Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ, RANTSAL DÖNÜŞÜM MÜ?

KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ, RANTSAL DÖNÜŞÜM MÜ?

Yenigün “Türkiye’de sağlıklaştırma yapılması gereken yerlerde ‘Rantsal dönüşüm’ amacı ile ‘Kentsel dönüşüm’ kavramının ortaya çıktığını düşünüyoruz” uyarısını yaparak kentsel dönüşümün bilimsel bir düşünce ile hayata geçirilmesi gerektiğini önemle ifade etti.

Konu ile ilgili olarak TÜRK MÜHENDİS MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI ODALAR BİRLİĞİ BALIKESİR İL KOORDİNASYON KURULU adına BALIKESİR İKK SEKRETERİ JEOLOJİ MÜH. Kemal YENİGÜN imzasıyla yapılan yazılı açıklamada; kentsel dönüşümün önemine vurgu yapıldı. Açıklamada aynen şunlar kaydedildi:

“Balıkesirimiz’de son günlerde ‘Kentsel Dönüşüm’ gündemde. Balıkesir Türk Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Odalar Birliği İl Koordinasyon Kurulu olarak, her platformda Balıkesir Kentsel Dönüşümünün önemini hep öne çıkardık.

Balıkesir TMMOB İl Koordinasyon Kurulu olarak, 2010 ve 2015 yıllarında yapmış olduğumuz, Balıkesir Kent Sempozyumlarında, Balıkesir Kentsel Dönüşümünün önemini vurguladık.

Bizler, Balıkesir Kentsel Dönüşümünün bilimsel bir düşünce ile yapılmasını ve Balıkesir kentinin imar planlarına uygun olarak planlanmasını bir gereklilik olduğunun önemini vurguladık. Balıkesir Kentsel Dönüşümünün Rant odaklı olmamasının önemini de her zaman vurguladık.

Zemin etüdünden projelendirmeye, malzeme kalitesinden, yapım faaliyetine kadar yapı üretim sürecinin her aşamasında alınacak mühendislik hizmeti, yapıların güvenli olmasının en önemli teminatlarının birisidir.

Balıkesir de çok az olan deprem toplanma alanlarımızı ve ayrıca yine kentimizin yeşil doğasını, Akıncılar mahallesi örneğinde olduğu gibi Kentsel Dönüşüme kurban edilmemesini de dile getirdik.

Balıkesir’in doğasının sesine kulak vermeden yapılan Kentsel Dönüşümler, kentimizin kentsel kimliği ile uyuşmaz. Balıkesir’in doğası ile uyumlu, yasaların eksiksiz uygulandığı, kamusal denetimin tam olarak yapıldığı ve yapı güvenliğini sağlayan kentsel dönüşümler yapılmalıdır.

Aslında tüm dünyada ve Çağdaş şehircilikte kentsel dönüşüm yoktur, Yani, aslında adına ister “kentsel” densin, ister başka bir tanım yapılsın, 50 yıldır kentlerimizde zaten sürekli bir dönüşüm var. Ne var ki, bunu teknik karar vericiler yerine “politikacılar” gerçekleştirdikleri için, bu nedenle de doğal olarak ortaya çıkan sonuçlar yine mimarlık, mühendislik ve şehircilik açısından kabul edilemez nitelikler taşıdığından, şimdiye kadar olanlar “kentsel dönüşüm” tanımına uygun değildir.

Türkiye’de sağlıklaştırma yapılması gereken yerlerde “Rantsal dönüşüm” amacı ile “Kentsel dönüşüm” kavramının ortaya çıktığını düşünüyoruz. Olması gereken yıpranmış sağlıksız hale gelmiş mahallelerde, o mahallenin insanları için, o insanları bölgeden uzaklaştırmadan, kültürel ve mimari dengeleri gözeterek sağlıklaştırma yapılmasıdır. Kentsel dönüşüm uygulamalarında insan öğesi unutulmamalıdır. Kente ve insana duyarlı, insanların içerisinde mutlu bir şekilde yaşayabileceği bir projede mutlaka yeşil alanların, sosyal, kültürel ve kamu alanlarının ayrılarak planlanması, maliyetin tüm bu ihtiyaçlar doğrultusunda belirlenmesi gerekir.

Kentler, gerek kentsel gelişim sürecine özgü sanayileşme, göç gibi nedenlerle gerekse savaş, doğal afetler gibi olağandışı nedenlerle dönüşüme uğramaktadırlar. Kentsel dönüşüme konu olan alanlar, köhneleşmiş veya bir şekilde mevcut planlamalar dışında kalmış alanlardır. Örneğin; cazibesini yitirmiş eski merkezi iş alanları, kentsel sit alanları, kent içindeki sağlıksız ve kaçak yapılar, gecekondu alanları gibi.

Bunların yanında kentsel dönüşüm ihtiyacı yangın, deprem gibi afetler nedeniyle de ortaya çıkabilmekte; afetin ardından meydana gelen yıkımı ortadan kaldırmak veya afet olmadan önce olası zararları azaltmak amacıyla da kentsel dönüşüm uygulamaları yapılabilmektedir. Ülkemizde kentsel dönüşüm konusu son yıllarda, özellikle 1999 Marmara ve Düzce Depremlerinde yaşanan yıkımlarla daha da görünür hale gelen kentleşme, yerleşme sorunlarıyla, üzerinde en çok konuşulan ve tartışılan konularından biri haline gelmiştir.

Kentlerin çeşitli nedenlerle yaşadığı bu dönüşümü ifade eden kent yenileme kavramı, farklı şekillerde en genel tanımıyla kent yenileme, farklı nedenlerden dolayı zaman içinde eskimiş, terkedilmiş, değer kaybına uğramış ve köhneleşme eğilimine girmiş olan kent alanlarının günün sosyo-ekonomik ve fiziksel koşullarına uygun olarak yeniden canlandırılması ve kente kazandırılmasını ifade eder.

Belediyeler bir kentin hem kültürel kimliğiyle yaşamasında, hem de yozlaşarak ve tahrip olarak değerlerini yitirmesinde en güçlü etmendir.

Kentte yaşayanlar kentli haklarından yararlanabiliyor mu? Yada kentli olma bilincindeler mi? asıl soru budur… Bunun yanıtını ise o kentte bulunan sivil ve yerel insiyatiflerin başında bulunan Kent Konseyleri ile Kent Konseylerini oluşturan Sivil Toplum Kuruluşları ile Akademik Meslek Odaları verebilir ve bu kuruluşlarda demokrasinin beşiği denilen kent için yaşamsal organdır.

“Kentsel dönüşüm için kültürümüzü, doğamızı ve sosyal hayatımızı da koruyan ve doğal afetleri en az zararla geçirecek planlamalar yapılmalı” diyen ve yıllardır da hem “akademik” çevrelerin, hem de akademik meslek Odalarının, üzerlerinde en çok anlaştıkları “sürdürülebilir” imar politikası tartışılmaz öncelik olmalıdır.

Kentsel dönüşüm konusunda farklı kanuni düzenlemeler arasında, mimarlık, mühendislik ve şehirciliğin uzmanlık alanları arasında kesinlikle bir bütünlük sağlanmalıdır.”

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete