Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE MUHTAÇTIR

Filiz Önal

Filiz Önal

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” Hadis-i Şerifinden öğrendik yardımlaşmayı, birlik beraberliği, iç huzuru, vicdanı. Yaşamın anlamını ve dostluğun önemini öyle güzel özetliyor ki bu sözler. Biraz durup düşünelim. En yakınımızda yaşayan komşularımız olmasaydı ne yapardık? Tuzumuz bittiğinde kapısını çalacak, hasta olduğumuzda bir taş çorba yapacak “yetişin komşular” dediğimizde yardıma koşacak kaç tane komşumuz kaldı?

Değişen yaşam şartları, teknoloji, tempo, iş hayatı maalesef komşuluğu, insanlığı, dostluk ve kardeşlik duygularımızı rafa kaldırdı. Fakat çocukluğumuzda böyle değildi. Evlerimizin kapıları her daim açıktı. Ayrı gayrı yoktu. Komşularımızla iç içe yaşardık. Evimize kim gelirse gelsin sofralar kurulurdu. Hatta annem her defasında  “‘ye ye” diye ısrar ederdi. Kardeşlerim ve ben “anne çok ısrarcısın misafirlerimizi sıkma” desek de aldırmazdı. “misafirlerimiz başımızın tacı. Evimizin bereketi” derdi.

Yıllar yılları kovaladı. Annemin yaşına geldiğimde anlayabildim onun o hallerini. Söylediklerini ve bize öğretmek istediklerini. Bir baktım ki ben de aynıyım. Ben de annem gibi olmuşum. Misafirlerimi el üstünde tutmuş, onun gibi misafirlerimi belki de ısrarlarımla boğmuşum. Demek ki annem sadece konuştuklarıyla değil, yaptıklarıyla da öğretmiş bana hayatı. Ayna olan aslında oymuş. Söyledikleri ve yaptıklarıyla o aynaya akseden görüntümü de aslında ona borçluymuşum. Kurutmamış beni susuz bırakararak. Yeşerterek büyütmüş. Güzel huylu, milletine, vatanına, insanlığa, ve de komşularına faydalı bireyler olarak yetişirmiş.

Öyle değişti ki zaman. Aynı apartmanda oturup da birbirini tanımayan, selamlaşmayan, hatta merdivenlerde karşılaşmamak için çaba gösteren insanlar haline geldik. Ne oluyor bize hani insandık? Hani sevgi doluyduk? Yardım severdik. Ben değil bizdik.  Başımıza bir şey geldiğinde kim koşacak bizlere? Selâm verip almadığımız komşularımız mı? Hal hatırdan aciz olan şu halimize bakarak nasıl olacak bu? Kapılarımızın önünde çay  kahve içip börekler kekler yediğimiz, çekirdekler çitlediğimiz o güzel günlerimizi ne ara unuttuk? Düğünde, ölümde bir olup imece usulü yardımlaşmalarımız nerede şimdi? Önce kendimizden başlayarak bir silkelensek, eteğimizdeki taşları döksek mi acaba? Yaşam şartlarımız değişse de biz değişmemeliyiz. Çocuklarımıza önce iyi insan olmayı, vicdanı öğretmeliyiz. O kadar robotlaştık ki selâmı, bayramı, hatırı, selâmı unuttuk. Sosyal medyadan hazır mesajlarla güller, böcekler, çiçeklerle avutuyoruz kendimizi. Buna “dur” demek elimizde. Bilinçli bireyler yerine saygısız, sevgisiz, terbiyesiz bireyler yetişiyorsak sorumluluğu bizlere ait. Kapılarımızın, pencerelerimizin üstüne demir yığınları, parmaklıklar, kilit üstüne kilitler koyuyorsak suç bizlerde. Hani komşu ataydı, anaydı?  Ne değişti? Her gün yaşanan nahoş olaylarla sarsılıyoruz. Cinayet ,tecavüz, hırsızlık almış yürümüş. Bir bakıyoruz bunu yapan en yakın komşusu çıkıyor. Hani güven,hani vicdan? Ne oldu da insanlığımızı böyle ayaklar altına alıverdik.

Ailede verilen terbiyenin, eğitimin önemi bir kez daha ortada. Uzmanlar bile gözlemlerinde  çocukluğa inmenin öneminden bahsederler.  Yaşanan dramatik olaylardaki ailenin rolü araştırılır. Sorunların bir çoğu da sağlıksız aile yapıları ve ilişkilerinden kaynaklandığı ortaya çıkar. Evet her şeyin başıdır Aile. Bu ailenin en önemli parçaları da komşularımız ve komşuluk ilişkilerimizdir. Bazen bir eşin, kardeşinin, akrabanın yapamadığı bir çok yardımı komşusundan görür  insan. Bu bakımdan iyi insanlar biriktirmeliyiz. Bir kahve içmek için on gün önceden randevu almak yerine, geliyorum diyebilmeliyiz. Evine, eşyasına, kirine, pasına bakmadan, dedikodusunu yapmadan sevebilmeliyiz birbirimizi. Son yolculuğumuza dek bizlere önem verecek ve dua ederek uğurlayacak komşularımızı ben özledim. Ya siz?

İçinizdeki insanın ölmemesi dileklerimle. Sizleri seviyorum canım komşularım (Yedekte tuzum hep olacak)

***

Bir fincan kahvedir, Bir avuç tuzdur.

Dosttur, külüne muhtaç olduğumuzdur.

Çat kapımızdır, dert ortağımızdır.

Komşuda pişenimiz, bize de düşenimizdir.

Komşu tesellimizdir, akrabadan ötemizdir.

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Levent Kara dedi ki:

    Çok güzel ve sevgi yüklü bir yazi bütün iyi ve kötü günleri ile komşularım gözümün önünden tek tek gecti..

BİR YORUM YAZ