Reklam
Reklam

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

SANAT’A DAİR

Nigar Afacan

Nigar Afacan

Sanat nedir diye sorulursa (!) otoritelerin   tanım ortalaması alındığında kısaca ;

“Yaratıcılığın ve hayal gücünün bir ifadesi”dir  demek doğru olur diye düşünüyorum.

Sanat’ın literatürlerindeki tanımı  ”biricik” olmasıdır.

Biricik  nedir derseniz?

Tamamen kendine ait duygu ve fikir ile  yapılmış olan her türlü sanatsal esere (özgün) ”biricik” deniliyor.

Bu durumda (!)  bilinen bir eserin aynısını  başka bir kişi  de  yaparsa, o  şimdi sanat yapmış sayılmaz mı  ?  diye  düşünülebilinir haklı olarak.

 

Eserin birebir aynısını yapabilmek de üstün bir yetenek gerektirir. (hele ki yapan alaylı olursa..)

El  becerisi güzel sanatların bir dalıdır.

 ”Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan?” gibi bir durum da var .

Türkiye plastik sanatlar derneğimizin önerisiyle , Leonardo Da Vinci’nin doğum tarihi olan 15 Nisan, 2012 yılından itibaren dünya sanat günü olarak kutlanıyor.

Sanatçının ”Monalisa” isimli tablosunu sanatla ilgisi olmasa da birçok kişi adını duymuş yada görmüştür. Birçok kişinin bildiğini düşünme nedenim(!)  Komedi dizilerinde yüz kısmı çıkartılıp kendi yüz resmini monte eden komedyenler, sakal-bıyık takanlar vb. güncel durumlar olmuştu.

(Bu eserinin bir ünü de (!) portredeki kadın’ın , gözleriyle  izleyenleri takip ediyor gibi bir his uyandırması)

 

Türk resim sanatının duayenlerinden; İlk türk arkeolog , İlk müze kurucusu , eğitim okullarında yöneticilik yapmış  bir  ressam olan  Osman Hamdi Bey, fikir ve duygularını yansıttığı  ”Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosu da  biricik’lerdendir.

Bursa Yeşil türbesinin üst katında Viyanada iken çektirdiği bir fotoğraftan  kendini yaşlı olacak haliyle tasvir etmiş !  başında sarığı ve kırmızı giysiyle sakallı bir dervişi , yeşillik yiyen kaplumbağalar tembel insanları , elindeki ney ile onları sanat ile eğitmeyi , çökmüş görüntüsüyle de artık buna halinin kalmadığını betimlediği rivayet edilir.)

 

Sanat’ın şekli  ister özgün, ister reprödiksiyon, ister el sanatı olsun.  Hepsini ayrı bir yetenek ayrı bir  renk olduğunu  düşünüyorum.

 

Sanatçıların  eserlerini yaparken ve sonrasında üç ayrı mutluluk yaşadığına şahit oldum.

  1. Eserlerini yaparken aldığı hazzın mutluluğu.
  2. Eserlerini açtığı sergilerle insanlarla paylaşmanın mutluluğu

(gelen beğeni yada yapıcı eleştiriler her zaman daha da iyiye  teşvik eder.)

  1. Sanat severlerin , kendileri sayesinde yaşadığı mutluluğu, hissetmenin mutluluğu.

Demem o ki , sanat her halükarda insana mutluluk veriyor.

Geleneksel Türk el sanatlarımız da var  onu başka bir yazıda paylaşmak isterim .

Biraz da  sanat’a ilgi duymayanları bunaltmamak, E.. ama artık dedirtmemek adına  noktalama vakti geldi sanırım. Mevzu derin…

(Kişi kocayıp gittiğinde, Dünya’da bir iz  bırakamamışsa gerçekten ölmüştür! Merhum’u eserleri yaşatır)

Tüm sanat camiasının , sanatseverlerin ve  özel olarak da ”Gün Işığı” dostlarımın Dünya Sanat Günü kutlu olsun .

Mutlu hafta sonları

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
”DAVUL’UN SESİ” - 25 Mayıs 2019
” HUU” - 18 Mayıs 2019
” ANMAK ” - 4 Mayıs 2019
GEMİLERİ YAKMAK - 25 Nisan 2019
SANAT’A DAİR - 19 Nisan 2019
“ŞAŞKIN ÇOCUK” - 12 Nisan 2019
”KINALI ALİ ” - 5 Nisan 2019
‘’BENCİLEYİN” - 1 Nisan 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ