Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

“KÖTÜ ÖRNEK” BOLSONARO, HAYIRSEVER BİLL GATES

Zeki Doğan

Zeki Doğan

210 Milyonu aşan nüfusa sahip Brezilyada şu ana dek 7 milyondan fazla kişiye Kovid-19 virüsü bulaşmış. Bunların 186 bine yakını ise hayatını kaybetmiş. Salgından bir hayli yıpranan bu Güney Amerika ülkesinin Cumhurbaşkanı  Jair Bolsonaro, tüm dünyanın hacı yolu gözler gibi beklediği Koronavirüs aşılarına güvenmediğini açıklamış. Brezilya Yüksek Mahkemesinin bazı durumlarda Kovid-19 aşısının zorunlu hale getirilmesini içeren kararına saygı duyduğunu belirtse de, kınamaktan geri kalmamış.

Aşı karşıtlığı sözlerinden sonra kendisini “kötü örnek” olarak gösteren muhalefete ve basına da sert bir dille çıkışan Bolsonaro, kendisini şu sözlerle savunmuş. “Burada bir şeyin iyi anlaşılması gerekiyor. Pfizer anlaşması çok açık. ‘Biz (Pfizer aşısının), oluşabilecek herhangi bir yan etkinin sorumluluğunu almıyoruz.’ Eğer zamanla bir timsaha dönüşürsen bu senin problemin. Eğer bir Superman’e dönüşürsen, eğer bir kadında sakal çıkarsa veya bir erkek ince konuşmaya başlarsa aşının bununla bir ilgisi yok. Fakat daha kötüsü şu. Aşı insanların bağışıklık sistemlerini değiştiriyor.”

Bolsonaro sanırsınız ki emekli bir subay değil de bilim kurulu üyesi. Daha önce de eşcinsel evliliklere, kürtaja, pozitif ayrımcılığa ve uyuşturucunun yasallaşmasına karşı durarak dikkat çekmişti. Fakat bu kez çok ciddî bir uyarıda bulunuyor. Kovid-19 aşısının bir anlamda bağışıklık sistemini çökerttiğini söylüyor.  Fakat Bolsonaro‘ya haksızlık etmeyelim.  Özellikle son yıllarda Kovid-19‘a bağlı olmasa da genel olarak bir aşı karşıtlığı oluştuğunun hepimiz farkındayız. Bakınız son yedi yılda çocuklara yapılması gereken zorunlu aşıları yaptırmayan ailelerin sayısında önemli bir artış yaşanmış. Örneğin ülkemizde çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı 183 gibi düşük bir rakamken, son yedi yılda 23 bine çıkmış. Bunun sonucunda 2019 yılının ilk dokuz ayında 2 bin 666 kızamık vakası tespit edilmiş. Yani bir önceki yılla kıyaslandığında kızamık 5.2 oranında artmış. Oluşan bu tabloyu görüp de endişelenmemek mümkün mü? Kızamık aşısı yaptırmamaktan dolayı her yıl dünyada 2,7 milyon çocuğun öleceğini öngören Dünya Sağlık Örgütünün uyarıları sizce yersiz mi?

Hoş Dünya Sağlık Örgütünün ne olup olmadığı da büyük bir tartışma konusu. Bu örgütün bir numaralı finansörü ABD. İki numaralı finansörü ise Bill ve Melinda Gates Vakfı. Yani Donald Trump‘ın danışmanlığını yapan Roger Stone‘un salgınının yayılmasında suçu olduğunu açıkladığı Bill Gates. Diğerlerinin kim oldukları ise laf-ı güzaf.

***

Peki, nedir bu aşı karşıtlığının esbab-ı mücibesi?  Hani kendilerini modernizmin bir tık üzeri olarak tanımlayan postmodernler var ya, bunlar aşıya zinhar karşıymışlar. Bir diğer karşıtlar ise mütedeyyinlermiş. Yani postmodernlerle dindar kesim aynı düzlemde nasıl buluşmuşlar doğrusu ilginç.

Postmodernler,  kendilerince haklı gerekçeleri olan farklı bilgilerle donatılmış oldukları inancıyla aşıya karşı çıkmışlar. Mütedeyyinlerin karşıtlığının temelinde ise, “Eskiden aşı mı vardı. Tıp Allah’ın işine neden karışıyor?” fikri yatıyormuş. Kızmaca darılmaca yok Eskiden otomobil ve android telefonlar da yoktu. O halde gâvur icadı otomobil ve Jeep‘lere binmeye, gâvur icadı android ve İOS telefonları kullanmaya da karşı çıkın.

Bakınız Rasûlullâh bile hastalıkların Allah tarafından kullarına verilen birer imtihan aracı olduğunu belirtmiş,“tedavi olun”, “her hastalığın bir çaresi vardır” tavsiyelerinde bulunmuştur. Birçok kaynakta Avrupa’daki tıp okullarında 1000 yıl boyunca İbni Sina’nın “Kanun fi’t-Tıp” kitabı okutulduğu belirtilmektedir. İslâm dünyasında ilk sahra hastanesini Rufeyde binti Sa’d el Ensariye adlı bir kadının kurduğu, hasta ve yaralıların tedavi edildiği bu hastaneye “Rufeyde’nin çadırı” denildiği bilinmektedir. Dünyadaki ilk ameliyatının İslâm dünyasında el-Zahravi tarafından yapıldığını tüm tıp dünyası kabul etmektedir.  İlk aşının İslâm dünyasında geliştirilmiş olduğu,  çiçek aşısı Avrupa’da kullanılmadan 50 yıl önce, Osmanlı’daki çocuklara uygulandığı bir gerçektir.   Yetmez mi?

Hem sonra aşıyla önlenebilecek bir hastalık, aşı olmaya direnerek ve önlem alınmayarak şayet salgın halinde daha da yaygınlaşırsa bunun adına “Kul Hakkı” denmez mi?

***

Günümüzde aşı karşıtlarının sadece postmodernler ya da mütedeyyinler olduğunu sanmayın. Dünyanın hemen hemen her bölgesinde azımsanmayacak ölçüde aşı karşıtları gerek sosyal medyada, gerekse basın yayın organlarında yazdıkları makalelerle bir direniş gösteriyorlar. Bunun en temel nedeni aşının bileşenlerinde oluşan şüpheler ve bulaşıcı hastalıkların aslında ölümcül olmadıkları iddiaları. Bu da (kendilerine göre) aşının gerekli olmadığı sonucunu doğuruyor. Uzmanlar ise bu görüşleri reddedip diyorlar ki; “Şayet aşılama olmasaydı çiçek hastalığının kökü kazınamazdı.” Aşının içeriğinde bulunan aliminyum ve civaya dikkat çekip insan sağlığına zararlı olduğunu öne sürenlere de uzmanların bir yanıtı var. Diyorlar ki; “Civa ile Otizm arasında sizin iddia ettiğiniz gibi bilimsel bir etkileşim söz konusu değildir.”

Kafalardaki soru işaretlerinin ve aşı karşıtlığının bence tek nedeni,  aşıları üreten şirketlerin bir takım kişi ve kuruluşlarla göbek bağlarının olmasıdır. Örneğin Amerikan biyoteknoloji şirketi Moderna’nın en önemli yatırımcıları arasında Bill Gates‘in olduğu alenen ortaya saçılmış durumdadır.  Peki o halde Bill ve Melinda Gates Vakfının 2016 Yılında Moderna firmasına 20 milyon Dolar tutarında bir fon bağışlamasını “ne hayırsever insanlarmış” diyerek alkışlamalı mıyız? Yoksa Bill Gates‘in bulaşıcı hastalıklarla mücadele için  Moderna‘ya olan desteğini 100 milyon Dolara çıkarmasından şüphe mi duymalıyız? ABD‘li Inovio Pharmaceuticals adlı ilâç şirketin arkasında da Bill ve Melinda Gates Vakfı’nın olmasını nasıl değerlendirmeli, bu aşı ve ilaç aşkını hangi hüsnüniyet duygularıyla örtüştürmeliyiz.

Bir tarihte, “Dünyada kontrol altına alınamayacak insan olmasını istemiyoruz” diyerek kafa bulandıran Bill Gates‘in aslında ne demek istediğini anlayabildik mi? Son yıllarda Monsanto ve Cargill şirketlerine büyük aşk besleyerek gözünü kırpmadan yatırım yapan, Coca Cola’nın 538 milyon dolar değerindeki hisselerini satın alan,  Alkol üreticisi şirketler Anheuser-Busch ve Pernod‘un bir kısmına sahip olan Bill Gates‘in gıda, ilâç ve aşı şirketlerine bu denli yatırım yapması acaba tesadüf mü? Microsoft ve Windows ile başlayan hikâye aslında bir deneme miydi? Önce bilgisayarların kontrolü ve takibiyle başlayan süreç tamamlandıktan sonra sıra insanlara mı geldi?  Bill Gates tüm bunları yaparken Rockefeller Vakfı ile ortak hareket ederek dünyaya bir mesaj mı verdi? Aşıların güvenlilik ve verimlilik testlerinin tatminkâr olup olmadığına bakılmaksızın insanlara uygulanabileceğini açıklayan Bill Gates‘in  sesi kulaklarımızda çınlarken, Bolsonaro‘ya hak vermeli miyiz, yoksa eleştirmeli miyiz?

***

Önce “Covid-19”, şimdi de “Aşı” çekincesiyle bir bilinmeze doğru sürükleniyoruz. Bu arada Covid 19‘da boş durmuyor. Mutasyona uğrayıp “Siz aşı bulursunuz haaaa!” diyerek tüm dünyaya karşıdan nanik yapıyor. Buyurun gelinen son nokta şu. Covid-19‘un mutasyona uğramış şekli olarak saptanan Virus-Variante VUI 2020/12/01 adlı yeni virüs önce İngiltere‘de, daha sonra  Hollanda, Danimarka ve Avustralya’da panik yaratmış. Almanya, Fransa, Avusturya, Belçika, İsviçre, Fransa ve Hollanda tehlikeli buldukları İngiltere ile karşılıklı uçuşları durdurmuş.

Alın size bir aşı maratonu daha.

İpi önde göğüslemek için durmadan çalışan Bill Gates‘e gel de hak verme!

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
YAŞA(YAMA)MAK! - 31 Aralık 2020
SOKAK İSİMLERİ - 29 Aralık 2020
“VAR” MI, “YOK” MU? - 28 Aralık 2020
SANSÜR - 24 Aralık 2020
OMURGA - 21 Aralık 2020
EKMEKNAME - 18 Aralık 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete