanlıkta kalmış birçok tarihsel olayı aydınlığa kavuşturan Aydın Ayhan’dan.
Onu bazen “bir belge ya da kitap bulabilir miyim?”düşüncesiyle gittiği bit pazarında, bir kitapçı veya antikacıda, ya da il halk kütüphanesine benzeyen evinin salonunda çalışırken görebilirsiniz. Uzun masasının üzerindeki deri ciltli tarih kokan kitapları hiç eksilmez. Çoğu kez âdeta harpten çıkmış ve talan edilmiş gibi darmadağınık olan masasının üzerinde herkesin okuyabileceği büyüklükte bir de not vardır. Der ki; “Lütfen masamın üzerindeki hiçbir şeye dokunmayın. Yoksa karışıyor!..”
***
Geçenlerde âdeta gözleri çakmak çakmaktı. “Biliyormusun?” dedi. “Daha yapacağım o kadar şey var ki oturup 150 yıllık bir program yaptım. Başarmak için çok çalışmam lâzım.” Oysaki ne 150 yıl ne de asırlar yetmez onun hayallerini gerçekleştirmeye. Çünkü ne yaparsa yapsın yetinmiyor ki hocamız. Gözleri eskisi gibi görmese de, elindeki mercekle bir arkeleog titizliğinde didik didik ettiği belgelerden taşanlar bir bakmışsınız paha biçilmez bir esere dönüşüveriyor. Sonra bir başka belgeye bir başka alana dikiyor gözlerini. Yani yaşam döngüsü sürekli üretmeye yönelik. Üstelik tüm bunları karşılık beklemeksizin, cebinden para harcayarak yapıyor. Karşılığında ise kuru bir teşekkür yetip artıyor.
***
Oldukça sosyal ve sevecen bir ruh yapısı olmasına karşın, “zaman kaybı oluyor” düşüncesiyle özel günler haricinde ev gezmelerini, misafirlikleri ve gelip gitmeleri de ortadan kaldırmış durumda. Fakat kalın duvarlarla ördüğü o kendine ait dünyasında sadece tarihle haşır haşır neşir olmuyor. Şiir de yazıyor. Hatta yazdığı şiirleri besteliyor. Aydın Hocamızın güfte ve besteleri kendisine ait Güvercin, Bin yıldır sevdim seni, Olmaz derken ve Günaydın isimli dört şarkısının olduğunu biliyor musunuz? Vakit olsa “Balıkesir Kuvay-i Milliye Orotoryosu” bile besteleyecek kapasitesi var da, heyhat zaman yok. Önündeki 150 Yıllık plânlamasında onu da yaparsa şaşırmam.
***
Yazdığı tüm eserler her daim elimin altındaki başucu kitabı gibi duruyor. Son olarak eşim, çocuklarım ve benim adıma imzalayıp verdiği 7 adet kitabıyla birlikte muhteşem bir arşive sahip olduk. Hatta eşim dedi ki, “Aydın hocamın kitaplarını diğer kitaplarımızdan ayrı tutalım. Hatta onun için ayrı bir kitaplık oluşturalım.”
Haklı…
“Ben bu güne dek sakladım. Bundan sonrası sana yakışır.” diyerek bana hediye ettiği en az 150 yıllık “Çerkes Kaması” evimin başköşesinde dururken, onun kitaplarına özel bir alan yapmak da boynumuzun borcu.
***
Sevgili hocamız 29 Ekim Perşembe günü Cumhuriyet Bayramı’nın 97. yıldönümünde Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Milli Mücadele’de Balıkesir” konulu söyleşide bizlerle birlikteydi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz bu anlamlı etkinliğe eşi Mehtap Yılmaz ile birlikte katıldı. Söyleşi sonrasında düzenlenen törende yaptığı konuşmada şehrimize kattığı değer için Aydın Ayhan’a teşekkür etti. Balıkesir tarihinin ilk “Kent Şükran Beratı”nı alkışlar eşliğinde kendisine verdi. Daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi tarafından basımı yapılan kitaplarını imzalayan sevgili hocamız, Cumhuriyet Bayramımıza anlam katan bu etkinliğin yanında belge, bilgi, fotoğraf ve silah kolleksiyonunu da etkinliğin yapıldığı Avlu Kongre Merkezinde sergiledi. Ayrıca elindeki tüm dökümanları yapım aşamasındaki”Kuvay-ı Milliye Müzesi”ne bağışlayacağını söyleyerek gönüllerde taht kurdu.
***
Her şey iyi güzel de, “yapılan etkinlik acaba daha güzel olamaz mıydı?” diye düşünmeden edemiyorum. Bugüne dek Aydın Ayhan’ın olduğu her yerde İşgal yılları, Kuvayi-Milliye, Kurtuluş Savaşımız, Çanakkale Savaşı, Direniş Öyküleri, Şehitler ve Gaziler vardı. Fakat dünkü etkinlikte Balıkesir Harp Malûlü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Haydar Filiz haricinde, keşke başköşeye oturtulan “Yaşayan Gazilerimiz de olabilseydi.” Herhâlde pandemi buna engel oldu.
Bu kadar mı? Elbette değil. Balıkesir’imizin protokol listesinde yer alan birçok önemli şahsiyeti de bu etkinlikte göremedik.
Aydın Hocamızın uzun yıllar emek verdiği BTİOYO camiası ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden de kimse yoktu. Ya da varlardı da maskelerinden kendilerini tanıyamadık.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanıyla aynı siyasi partiye mensup Karesi ve Altıeylül Belediyelerimizin Başkan ya da temsilcileri de sanıyorum bu etkinlikte yoktular. Etkinliğe davet mi edilmediler, davete icabet mi etmediler onu da anlayamadık.
***
Sonuçta güzel bir etkinliği daha geride bıraktık. Aydın Hocama Balıkesir kent hafızasına bıraktığı bu değerli eserler için teşekkür ediyorum. Evimde onun için oluşturduğum kitaplıktaki boş rafların en kısa zamanda dolacağına eminim.
Fakat ondan bir de şiir kitabı bekliyorum.
“Şiir, insanın görünmez yüzüdür” der ya John Perse.
Sevgili hocamın benim çok iyi bildiğim o yüzünü herkesin tanıma zamanıdır şimdi.

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
YAŞA(YAMA)MAK! - 31 Aralık 2020
SOKAK İSİMLERİ - 29 Aralık 2020
“VAR” MI, “YOK” MU? - 28 Aralık 2020
SANSÜR - 24 Aralık 2020
OMURGA - 21 Aralık 2020
EKMEKNAME - 18 Aralık 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete