Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

TEK YAPRAKLI GAZETE

Nilüfer Kuzu

Nilüfer Kuzu

Ege Bölgesi Kuvayi Milliyesi’nin teorik ve pratik beyni konumundaki Balıkesir’de hareketin ilk yayın organlarından birisi olan Vasıf Çınar ve arkadaşlarının yayımlamaya başladıkları İzmir’e Doğru gazetesi! Gazetenin kadrosunda Esat Adil de  (Müstecaplıoğlu) yer alır. Gazeteci Ömer Naci Coşar “Milli Mücadele Basını” çalışmasında bu gazeteyi şöyle değerlendirir:

-“Hele başlığı “İzmir’e Doğru” ve bunun altındaki cümle yok muydu!

‘Hareket-i milleyinin hâdim ve mürevvicidir. (Hizmetinde ve yürütücüsüdür.)

Demek ki İzmir’de Doğru bir hazırlık oluyor. Anadolu içlerinde milli hareket doğuyor. Demek ki istiklâl ve hürriyet uğruna, İzmir için çırpınan bir Kuvayi Milliye var. Yoksa, bu gazete “Kuvayı Milliye Cephelerinden” başlığı altında savaş haberleri verir miydi? O gece İzmir’in birçok evinde 20 Kasım 1919 tarihli ‘İzmir’e Doğru’daki bir makale öylesine heyecan ve hayret uyandırmıştı ki…

(…)Tek yapraklı bir gazete! Yunan’a da, bütün itilaf devletlerine de, Saray’a da meydan okuyordu. Kimbilir ne büyük bir kuvvete dayanıyordu? İşgal altındaki İzmir’e ışık getiren, ümit saçan böylesine pervasız mücadele bayrağını açan bu gazetenin neydi muazzam kuvvet kaynağı?

O günlerde Balıkesir’de Halit Bey’in konağının birkaç odasını ‘Kuvayi Milliye Karargâhı’ yapmışlardı. Bu öyle bir karargâhtı ki cepheleri yaygın, düşmanı bol, fakat silahla cephanesi kıt, efradı da dağınık, irtibatsız ve çok noksandı. Oradaki 61’nci fırka kumandanı Miralay Kâzım (Özalp) onlarla birlikti. Fakat mütareke bu fırkada fırkaya benzer taraf bırakmamıştı ki… Karargâhın ilerisinde bir Fransız kıtası!

Şehrin içinde de “İngiliz Muhipleri Cemiyeti”. ‘İzmir’e Doğru’ işte bu şehirde, böyle bir karargâhın öncülüğünü üzerine almıştı. Kuvvet kaynağı da yalnız vatan sevgisi ve uğrundaki mücadele azmiydi.”

 

Yazıda geçen tarihten de anlaşılacağı üzere Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarından bahsediliyor. Mehmet Ali Aybar’dan öğrendim ki, “Kurtuluş Savaşımızın zor ama umutlu günlerini yaşamış olanların çoğunda, ulusal bağımsızlık bir yaşım felsefesi bir tutku-düşünce haline gelmiştir.” Düşman gemilerinin boğaza girişini öfke gözyaşları ile izleyen bir kuşağın mensubu Aybar’ın, o günleri Türkiye İşçi Partisi’nin bir toplantısında anlattığını partinin yöneticilerinden Nihat Sargın anılarında anlatır:

 

 -“Ben itilaf donanmasının boğaza gelişini, topları saraya çevrilişini, boğaza demir atışını gördüm, o günü yaşadım. Henüz 12 yaşındaydım. Çocuk sayılırdım, ama bunun ne demek olduğunun ayırdına varacak kadar büyümüş bir çocuk…”

 

Gözleri doldu, boğazı düğümlendi. Sonra kendini topladı ve sözlerini tamamladı:

 

-“O günü hiç unutmam, unutmak da istemem. Sizler, çoğunuz yoktunuz, dünyaya gelmemiştiniz, bilemeyebilirsiniz. Bense, işgalin istiklali kaybetmenin ne demek olduğunu biliyorum.”  

                 Esat Adil de daha çocuk denilebilecek bir yaşta Kuvayi Milliye Hareketi’ne katılmış ve ulusal bağımsızlık mücadelesi ve başta da belirttiğim gibi tek yapraklı gazete ‘İzmir’e Doğru’ gazetesinin kadrosunda da yerini almıştır. Ve tek yapraklı bu gazetenin vatan için ne büyük mücadele verdiğini Ömer Naci Coşar’dan öğrendik.

Evet, Balıkesir Kuvayi Milleye şehri; ama lafla Kuvayi Milliyeci olunamıyor, olunmuyor! Bugün de Balıkesir’de millet için, daha güzel gelecek, aydınlık günler için mücadele edecek, ‘İzmir’e Doğru” gazetesi gibi bir gazete vardır elbet!

Nazım Hikmet’in yazdığı, Ruhi Su’nun cezaevinde bestelediği “Kuvayi Milliye Destanı”nı anlatan o muazzam eseri dinlemenizi öneririm.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
GENÇLİK! - 15 Nisan 2019
TEK YAPRAKLI GAZETE - 12 Nisan 2019
HİTLER ALMANYA’SI - 8 Nisan 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ