Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

SIFIR ATIK

Zeki Doğan

Zeki Doğan

İzmir Foça Belediyesi, 2018 Yılında kullanım süreleri dolan otomobil lâstiklerinden kedi evleri yaparak güzel bir uygulama gerçekleştirmişti. Daha sonra birçok Belediyeler,  vatandaşlar ve üniversite öğrencileri benzeri uygulamalarla bakıma muhtaç sokak kedilerine barınabilecekleri sıcak yuvalar yaptılar.

Yine İzmir’in Bergama Belediyesi ile, Türkiye Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) arasında “Sıcak Bir Yuva Her Canlının Hakkıdır” sloganıyla “Yuvaya Dönüşen Plastikler Projesi” için bir protokol imzalanmıştı.

2015 Yılında gerçekleşen bu proje kapsamında pet şişelerin kumbaralarda toplanarak geri dönüştürüleceği,  köpek kulübesi yapımında kullanılacağı belirtilmişti. Projenin hayata geçirildiği ilk yerlerden biri olan Bergama‘ya başlangıç aşamasında PAGDER tarafından karşılıksız 20 adet köpek kulübesi hediye edilmişti.

Ayrıca Bergama‘da Halk Ekmek büfeleri yanındaki bidonlara pet şişelerde biriktirdikleri yanık yağları getiren vatandaşlara bedava ekmek verilmişti. Bu yolla verilen mesaj aslında uygulamadaki faydadan bile önemliydi. “Atıklar çöp değildir. Örneğin çöpe atılan her plastik madde bir can kurtarabilir.”

Fakat bu güzel örnekler maalesef yaygınlaşıp çoğalarak istenilen seviyede devam etmedi.

***

Atıklar, çevresel kirlenmenin bir numaralı sebebi olsalar da gerçek anlamda bir ekonomik kayıptırlar. Tek kullanımlık bir pet şişeyi çöpe attığımızda, onun üretimi için kullanılan hammaddeyi, emeği, enerjiyi ve girdi maliyetlerini de çöpe atmış oluyoruz.

Bunu önlemek için şehrin belirli yerlerine geri dönüşüm amacıyla üzerlerinde hangi atıkların atılacağı belirtilmiş rengârenk konteynerler, kumbaralar konulmakta. Peki, yeterli mi?

Seçim propagandasındaki bir Belediye Başkan adayını düşünün.  Bütçesinden bir kuruş kaynak aktarmasının kanunen mümkün olmadığı ilinin spor kulübüne yardım edeceğini, hatta onu şampiyon yapacağını vaad ediyor. Fakat “Sıfır Atık” konusunda ne gibi projeleri olduğundan hiç bahsetmiyor.

Sıfır atık yönetimi ve plânlamasıyla çöp toplama maliyetinde tasarruf edileceğini,  tasarruf edilen bu miktarın da kentte yaşayan insanların sosyal ihtiyaçları için harcanacağını aklına bile getirmiyor.

Plâstik, cam, kâğıt, karton gibi maddelerin ayrı ayrı toplanarak hem ekonomiye kazandırılacağından, hem de çevre kirliliğinin önüne geçileceğinden hiç söz etmiyor.

Sıfır Atık konusunda halkın bilinçlendirilip duyarlı ve sorumlu hale gelmesiyle daha etkin bir verimlilik sağlanacağının, bu sayede yaşadıkları kentin daha sağlıklı bir hale geleceğinin üzerinden âdeta sırıkla atlayıp geçiyor.

1 Ton kâğıdın geri dönüşümüyle daha az ağacın kesileceğini, daha az oranda sera gazı salınımı gerçekleşeceğini, daha az enerji harcanacağını seçim beyannamesine yazmaya bile gerek görmüyor.

1 Ton cam ve metalin geri dönüşümüyle hammadde, enerji ve petrolden ne kadar tasarruf edileceğini halka ciddî bir proje olarak anlatmıyor.

Anlatsa da üzerlerinde durmadan oldubittiye getiriyor.

***

Geri dönüşüm konusunda % 64’lük bir oran tutturan Almanya bu konuda Avrupa lideri. Onu % 59 ile Avusturya, %57 ile Belçika, % 50 ile İsviçre takip ediyor. Avrupa Birliği de bu konuda oldukça hassas.  Üyelerine her fırsatta 2020 yılı sonuna dek kentsel atıkların en az % 50’sinin, atık pillerin ise  en az % 45’inin geri dönüştürülmesi gerektiğini şarta bağlamış durumda.

Ha bu arada aklıma gelmişken araya sıkıştırayım. Malta bile % 12’lik bir geri dönüşüm oranı tutturmuşken, bizim oranımız kaç biliyor musunuz?  % 1

Romanya ile birlikte bu konuda maalesef Avrupa sonuncusuyuz.

***

Oysaki birey olarak bizlere düşen en büyük görev, toprağın altına mümkün olduğundan daha az atık maddenin gitmesini sağlamaktır. Bu bakımdan özellikle market alışverişlerinde mümkün olduğundan daha az plastik poşet kullanmalıyız. Bozulan eşyalarımızı çöpe atmak yerine tamir ettirerek kullanmalı, ya da satın almamız gerekirse de ikinci el almaya çalışmalıyız. Tüm atık maddeleri türlerine göre ayırıp paketlemeli, uygun konteynerlere atarak ayrıştırma ve geri dönüşümde zaman israfına neden olmamalıyız. Bu konuda özellikle yerel yönetimlerin yaptıkları ya da yapamadıklarını denetlemeli, yapılamayanları talep etmekten kaçınmamalıyız. Çevre bilincinin yerel yönetimlerin asli görevi olduğunu yetkililere her fırsatta hatırlatmalıyız.

***

Durumun çok ciddi olduğu aşikar.

Bu hızla gittiğimiz takdirde toprağı bırakın, sadece denize attığımız atıkların sayıları balıkların sayılarından çok olursa kimse şaşırmasın.

Son söz merhum Hayrettin Karaca‘dan gelsin. “Param var ama hakkım yok. Fazladan aldığınız her bir tüketim malzemesinin doğaya bedeli var.”

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
HAYVANLAR ÂLEMİ - 22 Mayıs 2020
DUYAN VAR MI? - 21 Mayıs 2020
GİUNTİ’NİN KÜPESİ - 20 Mayıs 2020
BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN - 19 Mayıs 2020
BİLİM KURULU - 18 Mayıs 2020
YORUMSUZ! - 14 Mayıs 2020
ÇÖPTEN HABER! - 13 Mayıs 2020
AŞI VE SONRASI… - 12 Mayıs 2020
COVİD-19 BİZİ EVERSENE - 11 Mayıs 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ