Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

FAŞİZM

Nilüfer Kuzu

Nilüfer Kuzu

Faşizm kelimesi, Roma İmparatorluğu zamanında yüksek dereceli devlet memurlarını koruyanların ellerinde taşıdıkları fasces adı verilen baltadan üretilmiştir. Sapları ince çubuklarla sarılı baltalar, devlet otoritesinin sembolü sayılıyordu. İtalya’da 1922-1944 arası yönetimde kalan Faşist Parti de bu sembolü amblem olarak benimsemiştir. İtalya’da, eskiden beri silahlı partizan çetelerine fasci deniliyordu. Mussolini’nin iktidarı ele geçirmek için 1919’da silahlı teşkilâtın adı da fascedi combattimento’ydu (mücadele birlikleri). Bu örgütün programı aşırı ihtilal, aşırı milletçilik ve sloganlardan oluşuyordu. Faşizmin en büyük temsilcisi Benito Mussolini’dir.

Faşizm siyasi doktrin vasıfları:

  • Demokrasi ilkelerinden vazgeçmek,
  • Seçimleri kaldırmak,
  • Tek parti anlayışını benimsemek!

Faşizm bir ulusun ya ırkın üstünlüğü düşüncesine dayanan, demokratik olmayan bir yönetim biçimidir. Klasik faşizm olarak adlandırabileceğimiz ilk faşist hareketler ve yönetimler Avrupa’daki bazı ülkelerde ve I. Dünya Savaşı’nın ardından ortaya çıktı. Faşizm tek dereceli seçimi kaldırarak, yerine Bonapartçı genel oy sistemini getirmiştir yani hükümet darbesi bir defa başarıldı mı halkın sadece evet ve hayır şeklinde onayına başvuruluyordu. Bu oylama milletin “şeflere” iktidarı devrettiği anlamına geliyordu. Napolyon’un yönetim tarzını örnek alan faşizm buna dayanarak şeflik sistemini kurmuş ve bundan cesaret alan Mussolini kendisine dük anlamına gelen Duçe unvanını yakıştırmıştı. Jacoben olan Bonapart faşizm jakobenizmini benimsemiştir.

Faşizm, ferde hiçbir hak tanımayan aşırı denetçi ve totaliter bir rejimdir. Faşist devlet sistemi, devletin fertlere değil, kurumlara dayandığı sistemdir. Faşizmde kişi, toplumun içinde statüsü ve fonksiyonu olmayan bir eşya gibidir. Faşizm, hem bireyin, hem de tüm toplumun düşünce ve davranışını aynı doğrultuda biçimlendirme amacına ulaşabilmek için her türlü propaganda yönetiminin yanı sıra zor da kullanır. Kendisi gibi düşünmeyenlere karşı zor kullanma biçimi, işkence, hapis cezası, sürgün ve ölüm cezası şeklinde olabilir. Hatta Nazi Almanya’sında olduğu gibi başka bir ulusun soykırımı yani sistemli biçimde yok edilmesi de faşistlerin kullandığı yöntemler arasındadır. Böylece baskı ve korku ortamı yaratılarak her türlü muhalefet susturulur. İnsanlardan hiç sorgulamaksın faşist devlet tarafından saptanmış değerlere koşulsuz itaat etmesi ve uygun davranması beklenir. Tek parti iktidarına dayanan antidemokratik ve otoriter bir sistem olan faşizmin muhalefete asla tahammülü yoktur. Mussolini 1926’da yaptığı konuşmasında; “Biz muhalefetsiz bir korporatif (lonca) istiyoruz” diyerek muhalefete tahammülsüzlüğünü ortaya koymuştur.

Faşist toplum anlayışına göre, fert toplumun koruyucu ve varlık sebebi değil, araçtır. Yöneticilerin görevi, kişileri araç durumuna sokmanın metotlarını bulmaktır. Faşist yönetimde büyük işverenlerin ve büyük toprak sahiplerinin çıkarlarını gözeten tek parti vardır. Durum böyle olsa da parti, “tüm halkın çıkarını gözettiğini” iddia eder. Devletin ve faşist partinin başında bir diktatör bulunur. Faşizmde devlet her şeydir. Kuvvetler ayrılığı söz konusu değildir. Faşizmde yurttaşların devleti eleştirmesi hele de karşı çıkması düşünülemez. Faşist devlette güdülen politika, büyük sermeyenin ve toprak sahiplerinin çıkarlarını en uygun olandır.

Faşizmin en önemli özelliklerinden biri de kadın düşmanlığıdır. Faşist İtalyan lider Mussollini kadınların üniversitede bazı bölümlere, özellikle de felsefe bölümüne girmelerini yasaklamıştır. Kadınlara hiç güvenmediği için onları kısıtlayıcı birtakım yasalar çıkarmıştır. Bu tavrı ile Almanların 3K kuralını yani, kirche (kilise)-küche (mutfak)-kind (çocuk) kuralını yeniden diriltmiştir. Faşizmin kadınlar hakkındaki olumsuz düşüncelerinin nedeni nüfus politikasında yatmaktadır. Bu politikanın gereği olarak içte ve dışta pek çok sorunla karşı karşıya olan devlet, buna karşılık doğum oranını en yüksek seviyeye çıkarmaya çalışır, bunun için de erken evlenmelere ve doğumlara yüksek oranda pirim verir.       

Böyle faşist bir İtalya’nın Ceza Yasası’ndan 1936’da kanunlar (141-142-163) alınıp TCK’ya konması çok garip! (Bu kanunlar ta ki 1991’de kaldırılır.) Uğur Mumcu’nun söylediği zannedilen ama aslında Uğur Mumcu’nun bir konuşmasında alıntı yaparak paylaştığı gülmece mizah dergisinde yer almış “Türk vatandaşı” tanımı şöyle:

-“Türk vatandaşı İsviçre Medeni Kanunu’na göre evlenen, İtalyan Ceza Yasası’na göre cezalandırılan, Alman Ceza Muhakemeleri yasasına göre yargılanan, Fransız İdare Hukuku’na göre idare edilen ve İslâm Hukuku’na göre gömülen kişidir.”

Çeşitli batılı ülkelerde gelişen aşırı milliyetçi ve ırkçı guruplar, özellikle bunalım dönemlerinde, bazı işsiz gençleri, neo-faşist, neo-nazi parti kuruluşları içinde örgütlemektedir. ABD’de siyahlara karşı zorbaca yöntem kullanan ve siyahlar karşısında beyaz ırkın üstünlüğünü savunan Ku Klux Klan bu tip örgütlere örnektir.

 

Çok iyi bilinmelidir ki faşizm yerel ya da geçici bir olay değildir. Faşizm, emperyalizm ve sosyal devrim döneminde, kapitalist burjuvazi ve diktatörlüğün sınıf egemenliği sistemidir. Faşizm, burjuvazinin sınıf egemenliğinin son aşamasıdır… Burjuvazi egemenliğini korumayı, kitlelerin devrimci çıkışını bastırmayı, kapitalist istikrara ve rasyonelliğe ulaşmayı ancak halk kitlelerinin zararına olacak bir faşist diktatörlükle başarılabilir.” Georgi Dimtrov

 

 

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
FAŞİZM - 28 Kasım 2019
KISIR ŞEHİR! - 20 Kasım 2019
HEP LAF - 15 Kasım 2019
NUTUK NE ANLATIR? - 26 Ekim 2019
İKTİSADÎ KALKINMA - 25 Eylül 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ