Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

İNSANLIĞIN, DÜNYANIN TEK KURTULUŞ YOLU ÜZERİNDE!.

İsmail Beşiktepe

İsmail Beşiktepe

Hayy ezelden ebede devamlı diri hakk’ ile

Geçen yazılarımızda, eski siyasal sistem ile, kabul edilmiş cumhurbaşkanlığı sistemi arasındaki temel, fark, görülüyor ki bütün  tartışma fırtınaları Yetki ve görev  kavramların  özünün  sınırlarının tespit edilememesinden doğmaktadır” dedik.

‘’ Yasama görevi ’’ile “yürütme yetkisi”   sınırları  nelerdir ? Konularını etraflıca  yazmaya  çalışırken de  gelecek yazılarımızda bu  yasama yetkisi” ile “yürütme yetkisi” arasındaki ayrım noktası, birbirleri ile ilişkileri , sınırları konusunda özgün bir çalışmaya birlikte  devam edeceğiz!  Demiştik.

1-)MÜSTEŞARIN GÖREV VE SORUMLULUKLARI:

Madde 22 – Müsteşar, CUMHURBAŞKANININ  ATADIĞI. Bakanın emrinde ve onun yardımcısı olup bakanlık hizmetlerini bakan adına ve bakanın direktif ve emirleri yönünde, bakanlığın amaç ve politikalarına, kalkınma planlarına ve yıllık programlara, mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenler ve yürütür. Bu amaçla BAKANLIK TEFTİŞ KURULU HARİÇ bakanlık kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar. Müsteşar yukarıda belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden bakana karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı kararnameleri ile bakanlıkların kuruluşu, görev ve yetkileri düzenlenirken, bakanın bir idari makam olarak hangi işlemleri kesin olarak yapmaya yetkili olduğu, hangilerinin cumhurbaşkanının yetkisinde olduğu ve bunların ne şekilde kullanılabileceği açıkça düzenlenmek durumundadır. Bu anlamda hangi yetkilerin devredilebileceği, hangilerinin bakan tarafından tek başına veya birlikte kullanılacağı hususlarının ayrıntılı olarak düzenlenmesi, yetki ve hiyerarşi sorunlarının yaşanmaması açısından elzemdir. Ayrıca idari işleyişi aksatmaması bakımından da bu düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. Anayasa madde 8 uyarınca yürütme yetki ve görevi kapsamında yapılacak tüm merkezi idare işlemlerinin cumhurbaşkanında doğrudan veya hiyerarşik başvuruyla toplanması gibi sürdürülebilirliği olmayan bir sistemin doğması ihtimal dâhilindedir. Anılan sakıncaların, cumhurbaşkanı yardımcılarının olası aksamaları giderme, bakanlıklar arasında koordinasyonu sağlama ve ortak karar alma mekanizmalarını işletme görevleri ile donatılmaları suretiyle aşılması düşünülmekte ise; bu anayasa hukuku, idare hukuku ve kamu yönetimi disiplinleri verileri ile şekillenecek bir sistem modelini kaçınılmaz kılmaktadır. Siyasal sistem açısından yukarıda yapılan bu değerlendirmeleri özetlemek için ve ileride idare hukuku açısından yapılacak açıklamalara yer vermeden önce;

YENİ SİSTEME İLİŞKİN ŞU ÖN TESPİTLER YAPILABİLİR:

1-) Yürütme Organı Yasamadan Bağımsız Kılınmıştır.

a- Yürütme organının oluşumunda yasama söz sahibi değildir.

b- Yasama organının yürütmenin program, işlem ve faaliyetlerini denetleme imkanı yoktur.

c- Yasama organı (nitelikli çoğunlukla) ve yürütme organı (tek başına) diğerinin görevine kendi görevine de son vermek şartıyla karar verebilir.

2- Yürütme Yetkisi Kolektif Bir Organ Olan Hükümet (Bakanlar Kurulu) Tarafından Değil Cumhurbaşkanı Tarafından Kullanılır.

a- Hükümetin varlığına son verilmiştir.

b- Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları Bakanların amiridir.

3- Yürütme Devlet Yetkisi Olarak Düzenlenmiştir.

a- Sosyal ve ekonomik haklar alanında yürütme tarafından belirli düzenlemeler yapılabilir.

b- İdari teşkilatlanma konusunda yürütmeye yetki tanınmakla “KANUNİ İDARE İLKESİ”NİN alanı daraltılmıştır. Anayasa değişikliklerinin peyderpey yürürlüğe girmesi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasal dönüşümü tamamlanacaktır.

c-)Bu dönüşümün, Cumhuriyetin nitelikleri ve demokratik siyasal hayat üzerindeki etkilerinin, bir dizi incelemenin konusunu oluşturacağı muhakkaktır. Bu değerlendirmelerimiz, hukuki niteliği ve düzenleme alanı belirlenmeye muhtaç olan “Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri”ni incelemeyi hedeflemektedir.

d-)Ancak bu konuyu daha detaylı olarak incelemeden önce, Cumhurbaşkanlığı işlemlerinin genel bir değerlendirmesini yapmak yerinde olacaktır.

4-). Cumhurbaşkanlığı işlemleri yeni anayasa değişiklikleri ile öngörülen siyasal sistemde cumhurbaşkanı, devletin başı ve yürütmenin kendisi konumundadır. Bu iki konumuna, geniş anlamda yürütme içinde yer alan idarenin tepesinde olma konumu da eklenmelidir.

a-) Cumhurbaşkanının tek başına bulunduğu bu konumlardan kaynaklı doğrudan yetkileri olacağı gibi,

b-) Bakanlar üzerinde kullanacağı hiyerarşik yetkileri de olacaktır.

e-) Cumhurbaşkanının yapacağı işlemlerin hukuki niteliği, kendisine anayasa ile verilen görevler ve yetkiler bakımından farklılık gösterecektir.

f-) Bu işlemlerin hukuki niteliğinin tanımlanması, yargısal denetimlerinin hangi makamca ve ne şekilde yapılacağını belirleyecektir.

5-) A-) Cumhurbaşkanının tek başına/resen/ doğrudan yaptığı işlemlere karşı yargı yolunu kapatan anayasal kısıntı kaldırılmış olduğundan bu konu önem kazanmıştır. İdari fonksiyona dâhil edilecek işlemleri, idari işlem addedilerek bunlara karşı idari yargıda dava açılması mümkün olabilecektir.

B-)Yeni sisteme göre seçilecek Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihte anayasa değişiklikleri tümüyle yürürlüğe girecektir. Ancak bu sistemin gerektirdiği “uyum düzenlemeleri” belirli bir zamana yayılacaktır. Bu uyum düzenlemelerinin bir bölümü kanun değişikliklerini;gerektirmekte-olup,

C-)Diğer Bir Bölümü İse  Anayasaya Göre Seçilecek Cumhurbaşkanının

Çıkaracağı Kararnameler İle Yapılabilecektir. 6771 Sayılı Kanunla Anayasaya Eklenen Geçici Madde 21 (B) Bendinde Bu Düzenlemeler İçin Altı Aylık Süreler Öngörülmüştür. Anılan Maddenin (F) Bendi Uyarınca, Anayasa Değişikliklerinin “Yürürlüğe Girdiği Tarihte Yürürlükte Bulunan Kanun Hükmünde Kararnameler, Tüzükler, Başbakanlık Ve Bakanlar Kurulu Tarafından Çıkarılan Yönetmelikler İle Diğer Düzenleyici İşlemler Yürürlükten Kaldırılmadıkça Geçerliliğini” Sürdürecek Ve (G) Bendi Uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi “Kanunlar ve diğer mevzuat ile Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler, ilgili mevzuatta değişiklik yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanı tarafından” kullanılacaktır. Bu hükümlerin de gösterdiği gibi zaman içinde yapılacak olan uyum düzenlemelerinin neticesinde Cumhurbaşkanı işlemlerinin alanı da belirlilik kazanacaktır. Cumhurbaşkanı işlemlerinin tasnifi, bu makamın farklı Devlet yetkilerini kullanmaktan kaynaklı işlemlerine karşı yargı yolunun açık olup olmadığı ve hangi yargı kolunun görevli olduğu ile yakından ilgili olup, hukukumuzda öteden beri varlığı ve yokluğu tartışmalı olan ve bir dizi eleştiri ile farklı yaklaşım ve kararlara vücut vermiş olan “hükümet tasarrufları” meselesini yakıcı bir biçimde kamu hukukunun gündemine getirecektir. Örnek vermek gerekirse, Cumhurbaşkanının; genel seçimlerin yenilenmesine karar vermek, olağanüstü hal ilan etmek, olağanüstü hal süresinin uzatılmasını Meclisten talep etmek, kanunları yayımlamak, kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermek, milletlerarası antlaşmaları onaylamak ve yayımlamak, Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak, Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak, yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini göndermek ve Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak yönündeki yasama işlemleri devletin başı ve yürütme organı olarak yaptığı anayasadan kaynaklı siyasal nitelikli kararlar olarak değerlendirilip yargı denetiminin dışında tutulacak mı tutulmayacak mı ? tartışmalarını da  daha sonra izah edeceğimiz tartışmalar gibi  devam edecektir. VESSELAM

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete