Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

SALDIRIN SEFEROĞULLARI!

Zeki Doğan

Zeki Doğan

“Herkesin düşlerinde bir yeşil vadi vardır.”

Kaçıncı kez izledik bilmiyorum.
19. Yüzyılın Mısır‘ındaki “Yeşil Vadi” uğruna,
nam-ı diğer Şaban’a “Tosun Paşa” üniforması giydirip,
İskenderiye‘ye hükmetmeye çalışan Tellioğulları‘nın akıllı geçinen Lütfü‘sü,
Daver bey’in kızı Leyla‘yı Seferoğulları‘na kaptırmadı ama,
neredeyse kendi  ürettiği sahte Tosun Şaban‘a kaptırıyordu.

***

Film bu minvalde giderken yaşanan komik olaylar,
Lütfü ile Şaban‘ın şaklabanlıkları,
Tellioğulları ile Seferoğulları‘nın karşılıklı çatışmaları,
Gerçek “Tosun Paşa” ortaya çıkıncaya kadar sürdü.
Kahire‘den atlayıp İskenderiye‘ye gelen gerçek Tosun,
Yeşil Vadi‘ye el koymakla kalmayıp,
Daver‘in kızı Leyla‘yı da zimmetine alınca,
Yandı gülüm keten helva…

***

Tellioğulları ile Seferoğulları‘nın her zamanki unutulmaz kavga repliklerinde ne vardı?
“Saldırın Seferoğulları!”
“Yürüyün Tellioğulları!”
Peki Tosun Şaban nasıl tepki veriyordu bu komuta?
“Yürüyelim de nereye yürüyeceğiz?”
Güzel soru…
Nereye yürüyelim?

***

Beraber yürümeye azmetmiş bir güruhun,
ya da aynı yola baş koymuş azınlık ya da  çoğunluğun,
kol kola girmiş arz-ı endamı sizce nereye yürümeli?
Belirli bir hedefe mi?
Birbirinin üzerine mi?

***

Şaban aptal, binin üzerine.
Lütfü densiz katledile.
Daver sessiz seyretmekte manzarayı.
Leyla beklemektedir gerçek paşayı.
Suphi zembilinden çıkarmış kıspeti.
Sakın tutmayın küçük enişteyi.
“Yeşil Vadi” uğrunadır bu seyr-ü sefa.
Genelde bir semt ismidir o hep beklenen vefa.
Küçük kırıntılar için harcanır insan.
Gün gelir değişir elbet devran.
Değişmeyen tek şey dönen tekerlek.
Akil bey der ki; “bunun müsebbibi kahpe felek”.
Sürer gider kürre-i arzdaki bu sukut-u hayal.
Asırlarca anlatılıp eğlendirir herkesi bu masal.
Sakın ola ki üzmeyin kendinizi,
Tosun Şaban düşünür cümlenizi.

                “Aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir.
                En sevdiğim tatlı kazandibidir.
                Leyla sev beni sokma müşküle.
                Seninle kaşık atalım iki tabak keşküle.”

***

Filmin sonunda Tosun kavuşur Leyla‘sına.
Bir umut var mıdır acep Lütfü‘nün yarasına?
Tek çare kalmıştır çomaktan sakınmanın.
Sırası değildir bîçare yakınmanın.
Tiz çare bulunmalı şu gönül yarasına.
Kimseyi sokmamalı bu aşkın arasına.
Öyleyse zinhar dağıtılmalı o şer-i ittifak.
Ne tencere kaldı devrilmedik, ne de kapak.
Farkındadır herkes gürültüyle devrilen çamların.
Bu yüzden beklemektedir açılmasını sayfaların.
Umut işte herkesin bu âlemden beklediği.
Aporttakiler hayal etmektedir şanslarının dönmesini.
Pekiyi bildikleri o  saman altında yürütülen sular,
bir umut işte, belki bir gün o testiye dolar.

Öyleyse aşk ile şevk ile bir daha,
Saldırın Seferoğulları,
Yürüyün Tellioğulları,

Çığırtkan başladı def-i belaya.
“Yeşil Vadi uğruna herkes ayağa…”

 

SON SÖZ: Bu kadar dalgalı denizde geminin rotası hiç belli olmaz. Aman ha! Karaya oturmak da var.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOCUK KÖYÜ - 27 Şubat 2020
SAHTE - 26 Şubat 2020
SIFIR ATIK - 25 Şubat 2020
NAYLON, DOĞA, PARA - 24 Şubat 2020
OTOMOBİL UÇAR GİDER ! - 21 Şubat 2020
İSTİFA - 20 Şubat 2020
DÜNYA KREDİ LİGİ - 19 Şubat 2020
HEYKEL - 18 Şubat 2020
İSTİKLAİ-İ TAM - 17 Şubat 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ