Reklam
Reklam
FLAŞ HABER

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

KANTARIN TOPUZU İYİCE KAÇTI

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Seçim tarihi yaklaştıkça kantarın topuzu iyice kaçmaya başladı. Cumhur ittifakı ile Millet ittifakı ( cumhur ittifakının söylemi ile illet ve zillet ittifakı) arasındaki gerginlik iyice artmış durumda. Hâlbuki bu bir mahalli seçimdir. Bütün belediyeleri alsanız ne olur, almasanız ne olur?  Ortamı bu kadar germeye değer mi?

Beka sorununun ne olduğunu Devlet Bahçeli açıkladı. Meğer beka sorunu dörtlü çete imiş!

Kimler bu dörtlü çete?

CHP, SAADET Partisi, İYİ parti ve HDP. Bunlar illet ve zillet olanlar. Bunlar ile cumhur ittifakında olanlar arasındaki gerginlik tavan yapmış durumda. Belediye başkanlığına aday olanlar da eleştirilerden nasibini alıyor. Ankara adayları ortamın gerilmesine müdahil oldular. İllet-zillet grubunun adayına 4 kişi birden saldırıyor. “Senet sahtekârı” deniyor. Şayet elinizde böyle bir belge vardı da neden gereğini yapmadınız da, şimdi seçime az bir zaman kala gündeme getirildi?

Bir kimsenin işlediği suç ispat edilene, bileti kesilene kadar masumdur. Suçu sabitlenmeden sahtekâr demek doğru değildir. Bu iki gurup arasında geçen eleştiriler o kadar ileri gitti ki! Tehdit eden ve tehdit edilen dahi oldu. “Birileri hapiste cezasını çekiyor. Sen de ayni duruma düşebilirsin” dahi deniliyor. Birde ortada terörist olma olayı var.  Cumhur ittifakı illet, zillet ittifakını teröristlerle birlik olmakla itham ettiler.  Bunları dörtlü çete olmakla da itham ettiler. Bir parti yalnız genel başkandan ibaret değildir. Parti olabilmesi için yönetim kurulları olur, partiye kayıtlı üyeler olur, bunların hepsinin birleşmesi ile parti teşekkül edilir. Bu partiye terörist derseniz hepsini terörist olarak itham etmiş olursunuz.

Ben vatandaşıma terörist demem. Evet devlet yönetiminde olanlar vatandaşı için bu kelimeyi kullanmaz. Tarım ürünlerinde fiyatlar yükselince bazı ürünleri stok edenler için bu terörist kelimesi kullanılmadı mı? İllet ve zillet ittifakını İstanbul büyükşehir belediye başkanı adayı “Kürt kardeşlerimin oyuna da talibim” dediğinde “Görüyor musunuz, kimlerin oyuna talip oluyor” denilmedi mi? Kimin kiminle olduğunu gördünüz mü denilmedi mi? Ankara için evinize terörist birisinin elektrik faturasını getirmesini nasıl kabulleneceksiniz denilmedi mi? Siyasetçiler oy alabilmek için birbirlerini eleştiride kantarın topuzunu iyice kaçırdılar. Her türlü hakareti, aşağılamayı ve horlamayı birbirine çekinmeden yapabiliyorlar. Allah bunların hepsini yasaklamıştır. Bunlar bir nevi karşısındakilere zulüm etmektir. Allah “ben kendime zulmü haram kıldım. Size de haram kıldım. Birbirinize zulüm etmeyin” diye emrediyor. Siyasetçiler birbirlerini oy almak için her türlü şeylerle itham ederlerken.

Dinci geçinenlerde Müslümanların oyunu kendi taraf olduklarına verdirebilmek için adeta birbirleri ile şirk koşarak yarışıyorlar.

Birisi kalkıyor “AKP’ye oy vermeyenler kâfirdir” diyor.

Başkası “Allah emaneti ehline verin” diyor. “Siz bu emaneti bize verirseniz!” Allah sizden hesap sormayacak” diyor.

Burada sormayacak kelimesi, şu anlama gelir: (Tövbe ya Rabbi) Sanki Allah ile pazarlık yapmış gibi konuşuyor. Bu şirktir!

Yine bakanlık yapmış birisi bir adaya oy isterken. “Bu adaya vereceğiniz oylar ahirete elinizde belge olacak” diyor. Bunları söyleyenlerin isimlerini yazmıyorum.

Yine birisi “ Erdoğan’a oy verin cennetin anahtarı cebinize girsin” diyor.

Daha bunlara benzer birçok söylemler var. Bunları söyleyenlerin hepsi tahsilli kariyer sahibi kişiler. Din hiç kimsenin tek elinde değildir. Din insanları bir arada tutan Allah’ın emirlerindendir. Bütün insanlık âlemi için Allah tarafından gönderilmiştir. Din ayrıştırıcılık olarak kullanılamaz. Çünkü ayrıştırıcılık yoktur. Birleştiricilik vardır. Dinci geçinenler de Müslümanların oylarını alabilmek için kendilerini ateşin içerisine atmaktan çekinmiyorlar. Birileri dini siyasete alet ederek oy almaya çalışıyor. Birileri de birilerine yaranmak için dini kullanıyor. Diyanetin bunlara engel olması gerekirken sesini çıkarmıyor. Yetkili- yetkisiz her kes bir şeyler söyleyerek şirk koştuklarının farkında değiller. Dünyalık için ahiretlerini karattıklarının farkında değiller. Şayet böyle giderse yakında daha bunlara benzer çok sözler duyarız. Saygılarımla.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ