Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

MANİ PULİTE!

Zeki Doğan

Zeki Doğan

1992 Yılında Giovanni Falcone ve eşinin bombalı bir saldırıda öldürülmesi İtalya‘da büyük deprem yaratmıştı. Çünkü Başsavcı Falcone, Palermo‘daki Adalet Sarayında zamanının büyük bölümünü Sicilya Mafyasını yok etmek için kullanıyordu.

Öncesine gelelim. Sicilya Savcıları, kendi konuşma dillerinde  “Pentiti” (Muhbir) olarak adlandırdıkları veteran mafya üyeleri Tommaso Buscetta ve Salvatore Contorno‘nun ifadeleriyle 475 kişi hakkında soruşturma başlattı. Bunun sonucunda 338 kişiye 2665 yıl hapis cezası, 19 çete liderine ise müebbet hapis cezası verildi. Maxiprocesso olarak bilinen ve dünya tarihinin en büyük davası kabul edilen bu önemli süreçte birçok yargıç ve sulh hâkimi hunharca öldürüldü. İşte bu duruşmaların Paolo Borsellino ile birlikte en önemli isimlerinden biri Giovanni Falcone‘ydi.

Bu arada takvim yaprakları 1992’yi gösterirken dönemin Milano Savcıları Antonio Di Pietro, Armando Spataro, Gherardo D’Ambrosio, Gherardo Colombo, Ilda Boccassini, Francesco Savario Borelli ve Piercamillo Davigo,  bazı Sosyalist siyasetçilerin yolsuzluk yaparak rüşvet aldıklarını belgelerle ispatlamışlar, partinin üst düzey yetkililerinden Mario Chiesa‘yı numaraları kaydedilmiş banknotları alırken suçüstü yakalamışlardı. İtalyan Sosyalist Partisi lideri Başbakan Bettino Craxi, Milano’da bir Sosyalist hastane yöneticisi olan Mario Chiesa‘yı partisiyle hiçbir ilgisi olmayan izole bir hırsız olarak nitelendirdi. Neticede, lideri tarafından ihanete uğradığını düşünen Chiesa suçlarını bir bir itiraf etti.  Fakat onların yaptıkları suiistimalleri de açıklayarak Mani Pulite, yani “Temiz Eller” olarak adlandırılan o ünlü soruşturmaların işaret fişeğini ateşlemiş oldu.

1993 Yılında rüşvet skandalına adı karışan Craxi istifa edip yurt dışına kaçtı. Eeee koskoca İtalya Başbakansız kalacak değil ya! 1993 yılının Nisan ayında İtalya Merkez Bankası Guvernörü Carlo Azeglio Ciampi Başbakanlığında bir teknokratlar hükümeti kuruldu.  Çizme’de yeni bir dönem başladı..

Bu arada Antonio Di Pietro adındaki bir savcı, 17 Şubat 1992’de resmen başlatılan “Temiz Eller”in en dikkat çekici sembolü oldu. İtalya’da halkın da büyük desteğiyle toplam 4 bin 520 siyasetçi, teknokrat, bürokrat ve kamu görevlisi hakkında yolsuzluktan soruşturma açtı. Sosyalist Parti’nin lideri ve Başbakan Bettino Craxi‘nin tüm kirli çamaşırlarını ortaya çıkardı. 3 bin 200 kişi hakkında dava açtı. Bin 322 kişiyi mahkemeye sevk etti. Aylar süren yargılamalar sonucunda 661 sanık mahkûm olurken, 635 kişi beraat etti.

“Temiz Eller” İtalya’daki tüm siyasî yolsuzlukları ve skandalları ortaya çıkartıp cezalandıracak bir umuttu. Nereye kadar biliyor musunuz? Hakkında yolsuzluk ve rüşvet dosyayı hazırlanan Silvio Berlusconi “Forza İtalia” partisini kurana dek.  Önce milletvekili, sonra Başbakan olan Berlusconi’nin dokunulmazlık zırhına büründüğü an “Temiz Eller” güç kaybetmeye başladı. Daha sonraki süreçte kendisini pasifize etmek isteyen Berlusconi’den İçişleri Bakanlığı teklifi alan Antonio Di Pietro, “Onlar benim yakama yapışmadan ben onurumla giderim” diyerek istifa etti.  Romano Prodi döneminde Bayındırlık ve Altyapı Bakanlığı görevlerinde bulundu. Ardından “Italia dei Valori” (İtalya’nın Değerleri) partisini kurdu. 2013 Tarihinde seçimleri kaybetmesiyle siyasî hayatı nihayete erdi.

***

Bir TV programında kendisi hakkında ortaya atılan bazı iddialara sert tepki göstereren eski Fenerbahçe‘li futbolcu Rıdvan Dilmen “…Türk futbolunu dizayn etmeye çalışanlar pazartesi akşamı hazırlansınlar. Kimin vatansever olduğunu, kimin terör örgütü liderleriyle beraber olduğunu yarın akşam açıklayacağım…” ifadelerini kullanmış, bu söylemleri bir hayli toz kaldırmıştı. Daha sonra yaptığı açıklamasında ise, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kesinlikle ve kesinlikle temiz eller operasyonu yapması lâzım. Rıdvan Dilmen, Murat Kosova dâhil olmak üzere, hakemler, temsilciler, gazeteciler kesinlikle bir GBT’den geçirilmesi lazım…” dedi.

Sayın Dilmen‘in yukarıdaki söylemlerinin üzerinden atlayarak değil, sindirerek şöyle bir kanıya varabiliriz. 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminden sonraki süreçte terör örgütünün futbola hiç bulaşmaması, futbol ayağından hiç bahsedilmemesi garip değil mi?  Üstelik terör örgütüyle iltisak’ı olduğu için şu an firarî konumda birçok futbolcunun varlığı ayan beyan ortadayken. Elbette Dilmen’in konusunu ettiği hakemler, gözlemciler, federasyon temsilcileri, federasyon görevlileri başta olmak üzere, kulüp başkan ve yöneticileri, çalışanları, müsabaka görevlileri, amatör ve profesyonel futbolcular, teknik adamlar, müsabaka organizatörleri, futbol menajerleri, futbol yazar ve yorumcuları hakkında da çok titiz bir soruşturma başlatılabilir.  Fakat Dilmen’in tabiriyle şayet futbolda bir “Temiz Eller Operasyonu” yapılacaksa, bu herhangi bir kişinin talebi ya da çağrısıyla başlayacak bir olgu da değildir. Fakat belge ve bilgileriyle yetkili kurumlara müracaat edildiği takdirde en azından bu konuda bir takibat başlatılabilir. Belki böylesi bir adım ilerideki süreçte bir arınmaya da neden de olabilir.

Sadede gelirsek, geçmişte halkın en büyük umudu olan Di Pietro, “Temiz Eller”in başarısızlığını hiç gocunmadan kabul ederek son sözünde şöyle demişti. “Her şey değişti ama hiçbir şey değişmedi.”  Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Kurumu Başkanı Raffaele Cantone ise sürece dair yaptığı yorumla olaya farklı bir anlam katmıştı. “Maalesef, kelepçelerin İtalya’yı reforme etmeye yeteceği yanılgısına düşüldü. Yolsuzluğun kökten sökülebilmesi, ilk olarak kültürel bir savaş gerektirir.”Temiz Eller soruşturmasını Corriere della Sera gazetesi için takip eden gazeteci-yazar Paolo Biondani ise görüşlerini şöyle açıklamıştı. “Temiz Eller çok faydalı oldu, çünkü yolsuzluğu yok etmese de azalttı.”

***

Üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen Temiz Eller’i İtalyanlar bile tam olarak anlayamamışken Rıdvan Dilmen’in çözüm önerisi olarak ortaya atması ilginç. Ha bu arada GBT Genel Bilgi Toplama sistemidir. Bu sorgulama ile bireylerin geçmiş yaşamlarında devlet karşısında her hangi bir ceza alıp almadığı ortaya çıkar. Bunlara askerlikte işlenilen suçlar da dâhildir. Fakat Rıdvan Dilmen’in sözünü ettiği kişiler arasında askerlik yapmayanlar da olabilir.

Operasyonun şeklini ve adını belli etmiş tamam da, sorgulama önerisi olmamış.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
SESSİZLİK… - 21 Ekim 2020
ASKI! - 20 Ekim 2020
ÇORAKLIK… - 19 Ekim 2020
MASA VE KASA! - 14 Ekim 2020
SANDIK - 12 Ekim 2020
PİYANGO - 9 Ekim 2020
İSTİKLAL MARŞI - 8 Ekim 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ