Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

NELER OLUYOR?

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Konya’da olan tren kazasında neler oluyor? Üç kişi tutuklandı. Bu olay bu üç tutuklu kişiyi aşıyor. Çünkü projeyi yapan kişiye sinyalizyon sisteminin parasının ödendiği iddia ediliyor.

Bir proje birisine verilir. Bu kişi projesini tamamlar. Teslim alacak makam kontur ellerini yaptırır. İlgililer deneme testlerini yaparlar. Ondan sonra teslim alır. Yanlışlık buradan geliyor. Bu olayın tek sorumlusu teslim alanlardır. Burada teslim alanları bırakalım, geçelim tutuklanan üç kişiye. Tutuklanan makasçının durumuna bakalım. Makasçı “ben elektronik makasın eğitimini almadım. Beni başka bölgeden getirdiler” diyor.

Gece nöbetlerinde iki kişi olması gerekirken tek kişi nöbet tutuyormuş. Elektronik sistemler mekanik sistemlerden farklıdır. Mekanik sistemler güce dayalıdır. Elektronik sisteler güce dayalı değildir. Ayrıca yabancılar bu sistemi imal ettiklerine göre, kumanda düğmelerinin üzerinde yabancı terim vardır. Kullanacak kişiye bunlar öğretilir. Kullanacak kişinin eline bir el kılavuzu verilir. Bir de dokunmatikli tuşlar vardır. Böyle olan tuşların üzerine basar biraz tutarsan sistem başka bir işleme geçer. Elektronik sisteminin eğitimini vermeden, mekanik sistemden birisini getirtir bu görevi yaptırtırsan, eninde sonunda kaza kaçınılmaz olur. Proje tamamlanmadan teslim alanlar bu işin sorumlusudur. Gece nöbetine iki kişi konmasının bir anlamı vardır. Tam makas değiştirme anında nöbetçi uyuya kaldı veya baygınlık geçirdi. Makas değiştirme işlemi yapılamadı. Ne olacak? Göz göre göre al sana kaza. Buna meydan vermemek için nöbete iki kişi konmuştur. Neden iki kişi olması gerekirken, bir kişiye bu görevi yaptırdıkları anlaşılır gibi değil. Tasarruf düşünülerek yapıldı ise bu daha vahimdir.

Bu kazada ölenleri geri getirmek mümkün değil. Onlar eceli kaza ile hayatlarını kaybettiler. Yani tedbirsizliğin kurbanı oldular. Bu ölen kişilerin aileleri kuruluşu mahkemeye verirlerse tazminat ödenir. Sayın ulaştırma bakanı “Sinyalizyon olmazsa olmazımız değil” diyor. Yani olayın vahametinin farkında değil. Yani olmazsa da olur demeye getiriyor. Biz vatandaş olarak böyle şeylere değer ve önem vermiyoruz. Fakat kendilerine geldiği zaman teknolojinin bütün imkânlarının kullanıldığı uçaklar ile seyahat ederler. Pamukova ve Trakya bölgesinde olan tren kazalarında ne oldu ise, Konya’da olan tren kazasında da onlardan farklı bir şey olmayacaktır. Yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü montajı sırasında bir kaza oldu. Halat koptu, Japon intihar etti, “benim hatam” dedi. Sonra da malzeme hatası olduğu anlaşıldı. Kullanım hatası değilmiş! Adamcağız pisipisine gitti. Böyle bir şey biz de olsaydı, ne olurdu? Hiçbir şey olmazdı. Bizde insan canının hiçbir değeri yoktur. Trafik kazası oluyor, kişi ve kişiler ölüyor. Ya hiç kimse tutuklanmıyor yada kısa sürede serbest bırakılıyor. Mahkeme kapısı önlerinde feryat eden ailelerin feryatlarına çok şahit olduk. Maalesef ülkemizin kaderi budur.

Soruşturma anlamına uygun yapılırsa, bazı kişilerin başı yanacaktır. Fakat hareket memuru, makasçı gibi çalışanların üzerinde kalır. Başta bu proje tam bitmeden teslim alanlar proje tam bitmeden tesisin açılışına izin verenler, fakat sinyalizyon sisteminin parası ödendiği iddiası var. Böyle bir şey var ise, bu daha vahim bir olaydır. Geçmiş olaylardan ders alınmıyor. Bir kişinin çok bilmesi önemli değildir. Geçirdiği olaylardan veya tanık olduğu olaylardan ders alıp almadığı önemlidir. Hayatta başarını sırrı da burada gelir. Hangi iş olursa olsun mutlaka tedbir alınması gerekir. Havacılıkta bir olay vardır. Uçak arızadan çıktıktan sonra deneme uçuşu yapılmadan, uçak uçuş hattına gönderilmez. Tecrübe uçuşunu yapacak pilotlar ayrıdır. Bu pilotlardan birisi arızadan çıkan uçak ile denem uçuşunu yapar, ancak ondan sonra uçak uçuş hattına gönderilir. Tahminime göre trenlerde denemeye tabi tutuluyordur. Tabi bu yalnız tren için değil, bütün alt ve üst yapısı için geçerlidir. Artık bundan sonra bu olaylardan ders alınır da ona göre hareket edilir sanırım. Ne olursa olsun tedbiri elden bırakmayacaksın. Bu bizim yaşantımızda dikkat edeceğimiz hususlardan birisidir. Kapının anahtarını değiştirdik. Kapı açıkken mutlaka kilidi demekte fayda vardır. Denemeden kapıyı kilitlediniz. Anahtar geri açmadı. Ne yapacaksınız? Anahtarcı getireceksiniz. Hâlbuki kapı açık iken deneseydiniz mağdur olmayacaktınız. Her işte mutlaka tedbir alınmalıdır.

Bu Konya’daki tren kazasından mutlaka ders alınmalıdır.

İşleri aceleye getirmeye gerek yok. Saygılarımla.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

 

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete