Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

ROBİN HOOD HAYDUT MU, KAHRAMAN MI?

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Lincoln yeşili giysisiyle iyi ok atan ve iyi dövüşen bir hayal kahramanıdır. Adı ilk kez William Langland tarafından yazılan The Vision of Piers Ploughman‘da geçmiştir. Bu şiirde ana karakterlerden birisi olan vaiz Sloth,“İsa’nın öğrettiği dualarımı bir rahip gibi ezbere söyleyemem. Fakat Robin Hood ve Rochester Kontu Randolf’un hikâyelerini söyleyebilirim.” diyerek ondan bahsetmiştir. Demek ki Langland‘ın şiirine konuk olacak değerde bulunan  Robin Hood‘un hikayeleri taa 1300’lü yıllarda biliniyor, dilden dile dolaşıyormuş.

Önceleri sıradan bir çiftçiymiş. Daha sonra birdenbire “soylu” oluvermiş. İngiltere‘nin ünlü Sherwood Ormanı‘da yaşamaktaymış. Halk Kahramanı olarak büyük saygı görse de, sözde zenginlerden çalıp fakirlere dağıtan bir haydutmuş. En kadim dostu da Küçük John‘muş.

Robin Hood, Sir Walter Scott‘un  Ivanhoe adlı eserinde  Norman işgaline karşı direnen vatansever bir İngiliz olarak anılsa da, onu  Norman, Galli, İskoç, Fransız ya da İrlandalı olarak kabul eden bir çok yazarın olduğu bilinmektedir. Kısacası Robin Hood,  lambadan çıkan cin gibi herkesin derdine derman olan evrensel bir kahramanmış.

***

İskoçya doğumlu Amerikalı iş insanı ve sanayici Andrew Carnegie,  Demir Çelik sanayisinde tekel kuruluşlardan olan U.S. Steel‘in sahibiydi. Yaşarken servetine servet katan ender sanayiciler arasındaydı. Bir tarihte, ”Kimse başkalarını zengin etmeden zengin olamaz. Zengin ölen biri rezil bir şekilde ölmüştür.” diyerek büyük lâf etse de, ne yazık ki kendisi de Karun kadar zengin bir vaziyette öldü. Buna rağmen bu söylediği söz bazı zengin iş insanları tarafından yaşam felsefesi olarak algılandı.

Aralarında Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Microsoft’un kurucularından Paul Gardner Allen, Intel’in kurucularından Gordon Moore, Open Society Kuruluşunun başkanı George Soros, Microsoft’un kurucusu Bill Gates, 2006 yılında varlığının %85’ini  Bill & Melinda Gates Vakfına bağışlayacağına söz veren Warren Buffett‘in de yer aldığı uzun liste, bir Robin Hood’a gerek kalmaksızın sözde zenginliklerini paylaşan hayırsever iş insanlarıyla dolup taştı.

Acep işin aslı gerçekten öyle miydi?

Bakınız, sözde hayırsever George Soros için Macaristan‘da “Soros’u durdur” yasası bile çıktı. İngiltere‘de 16 Eylül 1992’de yaşanan “Kara Çarşamba”da sterlin diz çökmüş, o gün Soros yattığı yerden 1 milyar dolar kazanmıştı. Rusya Federasyonu,  anayasal sisteminin temelini ve devletin güvenliğini tehdit ediyor gerekçesiyle Soros’un “Açık Toplum Vakfı“nın tüm faaliyetlerine son vermişti.  Polonya, Soros‘u “dünyanın en tehlikeli adamı” ilân etmiş, ABD ise istenilmeyen adamlar listesinin en başına yazmıştı.

Bill & Melinda Gates Vakfının insanî yardım kisvesi altında Afrika‘da sürdürdüğü aşı kampanyalarıyla birçok çocuğun felç olmasındaki payını sanırım biliyorsunuzdur. Bill Gates, şu anki Covid-19 salgınını 5 yıl önce öngören, salgını önleyecek aşı çalışmalarının en önünde yer alan bir isim. Dijital kimliğe geçişin ve insanlara biyometrik çip takılmasının zorunlu olduğunu savunan ilginç bir karakter. Paul Gardner Allen ve Warren Buffett ise Bill Gates‘in kankaları. Yani hepsi aynı topun kumaşları.

Görünüşte hayırseverler de, gerçek yüzleri sevimli haydut Robin Hood‘a rahmet okutacak cinsten.

***

Koronavirüs salgınının hemen ardından Rusya harekete geçmiş,  salgın nedeniyle ekonomik yönden zarar gören bireyler ve küçük işletmelere yapılacak yardımlar için ek kaynak arayışlarına girmişti. Bizzat Putin‘in açıkladığı plana göre 1 milyon rublenin üzerinde banka hesaplarının faiz gelirlerinden yüzde 13 vergi alınacağı, 5 milyon rublenin (65 bin dolar) üzerinde kazancı olanların gelir vergisinin de yüzde 13’ten 15’e çıkarılacağı açıklanmıştı. “Çok kazanandan ek vergi” sloganıyla duyurulan bu ekstra kaynak arayışları kamuoyunda “Robid Hood Vergisi” olarak adlandırılsa da, “sosyal dayanışma” duygularıyla salgına karşı ayakta kalmanın güzel bir örneğiydi.

Yasa, Duma‘daki müzakerelerde parlâmentonun desteğiyle çıkarıldı. Böylelikle yaratılacak 60 milyar rublelik ek kaynağın ekonomik yönden zarar gören birey ve işletmeler yanında, ağır hastalıkları olan ihtiyaç sahibi çocukların tedavisi için kullanılacağı belirtildi.

***

Babaeski‘nin bir köyünden Yunanistan‘a göç eden Rum ailenin torunu olan Aleksis Çipras, başbakanlığı döneminde buna benzer bir uygulamaya imza atmıştı.  Yunanistan‘da milletvekilleri tazminat şeklinde aylık maaş olarak yaklaşık 5 bin 700 euro alıyorlardı. Büro, kırtasiye, posta gibi giderler için de aylık 2 bin 500 euro ödenen milletvekillerinin maaşları böylelikle 8 bin 200 euroyu buluyordu. Çipras buna itiraz etti. “Siyasi sistem kamunun duygularına uymak zorunda. Bu nedenle milletvekillerine uygulanan vergi muafiyeti iptal edilmeli.  Bakanlarla kamu kurumu yöneticilerinin maaşları yeniden düzenlenmeli.”dedi. Bir anlamda, “Ülke ekonomik sıkıntılarla boğuşurken milletvekillerinin bu kadar maaş almaları ayıp değil mi yahu?” demeye getirdi. Ardından söylemlerini eyleme dönüştürdü.  Çıkardığı yasayla bakanların ve kamu kurumu üst düzey yöneticilerinin maaşlarında yüzde 15 oranında kesinti yaptı. Milletvekili maaşlarını ve onlara yapılan tüm ek ödemeleri vergilendirdi. Böylelikle milletvekili maaşlarını da yüzde 20 oranında düşürdü.

***

Sadede gelirsek,

Dünyamız hayırsever görünen haydutlarla, haydut görünümlü Robin Hood‘lar arasında gidip gelen bir pinpon topu gibi.

Bakalım oyunun sonunda kazanan kim olacak?

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
YAŞA(YAMA)MAK! - 31 Aralık 2020
SOKAK İSİMLERİ - 29 Aralık 2020
“VAR” MI, “YOK” MU? - 28 Aralık 2020
SANSÜR - 24 Aralık 2020
OMURGA - 21 Aralık 2020
EKMEKNAME - 18 Aralık 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete