Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

DENİZ TAMAM DA, BALIKLAR NEREDE?

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına karşın olimpiyatlarda yarışacak yüzücümüz yok.  Onu da bırakın,  yaz döneminde sık sık boğulma vakalarına rastlanıyor.

460 bin kilometre kare  “Mavi Vatan”ımız var.  Fakat içinden tatmin edici oranda balık çıkmıyor. Burnumuzun dibindeki Yunanistan karasularında ise balık kaynıyor. Çünkü adamlar balıkçılığı iyi yönetiyor. Hangi ağın nereye atılacağı kurallarla belirlenmiş. Kaçak ve yasa dışı balıkçılık yok denecek kadar az. Amatör ya da yarı profesyonel balıkçılık diye bir kavrama yabancılar. Yani bizdeki gibi PRC üretimi kıytırık bir olta kapan denizlere ve göllere balık avlamaya koşmuyor. Gırgır, trol, dinamit, zıpkın gibi avlanma yöntemlerine yabancılar. Avlanmadaki derinlik 40 metre olarak belirlenmiş. Bundan daha az bir derinlikte balık avlamak yasak. Bizde ise balık avlama derinliği 18 ilâ 24 metre. Neden biliyor musunuz? Balıkçılarımızın, “Biz avlamayalım da balıklarımız Yunanistan’a mı kaçsın?” şeklindeki sızlanmaları yüzünden.

Oysaki Akdeniz sadece sudan ibaret değil ki. Denizin içinde Posidonia olarak bilinen yemyeşil çayırlar var. Hatta su altında çiçek açan bitkiler görülmekte. Bu endemik bitkilerden oluşan çayırlar fotosentez yaparak güneş ışığının etkili olduğu 40 metre derinliğe kadar yayılıp, Akdeniz’in oksijen ihtiyacının karşılıyorlar. Bu şekilde denizin flora ve faunasının yüzde 25’ine yaşamsal destek sağlıyorlar. Ayrıca bu 40 metrelik derinlik balıkların hem üreme, hem de beslenme alanları. Yunanistan, 40 metrelik şarta bağladığı avlanma yasağıyla bu alanı koruyor. Biz ise üzerine ağ atarak hem var olan balıkları, hem de balık neslinin geleceğini tehlikeye atıyoruz.

Geldiğimiz son noktayı merak ediyorsanız hemen söyleyeyim.  Balık ve deniz ürünleri tüketiminde dünya ortalaması kişi başına 18.9 kilogramın üzerinde.  Avrupa Birliği ülkeleri 26 kilogramla bu dünya ortalamasını bir hayli sollamış durumda. Biz ise 16 binin üzerindeki balıkçı gemimizle AB ülkeleri arasındaki en büyük filoya sahip olsak da, kişi başına su ürünleri tüketimimiz 2018 yılında 6,14 kilogram, 2019 yılında 6,26 kilogram olarak gerçekleşmiş. Üstelik tüketilen su ürünlerinin bir kısmı da çiftlik üretimi.

Bu arada sadece üç tarafımız denizlerle çevrili değil. Malûmunuz üzere bir de iç denizimiz var. Fakat hafızayı, kemikleri ve gözleri kuvvetlendiren, Alzheimer riskini ve kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olan, Koronavirüs de dahil  tüm enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendiren balık tüketimimiz inanılmaz ölçüde düşük.

***

Sadece 6400 balıkçı teknesi olan Norveç, Türkiye de dâhil 150 ülkeye ihracat yapıyor. Petrolden sonra en büyük ihracat gelirleri olan balıkçılıktaki yeni hedefleri şu.  Dünya nüfusunun gıda ihtiyaçlarını su ürünleri ile karşılamak. Denize karşı balık-ekmek satan yurdum esnaflarının Norveç Palamudu olarak bilinen Norveç Uskumrusuna rağbet etmesi bile bu hedeflerinde ne kadar ciddi olduklarını gösteriyor.

Ha unutmadan söyleyeyim. Norveç‘te Balıkçılık Bakanlığı var. Balık üreticileri, gıda güvenliği ve çevrenin korunması konusunda sürekli bir denetime tabi.  Bununla alâkalı olarak Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Gıda Bakanlığı ile Balıkçılık Bakanlığı‘na bağlı 3 ayrı enstitü çok ciddi çalışmalar yürütüyorlar. Yavru balıkların aşılanıp antibiyotik kullanımının önüne geçmek bile işlerini nasıl bir ciddiyetle yaptıklarının kanıtı.

Norveç, 1,5 metre uzunluğa kadar varabilen Atlantik Somonu‘nun % 60’ını dünyada tek başına üreten bir ülke. Bu bakımdan en büyük tehlike olarak gördükleri “Somon Biti” konusunda sürekli bir savaş halindeler. Küçük balık yetiştirip bu somon bitlerini yemelerini ve yok etmelerini sağlıyorlar. Balık çiftlikleri her hafta somon biti kontrolü yapmak ve Norveç Gıda Güvenliğine bildirmek zorunda.

Kısacası adamlar çalışıp dirsek çürütüyorlar. Bu sektördeki liderlikleri de tesadüf değil.

***

Çin, dünyanın en büyük balık ve deniz ürünleri ihracatçısıdır. Su ürünleri ihracatında ekonomiye yıllık 15 milyar doların üzerinde bir girdi sağlamaktadırlar.

Vietnam‘ın 2017 yılının ilk sekiz ayındaki deniz ürünleri ihracatı 5,13 milyar dolar seviyesindedir.

ABD‘nin balık ve deniz ürünleri ihracatı ortalama 5.3 milyar dolar civarındadır.

Hindistan, karides konservesi ihracatı ile işe başlayıp ürün yelpaesini Balık, Kalamar, Mürekkepbalığı, Ahtapot, Yengeç, Çıtır ve Midye olarak genişletmiştir. Yani Hintliler yakında su ürünlerini kutsal saydıkları İnek‘le eş değer tutarsa kimse şaşırmasın.

Balık ve deniz ürünleri, Kanada‘nın ihraç ettiği en büyük gıda sektörleri arasındadır.

Dünyadaki en verimli deniz ekosistemlerine sahip Şili,  balıkçılık ve deniz ürünleri konusunda dünyada hatırı sayılır bir yere sahiptir.

Hollanda, Avrupa Birliği’nin balık ve deniz ürünleri konusunda 8’nci büyük ihracatçısıdır.

Endonezya, balıkçılık ve deniz ürünleri ihracatı konusunda dünyanın en büyük 26’ncı ülkesidir.

***

Tablo ortada.

Bırakın ihracatı, parayı, turayı. Yetişkinler olduğu kadar çocuklar ve bebekler için de balığın faydası sayılamayacak kadar çok. Geleceği iyi görmek için, balık hafızalı olmamak için, sağlıklı ve akıllı bir nesil için, bağışıklığı ve direnci yüksek, depresyonsuz bir toplum için bile,

Denizcilik ve Balıkçılık Bakanlığı kurmaya değmez mi?

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
SESSİZLİK… - 21 Ekim 2020
ASKI! - 20 Ekim 2020
ÇORAKLIK… - 19 Ekim 2020
MASA VE KASA! - 14 Ekim 2020
SANDIK - 12 Ekim 2020
PİYANGO - 9 Ekim 2020
İSTİKLAL MARŞI - 8 Ekim 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ