Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

SİYANÜR ZEHİRLENMELERİ

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Siyanür canlılar için ölüme neden olabilecek kadar tehlikelidir. Endüstriyel olarak kullanılan siyanürün kendisi ve türevleri de zehirlidir. Siyanürün çeşitleri vardır. Hepsi de zehirlidir. Sıvı ve gaz şeklinde olanları vardır. Tekrar yazıyorum canlılar için ölüme neden olabilecek kadar tehlikelidir. Canlı değince yanız insanlar değildir. Her türlü canlı için tehlikelidir.

Son günlerde siyanür ile intiharlar olmaya başladı. İntiharlarda siyanürün tercih edilmesinin sebebi acı çekmemek içindir. Acısız uykuya dalar gibi bir intihardır. Önce İstanbul da dört kardeş geçim sıkıntısı çektikleri için siyanür ile intihar ediyor. Kapıya da “dikkat siyanür var” diye yazı asıyorlar. Fakat basınımızın bir kısmı Psikolojik bozukluk olarak yazdı. Bu dört kardeşin hepsinin mi psikolojisi bozuktu? İçlerinden bir tanesinin psikolojisi bozuk olmayanı yok muydu öbürlerine engel olacak? Demek ki dördününde derdi ayni imiş. O da geçim sıkıntısı.

Sonra Antalya’da karı koca ve çocukları intihar ediyor. Ticaretle uğraşan bir kişi önce eşine ve çocuğuna siyanür içiriyor. Ondan sonra da kendisi intihar ediyor. Şimdi dönelim İstanbul’da intihar eden dört kardeşin cenazelerinin kaldırılmasına. Tabutu taşıyan dört kişi özel kıyafetli. Ve tabuta kimseyi yaklaştırmıyorlar.  Siyanürden korunuyorlar. Ve tabuta kimseyi yaklaştırmayarak yakınlarını da koruyorlar. Bu tedbirleri alanları kutluyorum.

Şimdi gelelim altın arama işine. Kaz Dağları’nda siyanür kullanılıyor. Yukarıda iki defa yazdım. Canlılar için tehlikeli bir madde diye. Canlı deyince yalnız insan aklınıza gelmesin. Hayvanlar ve bitkiler de birer canlıdır. Bu Kaz Dağları’nda altın arayan Kanadalı şirkete sorun bakalım, kendi ülkesinde altın ararken siyanür kullanıyor mu? Kendi ülkesinde bırakın siyanür ile altın aramayı ağaç bile kesmiyorlar. Amma bizim ülkede altın ararken sanki o orman ağaçlarını babaları yetiştirmiş gibi binlercesini kestiler. Kullandıkları siyanür ile hem canlıları ölüme mahkûm ediyorlar hem de toprağı zehirliyorlar. 136 adet altın arama ruhsatı verilmiş. Yalnız Kaz Dağları değil. Ülkede nerede altın varsa her yerde altın arama ve çıkarması yapılacak demektir. Yabancıların çıkardıkları altından çok az bir pay alınıyor. Buna mı yanarsın, o kadar ağaç kesiliyor ona mı yanarsın? Siyanür toprağı zehirliyor canlıları öldürüyor. Buna mı yanarsın?

Milli servet olan yeraltı servetlerimizle yabancıları zengin ediyoruz. Altın aranmasının ceremesini vatandaşlarımız çekecek. Yarın vatandaşın tarlası mahsul vermeyecek. Hayvanları yedikleri otlardan zehirlenecek.  İnsanlar içtikleri sudan zehirlenecek. Bu altını biz ülke olarak çıkaramıyorsak bırakın gelecek nesillerimiz çıkarsın diye diye dilimde tüy bitti. Bizler siyanürle ölmek istemiyoruz. İktidar ya siyanür ile altın aramayı yasaklasın. Ya da verdikleri bütün altın arama ruhsatlarını iptal etsin. Yer altı servetlerimizi gelecek nesillere bırakılsın. Bu yer altı servetlerinde her vatandaşın hakkı vardır.  Biz siyanür ile hiçbir canlının ölmesini istemiyoruz.  Bu siyanür ile altın aramak ülkenin felakete sürüklenmesi olacaktır. Bazı bitkiler siyanür üretebiliyor. Yarın bu bitkiler siyanürlü toprakla beslendiğinde o bitkideki siyanür oranı daha da artacaktır. Böylece siyanürlü bitkiden dolayı zehirlenmeler baş gösterecektir. Bir daha söylüyorum hiçbir canlının siyanürden ölmesini istemiyoruz. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ