Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

NOEL BABA COVİD-19 OLMUŞ!…

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Kökleri tarih öncesinde dayanan Konya,  orta Anadolu yaylası üzerindeki konumuyla Roma, Selçuklu, Karamanoğulları, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde önemli bir yerleşim birimi olarak adından söz ettirmiştir. Bir taraftan  Mevlana, Şems, Seyh Sadrettin Konevi  ve Nasreddin Hoca gibi İslami değer taşıyan isimler, diğer tarafta Çumra ilçesindeki Çatalhöyük, Beyşehir ilçesindeki Eflatunpınar, Gökyurt köyündeki Aziz Paulos‘un (St.Paul) seyahatleri sırasında uğradığı Anadolu kentlerinden Lystra, Selçuklu ilçesine bağlı Sille semtindeki Aya Elena Kilisesi gibi İslamiyet öncesi, İslamiyet  ve Hıristiyanlık dönemine ait bir çok kişi ve mekanı içinde barındırmıştır.

Bir de Fethiye-Kalkan arasındaki Xanthos Vadisi‘nin güneybatı ucundaki Lykia kenti olan Patara var ki, Hıristiyan dünyasının Santa Claus olarak bildiği “Aziz Nikolaos” (Noel Baba) burada doğmuştur. M.S. 300’lü yıllara doğru bir buğday tüccarı babanın oğlu olarak hayata gözlerini açtığına inanılır. Rivayetlere göre fakirlerin ve yardıma muhtaçların kurtarıcısı olarak bilinir. Gençlik yıllarında inşa halindeki bir kilise duvarı çökmüş, altında kalmasına rağmen sapasağlam kurtulmuştur. İşte bu olay sonrasında onun bazı mucizeler yaratacak potansiyeli olduğu kulaktan kulağa yayılmıştır.

Nikolaos, babası öldükten sonra büyük bir mirasın sahibi olsa da, bu zenginliğini yardıma muhtaçlarla paylaşacağına dair söz vermiş. İlk icraatı da tüm servetini kaybeden bir ailenin gelinlik çağındaki kızlarının çeyizlerini tamamlayabilmeleri için yardım etmek olmuş. Nasıl mı?  Herkes uykudayken büyük kızın açık olan penceresinden bir kese dolusu altını odadan içeriye atmış. Büyük kız uyandığında bulduğu altınlarla tüm eksikliklerini tamamlayarak evlenip mutlu bir yuva kurmuş. Ardından sıra küçük kıza gelmiş. Aynı yolu denemek üzere küçük kızın yattığı odanın önüne geldiğinde pencerenin kapalı olduğunu görmüş. Fakat pes etmemiş. Daha farklı bir çözüm bularak bu kez altın dolu keseyi küçük kızın odasındaki şöminenin bacasından aşağıya atmış. Böylelikle Hıristiyanların pek inanmasalar da inanmış gibi göründükleri Noel Baba’nın yılbaşında hediye bırakması ritüeli doğmuş.

***

Bir başka hikayede Nicolaos hacı olmak üzere Kudüs‘e gitmiş. Geri dönerken fırtınaya tutulan gemileri âdeta kuru bir yaprak gibi sallanmaya başlamış. Tüm yolcular gemi batıp öleceklerini düşünürken o dua ederek gemiyi batmaktan kurtarmış. Ayrıca denize düşüp boğulan bir denizciyi de diriltmiş. İşte o andan itibaren denizcilerin koruyucu azizi olduğuna inanılmış.

Nicolaos, ilerleyen günlerde Patara‘nın komşu kenti Myra‘ya (Demre) göç etmiş. Myra halkı o günlerde ölen Başpiskoposlarının yerine geçecek kişiyi seçmeye çalışıyor, fakat bir türlü uzlaşamıyorlarmış. Bunun üzerine bir karar vermişler. Demişler ki; “Yarın sabah kiliseye ilk gelen Başpiskopos olsun.” Tesadüf bu ya, ertesi gün kiliseye ilk gelen Nicholaos olduğu için Başpiskopos da o olmuş. Hatta M.S. 325 tarihinde Hıristiyanlık içindeki problemleri çözmek üzere İznik’te (Nikaea) toplanan Birinci İznik Konsili‘ne Myra Başpiskoposu olarak katılmış. Yani mucizeler devam etmiş.

Uzatmayalım, Nicolaos 6 Aralık 345’de 65 yaşındayken hayata gözlerini yummuş. Myra’lılar onun adına bir kilise yaparak içindeki lahite gömmüşler. Peki tüm bu anlatılanları kim görmüş? Kim şahit olmuş? Hangi belgelerle kanıtlanmış belli değil.

***

Tarih boyunca sıkça görüp okuduğumuz mit, efsane ve masallar, kişilerin ya da inançların farklı bakış açılarıyla farklı biçimlerde yorumlanabilir. Bu da çok doğaldır. Örneğin Noel Baba Hıristiyan dünyasından bakıldığında gerçektir. İslâm dünyasından bakıldığında ise mitik bir karakterdir. Hatta yukarıda yazılanların tümüne efsane ya da masal da diyebiliriz. Biraz daha ileri gidip, “Noel Baba da kim. Öyle biri yaşamamıştır” desek ne olacak? İslâm dünyasında bizi eleştirecek bir Allahın kulu çıkar mı? Aynı şey Hıristiyan dünyasında Nasreddin Hoca için söylenebilir.

Tüm bu söylediklerimin tarih öncesi ya da güncel tarih içinde olmalarının da bir önemi yok. Noel Baba ya da Nasreddin Hoca‘nın ne zaman doğdukları, ne yaptıkları, ne söylediklerini bir kenara bırakın. Sanki bunların tıpa tıp benzerleri günümüzde yaşamıyor mu? Ohooooo… Hollywood‘daki fantastik öykülere, Süpermenlere, King Kong‘lara baktığımızda Noel Baba ve Nasreddin Hoca‘ya rahmet okutacak nice süper kahramanlarla yüz yüze geliyoruz. Ve ilginçtir ki; bunlar daha sonra reklâm ikonu haline dönüşüp ekonomik bir değerle ölçülüyorlar. Lisanslı ürünleriyle inanılmaz servetler kazandırıyorlar.

***

Konuyu mitik ve mistik alandan çıkarıp ekonomik düzlemde konuşmaya başladığımızda sisler dağılıyor ve gerçek ortaya çıkıyor. O da şu. “Gayrimüslimler Noel Baba ile aslında bizleri Hıristiyanlaştırmıyorlar. Emperyalist plânlarıyla cebimizdeki paraları sülük gibi emiyorlar.”

Şapkamızı önümüze koyup düşünelim. Nüfusunun yüzde 90’dan fazlası müslüman olan ülkemizde her yılbaşı yaklaştığında başta AVM’ler olmak üzere mağazalar ve dükkanlar Noel Baba figürleri ve çam ağaçları ile dolmuyor mu? Seyyar satıcılar dahi Noel Baba kıyafetleriyle PRC üretimi plastik çam ağaçları satmıyor mu? Mütedeyyin ve muhafazakar olsalar da, çocuklarını üzmemek adına evlerini çam ağaçlarıyla süsleyip Noel Baba kıyafetleri alanlara rastlanmıyor mu?

Bakınız Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance,  Apple’ın 87.3, Samsung’un 58.7, Google’un ise 52.1 milyar dolarlık maddi değeri olduğu açıklamıştı.  Aynı araştırmada “Noel Baba” markasının belirlenmiş maddi değeri ne kadar biliyor musunuz? Tamı tamamına  1.6 trilyon dolar.

Peki, size bir soru? Noel Baba nerede doğdu? Nerelerde yaşadı? nerede öldü?  Bu yöreler 1,6 trilyon dolarlık marka değerinden bugüne dek kaç lira kazandı?

***

Ha bu arada evlerinde çam ağacını kurup inatla Noel Baba’yı bekleyenlere Bilim Kurulundan önce ben bir uyarıda bulunayım. Maalesef Noel Baba Covid 19 olmuş ve Belçika‘nın Anvers şehrinde bakımevinde kalan 45 yaşlı kişiye virüs bulaştırmış. Aman diyeyim, Noel Baba’nın “Ho…Ho…Ho…” seslerini duyduğunuzda ayakkabılarınızı bile giymeden evden tüyün.

Ne demiş atalarımız? “Kaçanın anası ağlamaz.”

Yeni Yıl dünyamıza, ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, mutluluk ve barış getirsin.

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
YAŞA(YAMA)MAK! - 31 Aralık 2020
SOKAK İSİMLERİ - 29 Aralık 2020
“VAR” MI, “YOK” MU? - 28 Aralık 2020
SANSÜR - 24 Aralık 2020
OMURGA - 21 Aralık 2020
EKMEKNAME - 18 Aralık 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. İsmail Kurtlak dedi ki:

    Nefis bir yazıydı. Yalın, akıcı ve bilgilendirici…
    Dilekler içinse. KatılıYORUM

BİR YORUM YAZ
gazete