Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

EV ÖDEVİ EKSİKSİZ YERİNE GETİRİLMELİ

EV ÖDEVİ EKSİKSİZ  YERİNE GETİRİLMELİ
Reklam

Artık ülkelere yatırım çekmek için, ekonomik göstergelerin tek başına yetmediğine vurgu yapan Başkan Bekki, “Ekonomi ile demokrasi arasında dolaylı değil, doğrudan bir ilişkinin olduğunu unutmamalıyız” uyarısını yaptı.

2018 ekonomi değerlendirmesi ile 2019 öngörülerini paylaşan BASİAD Başkanı Abdullah Bekki, bu yıl ekonomik büyümenin, Yeni Ekonomi Programı’nda belirtilen yüzde 3,8’lik tahminin altında kalmasının beklendiğini söyledi. Yavaşlamanın 2019’un ilk yarısında da devam edeceğinin öngörüldüğünü aktaran Bekki, reform gündemine dönüş için önümüzde fırsatların da olduğunu belirtti. Bekki, “Dünya emtia fiyatlarındaki düşüşle birlikte, FED’in 2019 için faiz artırımında ılımlı bir süreç izleyeceği sinyali ülkemiz için değerlendirilmesi gereken bir fırsat yaratıyor. Yerel seçimlerden sonra 4 yıl süreyle ekonomiye reform gündemine odaklanarak sıkıntılarımızı hafifletebiliriz” dedi.

 Türkiye ekonomisinin 2018 yılını değerlendiren, 2019 yılı öngörülerini de paylaşan BASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Bekki, çözüm önerilerini de aktardı. Reformlar başta olmak üzere ev ödevlerinin eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Başkan Bekki, “Yerel seçimlerden sonra 4 yıl süreyle ekonomiye reform gündemiyle odaklanarak sıkıntılarımızı hafifletebiliriz. Yaşanan tüm gelişmeler gösteriyor ki Türkiye’nin, uzun vadeli rekabetçilik için, yatırımlarını en verimli olduğu alanlara kaydırması ve yatırımcı güvenini sağlaması kritik önem taşıyor. İçe kapanarak değil, değişerek ve dönüşerek çıkabileceğimiz yeni bir dünya kuruluyor. Bu dünyada Türkiye’nin güçlü ve lider bir ülke olması için de çözümler sunmaya, birlikte ortak aklı; ortak bir vizyonla oluşturmaya ihtiyacımız olduğu görülüyor” diye konuştu.

 Hem dünya hem de Türkiye için 2018’in zor ve sıkıntılı bir yıl olduğunu, özellikle ABD’nin Rusya, Çin ve İran üzerinden başlattığı ambargoların, küresel ekonomide koruma duvarlarını yükselttiğini ve ticareti zorlaştırdığını, çoğu zaman dış politikanın, ekonomi üzerinde ‘bir silah olarak’ kullanıldığına tanık olunduğunu dile getiren Abdullah Bekki şöyle konuştu: “Türkiye, ticaret savaşları ile başlayan süreçte, ABD ile yaşadığı gerginliğin etkisini ekonomide fazlasıyla hissetti. Türkiye-ABD arasındaki politik belirsizlikler, TL’nin dolar ve diğer para birimleri karşısında ciddi bir değer kaybı ve tüketici fiyatlarında yüksek artışla sonuçlandı. Enflasyonun yılın ikinci yarısından sonra son 10 yılın rekor seviyesine yükseldiğine şahit olduk. Büyümede 3. çeyrekte ortaya çıkan yavaşlamanın, 4. çeyrekte daha belirginleşeceği görülüyor. Kasım enflasyon verileri de iç tüketimin büyümeye katkısının dördüncü çeyrekte daha da azalacağına işaret ediyor.

Dolayısıyla, 2018’de ekonomik büyümenin, Yeni Ekonomi Programı’ndaki yüzde 3,8 tahmininin altında gelebileceği öngörülüyor. FED’in 2019’da kademeli faiz artışı yerine, veri odaklı bir sürece gireceğini belirtmesi, gelişmekte olan ülke piyasalarından likidite çekilmesinin tahmin edildiği düzeyde olmayabileceği ihtimalini de ortaya çıkardı. Bu ülkemiz için fırsata dönüştürülecek bir oyun alanı yaratması açısında önemli bir gelişme.”

 “KOBİ’ler için nakit akışı devamlılığı hayati öneme sahip”

2018 yılında yaşanan politik ve ekonomik gelişmelerden en çok KOBİ’lerin etkilendiğine işaret eden Bekki, “Takipteki KOBİ kredilerinin oranının özellikle son aylarda arttığı görülüyor. Ekonominin lokomotifi olan KOBİ’lerin kırılgan yapılarını güçlendirecek adımlar atılması bu bağlamda önem taşıyor. Finansmana erişimde sıkıntı yaşayan; yüksek teknoloji kullanımı, yüksek katma değerli üretim ve ihracat gücü sınırlı olan KOBİ’ler için nakit akışı devamlılığı hayati bir öneme sahip. KOBİ’lerimizin nakit akışı devamlılığının sağlanması, finansal yapılarını güçlendirecek, piyasada güven ortamını artıracak ve risk primi ile finansal dalgalanmaların boyutunu azaltacaktır. Alacak sigortasının hayata geçirilmesi ve KOBİ’lerin finansmana erişimindeki sıkıntıların giderilmesi, ekonominin lokomotifi olan KOBİ’lerimizi dirençli kılacaktır. Tahsilat güçlüğü nedeniyle yaşanabilecek sorunların KOBİ’lerde finansal krize sebep olmasının ve iflas/konkordatoların önüne geçmek amacıyla, ‘Önce Küçüğü Düşün İlkesi’ çerçevesinde önlemler alınması önem taşımaktadır” diye konuştu.

 “Belirsizliklerin en aza indirilmesi gerekiyor”

2019 yılına ilişkin de değerlendirmelerde ve önerilerde bulunan Abdullah Bekki, “Yurt dışı kaynaklı dalgalanmaların ülkemiz finansal piyasalarında 2018’deki gibi etki göstermemesi için belirsizliklerin en aza indirilmesi önem kazanıyor. Yeni Ekonomik Program’da açıklanan hedeflerin, şeffaf, öngörülebilir ve bağımsız para ve maliye politikalarıyla desteklenmeye devam edilmesi, 2019’un 2018’e göre daha ılımlı geçmesine önemli katkı sağlayacak diye düşünüyoruz. Faiz, döviz kuru, enflasyon, cari açık, işsizlik gibi kronikleşmeye başlayan hastalığımızın bir tedavisi de var. Ekonomide doğru teşhis ve doğru tedavi çok önemli. Zamanında adım atmak, hızlı ve doğru reaksiyon vermek, ‘geçici pansumanlar değil’, ‘kalıcı tedaviler’ ile ekonomimizin dengelenme sürecini sağlıklı yürütmesini sağlayabiliriz. Bunun için teşhisi doğru koymak gerekiyor.” diye konuştu.

 “Yerel seçim sathına girdiğimiz şu günlerde, sıkı kamu maliyesi çok önemli”

Yüksek enflasyon liginde ilk 10 ülke ile birlikte anılmak yerine, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için top yekûn mücadele edilmesi gerektiğini de işaret eden Abdullah Bekki, şöyle devam etti: “Finans piyasalarında kısa zamanda olumlu sonuçları olan uygulamaların, ekonomik atmosfer ve ülkemizin risk primi üzerinde baskıya yol açmaması için yapısal önlemler alınması gerekiyor. Yüksek risk pirimi, yüksek borçlanma maliyeti yaratıyor. Serbest piyasa ilkelerine bağlı kalarak, sıkı para ve maliye politikasının sabırla yürütülmesi gerekiyor. Yerel seçim sathına girdiğimiz şu günlerde, sıkı kamu maliyesi de ayrıca çok önem kazanıyor. Serbest piyasa ekonomisiyle çelişkiler yaratacak uygulamalardan kaçınmak, ekonomimizde orta ve uzun vadede avantaj yaratacaktır. Artık ülkelere yatırım çekmek için, ekonomik göstergeler, tek başına yetmiyor. Ekonomi ile demokrasi arasında dolaylı değil, doğrudan bir ilişkinin olduğunu unutmamalıyız.”

 

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
tanıtım filmi
balıkesir haberleri