Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

NEREDE O SEVİYELİ SİYASET?

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Eskiden siyasette bir seviye vardı. Bütçe görüşmelerini izlerken zevkler izliyorduk. Bütçe görüşmelerini izlerken -bırakın zevkler izlemeyi- insanın kafasını karıştırıyorlar. Bunu ben yanlış mı biliyorum demekten kendimi alamadığım gibi “bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin meclisi mi?” diye insan kendi kendine sormadan edemiyor.

Nerde o seviyeli siyasetin yapıldığı meclis? Meclisin hiçbir varlığı kalmamış. Atanmışlar milletin seçtikleri milletin temsilcisi olan milletvekillerini azarlıyor. İktidarın bakanlarını dinlerken başka bir ülkenin meclisini mi izliyorum acaba diye tereddüde düşürüyorlar insanı!

“Tarımda ve hayvancılıkta Avrupa birincisiyiz” deniyor. Öyle seviyesiz cevaplar veriyorlar ki? Muhalefet “millet kuru ekmek yiyor” diyor. İktidarın cevabı “demek ki aç değiller” diye cevap geliyor.

Milletvekili olmayan bakanlar sorumluluk taşımıyorlar. Meclise hesap vermiyorlar. İstedikleri gibi hareket ediyorlar. “Tarımda ve hayvancılıkta Avrupa birincisiyiz.”

Kim bunu söyleyen?

Tarım Bakanı!

“Çiftçimiz rahat, çiftçimizin moralini bozmayın” diyor. “Şunu yaptık, bunu yaptık. Şu tarihte ne kadar traktör vardı. Şimdi ne kadar traktör var? Tarım alanlarının hepsi ekiliyor.”

İyi güzelde, biz tarım ürünlerini A’dan Z’ye hepsini neden ithal ediyoruz? Hayvancılık da ayni bakana bağlı olduğu için “hayvancılıkta Avrupa birincisiyiz” diyor. “Şu kadar büyükbaş, şu kadar küçükbaş hayvanımız var.” Bunu söyleyen bizim tarım bakanımız.

O zaman biz neden dışarıdan camlı hayvan ithalatı yapıyoruz? Neden et ithalatı yapıyoruz? Yoksa yabancı ülkelere para kazandırmak için mi ithalat yapılıyor?

Çiftçi borçlu, hayvan üreticisi borçlu. Borçlarını ödeyemediği için her zaman gündeme getirdiğiniz traktörleri icra tarafından götürülüyor. Vergi borcu ve kredi borcu olduğu için. Şirketlerin vergi borçlarını siliyorsunuz. Borçları yapılandırıyor. Çiftçiye geldi mi, icra kapısına dayanıyor. Çiftçinin traktörü onun eli ayağıdır. Bu çiftçinin traktörünün icra tarafından götürülmesi çiftçinin elini ayağını bağlamak demektir.  Ha esnafın dükkanını kilitleyip anahtarını çantaya koyup gitmişsiniz, ha da çiftçinin traktörünü götürmüşsünüz. İkisi de ayni kapıya çıkar. Mecliste bunlar konuşulmuyor. “Çiftçinin moralini bozmayın” deniliyor. Çiftçinin traktörü gittikten sonra o çiftçide moralin olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Hayvan üreticilerinin de ayni derdi var. Onlar da borcunu ödeyemediği için icra tarafından hayvanları götürülüyor.  Meclis bunları konuşmuyor.  “Yok efendim 2002’de asgari ücret şu kadarmış? Şimdi bu kadar olmuş” eleştirisi yapılıyor.

Peki güzel 2002’de milletvekili maaşı ne kadardı, şimdi ne kadar?  Daha söylenecek çok şey var. Ben eski dönemlerdeki o kaliteli meclisi arıyorum. O dönemlerdeki konuşmacılar bizlere örnek olacak konuşmalar yaptıkları gibi bizlerin siyasette birbirimize nasıl davranacağımızın dersini veriyorlardı. Şimdi ise birbirlerine hakaret etmekler, aşağılayıcı söz söylemekler gırla gidiyor. Milletin menfaatine olacak bir harekette bulunulmuyor.

Dışişleri bakanının bir sözü beni çok endişelendirdi: “Seçimi kazansanız dahi size iktidarın verileceğini mi zannediyorsunuz?” Bu söz beni endişelendirdi. O zaman seçim yapmaya ne gerek var? Hani bu ülkede demokrasi vardı? Hani bu ülkede adalet vardı? Zaten millet bazı olaylardan dolayı endişeleniyordu. Yoksa onların endişeleri gerçek mi olacak? Türkiye’nin zaman kaybetmeden bu meclisi değiştirmesi artık elzem olmuştur. Meclisin ve siyasetin kalitesi yerlerde sürünüyor. Bu millet böyle olaylara layık değildir. Seçtiği vekiller atanmışlar tarafında azarlanıyor. Bir AKP’li vekil meclis kürsüsünden adalet bakanlığının bütçesi konuşulurken “Bizim adaletimiz şeriattır” diyor. Sonra da “demedim” diyor. Saygılarımla

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete